keskin - Turkish English Dictionary
History

keskin



Meanings of "keskin" in English Turkish Dictionary : 71 result(s)

Turkish English
Common Usage
keskin sharp adj.
keskin keen adj.
keskin acute adj.
General
keskin strong adj.
keskin splitting adj.
keskin intense adj.
keskin bitter adj.
keskin stinging adj.
keskin strident adj.
keskin exquisite adj.
keskin mordant adj.
keskin severe adj.
keskin acrid adj.
keskin subtile adj.
keskin pointed adj.
keskin piercing adj.
keskin dead adj.
keskin keen adj.
keskin weazen adj.
keskin lively adj.
keskin tart adj.
keskin tangy adj.
keskin quick adj.
keskin poignant adj.
keskin salty adj.
keskin rank adj.
keskin mordacious adj.
keskin edged adj.
keskin searching adj.
keskin sour adj.
keskin peppery adj.
keskin shrill adj.
keskin trenchant adj.
keskin dry adj.
keskin deep adj.
keskin smart adj.
keskin cutting adj.
keskin piquant adj.
keskin penetrative adj.
keskin powerful adj.
keskin biting adj.
keskin spiky adj.
keskin incisive adj.
keskin blazing adj.
keskin nipping adj.
keskin nippy adj.
keskin penetrant adj.
keskin severest adj.
keskin severer adj.
keskin sharp adj.
keskin keen-edged adj.
keskin sharp-set adj.
keskin sharp-edged adj.
keskin sharp-cut adj.
keskin penetrating adj.
keskin pungent adj.
keskin argute adj.
keskin acute adj.
keskin aigre adj.
keskin thrillant [obsolete] adj.
keskin trenchand [obsolete] adj.
Technical
keskin ogive
keskin chamfer
keskin sharp
keskin vivid
Computer
keskin chiseled
keskin chiselled
Medical
keskin peracute
Gastronomy
keskin pungent
Botanic
keskin thorny adj.
Archaic
keskin toothy adj.

Meanings of "keskin" with other terms in English Turkish Dictionary : 375 result(s)

Turkish English
Common Usage
keskin dilli sharp-tongued adj.
General
keskin ses çıkarmak make a sharp sound v.
keskin bir hale getirmek whet v.
keskin nişan almak sharpshoot v.
keskin bir tezat teşkil etmek stand in vivid contrast v.
diğer yöne keskin bir dönüş yapmak angle v.
keskin çığlık screech n.
keskin koku tang n.
keskin köşe zig n.
keskin dönüş jag n.
kesici aletlerin keskin yanı mouth n.
keskin göz eagle eye n.
keskin kokulu gaz fume n.
ıslık gibi keskin bir ses swish n.
keskin ağız sharp edge n.
keskin fikir shrewd idea n.
keskin bakışlılık hawkeye state n.
keskin nişancı a crack shot n.
keskin bir tat tang n.
keskin nişancı dead shot n.
keskin zekalılık perspicaciousness n.
keskin viraj sharp bend n.
keskin viraj hairpin bend n.
keskin nişancı sharp shooter n.
keskin zeka perspicacity n.
keskin koku redolence n.
sarımsakta bulunan, antibakteriyel özelliği olan, keskin kokulu, yağsı sıvı allicin n.
tek ağzı keskin kılıç backsword n.
keskin kenar edge n.
keskin bakış searching n.
keskin dönüş sharp curve n.
keskin viraj hairpin turn n.
keskin gözlülük sharp sightedness n.
keskin bir kayalığın zirvesi aiguille n.
keskin viraj (dönüş) loop n.
keskin nişancı sharpshooter n.
keskin olma durumu mordacity n.
keskin nişancılık sharpshooting n.
keskin dönüş tight turn n.
keskin duyululuk acuity n.
ucu keskin bir şeyle dürtme jabbing n.
keskin kenar straight edge n.
keskin bakış hawkeye n.
keskin düşüş sharp drop n.
keskin zeka acute mind n.
keskin zek­a acumen n.
iki tarafı keskin kılıç double-edged sword n.
keskin açı dog-leg n.
keskin ayrım sharp contrast n.
büyük ve keskin bıçak machete n.
keskin tat tang n.
keskin bıçak sharp knife n.
keskin nişancı crack shot n.
keskin nişancı deadeye n.
keskin nişancı marksman n.
keskin kenar cutting edge n.
keskin bir dönüş a sharp break n.
keskin dönemeç zig n.
sivri/keskin diş sharp tooth n.
keskin koku alma özelliği keen sense of smell n.
keskin duyu keen sense n.
keskin bir sopa a sharp stick n.
keskin koku alma duyusu keen sense of smell n.
keskin koku a strong odor n.
keskin beceriler razor-sharp skills n.
keskin acı searing pain n.
keskin balta sharp axe n.
şikan/keskin viraj chicane n.
keskin gözlülük clairvoyance n.
keskin ve delici alet atık kutusu sharps bins n.
keskin ve delici alet atık kutusu sharps bin n.
keskin bir ağrı a sharp pain n.
keskin nişancı jager n.
keskin yükseliş sharp increase n.
keskin yükseliş sharp rise n.
keskin pençeler sharp claws n.
eski yunan ve roma'da hamamda kullanılan, ciltten ter ve kiri kazımaya yarayan kıvrımlı ve keskin olmayan bir bıçak türü strigil n.
keskin gaga sharp beak n.
jilet gibi keskin dişler razor sharp teeth n.
keskin makas sharp scissors n.
ani ve keskin ses clonk n.
bronzdan yapılma keskin ses çıkaran zil krotala n.
ucu çatal ortası kaşık ve kenarı bıçak gibi keskin olan yemek yeme aracı runcible spoon n.
güçlü ve keskin tat veya kokuya sahip olma raciness n.
daha keskin odaklanma refocusing n.
keskin zeka keen intelligence n.
keskin tat nip n.
keskin soğuk nip n.
keskin bakış incisive glance n.
keskin dil wounding tongue n.
keskin (zeka/koku/ses) penetrating adj.
keskin gözlü clear sighted adj.
keskin zekalı very intelligent adj.
keskin köşeli sharp cornered adj.
idraki keskin percipient adj.
keskin gözlü sharp sighted adj.
keskin zekalı perspicacious adj.
keskin (göz/zeka) keen adj.
iki tarafı keskin double edged adj.
keskin (ses) shrill adj.
keskin bakışlı hawk eyed adj.
keskin (rüzgar) cutting adj.
yeterince keskin sharp enough adj.
keskin kenarlı edgy adj.
keskin (gözler) sharp adj.
kadar keskin as sharp as adj.
keskin (bakış) searching adj.
bıçak gibi (keskin) knifelike adj.
keskin zekalı astute adj.
gözü keskin keen sighted adj.
keskin (bakış) penetrating adj.
keskin (tat/koku) tangy adj.
keskin gözlü eagle eyed adj.
keskin bakışlı lyncean adj.
keskin olmayan edgeless adj.
keskin kenarlı keen adj.
keskin kenarı olan keen adj.
keskin (bıçak gibi) keen adj.
keskin kokulu keen adj.
en keskin sharpest adj.
ucu keskin bir şeyle dürtülmüş jabbed adj.
çok keskin very sharp adj.
keskin tadı olan nippy adj.
keskin hatları olan chiselled adj.
keskin olmayan unsharpened adj.
keskin olmayan blunt adj.
keskin gözlü clear-sighted adj.
keskin hatlı hard-edge adj.
keskin gözlü eagle-eyed adj.
keskin görüşlü clear-eyed adj.
keskin bakışlı hawk-eyed adj.
iki tarafı keskin double-edged adj.
çok keskin razor-sharp adj.
keskin görüşlü sharp-sighted adj.
gözü keskin sharp-eyed adj.
keskin kenarlı sharp-edged adj.
iki yüzü keskin two-edged adj.
gözü keskin sharp-sighted adj.
keskin ağızlı keen-edged adj.
keskin kokulu odourous adj.
keskin tadı olan piquant adj.
keskin kokulu pungent adj.
keskin uçlu pointed end adj.
keskin uçlu pointed adj.
keskin uçlu sharp-pointed adj.
(ses) keskin strident adj.
keskin bakışlı sharp-eyed adj.
kılıç kadar keskin sharp as a sword adj.
keskin gözlü sharp-eyed adj.
gözleri keskin keen-sighted adj.
keskin gözlü sharp-sighted adj.
gözleri keskin sharp-sighted adj.
gözleri keskin quick-sighted adj.
keskin gözlü quick-sighted adj.
keskin gözlü keen-sighted adj.
keskin gözlü argus-eyed adj.
gözleri keskin hawk-eyed adj.
gözleri keskin argus-eyed adj.
gözleri keskin lynx-eyed adj.
keskin gözlü hawk-eyed adj.
gözleri keskin sharp-eyed adj.
keskin gözlü lynx-eyed adj.
keskin zekalı brilliant adj.
keskin hatları olan chiseled adj.
keskin gagalı cultrirostral adj.
keskin hatlı hard-edged adj.
keskin zekalı olmayan unacuminous adj.
keskin dilli tart-tongued adj.
keskin zekalı acuminous adj.
keskin köşeli razor-edged adj.
keskin kenarlı razor-edged adj.
keskin ağızlı (jilet, ustura vb.) razor-edged adj.
çok keskin razor-edged adj.
hayvansal ürünlerin pişerken veya yanarken çıkardığı keskin kokuya sahip nidorose adj.
hayvansal ürünlerin pişerken veya yanarken çıkardığı keskin kokuya sahip nidorous adj.
keskin gözlü night-eyed adj.
keskin (soğuk) nipping adj.
keskin zekalı needle-sharp adj.
keskin olmayan toothless adj.
keskin bir şekilde sagaciously adv.
keskin olarak spikily adv.
keskin bir şekilde bitingly adv.
keskin bir şekilde acridly adv.
keskin bir biçimde bluffly adv.
keskin bir şekilde mordaciously adv.
keskin olarak tartly adv.
keskin bir sesle in a sharp voice adv.
keskin bir biçimde mordantly adv.
keskin halde cuttingly adv.
keskin olmayan bir halde chancily adv.
keskin biçimde severely adv.
keskin olarak bitterly adv.
keskin bir şekilde acutely adv.
Proverb
keskin sirke küpüne zarar a bad temper harms its possessor most
Colloquial
yüzü çirkin, ince, keskin veya sivri hatlara sahip olan (kişi) weasel-faced adj.
keskin hatlı clear cut
keskin bakışlı hawk-eyed
keskin bakışlı keen-sighted
keskin bakışlı sharp-sighted
keskin bakışlı quick-sighted
keskin bakışlı lynx-eyed
keskin gözlü lynx-eyed
keskin bakışlı argus-eyed
keskin gözlü quick-sighted
keskin gözlü sharp-sighted
keskin gözlü argus-eyed
keskin gözlü hawk-eyed
keskin gözlü keen-sighted
jilet kadar keskin sharp as a razor
çok keskin sharp as a razor
Idioms
keskin kokuya sahip olmak reach one's nostrils v.
keskin bir çözüm bulmak lance the boil v.
iki rakip grup arasındaki keskin ayrım clear blue water n.
keskin göz eagle eye
kulağı keskin sharp-eared
jilet gibi keskin razor-sharp
keskin zekası olmak have one's head screwed on the right way
keskin bakış an eagle eye
keskin göz an eagle eye
keskin zekalı olmak have one's head screwed on the right way
keskin zeka sharp wit
keskin bir zekaya sahip olmak have a mind as sharp as a steel trap
jilet gibi keskin sharp as a razor blade
iki tarafı keskin kılıç double-edged sword
iki tarafı keskin kılıç two-edged sword
iki tarafı keskin kılıç a double-edged sword
keskin/kıvrak bir zekaya sahip olmak have a mind like a steel trap
keskin biçimde görünür kılmak throw something into sharp relief
çok keskin as sharp as a razor
keskin zekalı as sharp as a tack
keskin zekalı as sharp as a razor
jilet kadar keskin as sharp as a razor
Slang
keskin nişancı deadeye
Trade/Economic
fiyatta keskin düşüş reaction n.
bir şirketin ya da piyasanın bütününde yaşanan keskin ve olumlu yönde toparlanma turnaround
Law
keskin olmayan bir alet a blunt instrument
Technical
elmas kesme aletinin keskin ucu nib n.
keskin anlamında bir önek oxy
keskin kenarı olan keen
keskin kenarlı keen
keskin kokulu keen
keskin olma durumu mordacity
keskin kontak blade contact
keskin köşeli kum sharp sand
keskin açı dogleg
keskin tranzisyon sharp transition
keskin imaj sharp image
keskin viraj jackknifing
keskin kenarlı feather edged
keskin kokulu pungent
keskin bıçak gibi keen
keskin yapmak sharpen
keskin kurp sharp curve
keskin köşe sharp corner
keskin ağızlı alet edge tool
keskin ağızlı sharp-edged
keskin kenarlı savak sharp-edged weir
keskin kenarlı savak sharp-crested weir
keskin kenarlı savak thin-plate weir
keskin pikli feyazan sharp-crested flood
keskin uç sharp-edge
keskin köşeli sharp-edged
ucu keskin keski edge tool
kör keskin olmayan blunted
keskin olmayan blunt
keskin ağızlı cultrate
keskin uçlu tel bariyer razor wire
iki tarafı keskin double-edged
iki ucu keskin two-edged
iki tarafı keskin two-edged
iki ucu keskin double-edged
keskin kenarlı tuğla featheredge
keskin kenar sharp edge
keskin ağızlı keen edged
keskin çentik sharp notch
keskin takım edged tool
keskin koku tang
keskin kumlar sharp sands
sivri ve keskin dişli saber-toothed
keskin veya sivri uçlu nesneler sharp-edged objects
keskin cisimler tarafından kesilmeye direnç resistance to cutting by sharp objects
keskin kenar square edge
sivri ve keskin dişli sabre-toothed
keskin viraj jack-knifing
Computer
çok fazla keskin extra sharp
fps oyunlarında otların arkasına saklanan keskin nişancı bush wookie
Construction
çatlak, çöküntü, keskin açı gibi faktörlerden ötürü bir alandaki gerilimin artması notch effect n.
keskin kenarlı featheredged
Automotive
tavanı arka bölmenin üzerine keskin şekilde inen otomobil tipi notchback n.
arka bölme üzerine keskin şekilde inen otomobil tavanı notchback n.
keskin dönemeç dog leg
keskin dönemeç tight bend
Traffic
keskin viraj hairpin turn
keskin viraj/dönemeç hairpin corner
keskin viraj/dönemeç hairpin bend
keskin viraj/dönemeç hairpin curve
Aeronautic
bıçak gibi keskin kenarlı çelik veya diğer sert maddeler knife edge
Medical
en keskin görüş noktası yellow spot
keskin sınırlı sharply circumscribed
keskin sınırlı lezyon sharply-circumscribed lesion
soğuk bir şeyler yiyip içmenin sonucunda oluşan keskin baş ağrısı cold-stimulus headache
soğuk bir şeyler yiyip içmenin sonucunda oluşan keskin baş ağrısı brain freeze
soğuk bir şeyler yiyip içmenin sonucunda oluşan keskin baş ağrısı ice-cream headache
keskin olmayan bir cisimle kafaya alınan darbe blunt injury
keskin olmayan bir cisimle kafaya alınan darbe blunt force trauma
keskin olmayan bir cisimle kafaya alınan darbe non-penetrating trauma
keskin olmayan bir cisimle kafaya alınan darbe blunt trauma
keskin olmayan bir cisimle vücudun herhangi bir yerine alınan darbe blunt force trauma
keskin olmayan bir cisimle vücudun herhangi bir yerine alınan darbe blunt trauma
keskin olmayan bir cisimle vücudun herhangi bir yerine alınan darbe non-penetrating trauma
keskin olmayan bir cisimle vücudun herhangi bir yerine alınan darbe blunt injury
çivi gibi keskin ve sivri bir şey yüzünden oluşan derin yara puncture wound
Dentistry
keskin olmayan diş blunt tooth
Physiology
keskin görü acuity n.
keskin görme yetisi acuity n.
Optics
(görüntünün netleşmesi için) daha keskin odaklanmak refocus v.
Gastronomy
tadı keskin olma tanginess n.
keskin bir çedar peyniri tillamook n.
keskin bir çedar peyniri tillamook cheese n.
keskin kokulu bir fransız peyniri camembert
Chemistry
eski zamanlarda unları ağartmak ve yaşlandırmak için kullanılan sarı, keskin ve uçucu bir yağ nitrogen trichloride n.
akrolin oksitlenmesinden elde edilen renksiz ve keskin kokuya sahip bir tür asit acrylic
Biology
etoburların et çiğnemeye uygun keskin kenarlı dişleri carnassial tooth n.
Marine Biology
crangonidae familyasından, keskin bir ses çıkaran çeşitli küçük karideslere verilen ad nipper n.
kırbaç gibi ince ve uzun bir gövdesi ve keskin dişleri olan bir deniz balığı cinsi trichiurus n.
Zoology
hayvanda keskin ve sivri uzantı thorn n.
keskin uzuvlu sharp-limbed
Botanic
keskin tarak şeklinde yüzgeçleri olan tüy yapraklı eğreltiotu cinsi rasp fern (doodia) n.
üçgen gövdesi ve keskin kenarlı yaprakları olan batı hindistan bitkisi razor grass (scleria scindens) n.
kokusu keskin, kırmızı veya mor çiçekleri ve sapsız yaprakları olan bir kuzeydoğu abd bitkisi red trillium (trillium sessile) n.
kokusu keskin, kırmızı veya mor çiçekleri ve sapsız yaprakları olan bir kuzeydoğu abd bitkisi sessile trillium n.
kokusu keskin, kırmızı veya mor çiçekleri ve sapsız yaprakları olan bir kuzeydoğu abd bitkisi toadshade n.
güney ve orta amerika'da yetişen, yuvarlak yaprakları ve keskin sarı, turuncu ya da kırmızı çiçekleri olan bir süs bitkisi nasturtion (tropaeolum) n.
güney ve orta amerika'da yetişen, yuvarlak yaprakları ve keskin sarı, turuncu ya da kırmızı çiçekleri olan bir süs bitkisi nasturtium n.
doğu avustralya'ya özgü, keskin sert iğne yaprakları ve beyaz çiçekleri olan bir çalı needle bush (hakea lissosperma) n.
doğu avustralya'ya özgü, keskin sert iğne yaprakları ve beyaz çiçekleri olan bir çalı needlebush n.
doğu avustralya'ya özgü, keskin sert iğne yaprakları ve beyaz çiçekleri olan bir çalı needle-bush n.
nassella ve stipa cinslerine ait, keskin kılçıkları olan tüylü başakçıklara sahip çeşitli çimen türlerinden her biri needle grass n.
orta ve doğu avustralya'ya özgü, keskin sivri yaprakları ve kremsi beyaz çiçekleri olan büyük ve gür bir çalı needle wood (hakea leucoptera) n.
orta ve doğu avustralya'ya özgü, keskin sivri yaprakları ve kremsi beyaz çiçekleri olan büyük ve gür bir çalı needlewood n.
orta ve doğu avustralya'ya özgü, keskin sivri yaprakları ve kremsi beyaz çiçekleri olan büyük ve gür bir çalı needle-wood n.
keskin kıllara sahip birçok ısırgan otu türünü içeren bir bitki ailesi nettle family (urticaceae) n.
çok keskin tadı olan bir çim toothache grass (ctenium americanum) n.
çiçeği örümceğe benzeyen keskin kokulu tropik bir bitki cleome
keskin kokulu bir yabani bitki wood garlic
keskin kokulu bir yabani bitki wild garlic
keskin kokulu bir yabani bitki ramsons
keskin kokulu bir yabani bitki allium ursinum
Tobacco
keskin kısımlar lacerations
Forestry
keskin, çelik uçlu kaldıraç canthook n.
keskin, çelik uçlu kaldıraç cant dog n.
Social Sciences
keskin sosyal sınıf ayrımına sahip olmayan casteless adj.
Military
tabanca keskin nişancısı pistol sharpshooter
keskin nişancı sniper
keskin dönüşler sharp turns
keskin nişancı brövesi sharpshooter badge
keskin nişancı mevziinin kullanılması use of the snipping post
keskin nişancıların kullanılması employment of snipers
keskin nişancı sharpshooter
keskin dönüş steep turn
ani ve keskin tırmanarak dönüş chandelle
keskin nişancılık eğitimi sharpshooting training
keskin nişancı tüfeği designated marksman rifle (dmr)
Hunting
(av köpeği, sürüyü) keskin ve doğru bir şekilde işaret etmek nail v.
Art
oymacılık ve süslemede kullanılan keskin sivri uçlu metal alet needle n.
Music
sesin bir yarıktan veya dudağın keskin kenarından geçen hava ile üretildiği üflemeli çalgı labial pipe n.
keskin rezonansa sahip olmayan (ses) nasal adj.
kısa ve keskin ses staccato
Theatre
keskin ses squeak
British Slang
keskin/sert bakan gözler eyes like a shithouse rat
Ornithology
güney amerika'ya özgü, keskin ve sivri uçlu gagası olan sinekkuşu cinsi ramphomicron n.
geniş bir gagası, sert keskin tüyleri ve sivri kuyruğu olan bir amerikan ördeği noddy (oxyura jamaicensis rubida) n.
kuş gagasının keskin kenarı tomium n.
kuş gagasının keskin kenarı ile ilgili tomial adj.
kuş gagasının keskin kenarına ait tomial adj.