the house - Turkish English Dictionary
History

the house

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


Meanings of "the house" in Turkish English Dictionary : 2 result(s)

English Turkish
General
the house n. abd temsilciler meclisi
Trade/Economic
the house londra borsası

Meanings of "the house" with other terms in English Turkish Dictionary : 167 result(s)

English Turkish
General
(a house etc) overlook the sea v. denizi görmek
(a house etc) overlook the sea v. deniz görmek
be elected to the house of representatives v. temsilciler meclisine seçilmek
be on the house v. işyerinin ikramı olmak
be on the house v. şirketten olmak
bring down the house v. çok alkış toplamak
bring down the house v. çok alkışlanmak
bring down the house v. kırıp geçirmek
bring the house down v. herkesi gülmekten kırıp geçirmek
bring the house down v. evi yıkmak
bring the house down v. seyredenleri coşturmak
bring the house down v. kahkahadan kırıp geçirmek
burn the house v. evi yakmak
clean the house v. evi temizlemek
clean up the house v. evi temizlemek
decorate the house v. evi dekore etmek
empty the house v. evi boşaltmak
envelop the house in dense vapor v. (sis) evi yoğun bir duman ile sarmak
furnish the house v. dayayıp döşemek
get the house built v. evi inşa ettirmek
get the house built v. evi yaptırmak
get three mortgages on the house v. evin üzerinde üç tane ipotek olmak
go out of the house v. evden dışarı çıkmak
go to someone's house on the pretense of buying their car v. arabasına müşteriymişim gibi evine gitmek
go to the house v. eve gitmek
have the house built v. evi yaptırmak
have the house built v. evi inşa ettirmek
help around the house v. ev işlerine yardım etmek
kick someone out of the house v. evden kovmak
kick someone out of the house v. evden atmak
leave the house v. evden ayrılmak
leave the house v. evi boşaltmak
lock oneself in the house v. eve kapanmak
make enough money to buy the house she/he saw v. gördüğü evi almaya yetecek kadar para kazanmak
move out of the house v. evden taşınmak
open an umbrella in the house v. evin içinde şemsiye açmak
open an umbrella in the house v. kapalı yerde şemsiye açmak
open an umbrella in the house v. evde şemsiye açmak
paint the house v. evi boyamak
refurbish the house v. ev yenilemek
refurbish the house v. evi yenilemek
renovate the house v. evi yenilemek
renovate the house v. ev yenilemek
save the house from demolition v. evi yıkımdan kurtarmak
search the house v. evi aramak
set the house on fire v. evi ateşe vermek
share the house v. evi paylaşmak
show the house v. evi göstermek
sneak out the house v. evden gizlice çıkmak
sweep the house v. ev süpürmek
sweep the house v. evi süpürmek
throw someone out of the house v. evden atmak
tidy the house v. evi toplamak
tidy up the house v. evi toplamak
vacant the house v. evi boşaltmak
vacuum the house v. (elektrik süpürgesiyle) evi süpürmek
visit the white house v. beyaz saray'ı ziyaret etmek
walk into the house with shoes on v. eve ayakkabıyla girmek
back-of-the-house n. restoranlarda müşterilerin girmesine izin verilmeyen mutfak gibi kısımlar
deed of the house n. ev tapusu
family of the house n. ehl-i beyt
house facing the sea n. denize bakan ev
lady of the house n. evi idare eden kadın
people of the house n. ehl-i beyt
sweep the house n. evi süpürmek
the foundation of the house n. evin temeli
the house by the lake n. gölün oradaki ev
the house by the lake n. göl kenarındaki ev
the house of lords n. lordlar kamarası
the house of representatives n. abd temsilciler meclisi
the house of the virgin mary n. meryem ana evi
the house of the virgin mary n. meryemana evi
the house of wisdom n. beyt-ül hikmet
the house with pink shutters n. pembe panjurlu ev
the lady of the house n. evin hanımı
the portion of a house reserved for men n. selamlık
the white house n. beyaz saray
throw someone out of the house n. evden kovmak
title deed of the house n. ev tapusu
(a house etc) overlooking the sea adj. deniz gören
(a house etc) overlooking the sea adj. denizi gören
Phrases
tea is on the house çaylar müesseseden
tea is on the house çaylar şirketten
Proverb
burn not your house to fright the mouse away pire için yorgan yakma
get right neighbours rather than the right house ev alma komşu al (rus atasözü)
Colloquial
in the house (spiker/programcı) sizinle/sizinleyim
man of the house evin erkeği
on the house (içki vb) patrondan
on the house (içki vb) bardan
on the house müessesenin ikramı
on the house şirketten
on the house (içki vb) bedava
on the house (içki vb) müesseseden
sale of the house evin satışı
Idioms
bring down the house alkış koparmak
bring the house down ortalığı kırıp geçirmek
bring the house down alkıştan yıkılmak
bring the house down alkış tufanına neden olmak
bring the house down alkış tufanı koparmak
bring the house down başarılı oyun çıkartmak
bring the house down başarılı performans göstermek
bring the house down alkış toplamak
bring the house down kahkahadan kırıp geçirmek
burn not your house to fright the mouse away pire için yorgan yakmamak
drinks on the house içkiler müesseseden
everybody in the house (disko vb'de) ortamdaki herkes
keep inside of the house evde/evin içinde durmak
on the house lokantadan
on the house şirketten
on the house masrafı patrona ait
on the house bedava
on the house benden
on the house müesseseden
on the house bar sahibinden
on the house avanta
on the house beleş
teas on the house çaylar müesseseden
the drinks are on the house içkiler müesseseden
the drinks are on the house içkiler bardan
there wasn't a dry eye in the house herkes iki gözü iki çeşme ağlıyordu
there wasn't a dry eye in the house herkes gözyaşlarına boğulmuştu
Speaking
can the dog get out of the house by itself? köpek kendi başına evden çıkabiliyor mu?
did you see anyone leave the house last night? dün gece evden ayrılan birini gördün mü?
don't burn your house to fright the mouse away pire için yorgan yakma
drinks on the house içkiler benden
get out of the house evden dışarı çıkın
get the hell out of my house! defol git evimden!
in the house evin içinde
in the house evde
it's on the house ikramımız olsun
not a dry eye in the house herkes ağladı
not a dry eye in the house ağlamayan kalmadı
not a living soul in the house evde kimsecikler yok
the garbage outside the house evin dışındaki çöplük
the house in your mother's name ev annenin adına kayıtlı
the house in your mother's name ev annenin ismine kayıtlı
the house of my dreams hayalimdeki ev
the house of my dreams rüyalarımdaki/hayallerimdeki ev
the moment you step foot off this house bu evden dışarı adımını attığın anda
there wasn't a dry eye in the house ağlamayan kalmadı
there wasn't a dry eye in the house herkes ağladı
there's been a murder in the house evde bir cinayet işlendi
what color are the chairs in the house? evdeki sandalyeler ne renk?
where is the house? ev nerede?
you should take off your shoes before you enter the house evinize girmeden önce ayakkabılarınızı çıkarmanız gerekir
Slang
get the fuck out of my house evimden defol
get the fuck out of my house evimden siktir ol git
get the hell out of my house! cehennem ol git evimden!
get the hell out of my house! evimden defol git!
it is on the house şirketten
leave the house! defol!
rock the house sahnede iyi performans yapmak
rock the house seyircileri coşturmak
Trade/Economic
compliments of the house ikram
compliments of the house bir işletmede müşterilere takdim edilen ücretsiz ürünler
on the house masraflar şirketten
Law
head of the house ev reisi
Politics
committee of the whole house tüm parlamento komitesi
house of the representatives temsilciler meclisi
speaker of the house [us] meclis sözcüsü
the house of commons avam kamarası
Institutes
the house of water and environment (hwe) su ve çevre evi
Tourism
run of the house iskonto verilmeden önceki otel oda fiyatı
run of the house rate iskonto verilmeden önceki otel oda fiyatı
run-of-the-house rate bir otelin bir gruba teklif ettiği düz oda fiyatı
Construction
structural characteristics of the house evin yapısal özellikleri
structural features of the house evin yapısal özellikleri