yeni bir - Turkish English Dictionary
History

yeni bir



Meanings of "yeni bir" with other terms in English Turkish Dictionary : 307 result(s)

Turkish English
General
(bir bitki veya hayvanı) yeni iklime alıştırmak naturalise v.
(bir bitki veya hayvanı) yeni iklime alıştırmak naturalize v.
(kitaplığa/kütüphaneye) yeni bir kitap/eser eklemek accession v.
(yeni başlanan bir işte) deneyim eksikliği hissetmek feel out of depth v.
(yeni bir) duvar kağıdıyla kaplamak repaper v.
ağaçların gövdelerinde çentikler açarak yeni bir yolun geçiş yerini işaretlemek blaze a trail v.
asıl faaliyetine devam ederken yeni bir faaliyete girmek branch out into v.
bir ilişkiden yeni çıkmak just get out of a relationship v.
de yeni bir dönemi başlatmak usher in a new era of v.
-e yeni bir biçim vermek remodel v.
eski bir giysiden yeni bir şey yapmak cut down a piece of clothing into v.
farklı/yeni bir açıdan bakmak reframe v.
ilgelenecek yeni bir meşgale bulmak come to grip with v.
iptal etmek (yeni bir emir ile önceki emri) countermand v.
öldükten sonra yeni bir bedende diriltmek reincarnate v.
yapmak (yeni bir şeyi) bring out v.
yayımlamak (yeni bir şeyi) bring out v.
yeni bir albüm üzerinde çalışmak work on a new album v.
yeni bir anlam kazanmak take on a new meaning v.
yeni bir anlayış geliştirmek develop a new understanding v.
yeni bir bakış açısı getirmek bring a new perspective v.
yeni bir benlik bulmak gain/find a new identity v.
yeni bir biçime sokmak re-form v.
yeni bir biçime sokmak recast v.
yeni bir boyut getirmek bring a new dimension to v.
yeni bir boyut katmak add a new dimension v.
yeni bir çağ açmak usher in a new age v.
yeni bir çerçeveye oturtmak reframe v.
yeni bir daireye taşınmak move to a new apartment v.
yeni bir döneme işaret etmek mark a new period of v.
yeni bir duruma alışmak get used to a new situation v.
yeni bir düzen vermek reorganise v.
yeni bir düzen vermek reorganize v.
yeni bir emirle öncekini geçersiz kılmak countermand v.
yeni bir eve taşınmak move into a new house v.
yeni bir eve taşınmak move to a new apartment v.
yeni bir görev belirlemek retask v.
yeni bir hamlenin ilk sinyallerini vermek give the first signs/signals of a new move v.
yeni bir hayat vermek revivify v.
yeni bir hayata başlamak turn over a new leaf v.
yeni bir hayata başlamak start a new life v.
yeni bir hesap açmak create a new account v.
yeni bir hobi edinmek start a (new) hobby v.
yeni bir hobi edinmek take up a (new) hobby v.
yeni bir imaj kazandırmak give a new image to v.
yeni bir imaj vermek give a new image to v.
yeni bir isim vermek rechristen v.
yeni bir iş bulmak find a new job v.
yeni bir işe başlamak enter upon a new career v.
yeni bir kültüre uyum sağlamak acculture v.
yeni bir medeniyet kurmak create a new civilization v.
yeni bir plan önerisinde bulunmak propose a new plan v.
yeni bir plan sunmak propose a new plan v.
yeni bir rekor kırmak set a new record v.
yeni bir rekor kırmak break a new record v.
yeni bir söylem geliştirmek develop a new discourse v.
yeni bir sürece girmek take yet another twist v.
yeni bir sürece girmek take yet another turn v.
yeni bir şehre taşınmak move to a new city v.
yeni bir şey üzerinde çalışmak work on something new v.
yeni bir şeyler denemek try something new v.
yeni bir şirket kurmak found a new company v.
yeni bir şirket kurmak establish a new company v.
yeni bir şirket kurmak incorporate a new company v.
yeni bir şişe şaraba başlamak start on a new bottle of wine v.
yeni bir telefon almak buy a new phone v.
yeni bir yaşama kapılarını açmak start a new life v.
yeni bir yer keşfetmek explore a new place v.
yeni bir yol izlemek follow a new path v.
yeni bir yol izlemek strike out v.
yeni bir yön çizmeye karar vermek veer off in a new direction v.
yeni doğmuş bir bebek gibi ağlamak cry like a new born baby v.
yeni kurulmuş bir araştırma biriminin başına getirilmek be put in charge of a newly-formed investigative unit v.
yerini almak (yeni bir şey eski bir şeyin) supplant v.
yerini almak (yeni bir şey eski bir şeyin) supersede v.
(hayatta) yeni bir çığır açan deneyim a life changing experience n.
(özellikle tanrıbilimde) yeni bir öğretiyi benimseyen kimse neologist n.
avustralya ve yeni zelanda’da yaşayan bir tür kabuklu pipi n.
belli şekilleri, yeni bir alana, eski görünümlerini bozmayacak şekilde, yeniden yerleştirme işlemi layout n.
bir çift yeni ayakkabı a pair of new shoes n.
bir dini gruba yeni girmiş kimse neophyte n.
bir hayvan veya bitkinin yeni bir yere uyum sağlayarak orayı yurt edinmesi denizenship n.
bir işe yeni başlayan kimse novice n.
bir nesneyi nitelemek için kullanılan sözcüğün bazı nedenlerden ötürü o nesnenin özelliklerini tanımlamaya yetmemesi sonucunda (çoğunlukla eski sözcüğün başına bir niteleyici ifade getirilerek) oluşturulmuş yeni kelime retronym n.
farklı malzemeleri bir araya getirip yeni bir şey ortaya çıkaran kimse bricoleur n.
herhangi bir aktiviteye yeni başlayan, herhangi bir aktivitenin acemisi olan kimse newbie n.
herhangi bir şeye yeni başlayan kimse neophyte n.
yeni bir bağlama yerleştirme entextualization n.
yeni bir başlangıç new beginning n.
yeni bir başlangıç new chance n.
yeni bir başlangıç a new beginning n.
yeni bir başlangıç fresh start n.
yeni bir başlangıç clean slate n.
yeni bir başlangıç opportunity to start over n.
yeni bir coğrafya a new geography n.
yeni bir çalışma a new study n.
yeni bir çevre a new environment n.
yeni bir eve taşınmanın kutlanışı housewarming n.
yeni bir gerçekçilik anlayışı a new sense of realism n.
yeni bir ilme başlangıç propaedeutics n.
yeni bir ilme başlangıç propaedeutic n.
yeni bir soluk a new breath n.
yeni bir soluk a breath of fresh air n.
yeni bir tiyatro oyununun ilk temsili premier n.
yeni bir ülkeye yerleşme resettlement n.
yeni girenler (bir kuruluşa/camiaya) intake n.
yeni zeland adalarına özgü büyük bir çam türü kauri n.
yeni zelanda ve çin'e özgü sarı çiçekli küçük bir ağaç türü kowhai n.
yeni zelandalı bir kuş türü wrybill n.
yeni zellanda'ya özgü orta boy bir ağaç kohekohe n.
bir alanda/faaliyette yeni initiate adj.
gelişip yeni bir organizmaya dönüşebilecek (tohum/yumurta) viable adj.
(tarihte yeni bir dönemin) başlarında/ortaya çıkarken at the dawn of adv.
yeni başlamış bir biçimde inchoatively adv.
yeni başlamış bir halde inchoately adv.
yeni başlamış bir şekilde incipiently adv.
yeni bir biçimde newly adv.
yeni bir biçimde virginally adv.
yeni bir biçimde anew adv.
yeni bir bildiriye kadar until further notice adv.
yeni bir çağın eşiğinde on the cusp of a new era adv.
yeni bir duyuruya kadar till further notice adv.
yeni bir emre kadar until further order adv.
yeni bir ihbara kadar until further notice adv.
yeni bir talimat verilene kadar till further notice adv.
yeni bir talimata kadar until further order adv.
ağaca dikkat! (çevredekilere yeni kesilen bir ağacın düşeceğini haber vermek için söylenir) timber! interj.
yeni bir şey yok nothing new interj.
Phrasals
düzgün çalıştığını doğrulamak için belirli bir süre için yeni bir elektronik ekipman parçası kullanmak burn in
düzgün çalıştığını doğrulamak için belirli bir süre için yeni bir elektronik ekipman parçası kullanmak burn into
yeni bir şey ile ilgili birinin görüşlerine başvurmak try something on with someone
Phrases
her gün yeni bir şans every day is a new chance
her son yeni bir başlangıçtır every end is a new beginning
yeni bir deneyim için for a new experience
yeni bir deneyim için for a new experince
Proverb
bir işe yeni başlayan kimse kendini kabul ettirmek için elinden geleni yapar new brooms sweep clean
bir işe yeni başlayan kimse kendini kabul ettirmek için elinden geleni yapar a new broom sweeps clean
Colloquial
(birinin hayatında) yeni bir adım a new lease on life
(birinin hayatında) yeni bir adım a new lease of
yaşamda yeni bir başlangıç a new lease of
yaşamda yeni bir soluk a new lease on life
yaşamda yeni bir soluk a new lease of
yeni bir çevreye uyum sağlama zorluğu yaşamak have trouble adapting to a new environment
yeni bir gelir kaynağı a new income source
yeni bir yaşama şansı new lease on life
yeni bir yer a new place
Idioms
(bir bölgeye/mahalleye) yeni gelen/taşınan kimse new kid on the block
(yeni bir şeyi) hiç yardım almadan denemek fly blind
bir şeyde yeni olmak be new to the game
birinin hayatına yeni bir soluk getirmek give somebody a new lease of life
birinin hayatına yeni bir soluk/heyecan/yaşama nedeni getirmek give somebody a new lease of life
birinin hayatına yeni bir soluk/heyecan/yaşama nedeni getirmek give somebody a new lease on life
herhangi bir şey (yeni olması şartdeğil) any old thing
yaşamında yeni bir sayfa açmak turn over a new leaf
yeni bir adım atmak break new ground
yeni bir anlam/önem kazanmak take on a new meaning
yeni bir anlam/önem kazanmak take on a new significance
yeni bir başlangıç a clean slate
yeni bir başlangıç a clean sheet
yeni bir başlangıç a fresh start
yeni bir başlangıç yapmak make a fresh start
yeni bir başlangıç yapmak start off with a clean slate
yeni bir başlangıç yapmak turn over a new leaf
yeni bir başlangıç yapmak start over with a clean slate
yeni bir çağa açılan kapı the door to a new age
yeni bir dönemece girmek take a new turn
yeni bir duruma alışmak find one's feet
yeni bir hava vermek ring the changes
yeni bir hayata yelken açmak turn the page to a new life
yeni bir istikamete/doğrultuya girmek take a new turn
yeni bir işe uyum sağlamak/alışmak get one's feet under the table
yeni bir kapı açmak open a new door into
yeni bir pencere açmak open a new window into
yeni bir sayfa a clean slate
yeni bir sayfa a clean sheet
yeni bir sayfa açmak turn over a new leaf
yeni bir sayfa açmak turn a new page
yeni bir sayfa açmak make a clean break
yeni bir soluk getirmek make all the difference
yeni bir soluk getirmek give a shot in the arm
yeni bir soluk getirmek breathe new life into something
yeni bir soluk getirmek give a new impulse to
yeni bir soluk getirmek bring a breath of fresh air
yeni bir soluk katmak bring a breath of fresh air
yeni bir soluk katmak make all the difference
yeni bir şey bulmak break new ground
yeni bir şey ortaya çıkarmak break new ground
yeni bir şey yapmak break new ground
yeni bir şeye başlamak dip one's toe in the water
yeni bir şeyler öğrenmek learn the ropes
yeni öğrenmiş olduğu bir şeyi denemek trying out one's wings
yeni veya farklı bir şey denemek have a stab at something
yeni veya farklı bir şey denemek make a stab at something
yeni ya da farklı bir biçime sokmak change over from (to)
yeni/başka bir mecraya girmek take a new turn
Speaking
beni yeni bir yere götür take me somewhere new
beni yeni bir yerlere götür take me somewhere new
bu yeni bir şey değil it's nothing new
bugün senin için yeni bir gün this is a new day for you
bugün sizin için yeni bir gün this is a new day for you
burada yeni bir şeyler yok there's nothing new here
dün yeni bir ev aldım I bought a new house yesterday
git kendine yeni bir elbise al get yourself a new dress
hayatında yeni bir başlangıç için asla çok geç değil it's never too late for a new beginning in your life
hayatında yeni bir başlangıç yapmak için asla çok geç değil it's never too late for a new beginning in your life
paraya kıyıp kendime yeni bir elbise aldım i treated myself to a new dress
sanırım yeni bir öğrencisin i take it you are a new student
sanırım yeni bir öğrencisiniz i take it you are a new student
yarın yeni bir gün tomorrow's a new day
yeni bir araba aldım i purchased a new car
yeni bir araba aldım i bought a new car
yeni bir arkadaş buldum i made a new friend
yeni bir daireye taşınıyorum i'm moving into a new flat
yeni bir planım var i have a new plan
yeni bir sıra arkadaşım var i have a new deskmate
yeni bir şey söyle so what else is new
yeni bir yer bulana kadar until i find a new place
yeni bir yer buluncaya kadar until i find a new place
zannederim yeni bir öğrencisin i take it you are a new student
zannederim yeni bir öğrencisiniz i take it you are a new student
Slang
bir ülkeye yeni ayak basmış kişi fob
bir ülkeye yeni ayak basmış kişi fresh off the boat
piyasada yükselmeye çalışan yeni bir kişi cat
yeni bir şişe açmak crack a bottle
Trade/Economic
belirli bir endüstri için en yeni bilgileri, ipuçlarını veya tahminleri içeren yayın tipsheet
belli bir vadede en yeni çıkartılan hazine bonosu on-the-run
bilinen bir markanın altında piyasaya çıkarılan yeni ürün flanker
bir işte yeni olan kimse apprentice
bir malı veya yeni çıkartılan bir menkulün dağıtılmasında kullanılan sistem distribution network
bir sabit sermaye varlığını önce satıp sonra yeni alıcısından kiralama işlemi user leaseback
bir şirket tarafından yeni olarak çıkarılan menkul kıymetlerin yatırım kuruluşlarına doğrudan satılması private placement of securities
bir şirketin daha küçük bir bölümünün ayrılmasıyla ile kurulan yeni şirketler spin-off
bir ürünün yeni pazarlara girişi enter into new markets (product)
firmanın ürettiği yeni ürün çeşidinin bir ölçüde mevcut ürünlerinin satışının veya piyasa payının yerini alması durumu cannibalisation
firmanın ürettiği yeni ürün çeşidinin bir ölçüde mevcut ürünlerinin satışının veya piyasa payının yerini alması durumu cannibalization
hisse satışında bir kısım hakların yeni sahibine geçmeyip eski sahibine ait olarak kalması durumu ex rights
vergi yükünün daha adil dağıtılması amacıyla gayrimenkullerin yeni bir değerlendirmeye tabi tutulması equalization of assessment of property
yeni bir çevreye alışma orientation
yeni bir endüstrinin doğması emergence of a new industry
yeni bir ihbara kadar until further notice
yeni bir ihracın borsaya sürülmesi floating an issue
yeni bir keşfe verilen patent pioneer patent
yeni bir sektörün doğması emergence of a new industry
yeni bir talimata kadar until further order
yeni bir teknolojinin önce tüketici pazarına ardından iş dünyasına sunulması/uyarlanması consumerization
yeni bir ürünün tanıtımı için yapılan reklam pioneering
yeni çıkan bir ürün veya hizmetin ilk kez görücüye çıkması rollout
yeni çıkan bir ürün veya hizmetin müşterilerin beğenisine sunulması rollout
yeni ihraç olunan veya halen var olan süresi bir yıldan uzun borç araçlarının alınıp satıldığı piyasa bond market
yeni tahvil ihracında her bir yüklenicinin üstlendiği miktar bracket
Law
bir yeni ürün çeşidinin piyasada olumlu ve uygun şekilde karşılanması acceptance
Politics
abd'de yeni dönem tekrar seçilmemiş fakat kısa bir süre daha çalışan senato veya kongre üyesi lame duck
kelime anlamı aydınlar olan üyeleri tarafından ise ışığın insanları veya aydınlanmışlar olarak addedilen yeni dünya düzenini sağlamak amacıyla kurulduğu iddia edilen gizli bir örgüt illuminati
papua yeni gine’de yaşayan etnik bir grup fayu
yeni bir fikri veya politikayı denemekte kullanılan kişi ya da grup sounding board
yeni bir üye seçme co-option
yeni bir üye seçme co-optation
Technical
yeni bir pervane takmak re-prop
Computer
başka bir uygulamaya ait kodları kullanarak yeni bir program yazmak reskin v.
bir yazılımda daha yeni versiyonda geliştirilmiş olan bir komponent veya özelliği eski versiyonlara taşımak backport
bir yazılımda daha yeni versiyonda geliştirilmiş olan bir komponentin veya özelliğin eski versiyonlara taşınması backporting
bir yer imine yeni metin ata assign new text to a bookmark
birbirinden bağımsız web servisi sağlayıcılarının uygulamalarını biraraya getirerek yeni bir uygulama oluşturma mashup
yeni bir anahtar ekler adds a new key
yeni bir başlık açmak start a new thread
yeni bir kapsam ekle add a scope
yeni bir klasör oluşturmak için yukarıdaki click the
yeni bir konu başlatmak start a new thread
yeni bir oluştur create a new
yeni bir sözcük ekle adds a new word
Construction
yeni dökülmüş beton gibi gereçleri belirli bir süre buhar basıncı altında otoklavda tutma autoclaving
Marine
yeni ve deneyimsiz bir denizci landsman
yeni yapılan bir geminin ilk seferi maiden voyage
Medical
anormal yeni bir büyüme neoplasm
belirli bir hastalığa ait yeni vakaların ortaya çıkış sıklığı incidence
yeni bir antidepresif ilaç sertraline
yeni bir tür antidepresan ilaç nefazodone
yeni doğanın kendisine bir şey uzatıldığında onu kavrama için gösterdiği refleks palmar grasp reflex
yeni doğanın kendisine bir şey uzatıldığında onu kavrama için gösterdiği refleks palmar grasp
yeni kaledonya'da rastlanılan tropikal bir hastalık tonga
yeni kuşak bir antidepresan mirtazapine
yeni kuşak bir antidepresif ilaç paroxetine
Marine Biology
balığın yeni bir ortama veya farklı ilklim şartlarına adaptasyonu acclimatization
Zoology
bir bitki veya hayvan türünü başarılı bir şekilde yeni bir yaşam ortamına adapte etme ecesis
yeni zelanda’ya özgü uçamayan bir kuş takahe
yeni zelanda'ya özgü bir kuş hihi
yeni zelanda'ya özgü bir kuş stitchbird
yeni zelanda'ya özgü bir kuş notiomystis cincta
yeni zelandaya özgü uçamayan bir kuş türü takahe
yeni zelandaya özgü uçamayan bir kuş türü notornis
Botanic
yeni zelandaya özgü meyveleri yenebilen küçük bir ağaç türü ngaio
Education
yeni zelanda'da üniversite öğrencilerine verilen bir burs a bursary
Literature
16. yüzyıl fransız edebiyatında yunan ve roma modelli yeni bir fransız edebiyatı oluşturmaya çalışmış yedi şairden oluşan edebi grup pleiade
Linguistics
bir sözcükten ek çıkararak yeni sözcük oluşturma backformation
bir sözcükten ek çıkararak yeni sözcük oluşturma back formation
iki sözcüğün ve anlamlarının karışımından türetilen yeni bir sözcük portmanteau
Environment
yeni bir çevreye alışma acclimatisation
Geography
yeni zelanda'nın hawke's bay bölgesinde bulunan 305 metre yüksekliğinde bir dağ taumatawhakatangihangakoauauotamateaturipukakapikimaungahoronukupokaiwhenuakitanatahu
yeni zellanda'nın waikato bölgesinde bir yerleşim yeri te aroha
Geology
yeni zelanda üst tersiyer’inde bir kat clifdenian
Military
yeni kurulmuş ve tahkim edilmiş askeri bir mevki veya garnizon presidio
Sport
(yeni bir oyuncuyla) kontrat yapmak sign
Art
farklı parçaları birleştirip yeni bir şey ortaya çıkarma bricolage
Cinema
garp cephesinde yeni bir şey yok all quiet on the western front
yeni bir ad vermck dub
yeni bir ad vermek dub
Latin
alacaklının eski borçlu yerine yeni bir borçluyu kabul etmesi sonucunda borcun yenilenmesi expromissio