bulmak - Turkish English Dictionary
History

bulmak



Meanings of "bulmak" in English Turkish Dictionary : 51 result(s)

Turkish English
Common Usage
bulmak find out v.
bulmak get v.
bulmak find v.
General
bulmak coin v.
bulmak lay one's hand on v.
bulmak provide v.
bulmak strike v.
bulmak hunt up v.
bulmak happen upon v.
bulmak attain v.
bulmak procure v.
bulmak happen on v.
bulmak hunt out v.
bulmak obtain v.
bulmak lay hands on v.
bulmak ascertain v.
bulmak study out v.
bulmak determine v.
bulmak clear up v.
bulmak hit v.
bulmak cogitate v.
bulmak rout out v.
bulmak reach v.
bulmak strike out v.
bulmak contrive v.
bulmak happen v.
bulmak go for v.
bulmak devise v.
bulmak come by v.
bulmak total v.
bulmak lay one's hands on v.
bulmak meet v.
bulmak reason v.
bulmak amount to v.
bulmak come up with v.
bulmak provide with v.
bulmak discover v.
bulmak detect v.
bulmak find v.
bulmak think up v.
bulmak turn up v.
bulmak invent v.
bulmak pick up v.
bulmak trace v.
bulmak explore v.
Phrasals
bulmak scare up
Idioms
bulmak lay hold
Technical
bulmak find
bulmak locate
bulmak invent
Marine Biology
bulmak spot

Meanings of "bulmak" with other terms in English Turkish Dictionary : 500 result(s)

Turkish English
Common Usage
son bulmak end v.
suçlu bulmak convict v.
yerini bulmak locate v.
şifa bulmak heal v.
vuku bulmak occur v.
uygun bulmak approve v.
General
suçlu bulmak find guilty v.
doğru bulmak approve v.
anlamsız bulmak find irrelevant v.
bahane bulmak find a pretext v.
havasını bulmak enjoy oneself v.
kusur bulmak criticize v.
bir şeye çare bulmak find a way to do something v.
birini çok çekici bulmak feel an affinity for v.
vücut bulmak come into existence v.
uygun bulmak see fit v.
kafa bulmak rally v.
formül bulmak find a way v.
kıvamını bulmak come to its proper consistency v.
neşesini bulmak get in a happy mood v.
aykırı bulmak find something contrary to v.
istikrar bulmak steady v.
çare bulmak find a way v.
son bulmak come to an end v.
uygun bulmak countenance v.
orta yol bulmak reach a compromise v.
geçici olarak bulmak improvise v.
ortalamasını bulmak average v.
bir iddianın savunulabilecek yanlarını bulmak make out a case for v.
arayıp bulmak look up v.
kusur bulmak find fault with v.
zeval bulmak wane v.
tesadüfen bulmak stumble across v.
kusur bulmak pick holes in v.
için bir yol bulmak contrive v.
toplamını bulmak add up v.
kafayı bulmak be tanked up v.
rastgele bulmak stumble upon v.
kusur bulmak reprehend v.
kafa bulmak jape v.
çare bulmak find a remedy v.
suçlu bulmak convict v.
yetersiz bulmak disqualify v.
kolayını bulmak find an easy way v.
akşamı bulmak last until evening v.
alıcı bulmak have a market v.
kafa bulmak ironize v.
gökte ararken yerde bulmak find unexpectedly v.
cezasını bulmak get what's coming to one v.
son bulmak end up v.
koklayarak bulmak nose out v.
ara bulmak mediate v.
tesadüfen bulmak chance upon v.
revaç bulmak be in demand v.
koklayarak bulmak scent v.
şeref bulmak be honored v.
vücut bulmak begin v.
yüz bulmak be spoilt by v.
antipatik bulmak dislike somebody v.
bir şeyin anlamını bulmak puzzle something out v.
gitgide azalıp son bulmak taper off v.
kafayı bulmak be pleasantly tipsy v.
küpünü bulmak cube v.
müstahakkını bulmak get what's coming to one v.
müstahakını bulmak get one's deserts v.
parayı bulmak be in the money v.
düşünüp bulmak excogitate v.
formül bulmak find a way to v.
cesaret bulmak be encouraged v.
petrol bulmak strike oil v.
tesadüfen bulmak stumble on v.
arkadaş bulmak find a friend v.
kusur bulmak reflect on v.
düşünerek bulmak excogitate v.
arayarak bulmak dig out v.
şifa bulmak recover health v.
ateşi bulmak discover the fire v.
yolunu bulmak line one's pockets v.
rastgele bulmak stumble on v.
vuku bulmak take place v.
kafayı bulmak get pissed v.
anlamsız bulmak find something meaningless v.
yolunu bulmak find a way v.
suçlu bulmak crime v.
revaç bulmak be in vogue v.
sükun bulmak be calmed v.
derman bulmak find a remedy v.
orta yol bulmak find a middle course v.
çare bulmak obviate v.
araştırarak bulmak rummage out v.
arayıp tarayıp bulmak ferret out v.
uygun bulmak uphold v.
zor bir probleme çözüm yolu bulmak grasp the nettle v.
bulmak (fikir vb) come up with v.
kafa bulmak rib v.
şans eseri bulmak pick up v.
kafa bulmak pull one's leg v.
yatacak yer bulmak berth v.
uygun bulmak deem suitable v.
kabahat bulmak find fault with v.
yedi katını bulmak septuple v.
vuku bulmak happen v.
zeval bulmak decline v.
destek bulmak be welcomed v.
bahane bulmak rationalize v.
belasını bulmak get one's deserts v.
bulmak (birini) get hold of v.
kusur bulmak carp v.
sayısını bulmak count v.
kuvvet bulmak strengthen v.
yolunu bulmak contrive v.
çözüm bulmak find a way out v.
çaresini bulmak see one's way v.
takip edilen birinin izini bulmak pick up someone's trail v.
orta yol bulmak find a compromise v.
haklı bulmak recognize v.
koklayarak bulmak smell out v.
dibini bulmak use up v.
az bulmak regard as too little v.
bir orta yol bulmak find a compromise v.
belasını bulmak come to grief v.
zeval bulmak lapse v.
kusur bulmak fault v.
layığını bulmak get one's deserts v.
bir şeyi uygun bulmak sit well with v.
çözüm yolu bulmak come up with v.
kalibresini bulmak calibrate v.
arkadaş bulmak find a companion v.
layığını bulmak get what's coming to one v.
cesaret bulmak take heart v.
tekerleği bulmak invent the wheel v.
uygun bulmak endorse v.
hata bulmak find fault with v.
kusur bulmak arraign v.
ara bulmak settle a dispute v.
gezerek müşteri bulmak drum up v.
uygun bulmak choose v.
kusur bulmak crab v.
araştırıp bulmak mine v.
arayıp bulmak run down v.
kelimeleri zor bulmak grope for words v.
hata bulmak find fault v.
yeniden bulmak recover v.
abartılı bulmak find exaggerated v.
olumlu bulmak approve v.
sabahı bulmak sit up all night v.
tesadüfen bulmak stumble upon v.
yeni müşteriler bulmak drum up business v.
bir şeye çözüm bulmak sort something out v.
cezasını bulmak get one's deserts v.
koklayarak bulmak nose v.
çare bulmak relieve v.
ipucu bulmak find a clue v.
dış değer bulmak extrapolate v.
itidal bulmak become moderate v.
kafa bulmak ride v.
çare bulmak remedy v.
menzilini bulmak range v.
iş bulmak find employment v.
nihayet bulmak come to an end v.
son bulmak doom v.
pusula sapmasını bulmak declinate v.
ile son bulmak eventuate in v.
haksız bulmak find unjust v.
kafiye bulmak tag v.
destek bulmak be approved v.
tesadüfen bulmak chance on v.
kusur bulmak pick at v.
anlamlı bulmak find something meaningful v.
arayıp bulmak find v.
parayı bulmak be minting it v.
adamını bulmak find the right person to do a job v.
sabahı bulmak stay awake all night v.
kusur bulmak cavil v.
kusur bulmak chide v.
fırsat bulmak find an opportunity v.
yolunu bulmak find a way out v.
hata bulmak debug v.
uygun bulmak approve v.
dengini bulmak mate v.
az bulmak consider insufficient v.
çözüm bulmak dope v.
bir şeyin asıl sebebini bulmak get to the bottom of v.
kafa bulmak (dalga geçerek) jeer at v.
bulmak (bir matematik işlemi sonucunda belli bir sayıyı) get v.
hak ettiği cezayı bulmak serve right v.
çare bulmak cure v.
koca bulmak find a hubby v.
kusur bulmak reflect upon v.
izleyerek bulmak track down v.
çözüm bulmak solve v.
çirkin bulmak find someone ugly v.
alıcı bulmak sell v.
kusur bulmak find fault v.
aralarını bulmak reconciliate v.
teselli bulmak console oneself v.
rastgele bulmak stumble across v.
yiyecek bulmak victual v.
yolunu bulmak manage v.
vuku bulmak grow up v.
rastgele bulmak hit upon v.
çare bulmak cope v.
yolunu bulmak conjure v.
fena bulmak deplore v.
uygun bulmak concede v.
koklayarak bulmak wind v.
aykırı bulmak find something incongruous with v.
orta yol bulmak reach a common ground v.
ara bulmak reconcile v.
ara bulmak compromise v.
toplamını bulmak totalize v.
ile son bulmak culminate in v.
kusur bulmak pick on v.
vuku bulmak result v.
eliyle koymuş gibi bulmak find very easily v.
vuku bulmak transpire v.
vakit bulmak get round to v.
çare bulmak find the means v.
toplamını bulmak count up v.
geniş yankı bulmak have a broad repercussion v.
basında geniş yankı bulmak have a broad repercussion in press v.
bulmak (çare vb) come up with v.
kusur bulmak pull apart v.
ansızın bulmak catch v.
gökte ararken yerde bulmak meet unexpectedly v.
düşünüp taşınarak bulmak reason out v.
vuku bulmak occur v.
gerekli bulmak require v.
erzak bulmak victual v.
suçlu bulmak return a verdict of guilty v.
çaresini bulmak overcome v.
kusur bulmak cast reflection on somebody v.
yeterli bulmak find it sufficient v.
yeterli bulmak find adequate v.
yeterli bulmak find enough v.
söylemeye fırsat bulmak get a word in edgewise v.
toplamını bulmak totalise v.
meydanı boş bulmak find an opportunity do something v.
kaza sonucu bulmak come by v.
kazara bulmak hit on v.
daima kusur bulmak nag v.
çekici bulmak find someone attractive v.
değer bulmak find one's value v.
doğruyu bulmak find the right thing to do v.
doğru yolu bulmak find the correct path v.
doğru yolu bulmak find the right way v.
yön bulmak find direction v.
anlamını bulmak find meaning v.
anlamlı bulmak find meaningful v.
anlam bulmak find meaning v.
yer bulmak find place v.
iş bulmak land a job v.
cevabını bulmak find the answer v.
iş bulmak get a job v.
aşkına karşılık bulmak (one's love) be reciprocated v.
cevabı bulmak find the answer v.
saçma bulmak find something absurd v.
gerçek aşkı bulmak find true love v.
iş bulmak take a job v.
yer bulmak take place v.
ettiğini bulmak get one's just deserts v.
güzel bulmak find something beautiful v.
bakıcı bulmak find a caretaker v.
ilham bulmak find inspiration v.
güzel bulmak find someone beautiful v.
önemli bulmak deem something significant v.
önemli bulmak consider something as significant v.
ilgelenecek yeni bir meşgale bulmak come to grip with v.
denge bulmak find the balance v.
önemli bulmak think something significant v.
zevkli bulmak find something pleasurable v.
dengeyi bulmak find the balance v.
önemli bulmak regard something as significant v.
önemli bulmak view something as significant v.
önemli bulmak consider something significant v.
çekici bulmak find attractive v.
şans bulmak get a chance v.
şans bulmak have a chance v.
yanlış bulmak find something wrong v.
şans bulmak be in with a chance v.
tatminkar bulmak find something satisfying v.
şaşırtıcı bulmak find something surprising v.
kanıt bulmak find evidence v.
huzuru bulmak find peace v.
yanıt bulmak find answer v.
cevap bulmak find answer v.
uygun bulmak find (something) acceptable v.
haksız bulmak find (something) unjust v.
haksız bulmak find (someone) to be in the wrong v.
hayat bulmak invigorate v.
yaşam bulmak energize v.
yaşam bulmak enliven v.
hayat bulmak animate v.
hayat bulmak arouse v.
yaşam bulmak animate v.
hayat bulmak strengthen v.
hayat bulmak energize v.
yaşam bulmak strengthen v.
hayat bulmak enliven v.
yaşam bulmak invigorate v.
yolunu bulmak find the way to get (something) done v.
yolunu bulmak find the way to do (something) v.
zaman bulmak find time (for) v.
övgüye değer bulmak find praiseworthy v.
övgüye değer bulmak consider commendable v.
övgüye değer bulmak find commendable v.
övgüye değer bulmak regard as commendable v.
iş bulmak find a job v.
fon bulmak find a fund v.
aralarını bulmak reconcile v.
kafa bulmak make fun of v.
kusur bulmak knock v.
imkan bulmak find chance v.
imkan bulmak find opportunity v.
düşünerek bulmak figure out v.
kendini biriyle baş başa bulmak find oneself tête-à-tête with v.
yakışıksız bulmak find off-putting v.
çareyi -de bulmak resort v.
-de teselli bulmak take solace in v.
-e iş bulmak place v.
tesadüfen bulmak hit on v.
çözümü bulmak get out v.
hedefi bulmak get home v.
nedenini bulmak get to the bottom of v.
iyi bulmak choose v.
harikulade bulmak divine v.
çaresini bulmak remedy v.
layık bulmak deem (someone something) suitable of v.
layık bulmak deem (someone something) worthy of v.
sakıncalı bulmak mind v.
niceliklerini bulmak quantize v.
yeni fikirler bulmak latch on v.
doğru bulmak hold it good v.
kalacak yer bulmak fix up v.
istikrar bulmak get firm v.
son bulmak arrive at the conclusion v.
rastlantı sonucunda çözüm bulmak alight on v.
son bulmak come to the conclusion v.
tesadüfen bulmak alight on v.
uygun bulmak agree to v.
tesadüfen bulmak come across v.
şans eseri bulmak chance upon v.
rastlantı sonucu bulmak chance on v.
şans eseri bulmak chance on v.
rastlantı sonucu bulmak chance upon v.
kendini şanslı bulmak consider oneself lucky v.
bir yolunu bulmak make shift v.
dengesini bulmak keep one's balance v.
bir çaresini bulmak make shift v.
sabahı bulmak stay up all night v.
hitam bulmak expire v.
uygun bulmak approbate v.
hitam bulmak end v.
vuku bulmak arise v.
son bulmak run out v.
yanlış bulmak find fault with v.
inandırıcı bulmak find something convincing v.
doğru yolu bulmak find the true path v.
şans bulmak get chance v.
kendini bulmak find oneself v.
mantıklı bulmak find something reasonable v.
sabahı bulmak stay awake till morning v.
inandırıcı bulmak find it credible v.
eğlenceli bulmak find something entertaining v.
hitam bulmak draw to the close v.
tanıma fırsatı bulmak have the chance to know someone v.
büyük yankı bulmak make tremendous impact v.
tanıma fırsatı bulmak get the chance to know somebody v.
büyük yankı bulmak make an overwhelming impression v.
büyük yankı bulmak create a tremendous impression v.
tanıma fırsatı bulmak have the chance to meet someone v.
tanıma fırsatı bulmak get the chance to meet somebody v.
petrol bulmak find oil v.
para bulmak find money v.
ifade bulmak find an expression v.
büyük sürüm imkanı bulmak find a large market v.
kusurlu bulmak prove unsatisfactory v.
seri sürüm imkanı bulmak find a quick market v.
seri sürüm imkanı bulmak find a rapid market v.
yetersiz bulmak prove unsatisfactory v.
teselli bulmak find solace in v.
kaynağını bulmak trace back v.
başlangıç noktasını bulmak trace back v.
az bulmak find insufficient v.
makul bulmak find reasonable v.
yetersiz bulmak find insufficient v.
sahibini bulmak locate the owner v.
sahibini bulmak find the owner v.
komik bulmak find funny v.
yüksek bulmak find high v.
huzur bulmak feel at peace v.
huzur bulmak find peace v.
huzuru bir şeyde bulmak find peace in something v.
uyumlu bulmak deem compatible v.
fuhuş maksadıyla müşteri bulmak için sokaklarda dolaşmak streetwalk v.
fuhuş maksadıyla müşteri bulmak için sokaklarda dolaşmak street-walk v.
konuşma fırsatı bulmak have the opportunity to speak v.
(fiyatlar vb) istikrar bulmak strengthen v.
yeniden hayat bulmak revive v.
faydalı bulmak find beneficial v.
faydalı bulmak find useful v.
yararlı bulmak find beneficial v.
basında geniş yer bulmak have widespread media coverage v.
medyada geniş yer bulmak have widespread media coverage v.
basında geniş yer bulmak have wide media coverage v.
basında geniş yer bulmak have wide press coverage v.
medyada geniş yer bulmak have wide media coverage v.
medyada geniş yer bulmak have wide press coverage v.
ciddi bulmak find something serious v.
bir çaresini bulmak find out some way v.
bir yolunu bulmak find out some way v.
tutunacak zemin bulmak get a foothold v.
son derece önemli bulmak find it very/extremely important v.
cesedi bulmak find the body/dead body v.
yeni bir iş bulmak find a new job v.
bir yolunu bulmak find a way out v.
aşkına karşılık bulmak be loved in return v.
aşkına karşılık bulmak be loved back v.
tekrar/yeniden bulmak refind v.
gece uyuyacak bir yer bulmak bed down some place v.
normal bulmak find it normal v.
kafayı bulmak get drunk v.
iyi bir neden bulmak find a good reason v.
neden bulmak find a reason v.
ceset bulmak find a dead body v.
bir yatırımcı bulmak find an investor v.
görgü tanıkları bulmak find witnesses v.
eşyaları arasında bir şey bulmak find something among one's belongings v.
birini bir şeye uygun bulmak think someone fit for something v.
birini başka birine uygun görmek/bulmak think someone fit for someone v.
bir şeyden -e olarak çıkmak/vücut bulmak emerge from something as something v.
birini yolun kenarında bulmak find someone by the side of the road v.
çalıların arasında bulmak find in the bushes v.
birini seksi bulmak find someone sexy v.
gerçek arkadaşlar bulmak find true friends v.
sakıncalı bulmak find something inconvenient v.
sakıncalı bulmak find something objectionable v.
şık bulmak find it chic v.
verilen görevleri biraz basit bulmak find the assignments a little unchallenging v.
birisini bir iş için yeterli bulmak think someone is qualified v.
birini çok çekici bulmak find someone very attractive v.
birini çok çekici bulmak find someone so attractive v.
yeni bir benlik bulmak gain/find a new identity v.
birini sokakta yerde yatar halde bulmak find someone laying in the street v.
birinin cesedini bulmak find one’s remains v.
birinin cesedini bulmak find one's dead body v.
adresi telefon rehberinden bulmak find the address in the phone book v.
satışı yapacak başka birini bulmak find somebody else to sell v.
orta yol bulmak find a middle way v.
katilin üzerinde bir silah bulmak find a gun on the murderer v.
ilginç bulmak find something interesting v.
rastlantı eseri bulmak find by chance v.
tesadüfen bulmak find by chance v.
bir alıcı bulmak find a buyer v.
bir müşteri bulmak find a customer v.
bir kadın cesedi bulmak find a woman's body v.
doğru insanı bulmak find the right person v.
doğru kişiyi bulmak find the right person v.
ruh eşini bulmak find one’s soul mate v.
ruh ikizini bulmak find one’s soul mate v.
define bulmak find a treasure v.
hazine bulmak find a treasure v.
mutluluğu bulmak/yakalamak achieve/find happiness v.
yararlı bulmak find useful v.
birini itici/çirkin bulmak find someone ugly v.
daha güvenli bir yer bulmak find a safer place v.
başka bir alıcı bulmak find somebody else to sell v.
hata bulmak find mistake v.
kusur bulmak find mistake v.
açıklama bulmak come up with an explanation v.
gerçek nedenini bulmak ya da tanımlamak pinpoint v.
aşkı bulmak find love v.
arayıp bulmak scout out v.
arayıp bulmak scout up v.
daha erken saate bir uçuş bulmak get an earlier flight v.
daha erken saate bir uçuş bulmak find an earlier flight v.
akla yatkın bulmak find something believable v.
inanılır bulmak find something believable v.
inandırıcı bulmak find something believable v.
akla yakın bulmak find something believable v.
araştırıp bulmak root up v.
araştırıp bulmak cipher out v.
araştırıp bulmak rummage up v.
araştırıp bulmak rummage out v.
araştırıp bulmak root away v.
arayıp bulmak scare up v.
arayıp bulmak fish out v.
arayıp bulmak search out v.
arayıp bulmak seek out v.
bir şeyi rahatsız edici bulmak see something as irritating v.
bir şey için zaman bulmak get around to v.
şans eseri bulmak alight v.
uygun bulmak condone v.
kullanma imkanı bulmak find a use for something v.
parmak izinde eşleşme bulmak get a match on fingerprints v.
(kendini) düşünüyor bulmak find oneself thinking v.
koltuk/oturacak yer bulmak find a seat v.
haberi yayınlamaya değer bulmak find it newsworthy v.
yiyecek bulmak için toprağı kazmak dig in the ground to find food v.
gerçeği kendi araştırıp bulmak find the truth out for oneself v.