vakit geçirmek - Turkish English Dictionary
History

vakit geçirmek



Meanings of "vakit geçirmek" in English Turkish Dictionary : 18 result(s)

Turkish English
General
vakit geçirmek loaf v.
vakit geçirmek monkey around v.
vakit geçirmek while away the time v.
vakit geçirmek potter v.
vakit geçirmek pass the time v.
vakit geçirmek fool v.
vakit geçirmek play around v.
vakit geçirmek kill time v.
vakit geçirmek monkey about v.
vakit geçirmek fiddle around v.
vakit geçirmek luxuriate in v.
vakit geçirmek spend time v.
vakit geçirmek timepass v.
Colloquial
vakit geçirmek chill v.
Idioms
vakit geçirmek spend (some amount of time) in (some place) v.
vakit geçirmek spend time in something v.
Slang
vakit geçirmek fuck about
vakit geçirmek fuck around

Meanings of "vakit geçirmek" with other terms in English Turkish Dictionary : 59 result(s)

Turkish English
General
hoşça vakit geçirmek kick up one's heels v.
hoşça vakit geçirmek have a nice time v.
birlikte vakit geçirmek consort v.
gereksiz ayrıntılarla vakit geçirmek niggle v.
hoşça vakit geçirmek regale v.
arkadaşlarıyla vakit geçirmek spend time in the society of one's friends v.
hoşça vakit geçirmek enjoy oneself v.
aylakça vakit geçirmek lounge v.
hoşça vakit geçirmek have a good time v.
geçirmek (vakit) spend v.
beraber vakit geçirmek hobnob v.
eğlenceli vakit geçirmek have the time of one's life v.
aylakça vakit geçirmek loaf v.
hoşça vakit geçirmek için yapılan şey pastime v.
birlikte hoş vakit geçirmek spend quality time together v.
birlikte iyi vakit geçirmek spend quality time together v.
iyi vakit geçirmek have a great time v.
iyi vakit geçirmek have a good time v.
birlikte hoş vakit geçirmek spend good time together v.
birlikte hoş vakit geçirmek have good time together v.
ile vakit geçirmek pass time with v.
televizyonun karşısında çok vakit geçirmek spend too much time in front of the tv v.
dışarıda vakit geçirmek spend time outside v.
birlikte hoş vakit geçirmek spend pleasant/nice time together v.
birlikte hoş vakit geçirmek have a good/nice time together v.
arkadaşları ile vakit geçirmek spend time with one's friends v.
çocuklarla vakit geçirmek spend time with the kids v.
çocuklarla vakit geçirmek spend time with the children v.
iyi vakit geçirmek have lots of fun v.
biriyle vakit geçirmek spend time with somebody v.
i̇nternette vakit geçirmek spend time on the internet v.
en sevdiği uğraşla vakit geçirmek ride a hobby v.
birlikte vakit geçirmek troop v.
Phrasals
vakit geçirmek/öldürmek mooch around (somewhere) v.
ufak tefek işlerle oyalanmak/uğraşmak/vakit geçirmek potter around v.
kayarak vakit geçirmek slip around v.
aylakça vakit geçirmek lounge around v.
aylakça vakit geçirmek lounge about v.
aylakça vakit geçirmek loaf about v.
aylakça vakit geçirmek loaf around v.
ile vakit geçirmek consort with v.
tembelce vakit geçirmek laze something away v.
Colloquial
hoşça vakit geçirmek rage v.
boş boş/aylak aylak vakit geçirmek dilly-dally (around) with (someone or something) v.
boş boş/aylak aylak vakit geçirmek dilly-dally (around) with someone or something v.
arkadaşları evde ağırlamak (birlikte vakit geçirmek için) have friends over v.
beraber vakit geçirmek spend time together v.
Idioms
hiçbir şey yapmadan vakit geçirmek let the grass grow beneath (one's) feet v.
birisiyle vakit geçirmek hang around with someone v.
birisiyle vakit geçirmek go around with someone v.
çok iyi vakit geçirmek have a whale of a time v.
çalışmadan vakit geçirmek let grass grow under one's feet v.
hoşça vakit geçirmek have a field day v.
hoşça vakit geçirmek let one's hair down v.
Speaking
ailem ile vakit geçirmek istiyorum I want to spend time with my family expr.
ailemle vakit geçirmek istiyorum I want to spend time with my family expr.
Slang
boşa vakit geçirmek drag (one's) ass v.
boşuna vakit geçirmek jack around v.
televizyon karşısında vakit geçirmek veg out v.