-i a - Turkish English Dictionary
History

-i a



Meanings of "-i a" with other terms in English Turkish Dictionary : 500 result(s)

English Turkish
Phrases
a man in whom I can believe inanabileceğim bir adam
I really need a day between saturday and sunday cumartesi ve pazar arasında bir güne daha ihtiyacım var gerçekten
I really need a day between saturday and sunday cumartesi ve pazar'ın arasında bir gün daha olmasına ihtiyacım var
i have a feeling (that) bana öyle geliyor ki
i have a feeling in my guts that içimden bir ses diyor ki
i have a feeling that bana öyle geliyor ki
i have a good mind to şeytan diyor ki
i have a hunch (that) içimden bir ses diyor ki
i have a hunch that öyle inanıyorum ki
i have half a mind to şeytan diyor ki
i might as well be hanged for a sheep as a lamb boğulacaksan büyük denizde boğul
i might as well be hanged for a sheep as a lamb battı balık yan gider
if I live to be a hundred yüz yaşına gelsem de (anlamayacağım/yapmayacağım)
Colloquial
at least i have a job en azından bir işim var
I smell a rat bu işte bir bit yeniği var
I smell a rat burnuma kötü kokular geliyor
it’s been a while since you and i talked seninle konuşmayalı uzun zaman oldu
Idioms
(I) never heard of such a thing! hiç böyle bir şey duymadım!
I don't want to sound like a busybody but burnunu herşeye sokan biri gibi konuşmak istemiyorum ama
I don't want to sound like a busybody but burnumu sokmak gibi olmasın ama
I won't breathe a word of it kimseye anlatmam!
I won't breathe a word of it kimseye söylemem!
I won't tell a soul kimseye anlatmam!
I won't tell a soul kimseye söylemem!
i haven't seen you in a month of sundays seni uzun süredir görmüyorum
i might as well be hanged for a sheep as a lamb aldığım cezaya değsin bari
i might as well be hanged for a sheep as for a lamb (zaten ceza alacaksın) çalacaksan büyük çal
i might as well be hung for a sheep as a lamb asılacaksan ingiliz ipiyle asıl
i might as well be hung for a sheep as a lamb (zaten ceza alacaksın) çalacaksan büyük çal
Speaking
i am a university student n. üniversite öğrencisiyim
(I) never heard of such a thing! hiç böyle bir şey duymamıştım!
am i asking a hard question? zor bir soru mu soruyorum?
as soon as I get a chance fırsat bulur bulmaz
as soon as I get a chance imkan bulur bulmaz
Can I ask a favor of you? senden bir iyilik isteyebilir miyim?
can I buy a melon? bir kavun alabilir miyim?
can I buy you a drink? sana bir içki ısmarlayabilir miyim?
can I get a melon? bir kavun alabilir miyim?
can I have a sip of that? bir fırt çekebilir miyim?
can I leave a message? not/mesaj bırakabilir miyim
can I take a message? bir notunuz varsa alabilir miyim?
can I take a message? notunuzu alabilir miyim?
can I take a photo? fotoğraf çekebilir miyim?
can I talk to you for a minute? bir dakika konuşabilir miyiz?
can i ask a question, please? lütfen, bir soru sorabilir miyim?
can i ask you a couple of questions sana birkaç soru sorabilir miyim
can i ask you a few questions sana birkaç soru sorabilir miyim
can i ask you a question? sana bir soru sorabilir miyim?
can i buy you a drink? bir içki ısmarlayabilir miyim sana?
can i get you a drink? sana içki alabilir miyim?
can i get you a drink? sana içki ısmarlayabilir miyim?
can i have a cigarette? bir sigara alabilir miyim?
can i have a hug? sana sarılabilir miyim?
can i have a look? bakabilir miyim?
can i have a word with you? seninle biraz konuşabilir miyim?
can i just get a hug? bir kere sarılabilir miyim?
can i speak to you a minute? bir dakika konuşabilir miyiz?
can i take you for a drink? seni bir şeyler içmeye götürebilir miyim?
can i talk to you for a sec? bir saniye konuşabilir miyiz?
can i talk to you for a second? sizinle bir saniye konuşabilir miyim?
can i talk to you for a second? sizinle biraz görüşebilir miyiz?
can i talk to you for a second? sizinle bir saniyeliğine konuşabilir miyim?
can i tell you a story? sana bir hikaye anlatabilir miyim?
could I buy you a drink? sana bir içki ısmarlayabilir miyim?
could I give you a lift? (arabayla) seni gideceğin yere bırakabilir miyim?
could I have a lift? (arabayla) beni gideceğim yere bırakabilir misin?
could I have a word with you? konuşabilir miyiz?
could I leave a message? not/mesaj bırakabilir miyim?
could I take a message? bir notunuz varsa alabilir miyim?
could I take a message? notunuzu alabilir miyim?
could i make a point here? burada birşeye dikkat çekebilir miyim?
could i take a picture with you? resim çektirebilir miyiz?
did I catch you at a bad time? seni kötü bir zamanda mı yakaladım?
do i have to paint (you) a picture? bunu anlaman için daha ne yapmalıyım (resim mi çizeyim/tek tek heceleyeyim mi)
do i have to paint you a picture? bunu sana tek tek açıklamayım?
do i have to wear a uniform? üniforma giymek zorunda mıyım?
do i need to paint you a picture? bunu anlaman için daha ne yapmalıyım (resim mi çizeyim/tek tek heceleyeyim mi)
do i need to paint you a picture? bunu sana tek tek açıklamayım?
do you mind if i have a couple of minutes alone with him/her? onunla birkaç dakika yalnız kalmam mümkün mü?
do you mind if i have a couple of minutes alone with him/her? onunla birkaç dakika yalnız kalmamın bir mahsuru var mı?
do you think i have a problem? sence benim sorunum var mı?
every time i give it a go her deneyişimde
have I been living under a rock or something? mağaradan yeni çıkmış falan değilim
he asked me if i was a student bana öğrenci olup olmadığımı sordu
how about you and i go for a walk? beraber bir yürüyüşe ne dersin?
how happy is he who can say i am a turk ne mutlu türküm diyene
I agree with you up to a point sana bir noktaya kadar katılıyorum
I am a bit scared biraz korkuyorum
I am a cancerian ben yengeç burcuyum
I am a civil engineer inşaat mühendisiyim
I am a graphic designer grafik tasarımcıyım
I am a high school student lisede okuyorum
I am a high school student lisede öğrenciyim
I am a high school student lise öğrencisiyim
I am a high school student liseye gidiyorum
I am a huge fan of yours sizin büyük bir hayranınızım
I am a little scared biraz korkuyorum
I am a muslim ben müslümanım
I am a sagittarius yay burcuyum
I am a smart person ben zeki biriyim
I am a university student ben üniversiteye gidiyorum
I am drawing a picture resim çiziyorum
I am drawing a picture resim yapıyorum
I am going to start school in a week haftaya okula başlıyacağım
I am having a holiday tatil yapıyorum
I am having a holiday tatildeyim
I am in a hurry acelem var
I am looking for a job iş arıyorum
I am off for a month bir ay yokum
I am off for a week bir hafta yokum
I am on a vacation tatildeyim
I am on a vacation tatil yapıyorum
I am proud to be a Turk türk olmaktan gurur duyuyorum
I am searching for a job iş arıyorum
I am seeking a job iş arıyorum
I am taking a holiday tatildeyim
I am taking a holiday tatil yapıyorum
I asked you a question sana bir soru sordum
I borrowed some money from a friend of mine bir arkadaşımdan ödünç para aldım
I borrowed some money from a friend of mine bir arkadaşımdan borç para aldım
I bought a car ben bir araba satın aldım
I bought a car ben araba aldım
I bought a house ev aldım
I bought a new house yesterday dün yeni bir ev aldım
I cannot work a miracle bir mucize gerçekleştiremem
I can't put a name to her/him onu hatırlayamadım
I can't put a name to her/him onu çıkaramadım
I can't see a thing bir şey göremiyorum
I could eat a horse! kurt gibi açım
I could eat a horse! o kadar açım ki bir atı bile yiyebilirim
I did not say such a thing ben böyle bir şey söylemedim
I did not say such a thing böyle bir şey demedim
I didn't say a thing like that böyle bir şey demedim
I didn't say a thing like that ben böyle bir şey söylemedim
I didn't sleep a wink hiç uyumadım
I don't give a shit benim umurumda değil
I don't have a brother ağabeyim yok
I don't have a brother erkek kardeşim yok
I feel a lot better now şimdi çok daha iyi hissediyorum
I feel like I'm in a dream rüyadaymış gibi hissediyorum
I felt like a penny waiting for change kendimi değersiz/beş para etmez hissettim
I found a place bir yer buldum
I found you a ticket sana bilet buldum
I gave myself a break kendime bir mola verdim
I gave myself a break mola verdim kendime
I got a couple of things to do birkaç işim var
I got a few questions for you size birkaç sorum olacak
I got a zit sivilce çıkmış
I gotta take a painkiller ağrı kesici içmeliyim
I gotta take a painkiller ağrı kesici almalıyım
I had a big hat büyük bir şapkam vardı
I had a tattoo done dövme yaptırdım
I had a terrible weekend berbat bir hafta sonu yaşadım
I had a terrible weekend berbat bir hafta sonu geçirdim
I had a work accident iş kazası geçirdim
I have a class now şimdi benim dersim var
I have a doctor's appointment doktor randevum var
I have a glove benim bir eldivenim var
I have a hernia fıtığım var
I have a hernia fıtık oldum
I have a law degree hukuk diplomam var
I have a pollen allergy polene alerjim var
I have a problem with my daughter kızımla sorunum var
I have a question bir şey soracaktım
I have a sister bir ablam var
I have a sister bir kız kardeşim var
I have a sweet tooth tatlıya düşkünüm
I have a sweet tooth tatlıya zaafım var
I have a table booked bir masa rezervasyonumuz vardı
I have a table booked bir masa ayırtmıştık
I have a very high iq iq seviyem çok yüksektir
I have a very high iq iq seviyem çok yüksek
I have had a cold for two weeks iki haftadır gribim
I have to take a painkiller ağrı kesici almalıyım
I have to take a painkiller ağrı kesici içmeliyim
I have to take care of a few things bir iki şey halletmem gerekiyor
I have to wash a few things out yapacak bazı işlerim var (birisinden kurtulmak için söylenir)
I have to wash a few things out bir şeyler yıkamam lazım
I hear a little sarcasm in your voice sesinde biraz alaycılık seziyorum
I hope you had a nice flight umarım uçuşun iyi geçmiştir
I hope you had a nice flight umarım yolculuğun iyi geçmiştir
I hope you had a nice holiday umarım iyi bir tatil geçirmişsindir
I just want to have a conversation sadece sohbet etmek istiyorum
I know a good lawyer iyi bir avukat biliyorum
I learned a lot çok şey öğrendim
I like riding a bicycle bisiklet sürmeyi severim
I like riding a bicycle bisiklete binmeyi severim
I like swimming a lot yüzmeyi çok seviyorum
I like this girl a lot o kız çok hoşuma gidiyor
I like this girl a lot bu kızdan çok hoşlanıyorum
I like this girl a lot bu kız çok hoşuma gidiyor
I like this girl a lot o kızdan çok hoşlanıyorum
I lit a cigarette bir sigara yaktım
I live in a city şehirde yaşıyorum
I made a list of things I need ihtiyacım olan şeylerin bir listesini yaptım
I made a loss zarar ettim
I must take a painkiller ağrı kesici içmeliyim
I must take a painkiller ağrı kesici almalıyım
I need a bike benim bir bisiklete ihtiyacım var
I need a bike bana bir bisiklet lazım
I need a change bir değişikliğe ihtiyacım var
I need a friend to support me beni destekleyecek bir arkadaşa ihtiyacım var
I need a friend who will support me beni destekleyecek bir arkadaşa ihtiyacım var
I need to see a man about a dog bir yere kadar gidip geliyorum (birini ekerken söylenir)
I read a book kitap okudum
I rested for a while biraz dinlendim
I rested for a while bir süre dinlendim
I sent a message mesaj gönderdim
I sent you a video video yolladım sana
I shot a man bir adam vurdum
I still have a hope benim hala ümidim var
I still have a hope benim hala umudum var
I still haven't received a response hala cevap alamadım
I take a shower every day her gün duş alırım
I take a shower every morning her sabah duş alırım
I thought I saw a cat bir kedi gördüm sanki
I thought I saw a cat bir kedi gördüm galiba
I thought you might want to take a look at this one bunu görmek isteyeceğini düşündüm
I took a day off from work işten bir gün izin aldım
I took a shower ben duş aldım
I used to cry very much when I was a child çocukken çok ağlardım
I wanna be a stylist when I grow up büyüyünce stilist olmak istiyorum
I want to be a computer engineer ben bilgisayar mühendisi olmak istiyorum
I want to be a cop polis olmak istiyorum
I want to be a lawyer ben avukat olmak istiyorum
I want to be a police officer polis olmak istiyorum
I want to be a stylist when I grow up büyüyünce stilist olmak istiyorum
I want to be a veterinarian ben veteriner olmak istiyorum
I want to become a veterinarian ben veteriner olmak istiyorum
I want to play a game bir oyun oynamak istiyorum
I was a big-time carnivore sıkı bir etoburdum
I was a bit nervous biraz heyecanlıydım
I was up all night with a sick friend tüm gece hasta bir arkadaşla ayaktaydım
I was up all night with a sick friend bütün gece hasta bir arkadaşla ilgilenmek zorunda kaldım (bahane olarak söylenir)
I was very mischievous when I was a kid küçükken çok yaramazmışım
I was very mischievous when I was a kid çocukken çok yaramazmışım
I was very naughty when I was a kid küçükken çok yaramazmışım
I was very naughty when I was a kid çocukken çok yaramazmışım
I watched a film film izledim
I went out with my friends for a drink on friday cuma günü arkadaşlarla içmeye gittim
I will give you a call seni arayacağım
I will give you a raise sana zam yapacağım
I wish I had a big hat keşke büyük bir şapkam olsa
I wish you a quick recovery acil şifalar dilerim
I wish you a quick recovery acil şifalar diliyorum
I wish you a sunny day güneşiniz bol olsun
I wish you a sunny day güneşin bol olsun
I wonder a lot çok merak ettim
I wonder where I can rent a car acaba nereden araba kiralayabilirim
I won't be a minute bir dakika bile sürmez (geliyorum hemen)
I won't give up without a fight mücadele etmeden vazgeçmem/vazgeçmeyeceğim
I won't give up without a fight hemen teslim olmayacağım
I won't give up without a fight savaşmadan pes etmeyeceğim
I work at a post office bir postanede çalışıyorum
I would like to see a gold ring altın bir yüzük görmek isterdim
I wouldn't touch him with a barge pole onunla işim olmaz
I wouldn't touch him with a barge pole benden uzak olsun
I wouldn't touch him with a barge pole ona bir metre bile yaklaşmam
I wouldn't wish that on a dog düşmanımın başına gelmesin
i am a doctor ben doktorum
i am a high school student ben lise öğrencisiyim
i am a high school teacher ben lise öğretmeniyim
i am a highschool teacher ben lise öğretmeniyim
i am a housewife ben ev hanımıyım
i am a human being ben bir insanım
i am a lawyer avukatım
i am a liar ben bir yalancıyım
i am a little busy biraz meşgulüm
i am a man/woman of my sözüm senettir
i am a massive fan of hastasıyım
i am a massive fan of büyük hayranıyım
i am a mother ben bir anneyim
i am a new dad yeni baba oldum
i am a pilot ben pilotum
i am a sailor denizciyim
i am a soldier askerim
i am a soldier ben askerim
i am a soldier ben bir askerim
i am a student ben bir öğrenciyim
i am a student ben öğrenciyim
i am a teacher ben öğretmenim
i am having a bad day kötü bir günümdeyim
i am having a bad day kötü bir gün geçiriyorum
i am in a good mood today bugün günümdeyim
i am looking for a job iş arıyorum
i am not a bad person ben kötü bir insan değilim
i am not a bad person ben kötü biri değilim
i am not a child anymore artık çocuk değilim
i am not a kid anymore artık çocuk değilim
i am not a member üye değilim
i am not much of a relationship guy ilişki bana göre değil
i am not much of a relationship guy pek ilişki adamı değilim
i am on a diet rejimdeyim
i am on a diet diyetteyim
i am on a diet diyet yapıyorum
i am on a diet rejim yapıyorum
i am on a long and narrow path uzun ince bir yoldayım
i am on a long and narrow road uzun ince bir yoldayım
i am on a roll şanslı günümdeyim
i am on a roll şansım açık
i am out on a limb for you with them senin yüzünden onlara karşı zor durumda kaldım
i am watching a film film izliyorum
i bought a new car yeni bir araba aldım
i breathed a sigh of relief derin bir oh çektim
i breathed a sigh of relief rahatladım
i came over on a foreign-exchange program buraya öğrenci değişim programıyla geldim
i can find a way to stop it bunu sona erdirmenin bir yolunu bulabilirim
i can make a cake kek yapabilirim
i can’t see a future for us ikimiz için bir gelecek göremiyorum
i can't feel a pulse nabzını hissedemiyorum
i can't imagine you as a sailor seni bir denizci olarak düşünemiyorum
i can't put a name to her/him onun adını/ismini çıkaramadım
i can't put a name to her/him adını/ismini hatırlayamadım
i can't ride a bike ben bisiklet süremiyorum
i can't take you to a hospital seni hastaneye götüremem
i can't work with a guy like that ben böyle bir herifle çalışamam
i could kill for a cold beer soğuk bir bira için neler vermezdim
i could not miss such a opportunity böyle bir fırsatı kaçıramazdım
i did a few jobs with him onunla birkaç iş yapmıştım
i didn't get a chance to ask her ona sorma fırsatım olmadı
i didn't get a chance to ask him ona sorma fırsatım olmadı
i didn't have a reason then o zamanlar bir sebebim yoktu
i didn't know that you had a son bir oğlun olduğunu bilmiyordum
i didn't know you had a baby bebeğin olduğunu bilmiyordum
i didn't know you had a father babanın olduğunu bilmiyordum
i didn't know you had a father baban olduğunu bilmiyordum
i didn't know you had a sister ablan olduğunu bilmiyordum
i didn't know you have a kid çocuğun olduğunu bilmiyordum
i didn't say a word tek kelime etmedim
i don’t want a relationship ilişki istemiyorum
i don't even have a cat bir kedim bile yok
i don't give a damn vız gelir tırıs gider
i don't give a darn bana vız gelir
i don't give a rap hiç de umurumda değil
i don't give a shit umrumdaydı sanki
i don't have a boyfriend benim erkek arkadaşım yok
i don't have a boyfriend erkek arkadaşım yok
i don't have a car arabam yok
i don't have a choice el mecbur
i don't have a driving licence sürücü belgem yok
i don't have a driving licence ehliyetim yok
i don't have a driving license ehliyetim yok
i don't have a driving license sürücü belgem yok
i don't have a lot of time çok zamanım yok
i don't have a lot of time çok vaktim yok
i don't have a tv televizyonum yok
i don't have a web camera web kameram yok
i don't have a web camera webcamim yok
i don't intend to make a comparison benzetmek/ karşılaştırmak gibi olması
i don't know how to use a gun silah kullanmasını bilmiyorum
i don't know if that's a good idea bu iyi bir fikir mi bilmiyorum
i don't mean to make a comparison benzetmek/ karşılaştırmak gibi olması
i don't think he's a nice person iyi bir insan olduğunu düşünmüyorum
i don't think that was such a good idea bence çok iyi bir fikir değildi
i don't think that's a good idea bunun iyi bir fikir olduğunu sanmıyorum
i don't think that's a good idea bunun iyi bir fikir olduğunu düşünmüyorum
i don't think this was a good idea bunun iyi bir fikir olduğunu sanmıyorum
i don't want to be a father baba olmak istemiyorum
i don't want to be a part of this bunun bir parçası olmak istemiyorum
i don't want to kick a man when he's down düşene bir tekme de ben vurmak istemiyorum
i drove a car for the first time ilk kez araba kullandım
i drove a car for the first time ilk kez araba sürdüm
i feel a bit queer kendimi biraz tuhaf hissediyorum
i feel like there's a great weight off my back sırtımdan büyük bir yük kalkmış gibi hissediyorum
i feel like there's a great weight off my back omzumdan büyük bir yük kalkmış gibi hissediyorum
i gave her a sedative ona yatıştırıcı verdim
i got a feeling içimden bir ses
i got a good feeling this time bu sefer içimde iyi bir his var
i got a letter for you senin için bir mektubum var
i got a lot of calls bir sürü telefon aldım
i got a low blood sugar kan şekerim düşüyor
i got a present for you sana bir hediyem var
i got a very important question to ask you sana soracağım çok önemli bir sorum var
i got beaten up a lot when i was young gençken çok dayak yedim
i got into a fight bir kavgaya karıştım
i got no problem taking money from a guy like him onun gibi bir herifin parasını almaktan hiç gocunmam
i got quite a little green thumb bitki yetiştirmekten çok iyi anlıyorum
i grew a lot last summer geçen yaz çok boy attım
i guess you are a student zannederim öğrencisiniz
i guess you are a student zannederim öğrencisin
i guess you are a student sanırım öğrencisin
i guess you are a student sanırım öğrencisiniz
i had a blast çok keyif aldım
i had a brilliant weekend haftasonum iyi geçti
i had a dream bir rüya gördüm
i had a dream last night dün gece bir rüya gördüm
i had a good holiday tatilim iyi geçti
i had a good time hoş vakit geçirdim
i had a good time iyi vakit geçirdim
i had a good weekend haftasonum iyi geçti
i had a great weekend harika bir hafta sonu geçirdim
i had a life bir hayatım vardı
i had a lovely time çok güzel zaman geçirdim
i had a lovely time çok iyi vakit geçirdim
i had a lovely time çok güzel vakit geçirdim
i had a nice holiday tatilim iyi geçti
i had a nice time hoş vakit geçirdim
i had a nice time iyi vakit geçirdim
i had a nice weekend haftasonum iyi geçti
i had a really bad cold çok kötü soğuk almışım
i had a really bad cold çok kötü üşütmüşüm
i had an accident a few years ago birkaç sene önce bir kaza geçirdim
i had an accident a few years back birkaç sene önce bir kaza geçirdim
i had to poke him with a stick to wake him onu uyandırmak için bir sopayla dürtmem gerekti
i have a bad cough kötü öksürüğüm var
i have a bad cough kötü öksürüyorum
i have a better idea benim daha iyi bir fikrim var
i have a bit of a headache benim biraz başım ağrıyor
i have a book coming out kitabım çıkacak
i have a boyfriend erkek arkadaşım var
i have a boyfriend benim erkek arkadaşım var
i have a brother benim erkek kardeşim var
i have a car arabam var
i have a dog bir köpeğim var
i have a driving licence ehliyetim var
i have a driving licence sürücü belgem var
i have a driving license ehliyetim var
i have a driving license sürücü belgem var
i have a feeling içimde bir his var
i have a feeling that içimde bir his var
i have a fever ateşim var
i have a good mind to tasarladım
i have a good mind to aklıma koydum
i have a good mind to yapacağım
i have a headache başım ağrıyor
i have a hunch that tahminime göre
i have a job işim var
i have a life here benim burada bir hayatım var
i have a little gift for you sana küçük bir hediyem var
i have a little present for you sana küçük bir hediyem var
i have a little time biraz zamanım var
i have a lot of friends at school okulda bir sürü arkadaşım var
i have a lot on my plate benim derdim bana yeter
i have a lot on my plate benim sorunum bana yeter
i have a meeting toplantım var
i have a mild headache benim biraz başım ağrıyor
i have a new deskmate yeni bir sıra arkadaşım var
i have a new plan yeni bir planım var
i have a pain in my leg bacağım ağrıyor
i have a plan for this weekend bu hafta bir planım var
i have a previous engagement işim var
i have a roof over my head başımı sokacak bir evim var
i have a runny nose burnum akıyor
i have a slight headache benim biraz başım ağrıyor
i have a small dog ufak bir köpeğim var
i have a son about your age senin yaşlarında bir oğlum var
i have a surprise for you sana bir sürprizim var
i have a theory bir teorim var
i have a toothache dişim ağrıyor
i have a toy and its color is pink benim bir oyuncağım var ve rengi pembe
i have a very bad feeling about it içimde kötü bir his var
i have a very comfortable life with my wife karımla da çok rahat bir hayatım var
i have a very comfortable life with my wife karımla da çok rahat bir hayatımız var
i have been a bit busy lately son zamanlarda biraz meşgulüm
i have never climbed a mountain hayatımda hiç dağa tırmanmadım
i have not a minute to spare kaybedecek hiç vaktim yok
i have not seen you for long a time seni uzun zamandır göremiyorum
i have to make a phone call telefon etmem gerek
i haven't a penny to my name hiç param yok
i haven't got a camera kameram yok
i haven't had a chance to think düşünme şansım olmadı
i haven't heard from her for a while ondan bir süredir haber alamıyorum
i haven't heard from him for a while ondan bir süredir haber alamıyorum
i haven't heard from you for a while senden bir süredir haber alamıyorum
i haven't seen you in a long time seni uzun süredir görmüyorum
i haven't seen you in a long time seni uzun zamandır görmüyorum
i haven't seen you in a long time sizi uzun zamandır görmüyorum
i haven't seen you in a month of sundays seni uzun süredir görmüyorum
i haven't talked about my feelings for a long time duygularım hakkında uzun zamandır konuşmadım
i heard a gunshot and all of us went down bir silah sesi duydum ve hepimiz aşağıya indik
i just asked you a question sana sadece bir soru sordum
i just had a little accident ufak bir kaza geçirdim
i just like the fact that we both share a love for soccer ikimizin de futbol seviyor olmamız çok hoşuma gitti
i just like the fact that we both share a love for soccer ikimizin de futbolu seviyor olmamız çok hoşuma gitti
i kind of lived there for a while bir süre orada yaşadım sayılır
i knew i would end up as a doctor doktor olacağımı biliyordum
i know a little az biliyorum
i know i have a lot to learn as a teacher bir öğretmen olarak öğrenmem gereken çok şey olduğunu biliyorum
i know this is gonna sound a bit weird kulağa biraz garip gelecek
i know what it feels like to lose a child çocuğunu kaybetmenin nasıl olduğunu bilirim
i know what it feels like to lose a child çocuğunu kaybetmenin nasıl bir şey olduğunu bilirim
i like him/her a lot ondan çok hoşlanıyorum
i made a choice bir seçim yaptım
i made a deal with him onunla bir anlaşma yaptım
i made a joke şaka yaptım
i made a mistake hata yaptım
i made a mistake bir hata yaptım
i made a mistake ben bir hata yaptım
i made a new friend yeni bir arkadaş buldum
i made a promise i couldn't keep yerine getiremeyeceğim bir söz verdim
i made a promise i couldn't keep tutamayacağım bir söz verdim
i make a living at this hayatımı bu işten kazanıyorum
i make more in a month now than i did in my best year as a teacher öğretmenlikte yılda kazandığım en yüksek kazancın daha fazlasını şimdi bir ayda kazanıyorum
i met a girl bir kızla tanıştım
i met her at a party onun bir partide tanıştım
i missed it by a few minutes (uçağı vb) kıl payı kaçırdım
i need a bit of help biraz yardıma ihtiyacım var
i need a doctor doktora ihtiyacım var
i need a drink bir içkiye ihtiyacım var
i need a little help biraz yardıma ihtiyacım var