yüz kızartıcı - Turkish English Dictionary
History

yüz kızartıcı



Meanings of "yüz kızartıcı" in English Turkish Dictionary : 15 result(s)

Turkish English
Common Usage
yüz kızartıcı shameful adj.
yüz kızartıcı discreditable adj.
General
yüz kızartıcı blushing n.
yüz kızartıcı dishonourable adj.
yüz kızartıcı disgraceful adj.
yüz kızartıcı infamous adj.
yüz kızartıcı inglorious adj.
yüz kızartıcı ignominious adj.
yüz kızartıcı reproachful adj.
yüz kızartıcı dishonorable adj.
yüz kızartıcı embarrassing adj.
yüz kızartıcı aflush adj.
yüz kızartıcı toad-spotted [obsolete] adj.
yüz kızartıcı unglorious adj.
Colloquial
yüz kızartıcı cringey adj.

Meanings of "yüz kızartıcı" with other terms in English Turkish Dictionary : 16 result(s)

Turkish English
General
halk önünde yapılan yüz kızartıcı hata blooper n.
tuzak kurarak birini yüz kızartıcı duruma düşürüp, olayı ifşa etme tehdidiyle şantaj yapma badger game n.
yüz kızartıcı bir şekilde blushingly adv.
yüz kızartıcı bir şekilde infamously adv.
yüz kızartıcı bir biçimde discreditably adv.
Colloquial
yüz kızartıcı durum facepalm n.
yüz kızartıcı durum face-palm n
Idioms
yüz kızartıcı lakaplar kullanarak çağırmak call names v.
(yüz kızartıcı yollardan) büyük bir servet yapmak cry all the way to the bank v.
yüz kızartıcı bir durumda olmak be in a sticky situation v.
Law
yüz kızartıcı suç disgraceful offense n.
yüz kızartıcı suçlar infamous crimes n.
yüz kızartıcı suç infamous crime n.
Politics
bir başkasına yönelik şantaj, itibarsızlaştırma ya da manipülasyon hedefiyle elde edilmiş yüz kızartıcı/uygunsuz/suçlayıcı bilgi kompromat (compromising material) n.
Military
yüz kızartıcı bir suç yüzünden ordudan uzaklaştırma discharge with ignominy n.
Slang
yüz kızartıcı bir durumun izi the mark of cain n.