crush something - Turco Inglés Diccionario
Historia

crush something

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


Significados de "crush something" con otros términos en diccionario inglés turco: 55 resultado(s)

Inglés Turco
Phrasals
crush (someone or something) to (something) v. (bir şeyi başka bir şey olarak) parçalamak
crush (someone or something) to (something) v. parça parça etmek
crush (someone or something) to (something) v. ufalamak
crush (someone or something) to (something) v. tuz buz etmek
crush (someone or something) into (something) v. (bir şeyi başka bir şey olarak) parçalamak
crush (someone or something) into (something) v. parça parça etmek
crush (someone or something) into (something) v. ufalamak
crush (someone or something) into (something) v. tuz buz etmek
crush (up) against (someone or something) v. (birinin ya da bir şeyin) üstüne yıkılmak
crush (up) against (someone or something) v. (birine ya da bir şeye) çok yüklenmek
crush someone or something to something v. bir insanı ya da bir şeye bir şeye sıkıştırmak
crush someone or something to something v. birini ezerek öldürmek
crush someone or something to something v. bir şeyi başka bir şey haline gelecek şekilde ezmek
crush something in v. içeri göçertmek
crush something in v. içeriye doğru bastırmak
crush something in v. içeriye doğru zorlamak
crush something to something v. bir şeyi bir şey haline gelecek şekilde ezmek
crush something to something v. ufalamak
crush something to something v. toz haline getirmek
crush something to something v. parça parça etmek
crush something to something v. öğütmek
crush something into something v. bir şeyi bir şey haline gelecek şekilde ezmek
crush something into something v. ufalamak
crush something into something v. toz haline getirmek
crush something into something v. parça parça etmek
crush something into something v. öğütmek
crush something up (into something) v. bir şeyi bir şey haline gelecek şekilde ezmek
crush something up (into something) v. ufalamak
crush something up (into something) v. toz haline getirmek
crush something up (into something) v. parça parça etmek
crush something up (into something) v. öğütmek
crush something up (into something) v. bir şeyi bir şey haline gelecek şekilde ezmek
crush something up (into something) v. ufalamak
crush something up (into something) v. toz haline getirmek
crush something up (into something) v. parça parça etmek
crush something up (into something) v. öğütmek
crush (up) against someone or something v. bir şeyi bir şey haline gelecek şekilde ezmek
crush (up) against someone or something v. ufalamak
crush (up) against someone or something v. toz haline getirmek
crush (up) against someone or something v. parça parça etmek
crush (up) against someone or something v. öğütmek
crush someone or something down v. ezmek
crush someone or something down v. sıkıştırmak
crush someone or something down v. bastırıp küçültmek
crush someone or something down v. birini veya bir şeyi ezmek
crush someone or something down v. birini veya bir şeyi bastırmak
crush someone or something down v. birini veya bir şeyi baskılamak
crush someone or something down v. birini veya bir şeyi baskı altına almak
crush someone or something down v. birini veya bir şeyi sindirmek
crush someone or something down v. birine veya bir şeye boyun eğdirmek
crush someone or something down v. birini veya bir şeyi etkisiz hale getirmek
crush (up) against (someone or something) v. (birine ya da bir şeye) doğru yığılmak
crush (up) against (someone or something) v. (birine ya da bir şeye) doğru yüklenmek
crush (up) against someone or something v. birine ya da bir şeye doğru yığılmak
crush (up) against someone or something v. birine ya da bir şeye doğru yüklenmek