serbest - Turkish English Dictionary
History

serbest



Meanings of "serbest" in English Turkish Dictionary : 64 result(s)

Turkish English
Common Usage
serbest free adj.
General
serbest at large adj.
serbest cavalier adj.
serbest unengaged adj.
serbest go adj.
serbest liberated adj.
serbest at liberty adj.
serbest unconstrained adj.
serbest unshackled adj.
serbest footloose adj.
serbest unconfined adj.
serbest latitudinarian adj.
serbest quit adj.
serbest exempt adj.
serbest freewheeling adj.
serbest unfettered adj.
serbest rakish adj.
serbest degage adj.
serbest fetterless adj.
serbest disengaged adj.
serbest leisure adj.
serbest off duty adj.
serbest unhampered adj.
serbest broad adj.
serbest loose adj.
serbest on the loose adj.
serbest free and easy adj.
serbest freehearted adj.
serbest voluntary adj.
serbest permissive adj.
serbest unattached adj.
serbest open adj.
serbest independent adj.
serbest unbound adj.
serbest idled adj.
serbest unrestricted adj.
serbest leger adj.
serbest at leisure adj.
serbest unchecked adj.
serbest easy adj.
serbest unrestrained adj.
serbest untrammelled adj.
serbest unencumbered adj.
serbest liberal adj.
serbest free adj.
serbest unchained adj.
serbest freestanding adj.
serbest untrammeled adj.
serbest in the clear adv.
Colloquial
serbest full–on adj.
serbest at liberty
Idioms
serbest go-as-you-please adj.
Trade/Economic
serbest liberal
serbest disengaged
Law
serbest abeyant
Politics
serbest liberal
Technical
serbest free standing
serbest clear
serbest rolling stone
serbest unconstrained
serbest uncontrolled
Computer
serbest freehand
Medical
serbest free
Food Engineering
serbest natural convection

Meanings of "serbest" with other terms in English Turkish Dictionary : 500 result(s)

Turkish English
Common Usage
serbest bırakmak set free v.
serbest bırakmak liberate v.
kefaletle serbest bırakmak bail v.
serbest bırakmak release v.
serbest bölge free zone n.
serbest bırakma release n.
serbest bırakılmış discharged adj.
General
serbest bırakmak make free v.
fidye alarak serbest bırakmak ransom v.
serbest bırakmak let off v.
serbest çalışmak freelance v.
birini serbest bırakmak set someone free v.
serbest bırakmak unrein v.
kendisiyle nöbet değiştirerek (birini) serbest bırakmak spell v.
serbest bırakmak unloose v.
kefaletle serbest bırakmak allow bail v.
birini serbest bırakmak give someone rope v.
mahkumu şartlı olarak serbest bırakmak parole v.
serbest bırakmak loose v.
serbest bırakmak uncage v.
serbest bırakmak extricate v.
kefaletle serbest bırakmak release on bail v.
serbest bırakmak emancipate v.
serbest bırakmak let go v.
kefaletle serbest bırakmak parole v.
serbest bırakmak disentangle v.
serbest bırakmak relinquish v.
serbest bırakmak unloosen v.
serbest bırakmak unhitch v.
serbest bırakmak turn loose v.
serbest bırakmak slip v.
serbest kalmak break free v.
bir mahpusu serbest bırakmak set someone at large v.
genel afla serbest bırakmak amnesty v.
serbest olmak be at loose ends v.
serbest bırakmak deliver v.
serbest bırakmak unleash v.
serbest bırakmak unchain v.
kefaletle serbest bırakmak admit to bail v.
serbest bırakmak set at liberty v.
kefaletle serbest bıraktırmak bail out v.
serbest bırakmak unfreeze v.
serbest bırakmak unbind v.
serbest bıraktırmak unfetter v.
çok serbest veya teklifsiz davranmak freewheel v.
serbest bırakmak let go one's hold of v.
serbest bırakmak disengage v.
serbest bırakmak deblock v.
serbest bırakmak affranchise v.
arka tekerleği zincirden güç almadan serbest dönen bisikletle gitmek freewheel v.
serbest bırakmak decontrol v.
serbest bırakmak let loose v.
kefaletle serbest bırakmak grant bail v.
serbest bırakmak set loose v.
serbest bırakmak free v.
serbest bırakmak manumit v.
serbest bırakmak enfranchise v.
serbest bırakmak discharge v.
serbest bırakmak give somebody his head v.
rehini serbest bırakmak take out of pledge v.
serbest bırakmak deallocate v.
serbest bırakılmak be released v.
serbest bırakılmak be freed v.
kefaletle serbest bıraktırmak bail v.
serbest çalışmak freelance v.
serbest çalışmak free-lance v.
serbest kalmak be released v.
serbest bırakmak give a loose v.
ceza verilmeden serbest bırakılmak go scot free v.
serbest olmak be at liberty v.
serbest bırakmak leave liberty v.
kefaletle serbest bırakmak bail out v.
serbest olmak have free hand v.
serbest bırakmak assoil v.
serbest çalışmak work freelance v.
birini serbest bırakmak emancipate someone from something v.
birini kefaletle serbest bırakmak release somebody on bail v.
serbest kalmak disentangle v.
serbest bir ortam yaratmak create a free environment v.
serbest dolaşıma sokmak release into free circulation v.
serbest kalmak walk free v.
ceza almadan serbest bırakılmak walk free v.
aşırı serbest abandoned v.
serbest bırakmak abstringe v.
oku yaydan serbest bırakmak let fly v.
serbest alan unrestricted area n.
serbest bırakma releasing n.
serbest ticaret koruma free trade and protection n.
serbest bırakan releaser n.
serbest akış free flowing n.
serbest bölgeler free parts n.
serbest kalma release n.
serbest bırakma emancipation n.
serbest düşünceli kimse libertine n.
serbest açıklık clear span n.
serbest çağrışım free association n.
serbest liman free port n.
serbest güreş freestyle wrestling n.
serbest bırakma discharge n.
serbest çalışan freelancer n.
serbest küratör freelance curator n.
serbest açıklık clear opening n.
serbest hareket eden kişi freewheeler n.
serbest arka tekerlek freewheel n.
serbest bir eksenle bağlanmış çift halka swivel n.
serbest ticaret free trade n.
serbest ruh free spirit n.
endirekt serbest vuruş indirect free kick n.
serbest bırakma enfranchising n.
serbest girişim freedom of economic action n.
fiilen serbest dolaşım de facto free movement n.
serbest gidiş freewheeling n.
serbest tarzda müzik extravaganza n.
serbest iş seçimi free choice of employment n.
serbest bırakma extrication n.
serbest vuruş free kick n.
serbest sanatçı free lance n.
ortalama serbest zaman mean free time n.
serbest dolaşım freedom of movement n.
serbest piyasa kurulu free market board n.
içkinin serbest olduğu wet n.
serbest limanlar ve bölgeler free ports and zones n.
serbest bırakma emancipation n.
kefaletle serbest bırakma parole n.
serbest girişim free enterprise n.
serbest fikirlilik liberalism n.
serbest sanatçı freelance n.
doğuştan serbest bırakma innate releasing n.
serbest geçiş fairway n.
serbest yüzme freestyle swimming n.
serbest fikirlilik liberalness n.
serbest kalma liberation n.
serbest gelişim free development n.
serbest kanat hanging wall n.
serbest alan free field overpressure n.
serbest bırakma disenthrallment n.
serbest kalma disentanglement n.
serbest piyasa ekonomisi free market economy n.
serbest bırakılma liberation n.
serbest mallar free goods n.
serbest kalma disengagement n.
serbest bırakma tarihi release date n.
serbest nazım vers libre n.
serbest bırakılmış liberation n.
içki satışının serbest olduğu saatler permitted hours n.
serbest bırakma release n.
serbest bırakma enfranchisement n.
serbest bırakma liberation n.
serbest bırakma laissez faire n.
serbest yük free charge n.
serbest elektron lazeri free electron lasers n.
serbest mali müşavir freelance financial consultant n.
çocuklarını aşırı serbest bırakan aile permissive parent n.
serbest aile permissive parent n.
serbest meslek erbabı freelancer n.
serbest meslek erbabı freelance n.
serbest çevirmen freelance translator n.
serbest tüketici free consumer n.
serbest piyasa free market n.
serbest hareket free motion n.
serbest nem free moisture n.
serbest yazar freelance n.
serbest devinim free motion n.
serbest boy free length n.
serbest rutubet free moisture n.
serbest pazar free market n.
serbest çalışan free-lance n.
serbest güreş catch-as-catch-can n.
serbest el çizimi free-hand drawing n.
serbest biçimli kabuk free-form shell n.
serbest piyasa-pazar ekonomisi free market economy n.
serbest çalışan kadınlar self-employed women n.
serbest meslek sahibi self-employed person n.
serbest tüketici eligible consumer n.
serbest uçlu kazık çakma unencased piling n.
serbest zaman leisure n.
serbest meslek self-employment n.
serbest irade free will n.
serbest bırakma unleashing n.
serbest ülke free county n.
serbest meslek kazancı income from self-employment n.
serbest meslek kazancı self-employment income n.
serbest meslek kazancı self-employed income n.
serbest yazım poetic license n.
serbest etkinlik free events n.
serbest etkinlik free activity n.
serbest bırakma disenthralment n.
avrupa serbest ticaret birliği european free trade association n.
serbest kıyafet casual dress n.
serbest kıyafet casual friday (for a business place) n.
serbest çalışan gazeteci stringer n.
serbest kürsü speaker's corner n.
serbest zaman aktivitesi leisure n.
serbest dalış freediving n.
serbest paraşüt skydiving n.
serbest düşüş skydiving n.
eller serbest şemsiye hands-free umbrella n.
özel kıyafetle yapılan bir tür serbest uçuş wingsuit flying n.
özel kıyafetle yapılan bir tür serbest uçuş wingsuiting n.
serbest yazma free writing n.
serbest bırakma affranchisement n.
fidye alarak serbest bırakma ransoming n.
serbest hayat yaşayan kimse raver [brit] n.
standart konferans biçiminden daha serbest şekilde organize edilen toplantı unconference n.
serbest bırakan kimse relinquent n.
serbest bırakan kimse relinquisher n.
serbest bırakma relinquishing n.
serbest bırakma relinquishment n.
serbest yaşayan kimse thelemite n.
serbest bırakılmış emancipating adj.
serbest bırakılmış decontrolled adj.
gönlü serbest heart whole adj.
serbest bırakılan liberated adj.
serbest bırakılmış emancipated adj.
serbest yaşayan free living adj.
boş zamanda serbest at leisure adj.
serbest bırakılmış liberated adj.
serbest fikirli liberal adj.
serbest bırakılabilir releasable adj.
serbest bırakılmış freed adj.
serbest bırakılmış released adj.
çözülmüş (serbest kalmış) disentangled adj.
serbest bırakılmış enfranchised adj.
eller serbest handsfree adj.
daha serbest freer adj.
serbest bırakan releasing adj.
kefaletle serbest bırakılmış bailed adj.
serbest fikirli olmayan nonliberal adj.
suçu ispat edilene kadar serbest on probation adj.
serbest fikirli broadminded adj.
serbest fikirli latitudinarian adj.
serbest davranışlı uninhibited adj.
serbest meslek erbabı self-employed adj.
serbest fikirli open-minded adj.
serbest çalışan self-employed adj.
serbest bırakılmış unchecked adj.
(yapmakta vb) serbest welcome adj.
özgür/serbest olmayan unfree adj.
serbest meslek sahibi self-employed adj.
serbest (düşünce) broad adj.
fidye ödenerek serbest bırakılabilir ransomable adj.
serbest bırakan relinquent adj.
serbest bırakılmış relinquished adj.
serbest giderek (by) freewheeling adv.
Phrasals
serbest bırakmak cast off v.
(köpeği) serbest bırakmak set on [obsolete] v.
(oku) serbest bırakmak let off v.
(süt salgısını) memeden serbest bırakmak let down v.
serbest bırakmak turn up v.
serbest bırakmak turn off v.
kendini serbest bırakmak let oneself go v.
serbest bırakmak let out of
serbest bırakmak/gevşetmek slack up on something
serbest bırakmak/gevşetmek slack off on something
Phrases
giriş serbest admission free n.
serbest bırakılma karşılığında in exchange for the release
serbest bırakılması karşılığında in exchange for the release of
şeytan dünyaya gelip ilk aşkını bulduğunda kötülük serbest kalacak when the devil walks the earth and finds his first love evil shall be released
Proverb
ufak hırsızlar asılır büyük hırsızlar serbest bırakılır little thieves are hanged but great ones escape
Idioms
serbest bırakmak give full rein to v.
serbest bırakmak give a long leash v.
kefaletle serbest kalmış durumdayken şartlara uymayıp firar etmek jump one's bail v.
serbest kalmak slip the collar v.
serbest bırakmak get loose v.
serbest fikirli bir hale getirmek enlarge the heart v.
serbest bırakılmak be shot of v.
serbest kalmak cast adrift v.
serbest kalmak cast loose v.
bağlarını çözerek serbest bırakmak cut free v.
bir atı (çok yaşlı olduğundan) serbest bırakmak put a horse out to pasture v.
birini serbest bırakmak/salıvermek let go of someone v.
birini serbest bırakmak let someone go v.
birini serbest bırakmak let somebody go v.
hislerini/duygularını açığa vurmak/serbest bırakmak give vent to one's feelings v.
serbest/özgür sanat artistic license n.
serbest giysi casual dress n.
serbest bırakmak let go
serbest bırakmak set free
serbest bırakılmak be cut adrift
serbest kalmak be cut adrift
serbest bırakmak allow somebody a free rein
serbest bırakmak give somebody a free rein
Speaking
beni özgür/serbest bırak set me free expr.
Trade/Economic
kefaletle serbest bırakmak bail out v.
kefaletle serbest bıraktırmak bail out v.
serbest bırakan kimse releaser n.
amerika kıtası serbest ticaret bölgesi free trade area of the americas n.
avrupa serbest ticaret bölgesi european free trade association n.
amerikan yeminli serbest mali müşavirler enstitüsü american institute of certified public accountants n.
avrupa serbest ticaret birliği efta n.
avrupa serbest ticaret birliği european free trade association n.
bankaların türk lirası serbest mevduatları banks’ tl free deposits n.
dış ticaret serbest bölgesi foreign trade zone n.
dolar serbest piyasada 1 ytl'den alıcı buluyor usd is traded at 1 try in the free market n.
dövizin serbest piyasa fiyatı par exchange rate n.
emeğin serbest dolaşımı free circulation of labor n.
emeğin serbest dolaşımı free movement of labor n.
endüstriyel serbest bölgeler industrial free zones n.
gerçekte serbest piyasa fiyatı arm's-length price n.
gümrüksüz mal antrepolanan serbest bölge bonded zone n.
ithali serbest mallar free imports n.
işçilerin serbest dolaşımı free circulation of workers n.
istekli bir alıcı ile ilgisiz fakat istekli bir satıcının serbest bir biçimde alım satım işlemi konusunda anlaşmaya varabilecekleri fiyat arm's-length price n.
işçilerin serbest dolaşımı free movement of workers n.
ihracı serbest olan mallar free export goods n.
kişilerin serbest dolaşımı free movement of persons n.
kefaletle serbest bırakma parole n.
kuzey amerika serbest ticaret alanı north american free trade area n.
kuzey amerika serbest ticaret bölgesi north american free trade area n.
malların serbest dolaşımı free movement of goods n.
malların serbest dolaşımı free movement of goods n.
serbest gümüş sikke basımı free silver
serbest dış ticaret görüşü liberalism
serbest dolaşım belgesi certificate of free circulation
serbest ticaret alanı free trade zone
serbest muhasebeci independent accountant
serbest meslek independent business
transit serbest bölge transit zone
serbest mal free good
serbest döviz free exchange
serbest piyasa ekonomisinden yana olan liberal
serbest ticaret liberal trade
serbest karşılıklar free provisions
serbest ticaret alanı veya bölgeleri free trade areas
ulusal paranın serbest piyasada alınıp satılması inconvertible currency
serbest ticaret limanı free trade port
serbest satış sertifikası certificate of free sale
serbest mevduat free deposits
serbest piyasa free market
serbest muhasebeci public accountant
serbest ithalat free import
serbest nakit akımı free cash flow
serbest meslek hizmetleri professional services
serbest ticaret bölgesi free trade area
serbest girişimcilik sistemi free enterprise system
serbest dalgalanan kur sistemi freely floating exchange rate
tarafsız gemiye savaşta verilen serbest geçiş belgesi navicert
serbest satış {ürünün belli standartları karşılaması sonrası satışına izin verilmesi} free sale
serbest krediler untied credits
serbest piyasa fiyatı free market rate
serbest üretim bölgeleri free production zones
serbest dalgalı kur piyasası free floating market
serbest amortisman ayırma yöntemi free depreciation
serbest fiyat open price
serbest bölgeler free zones
serbest ticaret bölgesi free trade zone
serbest bırakma liberation
serbest piyasa fiyatlandırması arm's length pricing
serbest yatırım fonları hedge funds
serbest kur free exchange rate system
serbest dolaşım free circulation
serbest teminat mektubu open bond
serbest muhasebeci professional accountant
serbest liman free free port
serbest yedekler free reserve
serbest dövizle yapılmayan ticaret counter trade
serbest piyasa kuru free market rate
serbest mallar listesi free list
serbest rezervler free reserves
serbest bölgeler free trade areas
serbest dış ticaret politikası free foreign trade policy
serbest bölge gibi etrafı korunmuş alan guarded area
serbest dalgalanan kur sistemi freely fluctuating exchange rate
serbest mal free goods
serbest dolaşıma giriş rejimi release for free circulation
serbest kur sistemi free exchange rate system
serbest dolaşıma giriş beyannamesi declaration of release for free circulation
serbest dövizli ticaret anlaşmaları free foreign exchange trade agreements
serbest dalgalanma free float
yetkili serbest muhasebeci chartered accountant
serbest ticaret bölgesi foreign trade zone
tüm kısıtlamalar uygulandıktan sonra görevliye kalan serbest hareket alanı area of job freedom
serbest döviz free exchange rate
serbest kaynak free resource
serbest meslek erbabının sağladığı hizmetler professional services
serbest kur sistemi free floating
serbest döviz free currency
serbest bölge free zone
serbest pazar open market
serbest piyasa ekonomisine geçiş market transition
serbest piyasa rejimine geçiş market transition
(serbest meslek sahibine ödenen) ücret honorarium
serbest ticaret yanlısı free trader
serbest döviz piyasası free foreign exchange market
serbest emek free labour
serbest fiyat sistemi open price system
serbest meslekler free arts
serbest mevduat free deposit
serbest ticaret free trade
serbest sanatçı freelance
serbest döviz kuru rejimi free foreign exchange regime
serbest teslim free delivery
serbest bölge free trade area
serbest kur free rate
serbest piyasa ekonomisi free market economy
serbest muhasip professional accountant
serbest liman free port
serbest rekabet free competition
serbest meslek kazançları professional earnings
serbest para basma free coinage
serbest döviz bölgesi free foreign exchange region
serbest piyasa outside market
serbest bölge free area
serbest fiyat free price
serbest meslek liberal profession
serbest yedekler free surplus
serbest bölge free trade zone
serbest konuşma özgürlüğü free speech
serbest geçit fairway
serbest rezerv free reserve
serbest rekabet piyasası free competition market
serbest hisse free share
serbest mallar free goods
serbest iskonto piyasası open discount market
serbest darp free coinage
serbest muhasip independent accountant
serbest (kur sistemi) free floating
serbest rekabet open competition
serbest üretim bölgeleri export processing zones
serbest ticaret ve koruma free trade and protection
serbest ekonomi free economy
serbest mali müşavir independent financial adviser
serbest ticaret bölgesi free-trade area
serbest ayaklı endüstri foot-loose industries
serbest (kur) free-floating
serbest meslek mensupları self-employed
serbest meslek kazançları self-employment earnings
serbest meslek kazançları professional incomes
serbest piyasa satışı sale in the open market
serbest rekabet pure competition
serbest muhasiplik public accounting
serbest poliçe floating policy
serbest ticaret limanı free trade wharf
serbest bölge customs zone
serbest iş ve işçi piyasası free labour market
ruhsatlı serbest muhasebeci licensed public accountant
serbest meslekler liberal arts
serbest program free program
serbest darp gratuitous coinage
serbest işlem option
serbest döviz convertible currency
serbest yükleme boşaltma belgesi bill of sufferance
serbest yükleme tahliye senedi bill of sufferance
serbest piyasa fiyatı curb market price
serbest ticaret open door
serbest muhasip public accountant
primli veya serbest işlem option
serbest döviz sistemi free currency system
serbest sermaye ihtiyatı free capital reserve
serbest sermaye malları free capital goods
serbest sermaye free capital
serbest tevdiat free deposits
serbest kambiyo sistemi free currency system
serbest geçiş belgesi free pass
serbest sermaye karşılığı free capital reserve
serbest kambiyo free currency
serbest tarife sistemi autonomous tariff system
serbest emek piyasası free labor market
serbest piyasa open market
serbest emek piyasası free labour market
serbest rezerv oranı free-reserve ratio
serbest piyasada alıcı bulmak find buyers in the free market
serbest muhasebeci mali müşavir independent accountant and financial advisor
serbest piyasa ekonomisi laissez faire economy
serbest giriş hakkı right of free entrance
serbest fon hedge fund
serbest meslek gelir vergisi self-employment income tax
serbest bankacılık free banking
serbest meslek vergisi self-employment tax
serbest iktisadi teşekkül free economic enterprise
serbest iktisadi girişim free economic enterprise
serbest bölge firması free zone company
serbest bölge firması free zone firm
serbest bölge şirketi free zone company
serbest bölge şirketi free zone firm
serbest muhasebeci public practitioner
serbest piyasa rekabeti free-market competition
serbest pazar rekabeti free-market competition
serbest dolaşım anlaşması free movement agreement
yarı serbest iş kıyafeti casual business clothes
yarı serbest iş kıyafeti business casual
serbest ticaret alanları free trade areas
serbest fiyatlandırma mekanizması free pricing mechanism
serbest muhasebecilik public practice
serbest muhasebecilik public practice accounting
yarı serbest iş kıyafeti smart casual
serbest girişimci/müteşebbis self-employed entrepreneur
serbest pazar yanlısı free marketer
serbest pazar yanlısı a proponent of a free-market economy
serbest/bağımsız uzman freelance expert
serbest satıcı independent vendor
serbest meslek oranı rate of self-employment
serbest piyasa ortodoksisi free market orthodoxy
serbest dolaşan sermaye footloose capital
serbest çalışma lone working
serbest ticaret unfettered trade
serbest yatırım fonu hedge fund
serbest meslek makbuzu self-employment voucher
serbest meslek makbuzu self-employed invoice
serbest meslek faturası self-employment invoice