price - Turkish English Dictionary
History

price

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


Meanings of "price" in Turkish English Dictionary : 28 result(s)

English Turkish
Common Usage
price n. bedel
price n. fiyat
price n. ücret
General
price v. fiyat koymak
price v. fiyatını belirlemek
price v. paha biçmek
price v. ücretlendirmek
price v. değer biçmek
price n. semen
price n. karşılık
price n. paha
price n. rüşvet
price n. fiyat
price n. eder
price n. ücret
price n. değer
price n. kıymet
Trade/Economic
price fiyatlandırmak
price satış fiyatı
price değer
price kıymet
price bedel
price eder
price fiyat
price paha
price semen
Places
price wisconsin eyaletinde yerleşim yeri
price utah eyaletinde şehir

Meanings of "price" with other terms in English Turkish Dictionary : 500 result(s)

English Turkish
Common Usage
high price n. yüksek fiyat
price list n. fiyat listesi
General
estimate price v. biçmek
knock something off the price v. fiyatta indirim yapmak
set a fixed price v. narh koymak
lower the price v. ucuzlatmak
put a price on somebody's head v. başına ödül koymak
increase the price v. pahalandırmak
fix the price of v. fiyat koymak
lower the price of v. ucuzlatmak
increase the price of v. pahalandırmak
reduce the price v. fiyat kırmak
come down in price v. bir şeyin fiyatı düşmek
decrease the price v. fiyatı düşürmek
quote a price v. fiyat vermek
put a price on v. adını koymak
estimate a price for v. fiyat biçmek
estimate a price v. fiyat biçmek
fix the price v. fiyat koymak
go up in price v. fiyatlanmak
set the price v. fiyatını belirlemek
set a price on someone's head v. aranılan bir kimsenin kellesine fiyat biçmek
quote a price for v. fiyat vermek
come down in one's price v. kendi malının fiyatını düşürmek
lower the price v. fiyat kırmak
reduce the price of v. fiyatı düşürmek
estimate the price v. paha biçmek
reduce the price v. ucuzlatmak
estimate a price v. paha biçmek
lower the price v. fiyatı düşürmek
price something out v. fiyat araştırması yapmak
price out v. fiyat araştırması yapmak
price out v. paha biçmek
price out v. fiyat koymak
price something out v. fiyatını soruşturmak
price out v. fiyatını soruşturmak
price out v. fiyatlandırmak
get something at a bargain price v. ucuza kapatmak
be sold at a very cheap price v. bedavaya gitmek
pay a price (for something) v. bedel ödemek
pay the price for v. bedelini ödemek
pay the price for v. bedel ödemek
(for a) price increase v. zam gelmek
be included in the price v. fiyata dahil olmak
reflect the price difference v. fiyat farkını yansıtmak
reflect the price difference v. fiyat farkı yansıtmak
raise the sale price v. fiyatını yükseltmek
raise the sale price v. fiyatına zam yapmak
keep something low (price/quality/pressure) v. düşük tutmak
(one's price) be increased v. zamlanmak
cut the price v. fiyatı indirmek
bring down one's price v. fiyatını düşürmek
mark down one's price v. fiyatını düşürmek
mark down the price v. fiyatı indirmek
mark down one's price v. fiyatını indirmek
mark down the price v. fiyatı düşürmek
bring down one's price v. fiyatını indirmek
cut the price v. fiyatı düşürmek
bring down the price v. fiyatı düşürmek
cut one's price v. fiyatını düşürmek
lower one's price v. fiyatını indirmek
cut one's price v. fiyatını indirmek
bring down the price v. fiyatı indirmek
lower one's price v. fiyatını düşürmek
slash the price v. fiyatı düşürmek
push down one's price v. fiyatını indirmek
reduce the price v. fiyatı düşürmek
reduce one's price v. fiyatını düşürmek
reflect the price increase v. zammı yansıtmak
push down one's price v. fiyatını düşürmek
reduce one's price v. fiyatını indirmek
push down price v. fiyatı indirmek
push down price v. fiyatı düşürmek
slash the price v. fiyatı indirmek
raise (the price) artificially v. fiyatı şişirmek
mark down the price v. fiyatı aşağı çekmek
reduce the price v. fiyatı aşağı çekmek
slash the price v. fiyatı aşağı çekmek
agree on price v. fiyatta anlaşmak
cut the price v. fiyatı aşağı çekmek
lower the price v. fiyatı aşağı çekmek
inflate the price v. fiyatı şişirmek
push down the price v. fiyatı aşağı çekmek
bring down the price v. fiyatı aşağı çekmek
increase the price v. fiyatı yükseltmek
mark up price v. fiyat arttırmak
mark up the price v. fiyatı yükseltmek
mark up price v. fiyat yükseltmek
mark up the price v. fiyatı artırmak
mark up the price v. fiyatı arttırmak
increase the price v. fiyatı artırmak
increase the price v. fiyatı arttırmak
something's price increase v. fiyatı yükselmek
(something's price) to increase v. fiyatı artmak
set a price for v. ücretlendirmek
pay the difference (in price) v. fark ödemek
reduce the price v. fiyatı (aşağı) çekmek
bring down the price v. fiyatı (aşağı) çekmek
lower the price v. fiyatı (aşağı) çekmek
mark down the price v. fiyatı (aşağı) çekmek
push down the price v. fiyatı (aşağı) çekmek
(one's price) fall v. fiyatı düşmek
(one's price) go down v. fiyatı düşmek
(one's price) slump v. fiyatı düşmek
(one's price) drop v. fiyatı düşmek
raise the price v. fiyatı yukarı çekmek
adjust the price v. fiyatı ayarlamak
increase the price v. fiyatı yukarı çekmek
reconsider the price v. fiyatı yeniden değerlendirmek
hide the price v. fiyatı saklamak
round the price v. fiyatı yuvarlamak
pay a price v. diyet ödemek
pay a price v. bedel ödemek
leave at a price v. (belirli bir) fiyata bırakmak
pay a heavy price for v. bedelini ağır ödemek
reduce the price of v. fiyatını düşürmek
pay the ultimate price v. yüksek bir fiyat ödemek
pay the ultimate price v. en yüksek bedeli ödemek
price out of the market v. fiyatını yükseltmek
price out of the market v. çok fazla değer biçmek
price out of the market v. değerini yükseltmek
price out of the market v. yüksek fiyata satmak
pay the price before history v. tarih önünde hesap vermek
demand bride price v. başlık parası istemek
pay the price before history v. tarihe hesap vermek
pay a high price v. çok fazla para ödemek
pay a high price v. dünyanın parasını ödemek
pay a high price v. pahalıya mal olmak
raise the price v. fiyatı yükseltmek
sell under the price v. fiyatından aşağıya satmak
stand at a high price v. fiyatta yüksek olmak
fall in price v. fiyatı düşürmek
keep a price v. fiyatta ısrar etmek
agree upon the price v. fiyatta mutabık olmak
agree on the price v. fiyatta uzlaşmak
differ in price v. fiyatta farklı olmak
bargain a price v. fiyat üzerinde pazarlık yapmak
agree about the price v. fiyatta mutabık olmak
agree about the price v. fiyat üzerinde uyuşmak
keep the price high v. fiyatı yüksek tutmak
price to drop v. fiyat düşmek
price to fall v. fiyat düşmek
price go down v. fiyat düşmek
be sold at a very cheap price v. ucuza gitmek
be sold at the same price v. aynı fiyata satılmak
be sold at the same price v. aynı paraya satılmak
recommend a price v. bir fiyat tavsiye etmek
suggest a price v. bir fiyat tavsiye etmek
get a price quote v. fiyat teklifi almak
obtain a price quote v. fiyat teklifi almak
receive a price quote v. fiyat teklifi almak
be out of one's price range v. ödeyebileceği fiyatın üzerinde olmak
haggle about the price v. fiyat için pazarlık yapmak
price out of the market v. (piyasanın) çok üzerinde fiyat biçmek/koymak
look for a better price v. daha iyi/ucuz bir fiyat aramak
determine a price v. fiyat belirlemek
set a price v. fiyat belirlemek
lower the price v. fiyatı indirmek
lower the price v. fiyat düşürmek
reduce the price v. fiyat düşürmek
reduce the price v. fiyatı indirmek
deduct from the price v. fiyattan düşmek
command a fair price v. makul bir fiyatı hak etmek
astronomic price n. astronomik fiyat
going price n. şimdiki fiyat
bride's price n. başlık
excessive price n. fahiş fiyat
market price n. rayiç fiyat
price grid n. fiyat tablosu
fixed price n. maktu fiyat
cash price n. peşin fiyatı
price limit n. fiyat haddi
absolute price n. mutlak fiyat
exorbitant price n. fahiş fiyat
average price n. ortalama fiyat
price gap n. ücret farkı
charter price n. kira ücreti
equilibrium price n. denge fiyatı
ruling price n. cari fiyat
stock price forecasting n. stok fiyat tahmini
outrageous price n. fahiş fiyat
price control n. fiyat kontrolü
price control n. fiyat denetimi
equalisation price n. denkleştirme fiyatı
price hikes for oil n. petrol fiyatlarında artış
unit price n. birim fiyatı
officially fixed price n. narh
reduced price n. indirimli fiyat
price tag n. fiyat etiketi
price cut n. indirim
differential price list n. farklı tarife
illegal price n. aşırı fiyat
the price minus the discount n. indirimli fiyat
equitable price n. adil fiyat
price list n. tarife
bride price n. başlık parası
increase (in price) n. bindirim
price range n. fiyat dağılımı
price of loyalty n. sadakatin bedeli
factory price n. fabrika fiyatı
the lowest price n. taban fiyat
price cutting n. fiyat kırma
stiff price n. yüksek fiyat
price ceiling n. fiyat tavanı
current price n. cari fiyat
fixed price n. sabit fiyat
sluicegate price n. set fiyatı
price offer n. fiyat teklifi
increase in price n. fiyat artışı
minimum price n. asgari fiyat
fancy price n. fahiş fiyat
wholesale price n. toptan fiyatı
state bound by market and price mechanism n. piyasa ve fiyat mekanizmasına dayalı devlet
fixed price n. prifiks
purchase price n. satınalma fiyatı
price adjustment n. fiyat ayarlaması
price gap n. fiyat farkı
price difference n. fiyat farkı
advertised price n. afişe fiyat
price request form n. fiyat talep formu
price for seeing the bride’s face n. yüz görümlüğü
reduced price n. tenzilatlı fiyat
representative price n. örnek fiyat
price cutting n. indirim
wholesale price index n. toptan eşya fiyat indeksi
bedrock price n. en düşük fiyat
unaltered price n. değiştirilmemiş fiyat
prohibitive price n. fahiş fiyat
unjust price n. fahiş fiyat
illegal price n. fahiş fiyat
loaded price n. yüklü fiyat
fair price n. makul fiyat
bargain price n. indirimli fiyat
bargain price n. sudan ucuz fiyat
fair price n. adil fiyat
sale price n. satış fiyatı
total price n. toplam fiyat
price and support information n. ücret ve destek bilgisi
price per unit n. birim fiyatı
price each n. birim fiyatı
price marking n. fiyat etiketi
renewal price n. yenileme fiyatı
price tags n. fiyat etiketleri
stiff price n. ateş pahası
daily price n. günlük fiyat
low price n. ucuz fiyat
retail price n. perakende fiyatı
price increase n. fiyat artışı
price rise n. fiyat artışı
estimated price n. muhammen bedel
estimated price n. tahmini fiyat
purchase price n. alış bedeli
unit price n. adet fiyatı
cut price n. indirimli fiyat
cut price n. tenzilatlı fiyat
room price n. oda ücreti
room price n. oda fiyatı
affordable price n. makul fiyat
affordable price n. uygun fiyat
price paid n. ödenen ücret
cash sale price n. peşin satış fiyatı
final price n. son fiyat
decreasing price n. azalan fiyat
land price n. arsa değeri
falling price n. azalan fiyat
land price n. arsa fiyatı
price request n. fiyat talebi
campaign price n. kampanya fiyatı
nominal price n. nominal bedel
customer price n. müşteri fiyatı
heavy price n. ağır bedel
price surge n. fiyat artışı
oil price surge n. petrol fiyatlarındaki artış
all-in price n. her şey içinde fiyat
cut-price shop n. ucuzcu dükkan
price-fixing n. fiyat dondurma
fair price n. uygun fiyat
extra over price n. fiyat farkı
reasonable price n. makul fiyat
domestic price n. yerli fiyatı
fixed price n. sabit alış fiyatı
price comparison n. fiyat karşılaştırması
fixed purchase price n. sabit alış fiyatı
price hikes in the offing n. zamlar kapıda (haber başlığı)
the lowest price n. en son fiyat
the lowest price n. en aşağı fiyat
the lowest price n. en düşük fiyat
charming price n. cazip fiyat
carpet at low price n. düşük fiyata halı
ticket price n. bilet fiyatı
economical price n. ekonomik fiyat
repair price n. tamir bedeli
bride price n. mehir
bride price n. damadın gelinin ailesine verdiği para veya mal
admission price n. giriş ücreti
regular price n. normal fiyat
regular price n. sezon fiyatı
regular price n. indirimden önceki fiyat
price chart n. fiyat tablosu
convenient price n. uygun fiyat
appropriate price n. uygun fiyat
price rise n. zam
astronomical price n. astronomik rakam
astronomical price n. astronomik fiyat
price-point retailer n. her şey bir milyoncu
price schedule n. fiyat listesi
price-point retailer n. bir milyoncu
budget price n. uygun/ucuz fıyat
ideal price n. ideal fiyat
entrance price n. giriş ücreti
grain price n. tahıl fiyatı
reduced in price adj. tenzilatlı
beyond price adj. paha biçilmez
without price adj. paha biçilmez
price cutting adj. tenezzül eden
cut-price adj. indirimli mal satan
cut-price adj. indirimli
cut-price adj. tenzilatlı
price-favorable adj. fiyat avantajlı
price-independent adj. fiyattan bağımsız
price-independent adj. fiyat bağımsız
price-independent adj. fiyata bağlı olmayan
at a fabulous price adv. ateş pahasına
for any price adv. herhangi bir fiyat için
not at any price adv. katiyen
at reduced price adv. düşük fiyatla
not at my price adv. dünyada katiyen
at a price adv. özveri veya kayıpla
not at any price adv. hiçbir şekilde
at a price adv. fiyatlı
not at my price adv. katiyen
at a price adv. fiyatla
not at my price adv. dünyada
at half price adv. yarı fiyatla
at a cheap price adv. ucuz fiyata
half-price adv. yarı fiyatına
at a fair market price adv. normal pazar fiyatına
at a fabulous price adv. muhteşem bir fiyata
at any price adv. ne pahasına olursa olsun
Phrases
at any price adv. her ne pahasına olursa olsun
for any price adv. her ne pahasına olursa olsun
at any price her ne pahasına olursa olsun
at the lowest price en ucuz fiyata
over the price bedel üzerinden
with no price limit tutar limiti olmadan
Proverb
thing you don't want is dear at any price ucuz etin yahnisi yavan olur
thing you don't want is dear at any price bir şey sadece fiyatı ucuz olduğu için alınmaz
Colloquial
not to haggle about the price v. üçe beşe bakmamak
price out fiyatını sormak
for any price hiçbir surette
at low price düşük fiyata
at any price her koşul altında
at a price çok pahalı
beyond price çok değerli
every man has his price herkesin bir fiyatı vardır
at a price çok maliyetli
at a price çok para
beyond price paha biçilemez
at a price yüksek maliyetli
at any price ne olursa olsun
cheap at half the price! çok pahalı!
cheap at half the price! el yakıyor!
decrease the price fiyatı düşürün
take it or leave it price pazarlıksız/son fiyat
at a fabulous price adeta el yakıyor
can't beat the price bundan ucuzunu bulamazsın
Idioms
not at any price dünyada olmaz
fancy price ateş pahası
fancy price çok yüksek fiyat
fancy price astronomik fiyat
fancy price çok tuzlu fiyat
set a price on someone's head birinin başına ödül koymak
put a price on someone's head birinin başına ödül koymak
nothing comes without a price herşeyin bir bedeli vardır
sell something for a certain price (liradan/dolardan) satmak
sell something for a certain price belli bir fiyata satmak
come at a price bir bedeli olmak
drive a price up fiyatları yükseltmek
drive a price down fiyatları aşağıya çekmek
drive a price down fiyatları düşürmek
drive a price up fiyatını yükseltmek
price one has to pay ödenecek bedel
get a price on one's head başına ödül konmuş olmak
have a price on one's head başına ödül konmuş olmak
no matter the price bedeli/fiyatı ne olursa olsun
put a price on someone's head başına ödül koymak
place a price on someone's head başına ödül koymak
pay the price bedel ödemek
for a price çok pahalı
put a price on something fiyat vermek
put a price tag on something fiyat/paha biçmek
put a price on something fiyat söylemek
put a price tag on something fiyat söylemek
put a price tag on something fiyat vermek
put a price on something fiyat/paha biçmek
set one's own price fiyatını kendi belirlemek
set one's own price fiyatı kendisi koymak
Speaking
name your price düşündüğünüz fiyatı söyleyin
that's the last price aşağısı kurtarmaz
he is gonna pay a price for it o bunun bedelini ödeyecek
he is gonna pay a price for it o bedelini ödeyecek
what price kaç para eder
you will pay the price! gününü göreceksin
what price kaç yazar
you will pay the price! görürsün gününü
what price ne yazar
there is a price to pay for everything herşeyin bir bedeli var
don't roll the dice if you can't pay the price boyundan büyük işlere kalkışma
don't roll the dice if you can't pay the price adımını atmadan önce iyi düşün
don't roll the dice if you can't pay the price sonuçlarını göze alamayacağın işe kalkışma
prepare to pay the price bedelini ödemeye hazırlan
what's your price? fiyatın nedir?
this is the best price we can do yapabileceğimiz en iyi fiyat bu
what is your last price? en son kaç para olur?
what is your last price? en son ne kadar olur?
your price is high fiyatınız yüksek
if you make a mistake you pay the price hata yaparsan bedelini ödersin
everybody has their price herkesin bir fiyatı vardır
what is its price? fiyatı ne?
Slang
jack up (the price) fiyatını yükseltmek
Trade/Economic
computed price n. rayiç
bid price n. teklif fiyatı
cost and freight price mal bedeli ve navlunun dahil edildiği fiyat
exit trade price işlemden çıkış fiyatı
target price hedef fiyat
money price cari fiyat
entry trade price işlem giriş fiyatı
broad price policy ana fiyat politikası
price elasticity of supply arzın fiyat esnekliği
price sensitive customers fiyata odaklı müşteriler
price support fiyat desteklemesi
hidden price increase gizli fiyat artışı
real price gerçek fiyat
at fixed price pazarlıksız
wage and price controls ücret ve fiyat kontrolleri
minimum export price asgari ihraç fiyatı
price of admission giriş ücreti
price floor taban fiyat
implicit price deflator örtülü fiyat deflatörü
threshold price eşik fiyat
common price pazar fiyatı
cif price sigorta ve navlun bedelini içeren fiyat
perfectly efficient price tam fiyat etkinliği
price gain kur kazancı
reference price referans fiyat
sale price satış bedeli
computed price azami fiyat
prospective price tahmini fiyat
supported price destekleme fiyatı
derived intervention price belirlenmiş karışma bedeli
net price her türlü ıskonto ve indirimler çıkartıldıktan sonra kalan fiyat
landed price teslim yerine kadarki yükleme boşaltma masrafları dahil fiyat
consumer price index tüketici fiyatları endeksi
price flexibility fiyat esnekliği
price maintenance fiyatları aynı seviyede tutma
medium price orta fiyat
weigthed average price ağırlıklı ortalama yöntemle hesaplanmış fiyat
price stabilization fiyatlardaki değişkenliğin önlenmesi veya azaltılması
price discrimination fiyat farklılaştırma
price taker fiyat kabullenen
asking price satıcının istediği fiyat
replacement price yenileme fiyatı
share price hisse senedi fiyatı
sale price indirimli satış fiyatı
price indices fiyat endeksleri
subscription price menkul değerin ihraç fiyatı
just price dengeli fiyat
price priority fiyat önceliği
fair price adil fiyat
strike price işlem fiyatı
actual price gerçekleşen fiyat
asked price satış için istenen fiyat
knocked down price düşürülmüş fiyat
price elasticity of demand talebin fiyat esnekliği
price mechanism fiyat oluşturma sistemi
purchase price satın alma bedeli
ceiling price tavan fiyat
price differences fiyat farklılıkları
price lndex fiyat endeksi
market price piyasa değeri
current price rayiç
exchange price değişim fiyatı
unit price birim fiyat
graduated price kademeli fiyat
threshold price eşik fiyatı
conversion price dönüştürme fiyatı
rental price of capital sermayenin kirası
price quotation fiyat kaydı
price regulation fiyat ayarlama
money price bugünkü tl değeri ile ifade olunan fiyat
rationing function of price fiyatların dağıtım fonksiyonu
striking price uygulama fiyatı
maximum price en yüksek fiyat
escalation price mukaveleye konan şartlı fiyat
price determination system fiyat oluşturma sistemi
price controls fiyat kontrolleri
price adjustment clauses fiyat ayarlama maddeleri
settlement price ödeşme fiyatı
weighted average price ağırlıklı ortalama fiyatı
asked price satıcının istediği fiyat