ayıp - Turkish English Dictionary
History

ayıp



Meanings of "ayıp" in English Turkish Dictionary : 59 result(s)

Turkish English
Common Usage
ayıp shame n.
General
ayıp blotch n.
ayıp taint n.
ayıp opprobrium n.
ayıp brand n.
ayıp fault n.
ayıp scandal n.
ayıp smirch n.
ayıp odium n.
ayıp imperfection n.
ayıp blot n.
ayıp flaw n.
ayıp dishonor n.
ayıp failing n.
ayıp attaint n.
ayıp spot n.
ayıp indecorousness n.
ayıp dishonour n.
ayıp slur n.
ayıp disgrace n.
ayıp contempt n.
ayıp indecorum n.
ayıp reproach n.
ayıp defect n.
ayıp attaintment n.
ayıp blur n.
ayıp opprobrious adj.
ayıp nasty adj.
ayıp shameful adj.
ayıp inglorious adj.
ayıp foul adj.
ayıp indecorous adj.
ayıp discreditable adj.
ayıp fescennine adj.
ayıp reprehensible adj.
ayıp infamous adj.
ayıp immoral adj.
ayıp disgraceful adj.
ayıp unmannerly adj.
ayıp obscene adj.
ayıp reproachful adj.
ayıp worthy of reprimand adj.
ayıp broad adj.
ayıp naughty adj.
ayıp unglorious adj.
ayıp unhealthy adj.
ayıp unholy adj.
ayıp vulgar adj.
Colloquial
ayıp party foul n.
ayıp not done expr.
Idioms
ayıp besetting sin n.
ayıp (simply/just) not done expr.
Trade/Economic
ayıp disgrace n.
ayıp defect n.
ayıp defective adj.
Law
ayıp defect n.
ayıp vice n.
ayıp attainder n.
Archaic
ayıp aidos n.

Meanings of "ayıp" with other terms in English Turkish Dictionary : 43 result(s)

Turkish English
General
ayıp etmek behave shamefully v.
ayıp olmak be shameful v.
ayıp olmak be disgraceful v.
ayıp etmek shame v.
ayıp etmek disgrace v.
ayıp olmak be a shame v.
büyük ayıp outrage n.
toplumsal/sosyal ayıp/leke social stigma n.
açık ayıp clear defect n.
ayıp/çirkin şeylerin daha uygun/usturuplu şekilde söylenmesi euphemism n.
ayıp söz lip n.
çok ayıp scandalous adj.
ayıp/çirkin şeylerin daha uygun/usturuplu şekilde söylenmesi euphemistic adj.
ayıp sıfatlar yerine kullanılan bir hüsnütabir blankety adj.
Phrases
çok ayıp there ought to be a law! (tobal) expr.
ayıp denen bir şey var there ought to be a law! (tobal) expr.
ayıp oluyor ama there ought to be a law! (tobal) expr.
Proverb
fakirlik ayıp değildir poverty is no sin
fakirlik ayıp değildir poverty is not a crime
bilmemek değil öğrenmemek ayıp there is no shame in not knowing; the shame lies in not finding out
bilmemek ayıp değil öğrenmemek ayıp there is no shame in not knowing; the shame lies in not finding out
Colloquial
ayıp şaka dirty joke n.
ayıp! fie! exclam.
Idioms
ayıp şeyler söylemek dip into the blue v.
büyük ayıp crying shame n.
birçok ayıp a multitude of sins n.
ne ayıp bogus interj.
ayıp değil there's no dishonor in expr.
söylemesi ayıp (kendi başarılarından bahsederken) in all modesty expr.
Speaking
ayıp sana shame on you expr.
ayıp sana what a shame expr.
bu bir ayıp that's a shame expr.
ne büyük bir utanç/ayıp! what a great shame! expr.
ne ayıp! for shame! expr.
Trade/Economic
bir malda bulunan ayıp defect n.
gizli ayıp hidden defect n.
kusur ayıp gibi gerçeği gizleme concealment of fact n.
malda ayıp vice n.
zati ayıp inherent vice n.
Law
ayıp ihbarı notice of defect n.
iddia olunan ayıp alleged defect n.
Insurance
zati ayıp inherent vice n.
Slang
ayıp ettin adamım fo' shizzle, my nizzle exclam.