açılmak - Turco Inglés Diccionario
Historia

açılmak



Significados de "açılmak" en diccionario inglés turco : 79 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
açılmak open v.
açılmak be opened v.
General
açılmak unfurl v.
açılmak yawn v.
açılmak work loose v.
açılmak effuse v.
açılmak clarify v.
açılmak burst forth v.
açılmak disperse v.
açılmak open in v.
açılmak thaw v.
açılmak move away v.
açılmak stretch v.
açılmak lay v.
açılmak open oneself v.
açılmak untwist v.
açılmak untwine v.
açılmak disentangle v.
açılmak come loose v.
açılmak gape v.
açılmak unload v.
açılmak unroll v.
açılmak unfold v.
açılmak come untied v.
açılmak flower v.
açılmak put to sea v.
açılmak get loose v.
açılmak bare v.
açılmak rise v.
açılmak loosen up v.
açılmak blossom v.
açılmak unstick v.
açılmak loosen v.
açılmak unclose v.
açılmak give v.
açılmak come open v.
açılmak refresh v.
açılmak admit somebody v.
açılmak unbend v.
açılmak open up v.
açılmak uncoil v.
açılmak spread v.
açılmak open out v.
açılmak be in the clear v.
açılmak diverge v.
açılmak come out of one's shell v.
açılmak unfasten v.
açılmak come undone v.
açılmak dilate v.
açılmak ravel out v.
açılmak widen v.
açılmak overspend v.
açılmak become relaxed v.
açılmak clear v.
açılmak air v.
açılmak fine v.
açılmak disclose one's secret v.
açılmak expand v.
açılmak unwind v.
açılmak admit somebody into one's confidence v.
açılmak get opened v.
açılmak confide v.
açılmak get back v.
açılmak chaun [obsolete] v.
açılmak undouble v.
açılmak unentangle v.
açılmak unknit v.
açılmak erupt v.
açılmak unshut v.
açılmak untie v.
Phrasals
açılmak glow up v.
açılmak thaw out v.
Idioms
açılmak be out of (one's) shell v.
Trade/Economic
açılmak open v.
Aeronautic
açılmak unlatch v.
açılmak fade in v.
Marine
açılmak stand off v.
Archaic
açılmak reclude v.
Slang
açılmak spill guts v.

Significados de "açılmak" con otros términos en diccionario inglés turco: 199 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
denize açılmak sail v.
açılmak (kapı) be opened v.
General
kısmeti açılmak receive a marriage proposal v.
denize açılmak put off v.
yurtdışı pazarlara açılmak enter the foreign markets v.
açılmak (halka şeklinde sarılı bir şey) uncoil v.
uykusu açılmak pass off v.
denize açılmak shove off v.
yurtdışına açılmak open abroad v.
içi açılmak feel relieved v.
açılmak (katlanmış bir şey) unfold v.
açılmak (sarılı bir şey) unwrap v.
açılmak (sarılı bir şey) unwind v.
denize açılmak protrude to sea v.
kısmeti açılmak be in luck v.
gözü açılmak become shrewd v.
denize açılmak put away v.
fermuarı açılmak unzip v.
denize açılmak stand off v.
denize açılmak put out to sea v.
yelpaze şeklinde açılmak fan v.
araları açılmak fall out v.
birbirine açılmak (odalar) communicate v.
birbirine açılmak communicate v.
arası açılmak fall out with somebody v.
açılmak (sıkılmış el) unclench v.
kabak çiçeği gibi açılmak become free and easy v.
kısmeti açılmak (gelin olma) receive a marriage proposal v.
gözü açılmak awaken v.
yurtdışına açılmak do business abroad v.
gözü gönlü açılmak be cheered up v.
tekrar açılmak reopen v.
denize açılmak put to sea v.
açılmak (gökyüzü/hava) be in the clear v.
gözü açılmak awake v.
dikişleri açılmak rip v.
birdenbire açılmak spring v.
zihni açılmak feel mentally alert v.
arası açılmak have a falling out with somebody v.
arası açılmak fall out with v.
dikişleri açılmak (stitches) be opened v.
dışa açılmak open to foreign countries v.
dikişi açılmak (stitches) be opened v.
tekneyle açılmak take a boat out v.
yerleşime açılmak be opened to settlement v.
yerleşime açılmak be opened for settlement v.
piyasa açılmak (market) pick up v.
piyasa açılmak (market) rally v.
ziyarete açılmak be opened to visit v.
turizme açılmak be opened to tourism v.
hakkında dava açılmak be sued v.
kıyıdan açılmak sail from the shore v.
kullanıma açılmak be opened for use v.
hizmete açılmak put into service v.
kullanıma açılmak be opened to use v.
(hava) açılmak clear up v.
piyasaya açılmak break into market v.
piyasaya açılmak get into market v.
araları açılmak be a odds with v.
ibadete açılmak be opened to worship v.
yurtdışına açılmak expand abroad v.
yurt dışına açılmak expand overseas v.
yurt dışına açılmak expand abroad v.
yurtdışına açılmak expand overseas v.
gözleri fal taşı gibi açılmak be moon-eyed v.
-e açılmak open out on v.
-e açılmak open into v.
-e açılmak open onto v.
yüzemeyeceği kadar açılmak get out of one's depth v.
boyunu aşacak kadar açılmak get out of one's depth v.
açılmak (bir oda başka bir odaya) communicate with v.
araları açılmak fall to loggerheads v.
bilinci açılmak restore to consciousness v.
bilinci açılmak resuscitate v.
bilinci açılmak regain consciousness v.
içeriden açılmak be opened from the inside v.
dışarıdan açılmak be opened from the outside v.
bilinci açılmak recover consciousness v.
birisine açılmak bare to someone v.
trafik açılmak the traffic jam to break up v.
oturma odasına açılmak open into the living room v.
terasa açılmak open out onto the terrace v.
bahçeye açılmak open out onto the terrace v.
hakkında soruşturma açılmak be indicted v.
(kapı) hemen merdivene açılmak swing over stairs v.
pazara açılmak get into market v.
denize açılmak go sailing v.
yelkenliyle açılmak go sailing v.
ibadete açılmak be opened for worship v.
aniden açılmak pop open v.
açılmak (bahçeye/odaya) admit v.
dışa açılmak branch out to v.
konuşarak birine açılmak unload v.
(sargı) açılmak unwrap v.
bilinci açılmak emerge v.
çekerek açılmak undraw v.
biri sayesinde gözü açılmak be disillusioned by someone v.
(katlanmış bir şey) açılmak unplat v.
çat diye açılmak unsnap v.
(iple bağlanmış bir şey) açılmak untruss v.
yırtılıp açılmak eventerate [obsolete] v.
denize çıktıktan sonra açılmak üzere kaptana verilen kapalı zarf içindeki emir sealed orders n.
Phrasals
(hava) açılmak clear off v.
açılmak (bir oda başka bir odaya) open into v.
şansı açılmak luck out v.
-ile açmak/açılmak open with v.
(bir yere) açılmak lead up to something v.
yanmak/açılmak (lamba/ışık) come on v.
çenesi açılmak jaw away v.
(birine) açılmak come out to (someone) v.
(bir şeyle) açılmak start up with (something) v.
(bir şeyle) açılmak open on (something) v.
(denizcilikte bir şeyden) açılmak bear off from (something) v.
Colloquial
aniden açılmak fly open v.
birdenbire açılmak fly open v.
hızla açılmak fly open v.
şansı açılmak one's lucky number comes up v.
sinüsleri açılmak one’s sinuses to clear v.
yırtılıp açılmak rip open v.
hakkında (bir şey için) soruşturma açılmak be had up (for something) v.
yutacakmışçasına açılmak yawn v.
Idioms
gözleri fal taşı gibi açılmak (one's) eyes are popping out of (one's) head v.
hakkında dava açılmak be had up (for something) v.
hakkında dava açılmak appear before v.
hakkında dava açılmak appear before someone v.
(birine) açılmak bare (one's) breast v.
(hava) açılmak brighten up v.
yüzü gözü açılmak brighten up v.
aniden açılmak/patlamak burst open v.
yıkılarak/patlayarak açılmak burst open v.
aniden açılmak/patlamak burst (something) open v.
yıkılarak/patlayarak açılmak burst (something) open v.
aklı/zihni açılmak have all (one's) buttons v.
aklı/zihni açılmak have all one's buttons v.
aklı/zihni açılmak have all one's marbles v.
içi açılmak chirk up v.
(bir şey yapma) yolu açılmak see (one's) way (clear) to (doing something) v.
yolu açılmak see one's way to v.
(bir şey yapma) yolu açılmak see your way clear to do (or doing) something v.
araları açılmak be at odds with someone v.
araları açılmak be at loggerheads v.
arası açılmak be caught up in a row with v.
birine açılmak pour out one's soul v.
birisine açılmak bare one's heart v.
birine açılmak unburden oneself to someone v.
birine açılmak bare one's soul v.
birine açılmak unbosom oneself to someone v.
birisine açılmak bare one's soul v.
birisine açılmak bare one's soul to someone v.
birine açılmak have a heart-to-heart talk v.
birine açılmak bare one's heart v.
denize açılmak go to sea v.
gözleri açılmak the scales fall from somebody's eyes v.
içi açılmak cheer up v.
iştahı açılmak work up an appetite v.
işletmeye açılmak come on stream v.
kullanıma açılmak come into service v.
şansı açılmak hit the jackpot v.
şansı açılmak strike it lucky v.
şaşkınlıktan gözleri faltaşı gibi açılmak raise an eyebrow v.
şansı açılmak strike lucky v.
(özellikle bir şeyler yaptıktan sonra) iştahı açılmak get up an appetite v.
(fırsat anlamında) kapılar açılmak doors open up v.
(av vb) sezonu başlamak/açılmak come into season v.
yüzü gözü açılmak learn about the birds and bees v.
(şaşkınlıktan/korkudan) gözleri fal taşı gibi açılmak be caught/freeze like a deer in the headlights v.
(şaşkınlıktan/korkudan) gözleri fal taşı gibi açılmak be caught like a rabbit in the headlights v.
birine açılmak drop the l-bomb v.
gözleri fal taşı gibi açılmak go wide v.
(birinin) gözleri açılmak have scales fall from (one's) eyes v.
gözleri fal taşı gibi açılmak deer-in-headlights v.
(birinin) şansı açılmak/açık olmak all (one's) christmases have come at once [uk] v.
(birinin) bahtı açılmak all (one's) christmases have come at once [uk] v.
sözü/konusu açılmak istenmeyen durum (the) elephant in the corner n.
sözü/konusu açılmak istenmeyen durum the elephant in the corner n.
Trade/Economic
dünyaya açılmak globalise v.
dünyaya açılmak globalize v.
halka açılmak go-public v.
halka açılmak go public v.
halka açılmak go public v.
(şirket) halka açılmak go public v.
Politics
dünyaya açılmak open up to the world v.
Computer
açılmak (mail vb) get opened v.
Marine
denize açılmak set sail v.
enginlere açılmak stand to sea v.
denize açılmak set sail for v.
denize açılmak outstand v.
kıyıdan iterek açılmak shove off v.
kıyıdan açılmak lay off v.
yavaş yavaş açılmak edge away from v.
sahil boyunca denize açılmak undersail v.
Medical
(doğum sırasında serviks) açılmak efface v.
Marine Biology
denize açılmak debouch v.
Botanic
yarılıp açılmak dehisce v.
(tohum kabuğu) yarılıp açılmak dehisce v.
Cinema
açılmak (tv) fade in v.
açılmak (tv) fade-in v.
Slang
gözleri korkuyla/panikle/şaşkınlıkla açılmak bug out v.
başına ciddi işler açılmak get in some serious shit v.