geçmek - Turkish English Dictionary
History

geçmek



Meanings of "geçmek" in English Turkish Dictionary : 127 result(s)

Turkish English
Common Usage
geçmek pass v.
General
geçmek top v.
geçmek transfer v.
geçmek overshoot v.
geçmek outrun v.
geçmek better v.
geçmek get through v.
geçmek be current v.
geçmek take place v.
geçmek outstretch v.
geçmek expire v.
geçmek overtake v.
geçmek pass to v.
geçmek pass beyond v.
geçmek pass on v.
geçmek best v.
geçmek leave out v.
geçmek change to v.
geçmek go v.
geçmek negotiate v.
geçmek switch v.
geçmek outpace v.
geçmek outdo v.
geçmek outdistance v.
geçmek pass over v.
geçmek transcend v.
geçmek interlace v.
geçmek come v.
geçmek pass off v.
geçmek overpass v.
geçmek outstrip v.
geçmek cap v.
geçmek happen by v.
geçmek muster v.
geçmek overrun v.
geçmek abate v.
geçmek quit v.
geçmek outgrow v.
geçmek flit v.
geçmek rub on v.
geçmek pass by v.
geçmek clear v.
geçmek leave behind v.
geçmek distance v.
geçmek go over v.
geçmek pass away v.
geçmek turn v.
geçmek outgo v.
geçmek subside v.
geçmek run out v.
geçmek outperform v.
geçmek go down v.
geçmek fade v.
geçmek be mentioned v.
geçmek outreach v.
geçmek surpass v.
geçmek fit in v.
geçmek be valid v.
geçmek omit v.
geçmek blow over v.
geçmek cross v.
geçmek travel v.
geçmek happen v.
geçmek intervene v.
geçmek match v.
geçmek head v.
geçmek go out v.
geçmek transit v.
geçmek come down v.
geçmek elapse v.
geçmek devolve v.
geçmek spread v.
geçmek overshadow v.
geçmek track v.
geçmek get v.
geçmek pass up v.
geçmek lapse v.
geçmek outrival v.
geçmek skip v.
geçmek pass muster v.
geçmek be over v.
geçmek run v.
geçmek tower above v.
geçmek beat v.
geçmek stop v.
geçmek overstep v.
geçmek experience v.
geçmek outrange v.
geçmek catch v.
geçmek cut across v.
geçmek exceed v.
geçmek have outgrown somebody v.
geçmek migrate v.
geçmek pass v.
geçmek permeate v.
geçmek go past v.
geçmek excel v.
geçmek get by v.
geçmek get over v.
geçmek go by v.
geçmek outcompete v.
geçmek wear off v.
geçmek rub off on v.
geçmek move past v.
geçmek trade [dialect] v.
geçmek transpass [obsolete] v.
Phrasals
geçmek get beyond v.
geçmek swim around v.
geçmek swish around v.
geçmek beat out v.
geçmek beat someone or something out v.
geçmek beat someone out v.
geçmek beat out v.
geçmek beat someone/something out v.
geçmek pass on v.
Colloquial
geçmek cap v.
geçmek ace v.
geçmek let pass v.
Idioms
geçmek have the heels of v.
geçmek be beyond someone or something v.
Slang
geçmek ace out v.
Trade/Economic
geçmek be in circulation v.
Law
geçmek devolve v.
Technical
geçmek exceed v.
geçmek excel v.
Automotive
geçmek fit v.
Biochemistry
geçmek permeate v.

Meanings of "geçmek" with other terms in English Turkish Dictionary : 500 result(s)

Turkish English
Common Usage
yerine geçmek replace v.
ırzına geçmek ravish v.
ırzına geçmek rape v.
yetişip geçmek overtake v.
yeni yerine geçmek relocate v.
ıska geçmek miss v.
yerine geçmek substitute v.
dalga geçmek ridicule v.
inişe geçmek decline v.
karşıya geçmek cross v.
bir üst modele geçmek upgrade v.
kenarından geçmek hug v.
General
dalga geçmek razz v.
harekete geçmek stir v.
ezip geçmek walk over somebody v.
harekete geçmek bestir oneself v.
salınarak geçmek sweep v.
ders geçmek pass a course v.
bir sıçrayışta (bir şeyin) üstünden geçmek spring over v.
geri plana geçmek recede v.
harekete geçmek step up to the plate v.
vızır vızır geçmek whirl v.
ayağını kaydırıp yerine geçmek supplant v.
belirli bir düzen içinde geçmek parade v.
birbirine geçmek intertwine v.
vın diye geçmek zing v.
belirli bir vitese geçmek shift up into v.
tarihe geçmek make history v.
geçmek bilmemek drag on v.
yanından geçmek pass by v.
hızla geçmek whish v.
kolayca geçmek walk away from v.
üstünden geçmek (bir yerin) top v.
makbule geçmek be appreciated v.
içi geçmek nap v.
hızla geçmek shoot ahead of v.
başa geçmek take the lead v.
ötesine geçmek cut across v.
kendinden geçmek lose consciousness v.
matrak geçmek rib v.
geçmek (zaman/toplantı) go v.
gülüp geçmek laugh off v.
geçmek (çöl) track v.
sözü geçmek be talked about v.
ıska geçmek disregard v.
harekete geçmek take action v.
sözü geçmek be influential v.
arabayla geçmek drive by v.
kendinden geçmek blackout v.
yürüyerek geçmek pass v.
harekete geçmek act v.
yıldırım hızıyla geçmek shoot by v.
geçmek (sınav sınıf vb'ni) go through v.
yerine geçmek sub v.
içi geçmek shrivel v.
matrak geçmek tease v.
içinden geçmek traverse v.
gemi ile geçmek navigate v.
hücuma geçmek give assault v.
başına geçmek take the helm of v.
arkasından yetişip önüne geçmek overhaul v.
iktidara geçmek come into power v.
geçmek (rakibi) get ahead of v.
eğilip bükülerek geçmek wriggle v.
yarıp geçmek plough v.
kahkahalarla birisiyle dalga geçmek jeer at v.
eline geçmek find v.
hakkı yokken sırada bekleyenlerin önüne geçmek jump the queue v.
atağa geçmek attack v.
kendinden geçmek break down v.
modası geçmek be out of fashion v.
büyük bir hızla geçmek flash v.
ötesine geçmek go beyond v.
gülüp geçmek laugh at v.
vın diye geçmek zoom v.
hücuma geçmek sally v.
faaliyete geçmek go into action v.
temasa geçmek contact v.
yönetime geçmek accede v.
bir uygulamadan başka bir uygulamaya geçmek change over from v.
geçmek bilmemek wear on v.
zorla geçmek break through v.
teğet geçmek be tangent to v.
kıyak geçmek go easy on v.
oylamaya geçmek closure v.
dalga geçmek jape v.
geçmek (zaman) go on v.
gülüp geçmek laugh away v.
hızla öne geçmek shoot ahead v.
harekete geçmek make a move v.
harekete geçmek energise v.
yerine geçmek go on v.
acısı geçmek (a sorrow, pain) to stop v.
kendinden geçmek be entranced v.
hükmü geçmek have authority v.
birbirine geçmek (çark dişi) mesh v.
geçmek (ruh ölümden sonra bir bedenden başka bir bedene) transmigrate v.
kuyruktakilerin önüne geçmek jump the queue v.
birden aklından geçmek flash through one's mind v.
elemeyi geçmek win a qualifying heat v.
ırzına geçmek violate v.
eline geçmek get v.
öne geçmek get the upper hand v.
bir uygulamadan başka bir uygulamaya geçmek change over to v.
dalga geçmek make fun of v.
hükmü geçmek have authority over v.
delip geçmek thrust through v.
geçmek (başka yere) adjourn v.
kıvrıla kıvrıla biryerden geçmek worm through v.
biriyle dalga geçmek pull someone's leg v.
dalga geçmek rag v.
iç içe geçmek telescope v.
ırzına geçmek interfere with v.
imbikten geçmek distil v.
geçmek (sınav sınıf vb'ni) get through v.
dalga geçmek rib v.
ırzına geçmek force v.
karşı hücuma geçmek counterattack v.
geçmek (hastalık) clear up v.
içinden geçmek pass through v.
dalga geçmek trifle v.
bağımsız yönetime geçmek decentralize v.
geçmek (karşıdan karşıya) cross v.
(huy) geçmek rub off on v.
dalga geçmek slack off v.
temasa geçmek get in touch v.
üzerinden geçmek (bir yerin) sweep v.
harekete geçmek gang v.
kendinden geçmek lose one's head v.
tarihe geçmek go down in history v.
kadastroya geçmek be registered in a cadastre v.
birini geçmek go someone one better v.
atlayarak geçmek (bir konudan başka bir konuya) skip v.
ıska geçmek ignore v.
boynuz kulağı geçmek surpass one's elder v.
yerine geçmek stand for v.
temasa geçmek get in touch with v.
üstünden geçmek hump v.
es geçmek pass over v.
yarıp geçmek plow v.
yerine geçmek displace v.
tek geçmek be one's favourite v.
dalga geçmek cod v.
dalga geçmek gibe v.
üzerinden geçmek retrace v.
vın diye geçmek rip v.
sınavda geçmek pass v.
birbirine geçmek mesh v.
başından geçmek happen to v.
yarışta en ileriye geçmek forge ahead v.
caddeyi dikkatsizce geçmek jaywalk v.
üzerinden geçmek hump v.
dalga geçmek make merry over v.
üzerinden geçmek pass over v.
bir şeyleri atlayarak başka bir konuya geçmek skip v.
dalga geçmek kid v.
geçmek bilmemek drag behind v.
üzerinden geçmek walk through v.
sınıf geçmek pass v.
sınavı geçmek pass an examination v.
imbikten geçmek distill v.
yarıp geçmek break through v.
altından geçmek cross under v.
başa geçmek come in v.
dümen başına geçmek take the helm v.
belirli bir sıra halinde geçmek parade v.
kendinden geçmek faint v.
üstünden geçmek traverse v.
nazı geçmek have influence over v.
üzerinden geçmek bestride v.
aklından geçmek cross one's mind v.
en son teknikleri uygulamaya geçmek update v.
transit geçmek transit v.
sözü geçmek rule the roast v.
dalga geçmek pull somebody's leg v.
kıyak geçmek smooth the way for somebody v.
etrafından geçmek (bir yerin) skirt v.
çark dişlisi birbirine geçmek mesh v.
koşarak geçmek run over v.
birbirine geçmek lock v.
başından geçmek happen v.
adı geçmek be mentioned v.
başka bir konuma geçmek transfer v.
vadesi geçmek be overdue v.
geçmek (yarışta) outstrip v.
taşak geçmek pull somebody's leg v.
durmadan geçmek (bir taşıt durması gereken bir yerden) go through v.
geçmek (sınırını) transgress v.
yetişip geçmek overreach v.
zaman geçmek go on v.
eline geçmek earn v.
sınavdan geçmek pass an examination v.
içi geçmek drop off v.
ile temasa geçmek contact v.
harekete geçmek gang up v.
atlayıp geçmek pass over v.
atağa geçmek proceed to attack v.
araba ile geçmek overtake v.
koşarak geçmek run across v.
yerine geçmek subrogate v.
üstünden geçmek cross over v.
es geçmek skip v.
delip geçmek penetrate v.
bir üst seviyeye geçmek upgrade v.
içi geçmek doze off v.
üstünden geçmek pass over v.
bir tondan başka bir tona geçmek modulate v.
geçmek bilmemek linger v.
yarıp geçmek plow through v.
dalga geçmek shirk v.
sözü geçmek call the shots v.
birinin ismini deyip de geçmek sell someone short v.
önüne geçmek head off v.
… için harekete geçmek militate for v.
harekete geçmek mobilize v.
temasa geçmek get on to somebody v.
sınırı geçmek cross the frontier v.
atlayarak geçmek stride v.
biriyle dalga geçmek pull one's leg v.
geçmek bilmemek wear away v.
yerine geçmek take the place of v.
sözü geçmek be mentioned v.
sıyırıp geçmek graze v.
atlayarak geçmek skip v.
ezip geçmek sweep v.
eyleme geçmek go into action v.
öne geçmek forge ahead v.
dalga geçmek monkey around v.
geçmek (bir engelin üstünden) take v.
utancından yerin dibine geçmek feel like 30 cents v.
arasından geçmek thread v.
sıyırıp geçmek skim v.
öne geçmek come to the fore v.
başa geçmek take control v.
deyip geçmek underrate v.
ıska geçmek miss a target v.
fermaya geçmek (av köpeği) set v.
olarak geçmek pass for v.
boyunu geçmek (su) be over one's head v.
önüne geçmek forestall v.
sıyırıp geçmek shave v.
dalga geçmek banter v.
kendinden geçmek pass out v.
yerine geçmek (başkasının/başka bir şeyin) take over v.
olarak geçmek be accepted as v.
yükselişe geçmek be on the rise v.
atağa geçmek start work on with purpose and vigor v.
geçmek (başka bir konuya) pass on to v.
içi geçmek faint v.
ele geçmek be caught v.
yerine geçmek succeed v.
buldozerle üzerinden geçmek bulldoze v.
ele geçmek be captured v.
nazı geçmek have influence v.
yerin dibine geçmek feel like 30 cents v.
başına güneş geçmek get sunstroke v.
duruma geçmek switch into v.
üstünden geçmek (köprü bir yerin) span v.
sözü geçmek call the tune v.
sınırını geçmek transcend v.
taarruza geçmek take the offensive v.
yol açıp arasından geçmek plow through v.
başkasının eline geçmek change hands v.
hızla geçmek flit v.
başından geçmek pass through v.
rüzgar gibi geçmek streak v.
alev gibi yalayıp geçmek lick v.
ötesine geçmek overreach v.
kıvrıla kıvrıla biryerden geçmek worm one's way through v.
yıldırım gibi geçmek shoot past v.
başından geçmek fare v.
geçmek (bir hastalık) get over v.
bir yandan öbür yana geçmek traverse v.
modası geçmek go out v.
ileri geçmek pass forward v.
birbirine geçmek intertangle v.
yürüyerek üzerinden geçmek step over v.
geçmek (tasarı/teklif vb meclisten) get through v.
çarpıp üstünden geçmek run over v.
gırgır geçmek make fun of v.
modası geçmek go out of date v.
geçmek (üstünlük açısından) surpass v.
aklından geçmek pass through one's mind v.
dalga geçmek jibe v.
çok hızlı geçmek whiz v.
uçarak geçmek wing v.
gülüp geçmek frolic v.
yüzerek geçmek (akarsu/göl vb'ni) swim v.
sicile geçmek register v.
gırgır geçmek make fun v.
hora geçmek be appreciated v.
yerine geçmek prevail v.
arasından geçmek pass through v.
teleskopun elemanları gibi iç içe geçmek telescope v.
transit geçmek pass in transit v.
sıyırıp geçmek clear v.
bir uygulamadan başka bir uygulamaya geçmek change over v.
utancından yerin dibine geçmek feel cheap v.
yürüyerek geçmek stride v.
başından geçmek know v.
altyazı geçmek subtitle v.
önüne geçmek avert v.
boydan boya geçmek go across v.
hızla geçmek shoot v.
yan yola geçmek shunt v.
zaman geçmek lapse v.
arabayla önünden geçmek drive by v.
birbirine geçmek interlace v.
yerine geçmek supplant v.
yavaş yavaş öne geçmek draw ahead v.
yerine geçmek take somebody's place v.
birbirine geçmek fit together v.
koşarak geçmek run v.
yanından geçmek bypass v.
sığ yerden yürüyerek geçmek ford v.
dalga geçmek tease v.
kendinden geçmek be overwhelmed v.
geçmek bilmemek drag v.
içinden geçmek perforate v.
at ile üzerinden geçmek override v.
dalga geçmek jeer v.
meclisten geçmek be approved by assembly v.
geçmek (yol) ride v.
harekete geçmek start to move v.
önüne geçmek prohibit v.
harekete geçmek go into action v.
vızıldayarak geçmek zip v.
kalkışa geçmek take off v.
bir adımda (birşeyin) üstünden geçmek stride over v.
büyük bir hızla geçmek whirl v.
kendinden geçmek get carried away v.
emeği geçmek contribute efforts v.
kenarından geçmek skirt v.
yerine geçmek substitute somebody v.
yürüyerek geçmek pass by v.
avantaj birine geçmek gain the upper hand v.
iş başına geçmek come into power v.
saldırıya geçmek attack v.
hükmü geçmek expire v.
hızla geçmek streak v.
delip geçmek empierce v.
bir sıçrayışta (bir şeyin) üstünden geçmek spring across v.
dalga geçmek scoff v.
vızır vızır geçmek whiz v.
feleğin çemberinden geçmek go through the mill v.
sessizce geçmek slide v.
arasından geçmek penetrate v.
taarruza geçmek charge v.
sözü geçmek have influence v.
başından geçmek experience v.
ezilip iç içe geçmek telescope v.
üzerinden geçmek fly over v.
başkasının yerine geçmek supersede v.
üstünden geçmek get over v.
üzerinden geçmek cross over v.
karşıya geçmek cross over v.
taşak geçmek jeer at v.
karşıdan karşıya geçmek cross over v.
geçmek (tasarı/teklif vb meclisten) go through v.
sıyırıp geçmek glance off v.
teğet geçmek touch v.
başından geçmek live through v.
eline geçmek catch v.
sınırı geçmek run a boundary v.
ötesine geçmek transcend v.
başa geçmek reach the highest position v.
üstünden geçmek (kemer yolun) span v.
temasa geçmek communicate v.
içinden yürüyerek geçmek (sığ su/çamur) wade through v.
önüne geçmek obviate v.
kendinden geçmek lose oneself v.
çaprazlama geçmek traverse v.
dalga geçmek mock v.
kendinden geçmek commune with oneself v.
öbür tarafa geçmek pass over v.
tamamen içine geçmek interpenetrate v.
içinden geçmek pierce v.
aklından geçmek occur one's mind v.
faaliyete geçmek enter into service v.
sözü geçmek rule v.
kendinden geçmek let one's hair down v.
uğramadan geçmek bypass v.
yürüyerek geçmek wade v.
kendinden geçmek be beside oneself v.
birbirinin içine geçmek interpenetrate v.
ruh vb geçmek transmigrate v.
çark dişleri birbirine geçmek gear v.
kayıtlara geçmek be on the books v.
öne geçmek get ahead v.
önüne geçmek get ahead v.
avurdu avurduna geçmek be gaunt v.
avurdu avurduna geçmek grow lean and gaunt v.
alay geçmek make fun of v.
ancak geçmek (dar bir yerden) skin through v.
güçbela geçmek (dar bir yerden) skin through v.
açıktan geçmek steer off v.
delip geçmek transfix v.
delip geçmek impale v.
bağlantıya geçmek get in touch with v.
ile temasa geçmek get in touch with v.
bağlantıya geçmek contact v.
bağlantıya geçmek make contact v.
emeği geçmek pull one's weight v.
başına geçmek (şirket vb) head v.
şirketin başına geçmek head the company v.
birisinden sonra şirketin başına geçmek head the company after someone v.
başına geçmek head v.
sınavı iyi geçmek (one's exam/test) go well v.
seri üretime geçmek commence mass production v.
bir malın seri üretimine geçmek commence mass production of v.
konusu geçmek be mentioned v.
(zaman) geçmek elapse v.
(karşıya) geçmek cross v.
yükselişe geçmek rally v.
otomasyona geçmek automate v.
otomasyona geçmek automatise v.
otomasyona geçmek automatize v.
önüne geçmek get ahead of somebody v.
güzel geçmek (fuar vb) go great v.
sipariş geçmek make an order v.
sipariş geçmek place an order with v.
sipariş geçmek send an order v.
çok emeği geçmek support v.
elekten geçmek pass through the sieve v.
elekten geçmek be sifted out v.
elekten geçmek pass through the sifter v.
elemeleri geçmek make the cut v.
transa geçmek fall into a trance v.
transa geçmek enter a hypnotic state v.
transa geçmek go into a trance v.
üretime geçmek start production v.
dalga geçmek kid around with someone v.
gırgır geçmek make a fool of somebody v.
gır gır geçmek make a fool of somebody v.
gır gır geçmek make fun of somebody v.
gırgır geçmek take the mickey out of somebody v.
gırgır geçmek make fun of somebody v.
gır gır geçmek take the mickey out of somebody v.
zamanı geçmek become void v.
zamanı geçmek be outmoded (for something) expire v.
zamanı geçmek be out of date v.
sınavı geçmek get through v.
sınıfını geçmek get through v.
meclisten geçmek (tasarı vb) get through v.
denetimden geçmek be checked v.
değişikliklerden geçmek pass through changes v.
değişikliklerden geçmek have changes v.
denetimden geçmek be controlled v.
değişikliklerden geçmek be changed v.
değişikliklerden geçmek go through changes v.
çapraz geçmek cross diagonally v.
çizgiyi geçmek cross the line v.
çabuk geçmek go by quickly v.
çabuk geçmek pass quickly v.
denetimden geçmek be audited v.
denetimden geçmek be inspected v.
ergenliğe geçmek reach puberty v.
hayatı gözünün önünden geçmek (one's life) flash before one's eyes v.
dönemeçten geçmek pass a curve (in a road) v.
dönemeçten geçmek pass a turning point v.
dönemeçten geçmek pass a critical point v.
dönemeçten geçmek pass a bend (in a road) v.
kara geçmek move into profit v.
bir sonraki adıma geçmek go next step v.
bir sonraki adıma geçmek move on to the next step v.
bir sonraki adıma geçmek proceed to the next step v.
vatandaşlığa geçmek take (a certain country's) citizenship v.
inişe geçmek peel off v.
vatandaşlığa geçmek acquire (a certain country's) citizenship v.
vatandaşlığına geçmek take (a certain country's) citizenship v.
vatandaşlığına geçmek acquire (a certain country's) citizenship v.
yanından geçmek (nehir vb) stroll along (such as a river) v.
(bir şeyin) yanından geçmek walk along v.
birbirine geçmek interdigitate v.
harekete geçmek set over v.
köprüyü geçmek cross the bridge v.
iltimas geçmek bestow a privilege upon v.
iltimas geçmek bestow a privilege on v.
inişe geçmek start to descend v.
inişe geçmek start descending v.
inişe geçmek start to decline v.
onaydan geçmek gain approval v.
tehlike geçmek (danger) pass v.
onaydan geçmek be met with approval v.
gümrükten geçmek go through customs v.
sınırdan geçmek go through border v.
onaydan geçmek get approval v.
sağlık kontrollerinden geçmek undergo medical examinations v.
onaydan geçmek win approval v.
sınavı geçmek pass the exam v.
onaydan geçmek obtain approval v.
sınavı geçmek scrape through the exam v.
seçim barajını geçmek pass the election threshold v.
yoldan geçmek pass by v.
yoldan geçmek pass through the street v.
safhadan geçmek go through a phase v.
(araçla) sınırı geçmek drive across the border v.
aşamasından geçmek go through the phase of v.
tünelden geçmek go through a tunnel v.
aşama geçmek go through a phase v.