uğraşmak - Turkish English Dictionary
History

uğraşmak



Meanings of "uğraşmak" in English Turkish Dictionary : 65 result(s)

Turkish English
Common Usage
uğraşmak strive v.
uğraşmak labour v.
uğraşmak labor v.
General
uğraşmak mess around with v.
uğraşmak try hard v.
uğraşmak plague v.
uğraşmak be occupied in doing v.
uğraşmak work v.
uğraşmak tussle v.
uğraşmak come at v.
uğraşmak struggle on v.
uğraşmak set to v.
uğraşmak contend v.
uğraşmak endeavor v.
uğraşmak go in for v.
uğraşmak struggle v.
uğraşmak labour v.
uğraşmak grapple v.
uğraşmak strive v.
uğraşmak exert v.
uğraşmak agonize v.
uğraşmak mess with v.
uğraşmak push v.
uğraşmak engage in v.
uğraşmak wrestle v.
uğraşmak haze v.
uğraşmak make an effort v.
uğraşmak fag v.
uğraşmak work away v.
uğraşmak monkey with v.
uğraşmak be at war with v.
uğraşmak attend to v.
uğraşmak moil v.
uğraşmak monkey around with v.
uğraşmak endeavour v.
uğraşmak tackle v.
uğraşmak be occupied with doing v.
uğraşmak toil v.
uğraşmak cope v.
uğraşmak tug v.
uğraşmak get at v.
uğraşmak work hard v.
uğraşmak bend over backwards v.
uğraşmak groove v.
uğraşmak attack v.
uğraşmak cope with v.
uğraşmak fight with v.
uğraşmak strive against v.
uğraşmak seek v.
uğraşmak fight v.
uğraşmak exert oneself v.
uğraşmak deal with v.
uğraşmak labor v.
uğraşmak try v.
uğraşmak do business v.
uğraşmak scramble v.
uğraşmak deal v.
uğraşmak agonise v.
uğraşmak exert one's self v.
Phrasals
uğraşmak work at v.
Idioms
uğraşmak go for the doctor [australia] v.
uğraşmak be at grips with
Technical
uğraşmak try
British Slang
uğraşmak give it some welly
uğraşmak give it some rice

Meanings of "uğraşmak" with other terms in English Turkish Dictionary : 182 result(s)

Turkish English
General
kökenbilimle uğraşmak etymologise v.
dilin köklerini araştıran bilimle uğraşmak etymologise v.
ile uğraşmak confront v.
ile uğraşmak (cüzi şeyler/ufak kusurlar) niggle about v.
abesle uğraşmak waste one's time v.
bir şeyle uğraşmak cope with v.
abesle uğraşmak fool around v.
kaldırmaya uğraşmak heave v.
ile amatörce uğraşmak dabble in v.
bahçe işiyle uğraşmak garden v.
gizlice uğraşmak tamper v.
gereksiz ayrıntılarla uğraşmak niggle v.
önemsiz işlerle uğraşmak piddle v.
ile uğraşmak contend with v.
çiçeklerle uğraşmak garden v.
böcek bilimiyle uğraşmak entomologize v.
ile uğraşmak be involved in v.
uğraşmak (biriyle) take on v.
çok uğraşmak take pains v.
tamiriyle uğraşmak work on v.
etimolojiyle uğraşmak etymologise v.
çok uğraşmak battle v.
felsefe ile uğraşmak philosophize v.
ile uğraşmak (cüzi şeyler/ufak kusurlar) niggle over v.
(biriyle) uğraşmak take on v.
inatla uğraşmak threap v.
ile uğraşmak engage in v.
çiftçilikle uğraşmak be engaged in farming v.
çiftçilikle uğraşmak be busy with farming v.
boşa uğraşmak push on a rope v.
boşa uğraşmak run in circles v.
boşa uğraşmak run around in circles v.
boşa uğraşmak go around in circles v.
sorun yaratan birisiyle uğraşmak sort someone out v.
boşa uğraşmak flog a dead horse v.
boşa uğraşmak waste one's time and effort v.
fazla uğraşmak strive hard v.
fazla uğraşmak strive mightily v.
fazla uğraşmak exert oneself v.
asıl yapılması gereken şeyi ihmal edip başka şeylerle uğraşmak side-track v.
-in yapımıyla uğraşmak work on v.
ile uğraşmak get to grips with v.
amatörce uğraşmak dabble v.
ufak tefek işlerle uğraşmak potter about v.
tarımla uğraşmak be engaged in farming v.
tarımla uğraşmak do agriculture v.
tarımla uğraşmak be engaged in agriculture v.
çok uğraşmak try so hard v.
felsefe ile uğraşmak philosophise v.
bürokrasiyle uğraşmak push paper v.
boşuna uğraşmak beat the air v.
dilin köklerini araştıran bilimle uğraşmak etymologize v.
kökenbilimle uğraşmak etymologize v.
etimolojiyle uğraşmak etymologize v.
böcek bilimiyle uğraşmak entomologise v.
biriyle uğraşmak annoy v.
aşırı ilgili olmak/uğraşmak be into v.
ince ince uğraşmak labor v.
ince ince uğraşmak labour v.
inatla uğraşmak threep v.
bir problemle uğraşmak deal with a problem v.
hobi olarak uğraşmak toy v.
bir şeyle uğraşmak twiddle v.
Phrasals
elde etmeye uğraşmak grasp at v.
tavlamaya uğraşmak hit on v.
ufak tefek işlerle oyalanmak/uğraşmak/vakit geçirmek potter around v.
oradan oraya taşımakla uğraşmak galumph around v.
amatörce uğraşmak muddle around v.
temizlemek/lekesini çıkarmak için çok/defalarca uğraşmak beat (something) out of (someone or something) v.
birisiyle uğraşmak chide (one) for (something) v.
birisiyle uğraşmak chide someone for something v.
bir sonuç elde etmek için uğraşmak battle it out
birisiyle uğraşmak pick on
üzerinde çok uğraşmak sweat over something
biriyle uğraşmak push someone around
zorla tamamlamaya/bitirmeye uğraşmak push on with something
biriyle uğraşmak screw around with someone
biriyle uğraşmak fiddle with someone
biriyle uğraşmak mess around with someone
(dik bir yere) tırmanmaya uğraşmak toil up something
çok çalışmak/uğraşmak toil over
Colloquial
(bir şey) elde etmek/almak için çok uğraşmak/çalışmak be out for (something) v.
önemsiz işlerle uğraşmak piddle
işin içinden çıkıncaya kadar bıktırma pahasına uğraşmak beat to death
işin içinden çıkıncaya kadar bıktırma pahasına uğraşmak flog to death
Idioms
biriyle uğraşmak pick on someone v.
(zor bir kişiyle) uğraşmak take someone or something on v.
bıkmak bilmeden aynı mevzuyla uğraşmak harp on one string v.
olmayacak şeylerle uğraşmak boil the ocean v.
derinlemesine uğraşmak be bound up in (something) v.
bir dünya işle uğraşmak be up to ninety v.
bir dünya işle uğraşmak be up to your ears in something v.
tüm gücüyle/canla başla çalışmak/uğraşmak beat (one's) brains out v.
tüm gücüyle/canla başla çalışmak/uğraşmak beat someone's brains out v.
boşu boşuna uğraşmak beat the wind v.
var/olanca gücüyle uğraşmak bend over backwards v.
hatırlamak için uğraşmak wrack (one's) brain v.
hatırlamak için uğraşmak wrack (one's) brains v.
hatırlamak için uğraşmak rack one's brains v.
boşa/haybeye uğraşmak wash a brick v.
o sorunla da/konuyla da sonra zamanı gelince uğraşmak cross that bridge later v.
boşu boşuna uğraşmak bay the moon
güç bir işle ciddi olarak uğraşmak get to grips with
güç bir işle ciddi olarak uğraşmak come to grips with
aynı anda bir sürü değişik işle uğraşmak have many irons in the fire
olmadık işlerle uğraşmak get up to
azimle uğraşmak hammer away at
aynı anda bir sürü işle uğraşmak have a finger in every pie
tüm çabasıyla uğraşmak put one's best foot forward
ile uğraşmak engage in
çok uğraşmak fall over oneself
önemsiz işlerle uğraşmak play second fiddle
çok uğraşmak go at it hammer and tongs
çok uğraşmak be at it hammer and tongs
çok uğraşmak go to any lengths
çok uğraşmak do absolutely anything
çok uğraşmak go to great lengths
çok uğraşmak go to any extreme
çok uğraşmak strain for an effect
kendi isteklerini bir kenara bırakıp her zaman başkaları için uğraşmak can't call one's soul one's own
büyük sorunları göz ardı edip ufak tefeklerle uğraşmak strain at gnats and swallow camels
boşuna uğraşmak bang one's head against a brick wall
boşuna uğraşmak run one's head against a brick wall
boşuna uğraşmak run one's head against or into a brick wall
boşuna uğraşmak beat one's head against the wall
üzerinde çok uğraşmak slave over something
nafile uğraşmak spin one's wheels
çok uğraşmak bend over backwards
zorluklarla sakin bir şekilde uğraşmak take in stride
zorluklarla sakin bir şekilde uğraşmak take something in one's stride
boşa uğraşmak beat a dead horse
üzerinde çok uğraşmak/çabalamak strain away (at something)
çok uğraşmak beat the bushes
birisiyle uğraşmak pull someone's chain
birisiyle uğraşmak get on someone's back
birisiyle uğraşmak pull somebody's chain
birisiyle uğraşmak keep on someone's back
birisiyle uğraşmak be on someone's back
birisiyle uğraşmak keep on someone's case
birisiyle uğraşmak be on someone's case
birisiyle uğraşmak yank somebody's chain
birisiyle uğraşmak get on someone's case
(bu iş için) biraz uğraşmak gerekecek/gerekiyor it will take some doing
biraz daha uğraşmak/çabalamak walk the extra mile
biraz daha uğraşmak/çabalamak go the extra mile
çok uğraşmak bust a blood vessel
biriyle uğraşmak fiddle with someone
bir işin için haddinden fazla uğraşmak/didinmek make hard work of doing something
bir şey için gerekenden daha fazla uğraşmak make hard work of doing something
bir işin için haddinden fazla uğraşmak/didinmek make hard work of something
bir şey için gerekenden daha fazla uğraşmak make hard work of something
bir şeyle uğraşmak hot on something
(birisi/birşey ile yeniden) uğraşmak zorunda/durumunda kalmamak hear the last of somebody/something
boşa uğraşmak knock one's head against a brick wall
boşa uğraşmak knock one's head against the wall
birine kafayı takmak ve onunla uğraşmak get a hard on for someone
sorunu çözmeye çalışmak/çözmek için uğraşmak work the problem
biriyle uğraşmak screw someone around
birisiyle uğraşmak get at someone
bir defada birçok şeyle birden uğraşmak yerine, odaklanacak tek bir önemli konu seçmek pick one's battles
aynı anda pekçok işle uğraşmak spread oneself too thin
yemek pişirmekle uğraşmak slave away over a hot stove
haybeye uğraşmak be treading water
amacına ulaşmakiçin uğraşmak work an angle
aynı anda pek çok işle uğraşmak stretch oneself too thin
Speaking
bununla uğraşmak istemiyorum i don't want to deal with it
Slang
birisiyle uğraşmak jerk someone's chain v.
önemsiz işlerle uğraşmak blow off v.
birisiyle uğraşmak yank someone's chain
Trade/Economic
gereksiz şeylerle uğraşmak boondoggle
ticaretle uğraşmak engage in trade
Law
bir dava için uğraşmak investigate a case
Politics
siyaset ile uğraşmak be active in politics
politika ile uğraşmak be active in politics
politikayla uğraşmak be engaged in politics
siyasetle uğraşmak be engaged in politics
Geology
jeoloji ile uğraşmak geologise
jeoloji ile uğraşmak geologize
Sport
aerobik ile uğraşmak aerobicize v.
Abbreviation
hiç uğraşmak istememek cba (can't be arsed) v.
British Slang
bir hayli uğraşmak give it welly
çok uğraşmak flog