tartışmak - Turkish English Dictionary
History

tartışmak



Meanings of "tartışmak" in English Turkish Dictionary : 67 result(s)

Turkish English
Common Usage
tartışmak quarrel v.
tartışmak argue v.
tartışmak discuss v.
tartışmak dispute v.
General
tartışmak take issue with somebody v.
tartışmak argue v.
tartışmak bicker v.
tartışmak controvert v.
tartışmak disagree v.
tartışmak have a tiff v.
tartışmak bat around v.
tartışmak deliberate v.
tartışmak jangle v.
tartışmak bust v.
tartışmak tangle v.
tartışmak wrangle v.
tartışmak spar v.
tartışmak toss v.
tartışmak have a row with v.
tartışmak have a row v.
tartışmak discuss with v.
tartışmak discuss v.
tartışmak contend v.
tartışmak canvass v.
tartışmak negotiate v.
tartışmak set to v.
tartışmak brawl v.
tartışmak dispute v.
tartışmak vex v.
tartışmak moot v.
tartışmak altercate v.
tartışmak talk over v.
tartışmak have words with somebody v.
tartışmak join issue with somebody v.
tartışmak bandy v.
tartışmak debate v.
tartışmak have a set-to v.
tartışmak haggle v.
tartışmak reason v.
tartışmak controverse v.
tartışmak cample [obsolete] v.
tartışmak cangle [scotland] v.
tartışmak rap v.
tartışmak kebbie-lebbie [scottish] v.
tartışmak traverse [obsolete] v.
Phrasals
tartışmak call out v.
tartışmak word it v.
tartışmak blow up v.
tartışmak kick around something
tartışmak kick something around
Colloquial
tartışmak lock horns
tartışmak mix it up
tartışmak mix it up with someone
tartışmak mix it
Idioms
tartışmak take someone on v.
tartışmak make moot v.
tartışmak lock horns
tartışmak fall out with
tartışmak have words
tartışmak talk over something
tartışmak talk something over
tartışmak be caught up in a row with
Law
tartışmak argue
tartışmak deliberate
Politics
tartışmak debate
British Slang
tartışmak argue the toss
tartışmak have an eppy

Meanings of "tartışmak" with other terms in English Turkish Dictionary : 84 result(s)

Turkish English
General
açıkça tartışmak ventilate v.
birisiyle tartışmak argue with v.
(doğruluğunu) tartışmak challenge v.
boşyere tartışmak quibble v.
enine boyuna tartışmak discuss thoroughly v.
bir konu hakkında tartışmak hash out v.
tartışmak (önemsiz şeyler üzerinde) cavil v.
çok tartışmak have a discussion on/about something with someone a lot v.
mahkemede tartışmak discuss in court v.
hakkında tartışmak argue about v.
uzunca tartışmak have a long debate v.
uzunca tartışmak have a long discussion v.
uzunca tartışmak discuss at length v.
uzunca tartışmak discuss extensively v.
uzun uzadıya tartışmak discuss at length v.
enine boyuna tartışmak discuss at length v.
sesli tartışmak brawl v.
önemsiz konular üzerinde tartışmak quibble v.
üzerinde tartışmak argue about v.
anlaşmazlık içinde tartışmak argue about v.
tüm boyutlarıyla tartışmak discuss thoroughly (all aspects of) v.
birisiyle tartışmak bir şey için/hakkında tartışmak argue with someone over something v.
bir şeyi tüm ayrıntılarıyla tartışmak argue something out v.
birisiyle tartışmak bir şey için/hakkında tartışmak argue with someone about something v.
birisiyle bir şey için tartışmak haggle with someone over something v.
küçük bir sorunu tartışmak discuss a little problem v.
önemsiz bir şey için kavga etmek/tartışmak niggle v.
önemsiz bir şey için kavga etmek/tartışmak pettifog v.
önemsiz bir şey için kavga etmek/tartışmak bicker v.
önemsiz bir şey için kavga etmek/tartışmak brabble v.
önemsiz bir şey için kavga etmek/tartışmak squabble v.
önemsiz bir şey için kavga etmek/tartışmak quibble v.
üzerinde tartışmak debate over v.
üzerinde tartışmak deliberate v.
(bir konu uzerinde) tartışmak hold a discussion v.
konuyu tartışmak discuss the matter v.
ayrıntılı tartışmak discuss in detail v.
detaylı tartışmak discuss in detail v.
yeniden tartışmak rediscuss v.
tekrar tartışmak rediscuss v.
bir anlaşmanın şartlarını tartışmak talk terms v.
tekrar tartışmak reargue v.
sürekli tartışmak reargue v.
tekrar tekrar tartışmak reargue v.
tekrar tartışmak re-argue v.
yeniden tartışmak re-argue v.
bağırarak tartışmak caterwaul v.
yeniden tartışmak redeliberate v.
bir bölgede oturan insanların tartışmak veya eğlenmek için bir araya geldikleri yer community center n.
dinleyiciler önünde belirli bir konuyu tartışmak için seçilen tartışmacı grubu panel n.
İlişkileri tartışmak negotiate relationships
Phrasals
kesin bir sonuç alana kadar tartışmak fight it out v.
bir konuyu tartışmak throw around v.
(birisiyle bir konu hakkında) tartışmak bicker with (someone) over (something) v.
(bir şey hakkında) tartışmak bicker over (something) v.
-için tartışmak argue over
bir şey hakkında/üstünde tartışmak argue over
(önemsiz bir mesele hakkında) tartışmak bicker about
bir şey hakkında tartışmak deliberate over
bir konu üzerinde tartışmak deliberate over
biriyle bir şeyi tartışmak debate with someone about something
bir şeyi tartışmak debate on something
birisi için biriyle tartışmak quarrel with someone over someone
(biri için/uğruna) hararetli tartışmak rage over someone
biriyle tartışmak/ağız dalaşına girmek spar with someone
(bir şeyleri) tartışmak toss something around
bir fikri kişiler arası paylaşıp tartışmak bounce around
Colloquial
aralarında tartışmak trade blows/insults
Idioms
(belli bir) konuyu tartışmak argue the point v.
bir şeyin var olmadığını tartışmak argue something away
(bir fikri/öneriyi) tartışmak bat something around
(bir fikri/öneriyi) tartışmak bat around something
şiddetle tartışmak argue the toss
birisiyle tartışmak give someone static
biriyle bir konuyu konuşmak/tartışmak hash something over with someone
birisiyle tartışmak have an argument with someone
biriyle tartışmak have words with someone
hiç yoktan sorun çıkarmak/tartışmak make a fuss for nothing
birisiyle bir konu hakkında tartışmak have a row with someone about something
Speaking
asıl amacım tartışmak değil i'm not in the business of arguing
Slang
önemsiz şeyler üzerinde tartışmak wrangle for an ass's shadow v.
Law
tekrar tartışmak reargue v.
yeniden tartışmak (davayı) reargue v.
History
anglo-saksonlarda krala danışmanlık eden idari ve hukuki işleri tartışmak için toplanan kurul witenagemot