aşık - Turco Inglés Diccionario
Historia

aşık



Significados de "aşık" en diccionario inglés turco : 41 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
aşık lover n.
aşık in love adj.
General
aşık horizontal beam n.
aşık wooer n.
aşık troubadour n.
aşık swain n.
aşık spoon n.
aşık suitor n.
aşık fancy man n.
aşık sweetheart n.
aşık singer n.
aşık inamorato n.
aşık paramour n.
aşık jongleur n.
aşık adorer n.
aşık beau n.
aşık wandering minstrel n.
aşık admirer n.
aşık minstrel n.
aşık turkish popular poet-singer n.
aşık aficionado n.
aşık afficionado n.
aşık besotted adj.
aşık in ecstasy adj.
aşık smitten adj.
aşık gone adj.
aşık loved adj.
aşık enamored adj.
aşık enamoured adj.
aşık fond adj.
aşık gallant adj.
aşık in love with prep.
Slang
aşık tootsy-wootsy n.
Architecture
aşık purlin n.
Construction
aşık purlin n.
aşık purline n.
Anatomy
aşık knucklebone n.
aşık talus n.
Geology
aşık talus n.
Music
aşık amorous adj.
British Slang
aşık loved up adj.

Significados de "aşık" con otros términos en diccionario inglés turco: 175 resultado(s)

Turco Inglés
General
aşık olmak be smitten with v.
aşık atmak vie v.
aşık atmak compete with v.
aşık atmak compete v.
birisine aşık olmak have a crush on someone v.
aşık gibi davranmak flirt with v.
aşık etmek enamor v.
aşık olmak love v.
aşık olmak fall in love v.
aşık olmak be enamored of v.
aşık atmak rival v.
ile aşık atmak keep up with v.
aşık atmak match v.
ile aşık atmak rival v.
aşık olmak (birisine) fall for somebody v.
aşık oynamak compete with v.
aşık olmak be in love with v.
aşık olmak fall in love with v.
aşık atmak vie with v.
aşık etmek enamour v.
tutulmak (aşık olmak) fall in love v.
kendine aşık etmek sweep someone off one's feet v.
aşık olmak get stuck on v.
delicesine aşık olmak be infatuated with v.
aşırı aşık olmak overlove v.
aşık olmak have a crush on v.
birine aşık olmak become infatuated with v.
birine aşık olmak fall for v.
aşık olmak fall for v.
birine aşık olmak fall in love with v.
aşık olmak become infatuated with v.
ilk görüşte aşık olmak love at first sight v.
-e aşık olmak be in love with v.
-e deli gibi aşık olmak be infatuated with v.
deli gibi aşık olmak be madly in love v.
sırılsıklam aşık olmak be madly in love v.
aşık kemiği astragalus n.
kadınlara aşık rolü yapmayı seven erkek flirt n.
aşık etme enamouring n.
delicesine aşık olma infatuation n.
aşık etme enamoring n.
aşık oyunu dib n.
kişinin kendinden daha üstün bir insanın kendisine aşık olduğuna inanması clerambault's syndrome n.
aşık oyunu knucklebones n.
delicesine aşık olma infatuation with n.
aşık kemiği dib n.
aşık olunan kadın inamorata n.
kişinin kendinden daha üstün bir insanın kendisine aşık olduğuna inanması erotomania n.
aşık oyunu jacksnipe n.
aşık oyunu triddler n.
aşık atışması call-and-response n.
aşık atışması call-and-response duet n.
gizemli aşık mysterious lover n.
gizemli aşık dark lover n.
gizli aşık secret lover n.
aşık olunan ünlü celebrity crush n.
aptal aşık foolish/dumb/silly lover n.
çılgınca aşık olma infatuation n.
delice aşık olma infatuation n.
aşık kemiği (çoğul) tali n.
aşık kadın aficionada n.
bir zamanlar aşık olunan ama artık olunmayan birini görünce oluşan tuhaf duygu razbliuto [russian] n.
zekaya aşık kimse. zeki insanı romantik veya cinsel yönden çekici bulan kişi sapiophile n.
aşık olmuş fallen in love with adj.
tutkun/aşık amorous adj.
aşık olmuş fell in love with adj.
deli gibi aşık infatuated adj.
delicesine aşık infatuated adj.
çok aşık madly in love adj.
Proverb
hem aşık hem akıllı olunmaz one cannot love and be wise
insanların aşık olmasından yerçekimini sorumlu tutamazsın gravitation cannot be held responsible for people falling in love
Colloquial
(aşık olunan birinin) peşinden koşmak chase v.
başkasının sevgilisine aşık olmak bird-dog v.
aptal aşık gibi bakmak caste sheep's eyes v.
aptal aşık gibi bakmak make sheep's eyes v.
aşık olmak fall for in a big way v.
aşık olmak lose one's heart v.
birine sırılsıklam aşık olmak fall head over heels in love with someone v.
aşık kavgası lover's spat n.
aşık kavgası lovers spat n.
aşka aşık olmuş kimse hopeless romantic n.
çılgınca aşık olmak be hooked on
Idioms
birine aşık/sevdalı olmak be stuck on v.
birine çıldırasıya aşık olmak be stuck on v.
(birine) aşık olmak have a case on (someone) v.
(birine) aşık olmak have a crush on (someone) v.
aşık atmak match wits with someone v.
aşık atmak hold a candle to v.
aşık etmek steal someone's heart (away) v.
aşık olmak be head over heels in love v.
aşık olmak carry a torch for someone v.
aşık olmak fall over heels in love v.
aşık olmak fall for someone v.
birine sırılsıklam aşık olmak be head over heels in love with v.
birisine aşık olmak be smitten by someone v.
birine sırılsıklam aşık olmak be head over heels in love with someone v.
birine aşık olmak have a crush on someone v.
birbirlerine aşık olmak fall in love with each other v.
sırılsıklam aşık olmak be head over heels in love
sırılsıklam aşık olmak be head over heels
sırılsıklam aşık head over heels in love
sırılsıklam aşık olmak fall head over heels
komşusuyla aşık atmak keep up with the joneses
deliler gibi aşık olmak fall deeply in love with someone
deliler gibi aşık olmak fall head-over-heels in love
ilk görüşte aşık olmak fall in love at first sight
sırılsıklam aşık love-besotted
kendinden üstün biriyle aşık atmak punch above one's weight
Speaking
aşık oldum I fell in love expr.
aşık mı oldun? are you in love? expr.
aşık oldum galiba I guess I have fallen in love with expr.
aşık oldum galiba I guess I am in love expr.
aşık oldum galiba I think I am in love expr.
aşık oldum galiba I think I have fallen in love with expr.
aşık oldum sanırım I guess I have fallen in love with expr.
aşık oldum sanırım I guess I am in love expr.
aşık olmayın do not fall in love expr.
birisiyle tanıştım ve aşık oldum I met someone and I fell in love expr.
ben hiç aşık olmadım I've never been in love expr.
beni kendine aşık ettin you made me fall in love with you expr.
biz birbirimize aşık olduk we've fallen in love expr.
sana aşık oldum i fell in love with you
hiç aşık oldun mu? have you ever fallen in love?
kadının birine sırılsıklam aşık oldum i've fallen deeply in love with a woman
ilk görüşte aşık olduğun ünlü kim? who is your celebrity crush?
Slang
terkedilmiş aşık jilted lover n.
reddedilen aşık jilted lover n.
ölesiye aşık ride-or-die chick n.
Technical
aşık mafsalı purlin hinge n.
aşık düzeni purlin arrangement n.
aşık oynağı purlin hinge n.
aşık dikmesi purlin post n.
aşık planı purlin layout n.
aşık mesafesi purlin spacing n.
aşık arası purlin spacing n.
ara aşık intermediate purlin n.
aşık bağlantısı purlin connection n.
aşık genel konumu purlin layout n.
aşık kemiği knucklebone n.
aşık kotu purlin level n.
aşık uzaklığı purlin spacing n.
aşık yükseltisi purlin level n.
aşık yükü purlin load n.
Construction
aşık takozu cleat n.
Automotive
direksiyon aşık mili steering pin
Medical
aşık kemiği trochlea n.
aşık kemiği talus n.
aşık ve kaval kemiği ile ilgili talotibial adj.
talus (aşık kemiği) ve tibia (kaval kemik) ile ilgili talotibial adj.
aşık kemiğine ilişkin trochlear adj.
Anatomy
aşık çıkıntısı malleolus n.
aşık kemiği ankle bone n.
aşık kemiği anklebone n.
aşık kemiği çıkıntısı malleolus n.
aşık kemiği ya da bilekle ilgili talar adj.
aşık kemiği ile ilgili trochleary adj.
aşık kemiği ile bağlantılı trochleary adj.
aşık çıkıntısı ile ilgili malleolar adj.
aşık kemiği ile ilgili talonavicular adj.
Psychology
yeniliğe aşık kimse neophile n.
yeniliğe aşık kimse neophiliac n.
aşık olma veya sevilme korkusu philophobia n.
kendi düşüncelerine aşık kimse philodox
tutkuyla aşık olma hali limerance
Literature
aşık edebiyatı minstrel literature n.
aşık edebiyatı minstrelsy n.
Art
kadın aşık trobairitz
Mythology
galatha'ya aşık olan çobanın adı acis n.
yunan mitolojisinde sudaki yansımasına aşık olup suya düşerek adını taşıyan çiçeğe dönüştüğüne inanılan kişi narcissus n.
Latin
aşık olmak amo v.
her aşık bir savaşçıdır militat omnis amans
Archaic
aşık olmak belove v.
British Slang
aşık olmak fancy the arse off someone v.
aşık olmak fancy the pants off someone v.
aşık çocuk lover boy n.