kısım - Turkish English Dictionary
History

kısım



Meanings of "kısım" in English Turkish Dictionary : 53 result(s)

Turkish English
Common Usage
kısım section n.
kısım part n.
General
kısım branch n.
kısım fragment n.
kısım arm n.
kısım snack n.
kısım compartment n.
kısım dole n.
kısım stretch n.
kısım piece n.
kısım proportion n.
kısım genus n.
kısım percentage n.
kısım kind n.
kısım instalment n.
kısım line n.
kısım chamber n.
kısım break n.
kısım article n.
kısım department n.
kısım part n.
kısım fraction n.
kısım division n.
kısım chapter n.
kısım portio n.
kısım installment n.
kısım lot n.
kısım partition n.
kısım portion n.
kısım bit n.
kısım layer n.
kısım cantle n.
kısım cantlet n.
kısım canton [obsolete] n.
kısım region n.
Trade/Economic
kısım installment
kısım component
kısım segment
kısım lot
kısım department
kısım division
kısım portion
kısım instalment
Law
kısım tranche
Technical
kısım offtake
kısım zone
kısım fraction
kısım part
kısım portion
Construction
kısım subsection
Medical
kısım moiety
Food Engineering
kısım fraction
Geography
kısım reaches n.

Meanings of "kısım" with other terms in English Turkish Dictionary : 335 result(s)

Turkish English
General
kısım kısım olma fragmentariness n.
pencereli üst kısım yapı clerestory n.
orta kısım waist n.
bir kitapta konuyla ilgili daha geniş açıklama için oluşturulmuş ek kısım excursus n.
üst kısım headpiece n.
en özlü kısım quintessence n.
üst kısım roof n.
etli kısım pulp n.
düzeltilmeye muhtaç kısım area requiring corrective action n.
boncuklu kısım beading n.
kısım müdürü division manager n.
orta kısım middle n.
en büyük kısım the most part n.
üst kısım deck n.
iç kısım inner side n.
baş kısım heading n.
büyük kısım bulk n.
mahalli kısım local department n.
(fıçıda/çuvalda) boş kalan kısım ullage n.
en iyi kısım the best part n.
tepe kısım spire n.
iç kısım interior n.
arka kısım tail n.
en iyi kısım titbit n.
ön kısım (araba) snout n.
aşınmış kısım abrasion n.
fazla kısım surplusage n.
uyuşmayan kısım incongruity n.
en şiddetli kısım (saldırı/azarlama/baskı vb'nin) brunt n.
en iyi kısım the fat n.
geri ödenen kısım rebate n.
dip kısım butt n.
uç kısım head n.
bir dramada marazın çıktığı kısım epitasis n.
iç kısım innerside n.
kollara ayrılan kısım fork n.
içeri kıvrık kısım involution n.
kalan kısım residue n.
bir nutuğa son kısım ekleme epiloguing n.
en ağır kısım (saldırı/azarlama/baskı vb'nin) brunt n.
geri kalan kısım remainder n.
iç kısım innards n.
alttan kesilmiş kısım undercut n.
büyük kısım body n.
boyna benzer kısım cervix n.
sınırları çizilen kısım intercept n.
orta kısım heart n.
sütun başlığıyla kaide arasındaki kısım shaft n.
en iyi kısım cream n.
tamamlayıcı kısım part and parcel n.
eski kitaplarda kırmızı harflerle basılan kısım rubric n.
ızgara ucunu taşıyan metal bir kısım grate bearer n.
üst kısım head n.
kısım adı section name n.
uç kısım neb n.
en önemli kısım bulk n.
fazla olan kısım excess n.
orta kısım centre-piece n.
alt kısım sub-section n.
(ülke) iç kısım inland n.
iç kısım inside n.
iç kısım bowel n.
hareketli kısım walking part n.
alt kısım underside n.
arka kısım tail end n.
bir kısım medya certain parts of the media n.
gerekli kısım necessary part n.
gerekli kısım required part n.
gerekli kısım essential part n.
ilave kısım additional part n.
dış kısım outer side n.
dış kısım external part n.
dış kısım outside n.
iç kısım internal part n.
altı çizili kısım underlined part n.
hayati önemde kısım vital part n.
hayati önemde kısım/bölüm vital part n.
mutfak kısım şefi chef de partie n.
bölüm/kısım passus n.
kare kısım canton n.
en iyi kısım tidbit n.
pencereli üst kısım yapı clerestorey n.
orta kısım midsection n.
büyük bir kısım a major part n.
aşan kısım exceeding part n.
son kısım tag end n.
yerel kısım local part n.
üçüncü kısım third part n.
alt kısım lower part n.
biyonik kısım bionic part n.
son kısım tail n.
arka kısım tail-end n.
en son kısım tag end n.
ilahi sonuna eklenen kısım acroteleutic [obsolete] n.
aşınmış yüzey/kısım abrasion n.
arka kısım back matter n.
kitabın ana bölümünden sonra gelen kısım back matter n.
arka kısım end matter n.
kitabın ana bölümünden sonra gelen kısım end matter n.
son kısım afternoon n.
bayraklarda üst köşede, gönder direğine yakın bulunan dikdörtgen kısım canton n.
iade edilen kısım rebate n.
(şarkı, şiir vb.) akılda kalan ufak kısım catch n.
arka kısım backward n.
çeneyi kaplayan etli kısım chaps n.
çeneyi kaplayan etli kısım chao n.
gemide top namlularının bulunduğu kısım chase [obsolete] n.
tükenmez ya da dolma kalemin ucundaki konik kısım nib n.
birinci kısım part one n.
iç kısım inward adj.
on ikide bir kısım duodenary adj.
kısım kısım fragmentary adj.
üst kısım (bir yaprağın vb) adaxial adj.
kısım kısım bitty adj.
kısım kısım in sections adv.
kısım kısım by dribs and drabs adv.
kısım kısım in parts adv.
Colloquial
temel kısım part and parcel
işi yapan kısım business end of something
uç kısım business end of something
Idioms
son kısım fag-end
en eğlenceli/keyifli/güzel kısım high point
en dikkat çekici/çeken kısım high point
eksik kalmış/tamamlanmamış kısım loose end
en önemli kısım/parça/nokta crowning touch
Speaking
hangi kısım? which part?
hangi kısım? which section?
Slang
cezaevinde mahkumların giremediği ve diğer cezaevi bölümlerine geçişi olan kısım sallyport
cezaevinde mahkumların giremediği ve diğer cezaevi bölümlerine geçişi olan kısım sally port
Trade/Economic
kısım şefi service manager
alınan mala karşı peşin ödenen kısım down payment
çalışmayan kısım gider ve zararları idle capacity expenses and losses
bir ekonomide toplam üretimden tüketilen kısım çıkartıldığında geri kalan pay aggregate demand externality
reklama karşı ilgiyi artırmak için eklenen yapay kısım veya bu amaçla kullanılan araçlar gimmick
bankada hesapta bulunandan çekilmiş kısım overdraft
hisse satışında bir kısım hakların yeni sahibine geçmeyip eski sahibine ait olarak kalması durumu ex rights
çalışmayan kısım gider ve zararları idle capacity expenses losses
çalışmayan kısım giderleri ve zararları expenses and losses from the non-operating section
bir şirketin bir kısım aktifinin başka bir şirketin hisse senetleri karşılığında devredilmesi split-of
boş kalan kısım (fıçı/çuval vb) fire wantage
araba yükünden daha eksik kısım less than car load lot
kısım amiri section manager
kısım şefi section chief
kısım şefi section manager
kısım amiri section chief
kısım şefi department chief
fıçıdaki boş kısım ullage
borçlardan geri kalan kısım net assets
önemli kısım essential part
esaslı kısım essential part
tasarruf yeter sayısına sahip kısım disposable portion
harcamaların yapıldığı kısım spending unit
kısım müdürü/yöneticisi functional manager
Law
abd iflas kanununda iflas eden şirketin mahkeme gözetimi altında işini yeniden düzenleyebileceğini belirten kısım chapter 11 [usa] n.
abd iflas kanununda iflas eden şirketin mahkeme gözetimi altında işini yeniden düzenleyebileceğini belirten kısım chapter xi n.
abd iflas kanununda iflas eden şirkete mahkemenin kayyım atayabileceğini belirten kısım chapter 7 [usa] n.
mükerrer sigortada ilk sigortada karşılanmayan kısım için ikinci sigortadan talepte bulunmaya dair şart american clause
mükerrer sigortada ilk sigortada karşılanmayan kısım için ikinci sigortadan talepte bulunmaya dair kloz american clause
teslim edilmemiş kısım undelivered section
mirastan mirasçıya düşen kısım assets per descent
Insurance
reasürans yoluyla bir kısım sorumluluğu devralan şirket reinsurer
Tourism
yolcununun taşıta binmeyle taşıttan inmesine kadar yolculuğu oluşturan kısım segment
(mutfak) kısım şefi line chef
Media
tv programlarında karakterlerin tek başlarına kamera karşısına geçip duygu ve düşüncelerini aktardıkları kısım confessional
Technical
radyal kısım radial n.
(topoğrafya ölçümünde) kavisli noktalar arasındaki düz kısım tangent n.
silindir bloklarını taşıyan kısım jib frame
son kısım kesimi suffix truncation
sanal kısım imaginary part
tüysüz kısım bare spot
sert kısım solid body
arka kısım stern
düz kısım taper journals
supap saplarının içerisinde hareket ettikleri silindirik kısım valve guide
bisiklet motosiklet vb ini yönetmek için kullanılan ve ön tekere kumanda eden kısım handle bar
kısım mühendisi section engineer
yakıtın yakıldığı kısım furnace
plastik kısım plastical body
esas kısım body
stringer ve borda saçlarının birleştiği kısım wake
çok az bir basınçla bir silahı ateşleyen kısım hair trigger
kondenserlerde deniz suyunun verildiği ve oradan borulara geçtiği kısım water box
alt kısım base
iğne valfi taşıyan kısım nozzle body
bir uçağın kanadında bulunan ve motorları ihtiva eden kapalı kısım nacelle
aşınmış kısım abrasion
arka kısım rear side
motoru örten ve içine alan kısım nacelle
yuvarlakça kısım lobe
kaplarda ağza yakın dar kısım neck
contalı kısım sealed area
bükülmüş kıvrık kısım bend
dönmeyen kısım stator
kaplanan kısım tread
üst kısım top side
üst kısım upper part
kalan kısım remaining body
ayrılacak kısım leaver section
filtre edilmeyen kısım retentate
boş kalan kısım ullage
genişlemiş kısım ampulla
filtreden geçmeyerek ayrıştırılan kısım retentate
alıcı taraf/kısım receiving end
Computer
bir kısım metin some text
kısım etiketi section label
sağ kısım right section
kısım başlığı section heading
kısım konu başlığı section title
seçili kısım seçim selection
seçili kısım selection
orta kısım center section
kısım başlığı chapter heading
geçerli kısım current section
kısım sonu end of section
sol kısım left section
yerleşik olmayan kısım nonresident portion
son kısım kesimi suffix truncation
Telecom
önemli kısım substantial part
Electric
akım taşıyan kısım live part
Textile
etekte üst kısım yoke
yan kısım side part
üst kısım cap
tüysüz kısım bare spot
Architecture
sütunun tepesinde yer alan süslemeli kısım capital n.
sütunda başın hemen altındaki dar kısım neck n.
Construction
pencereli üst kısım clerestory
pencereli üst kısım clearstory
üst kısım superstructure
pencereli üst kısım clerestorey
pencereli üst kısım clearstorey
Automotive
sabit kısım stator
makine ile işlenmiş düz kısım machined flat
dış kısım exterior
alt kısım bottom end
arka kısım rear end
ön kısım front clip
alt kısım lower end
arka kısım rear clip
alt kısım underbody structure
üst kısım top end
üst kısım conta takımı top end gasket set
Railway
tren rayında düz kısım tangent n.
vagonda ayrılmış küçük kısım compartment
sapan kısım deflecting section
Aeronautic
kaykayın burnu yerine kuyruk kısmına baskı yapılarak bu kısım üzerinde sürtünerek yapılan kayma hareket tailslide n.
iç kısım inner wing section
uçakta kontrol işlevlerinin bulunduğu kısım cockpit
pistin merkez hattını gösteren elektronik kısım localizer
en ön kısım leading edge
uçak gövdesinde orta kısım waist
pistin merkez hattını gösteren elektronik kısım localiser
Marine
kıç kısım after body n.
teknenin yelkenini ana gövdeye bağlayan uzun metal kısım chainplate
baş kısım stem
gemi kıçında bulunan çıkıntılı kısım fantail
kıç kısım afterpart
gel-git arasında kalan kısım littoral zone
Medical
solunabilir kısım inspirable fraction
antijen bağlayan kısım fragment antigen binding
tenasül uzuvları ile makat arasındaki kısım perineum
kristalize edilebilen kısım fragment crystallizable
insan beyninin oluşumu ve gelişimi esnasında ortaya çıkan geçici kısım neuromere
antijen bağlayan kısım antigen binding fragment
kristalize edilebilen kısım crystallizable fragment
burnun orta kısım defektlerinin onarımı reconstruction of the defects in the middle of the nose
klavikula orta kısım rezeksiyonu midshaft clavicular resection
Anatomy
beynin anatomisine ait olan kısım cerebral n.
şakağa ait kısım temporal n.
dil şeklindeki çıkıntı veya kısım lingula
Dentistry
dişin kökü ve taç bölgesi arasındaki hafif daralan kısım neck of a tooth n.
Food Engineering
etli kısım flesh
süzülemeyen kısım retantate
Gastronomy
kaplamalı şekerin ortasındaki lezzetli kısım center n.
kaplamalı şekerin ortasındaki lezzetli kısım centre n.
narenciye kabuğunun en dışındaki renkli kısım zest
kaplumbağa üst kabuğunun alt kısmındaki yenilebilir kısım calipash
kaplumbağanın alt kabuğunda yer alan yenilebilir kısım calipee
Math
reel kısım real part
gerçek kısım real part
Biology
süngerlerde cinsiyetsiz üretken kısım gemmule
Marine Biology
karındanbacaklılarda kabuk açıklığının merkez hattını oluşturan kısım labium n.
balığın kuyruğunu gövdesine bitiştiren dar kısım caudal penduncle
Zoology
kaplumbağa üst kabuğunun alt kısmındaki yenilebilir kısım callipash n.
kaplumbağanın alt kabuğundaki yenilebilir kısım callipee n.
tilki kuyruğunun ucundaki beyaz kısım chape n.
Botanic
(kesilen/kopan bir kısım) tekrar büyümek regrow v.
bazı çiçeklerde fincan biçimli iç kısım chalice n.
bazı bitki saplarının altındaki soğanımsı kısım corm
eğreltiotu gibi bitkilerin ucunda bulunan kıvrık kısım fiddlehead
Tobacco
filtrenin dışındaki hem filtre birimini sararak bir arada tutan hem de sigarayla bağlantısını sağlayan kağıt kısım tipping paper
History
hanedan armalarının ortasındaki kısım nombril n.
Religious
katolik kilisesinin ekmek ve şarap ayininin ilk bölümü olan sanctus'un peşinden gelen kısım canon of the mass n.
Environment
potansiyel olarak kaybolan kısım potentially disappeared fraction
potansiyel olarak etkilenen kısım potentially affected fraction
Geology
yer kabuğunda diğer kısımların etkisiyle sürekli yer değiştiren kısım tectonic plate n.
ince kısım fines
yüzeyde görünen kısım outcrop
toprakta suya doygun olmayan kısım vadose zone
Military
telli kısım çavuşu wire chief
tehlikeli kısım danger space
nato hava savunma elektronik kısım komitesi nato air defence electronic environment committee
merkez kısım amiri adjutant
oto kısım komutanı truckmaster
deniz mayın harbinde bir gemi tarafından taranmış bölgenin taranacak kısım yüzdesine bölünmesiyle elde edilen oran lap width
tabur merkez kısım amiri battalion adjutant
füzede iki kat arasındaki kısım interstage section
fizik tedavi kısım şefi chief physical therapist
hava trafik kontrol kısım amiri flight facilities officer
hava önleme füzelerinde kanatlar üzerinde bulunan ve füzenin uçuş esnasında kendi etrafında dönmesini engelleyen döner kısım roller-on
kısım kol düzeni section column
kriptolu kısım cryptographic part
karada harekat yapan kısım over-land element
kara yolu ile harekat yapan kısım over-land element
kısım amiri section chief
karadan harekat yapan kısım over-land element
kısım yürüyüş kolu section column
araç kısım komutanı truckmaster
Hunting
silahın kabzasını namlunun arka ucuna bağlayan kısım neck of a cascabel n.
silahın kabzasını namlunun arka ucuna bağlayan kısım neck of a gun n.
arpacık üstündeki renkli kısım colored insert
yivli silah kovanlarında çekirdeği kavrayan kısım neck
tüfek kundaklarında yanağa destekleyecek şekilde yapılmış veya eklenmiş kısım cheekpiece
Art
(intro'nun tersi) şarkını kapanış bölümündeki kısım outro
filmin sonunda oyuncuların ve ekibin isimlerinin geçtiği kısım outro
Music
perde üzerinde melodi veya tonların çoğunun bulunduğu kısım tessitura n.
Cinema
filmin sonunda oyuncuların ve ekibin isimlerinin geçtiği kısım closing credits
filmin sonunda oyuncuların ve ekibin isimlerinin geçtiği kısım end credits
filmin sonunda oyuncuların ve ekibin isimlerinin geçtiği kısım final credits roll
Printery
yazıcıda başı omuza bağlayan kısım neck n.
yaş kısım wet-end
Latin
üst kısım capita
Archaic
iade edilen kısım rebatement n.
kısım ile ilgili chapteral adj.
Engineering
(köprü mühendisliğinde) bir kablonun en ucundaki pim üzerinde yan yana parçalardan oluşan kısım cherd packing n.
Reptiles
halkalı solucanlarda solungaçların bulunduğu kısım capitibranchiata n.