bağlı - Turco Inglés Diccionario
Historia

bağlı



Significados de "bağlı" en diccionario inglés turco : 87 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
bağlı attached adj.
bağlı faithful adj.
bağlı connected adj.
bağlı bound adj.
General
bağlı adhesive adj.
bağlı conditional adj.
bağlı consequent adj.
bağlı appendant adj.
bağlı banded adj.
bağlı bound adj.
bağlı obligate adj.
bağlı subject adj.
bağlı adhered adj.
bağlı ensuant adj.
bağlı conjoint adj.
bağlı connected with adj.
bağlı cohesive adj.
bağlı appurtenant adj.
bağlı spellbound adj.
bağlı linked adj.
bağlı dependant adj.
bağlı germane adj.
bağlı legato adj.
bağlı copulate adj.
bağlı contingent adj.
bağlı amenable adj.
bağlı devoted adj.
bağlı inseparable adj.
bağlı hooked adj.
bağlı incident adj.
bağlı laced adj.
bağlı affiliated adj.
bağlı related to adj.
bağlı subordinated adj.
bağlı impotent adj.
bağlı fitted adj.
bağlı affined adj.
bağlı adjective adj.
bağlı bonded adj.
bağlı observant adj.
bağlı incidental adj.
bağlı corded adj.
bağlı connected adj.
bağlı subsidiary adj.
bağlı relative adj.
bağlı subordinate adj.
bağlı tied adj.
bağlı ligated adj.
bağlı attendant adj.
bağlı dependent adj.
bağlı reliant adj.
bağlı engaged adj.
bağlı fast adj.
bağlı fixed adj.
bağlı loyal adj.
bağlı allegiant adj.
bağlı strapped adj.
bağlı under prep.
bağlı subject to prep.
bağlı subordinate to prep.
bağlı inferior to prep.
bağlı due to prep.
Phrases
bağlı under the influence of
Trade/Economic
bağlı ancillary
bağlı adherent
bağlı dependant
bağlı dependent
bağlı affiliate
bağlı affiliated with
Law
bağlı loyal
bağlı connected
bağlı dependent
bağlı appurtenant
bağlı ancillary
Technical
bağlı conjugate
bağlı dependent
bağlı adherent
bağlı coupled
bağlı fixed
bağlı relative
bağlı associated with
bağlı related
bağlı anchored
Computer
bağlı connected
bağlı linked
Biochemistry
bağlı conjugated
Marine Biology
bağlı congugated

Significados de "bağlı" con otros términos en diccionario inglés turco: 500 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
(fikir) sıkı sıkıya bağlı olmak hug v.
bağlı olmak depend v.
isteğe bağlı optional adj.
General
anlaşmaya bağlı kalmak adhere to the agreement v.
anlaşmaya bağlı kalmak honour the agreement v.
anlaşmaya bağlı kalmak keep to the agreement v.
anlaşmaya bağlı kalmak stick to the agreement v.
bağlı bulunmak consisting in v.
bağlı bulunmak inhere in v.
bağlı kalmak stick to v.
bağlı kalmak abide v.
bağlı kalmak held to v.
bağlı kalmak adhere v.
bağlı kalmak abide by v.
bağlı kalmak keep to v.
bağlı kalmak hold to v.
bağlı kalmak adhere to v.
bağlı kalmak stay connected v.
bağlı olmak be contingent upon v.
bağlı olmak interconnect v.
bağlı olmak be subject to v.
bağlı olmak depend v.
bağlı olmak pivot v.
bağlı olmak adhere v.
bağlı olmak belong to v.
bağlı olmak turn on v.
bağlı olmak be bound up with v.
bağlı olmak hang on v.
bağlı olmak contingent upon v.
bağlı olmak hinge on v.
bağlı olmak pay homage to v.
bağlı olmak rest on v.
bağlı olmak hinge v.
bağlı olmak consist v.
bağlı olmak be linked v.
bağlı olmak be interdepend v.
bağlı olmak gear to v.
bağlı olmak consist in v.
bağlı olmak be based on v.
bağlı olmak be bound up v.
bağlı olmak reside v.
bağlı olmak be affiliated with v.
bağlı olmak be attached to v.
bağlı olmak appertain v.
bağlı olmak relate v.
bağlı olmak cleave v.
bağlı olmak hang v.
bağlı olmak depend upon v.
bağlı olmak subjected to v.
bağlı olmak sit under v.
bağlı olmak connect v.
bağlı olmak reside in v.
bağlı olmak adhere to v.
bağlı olmak subject to v.
bağlı olmak be tied to v.
bağlı olmak (birine) be up to v.
bağlı olmak (hatıra vb'ne) cling v.
başı bağlı olmak be dependent v.
başı bağlı olmak be tied down v.
bir şey başka bir şeye bağlı olmak be conditioned by v.
bir şeye bağlı bulunmak depend on a thing v.
birine bağlı olarak çalışmak work/serve under someone v.
birine bağlı olmak depend on someone v.
birine fazla bağlı olmak be tied to someone's apron strings v.
birine yürekten bağlı olmak be bond with somebody at heart v.
bütçeye bağlı kalmak stick to a budget v.
derinden bağlı olmak be deeply loyal to v.
derinden bağlı olmak be deeply bound up with v.
derinden bağlı olmak be deeply committed to v.
derinden bağlı olmak be deeply attached v.
-e bağlı kalmak stay loyal to v.
-e bağlı kalmak remain loyal to v.
-e bağlı olmak hinge upon v.
-e bağlı olmak hinge on v.
eli kolu bağlı oturmak stand idle with hands tied v.
eli kolu bağlı oturmak stand idle by v.
geçmişine bağlı olmak cling v.
gönülden bağlı olmak carry a torch v.
kararına bağlı kalmak stick to one's decision v.
kararına bağlı kalmak adhere to one's decision v.
kararına bağlı kalmak abide by one's decision v.
karısına bağlı kalmak remain faithful to his wife v.
karısına bağlı kalmak stay faithful to his wife v.
kendi fikirlerine sıkı sıkıya bağlı olmak be unduly attached to one's own opinions v.
kocasına bağlı kalmak remain faithful to her husband v.
kocasına bağlı kalmak stay faithful to her husband v.
kurallara bağlı kalmak comply with the rules v.
kurallara bağlı kalmak follow the rules v.
kurallara bağlı kalmak abide by the rules v.
kurallara bağlı kalmak obey the rules v.
kurallara bağlı kalmak be in line with the rules v.
kurallara bağlı kalmak adhere to the rules v.
kurallara bağlı kalmak go by the rules v.
kurallara bağlı kalmak conform to the rules v.
kurallara bağlı kalmak stick to the rules v.
kurallara bağlı kalmak stick by the rules v.
kurallara bağlı kalmak play by the rules v.
limite bağlı olmak be bound at the limit v.
ön şartına dayanmak/bağlı olmak presuppose v.
plana bağlı kalmak stick to the plan v.
seruma bağlı olmak be on a drip v.
sıkı sıkıya bağlı kalmak hew v.
sıkı sıkıya bağlı kalmak adhere strictly v.
sıkı sıkıya bağlı olmak be tight-knit v.
son derece bağlı/sadık olmak be fiercely loyal v.
sonuna kadar plana bağlı kalmak stick to the plan till the end v.
şansa bağlı olmak be dependent on luck v.
şansa bağlı olmak be contingent upon a future event v.
şansa bağlı olmak depend on chance v.
şansa bağlı olmak be occasional v.
şansa bağlı olmak be depending on luck v.
şansa bağlı olmak depend on luck v.
şansa bağlı olmak be dependent on chance v.
şansa bağlı olmak be aleatory v.
şarta bağlı olmak be conditioned v.
şarta bağlı olmak be dependent on a condition v.
tarikata bağlı olmak be a dedicated follower of a cult v.
tarikata bağlı olmak be a member of a religious order v.
ülkeye bağlı olmak be loyal to the country v.
vatana bağlı olmak be loyal to the country v.
yakından bağlı olmak be closely linked with v.
yürekten bağlı olmak be bond with somebody at heart v.
yürekten bağlı olmak be bonded at the heart v.
(bir dine bağlı olmayan) tanrıcı deist n.
(devletin/hükümetin/bir kuruluşun/patronun) kendine bağlı bireylere karşı babanın çocuğuna davrandığı gibi davranması paternalism n.
abhazlara bağlı bir alt etnik grup sadz n.
abhazlara bağlı bir alt etnik grup asadzwa n.
abhazlara bağlı bir alt etnik grup jigets n.
anglikan kilisesine bağlı olmayan kimse nonconformist n.
araca bağlı ekipman vehicle-mounted equipment n.
arka arkaya bağlı çifte kızak bobsled n.
arka arkaya bağlı iki kızak bobsleigh n.
arka arkaya bağlı iki kızak bobsled n.
atalara/geleneklere aşırı bağlı olma/hayranlık duyma durumu filiopietistic n.
atalarına/geleneklerine aşırı derecede bağlı kişi filiopietist n.
aynı mağazalar zincirine bağlı mağaza chain store n.
bağlı adaları hariç olmak üzere kesintisiz büyük kara parçası mainland n.
bağlı bulunma consisting in n.
bağlı büyüme accrescence n.
bağlı haldeki ayıya köpek saldırtma gösterisi bear baiting n.
bağlı kalma (eve/yatağa) confinement n.
bağlı kaya katmanları terrane n.
bağlı kimse subsidiary n.
bağlı kuruluş subsidiary n.
bağlı liste linked list n.
bağlı olan şirket (başka bir şirkete) affiliate n.
bağlı olma interconnection n.
bağlı olma dependance n.
bağlı olma adhesion n.
bağlı olma dependence n.
bağlı olma durumu consequentialness n.
bağlı olmama nondependence n.
bağlı olmama noncohesiveness n.
bağlı olmayan kişi disaffected person n.
bağlı ortak associated partner n.
bağlı ortaklar associated partners n.
bağlı şirket affiliate n.
bağlı unutma dependent forgetting n.
bağlı ve ilgili kuruluşlar related and affiliated institutions n.
bağlı yüksekokulları olan üniversite collegiate n.
bilekten bağlı çocuk ya da kadın ayakkabısı anklet n.
bir direğin ucuna uzun bir iple bağlı olan bir top ile oynanan çift kişilik bir oyun tetherball n.
bir katedrale bağlı olan papaz canon n.
birbirine bağlı olma interdependence n.
birbirine bağlı olma interconnection n.
birbirine bağlı olma interconnectedness n.
birbirine bağlı yaşlı evli çift darby and joan n.
birbirine çok bağlı topluluk phalanx n.
birbirlerine zincirler ile bağlı biçimde satılmaya götürülen köle grubu coffle n.
birbirlerine zincirler ile bağlı biçimde satılmaya götürülen köle grubu slave coffle n.
boyundan bağlı elbise tie neck dress n.
bütün dünyanın birbirine bağlı ve bağımlı olması ve insanların buna uygun davranması one-world n.
cinsiyete bağlı kalkınma indeksi gender-related development index n.
çekülün ucuna bağlı olan kurşun plumb n.
çekülün ucuna bağlı olan kurşun plummet n.
çekülün ucuna bağlı olan kurşun plumb bob n.
derebeyine bağlı kimse liege n.
derebeyine bağlı kimse vassal n.
dışa bağlı artış accrescence n.
dinine çok bağlı olan kimse devotee n.
duygusal olarak bağlı olmama non-involvement n.
duygusal olarak bağlı olmama noninvolvement n.
-e bağlı kalma adhesion to n.
etkileşime bağlı tutum interactive attitude n.
görevine çok bağlı kimse sharpy n.
haraca bağlı olma tributariness n.
havalanlarında, tren istasyonlarında, bavulları taşımak için kullanılan, birbirlerine bağlı açık treyler/palet dizisi baggage train n.
hayatın bağlı olduğu şey lifeline n.
hokan dil familyasına bağlı bir dil yanan n.
ilgili veya bağlı bakanlık the relevant department n.
ingiliz kilisesine bağlı kimse anglican n.
ipe bağlı şekilde süvarinin kemerinden sarkan küçük kese sabretache n.
isteğe bağlı olma permissiveness n.
isteğe bağlı olmama nonarbitrariness n.
isteğe bağlı sigortalılık voluntary insurance n.
kadere bağlı olma fatefulness n.
karaya bağlı buz fast ice n.
karaya bağlı buz landfast ice n.
katolik okullarında görev yapan, inançlı fakat rahibeler gibi dini kurumlara ve evlenmeme kuralı gibi kurallara bağlı olmayan kiliseye mensup öğretmen lay teacher n.
kendi fikirlerine sıkı sıkıya bağlı olan kimse opinionist n.
kendi görüşlerine sıkı sıkıya bağlı olan hardliner n.
kendine bağlı bireylere karşı babanın çocuğuna davrandığ (devletin/hükümetin/bir kuruluşun/patronun) paternalism n.
kıdeme bağlı haklar seniority rights n.
kiliseye çok bağlı olan churchy n.
kol ve bacak gibi vücuda eklemle bağlı organ limb n.
konfederasyona bağlı kimse confederate n.
körü körüne modaya bağlı kimse fashion victim n.
kurallara aşırı derecede bağlı olan amir martinet n.
mahatma gandhi'nin geliştirdiği 'satyagraha' diye anılan sivil itaatsizlik stratejisine bağlı kişi satyagrahi n.
manastıra bağlı rahibe conventual n.
manastıra bağlı rahip conventual n.
protestanlığa tutuculukla bağlı olma evangelicalism n.
sendikaya bağlı olmayan nonunion n.
sendikaya bağlı olmayan non-union n.
sıkı sıkıya bağlı kalınan/olunan ilkeler cherished principles n.
sıkı sıkıya bağlı olma orthodoxy n.
şarta bağlı satış conditional sale n.
tamamen bağlı olma total dependency n.
tehlikeye bağlı risk disaster-prone n.
tonoz çapasına bağlı yoma ile istikamet değiştirme kedging n.
topuğundan bağlı slingback n.
ürüne bağlı koşullar product-related conditions n.
vatandaşlarının ortak dil, tarih vb faktörlerce birbirlerine bağlı olduğu egemen devlet nation state n.
yasaya bağlı vatandaş law-abiding citizen n.
yere bağlı balon captive balloon n.
yere bağlı balon moored balloon n.
yoğunluğa bağlı olmayan etken density-independent factor n.
(işine vb) tutkuyla bağlı committed with passion adj.
alışkanlığa bağlı accustomable adj.
alışkanlığa bağlı habitual adj.
arzunuza bağlı at your discretion adj.
bağlı değil inconnected adj.
bağlı değil not-bound adj.
bağlı olan associate adj.
bağlı olan consequential adj.
bağlı olmayan non-affiliated adj.
bağlı olmayan unjoined adj.
bağlı olmayan unincorporated adj.
bağlı olmayan nonaffiliated adj.
bağlı olmayan noncohesive adj.
bağlı olmayan incohesive adj.
bağlı olmayan loose adj.
bağlı olmayan unattached adj.
bağlı olmayan non-aligned adj.
bağlı olmayan nonaligned adj.
bağlı olmayan uncommitted adj.
bağlı olmayan nonconforming adj.
bağlı olunan affiliated adj.
bakanlığa bağlı ministerial adj.
başı bağlı married adj.
bazı protestan ilkelere aşırı bağlı olan evangelical adj.
belgeye bağlı certified adj.
bir kültüre bağlı olmayan acultural adj.
bir mezhebe bağlı olmayan non-sectarian adj.
bir mezhebe bağlı olmayan nonsectarian adj.
bir mezhebe bağlı olmayan nondenominational adj.
bir sürece bağlı ya da süreç içinde kullanılan processional adj.
bir üretim birimine ya da toprağa bağlı olup onunla birlikte satılan köle adscript adj.
birbirine bağlı allied adj.
birbirine bağlı interconnected adj.
birbirine bağlı concomitant adj.
birbirine bağlı interdependent adj.
birbirine bağlı interconnecting adj.
birbirine bağlı solid adj.
birbirine bağlı close-knit adj.
birbirine bağlı olan interdependent adj.
birbirine bağlı olmayan unconnected adj.
bölge kilisesine bağlı parochial adj.
cinsiyete bağlı sex linked adj.
cinsiyete bağlı olmayan regardless of gender adj.
cinsiyete bağlı olmayan non-gender-related adj.
çok bağlı clinging adj.
dışa bağlı foreign-dependent adj.
dili bağlı silenced adj.
dinine bağlı faithful adj.
duruma bağlı state dependent adj.
duruma bağlı situational adj.
duruma bağlı circumstantial adj.
-e bağlı bound up (with) adj.
-e bağlı affiliated to adj.
-e bağlı contingent upon adj.
-e bağlı allied with adj.
-e bağlı contingent on adj.
-e bağlı connected with adj.
-e bağlı contingent adj.
-e bağlı allied to adj.
-e bağlı dependent on adj.
-e bağlı attached to adj.
-e içten bağlı devoted to adj.
evine bağlı domesticated adj.
evine bağlı domestic adj.
fiyata bağlı olmayan price-independent adj.
geleneğe bağlı tradition-bound adj.
geleneğe bağlı traditionbound adj.
geleneklere bağlı traditionbound adj.
geleneklere bağlı tradition-bound adj.
görevine bağlı duty-bound adj.
görevine bağlı dutiful adj.
görgü kurallarına çok bağlı proper adj.
gözleri bağlı blindfold adj.
gözü bağlı blindfolded adj.
güneş merkezine bağlı olan heliocentric adj.
hastalıktan eve bağlı housebound adj.
iffetine bağlı a prude/virtuous (woman) adj.
iple bağlı (hayvan vb) tethered adj.
isteğe bağlı discretionary adj.
isteğe bağlı optional adj.
isteğe bağlı elective adj.
isteğe bağlı permissive adj.
isteğe bağlı incidental adj.
isteğe bağlı voluntary adj.
isteğe bağlı arbitrary adj.
isteğe bağlı facultative adj.
isteğe bağlı discretional adj.
isteğe bağlı unprompted adj.
isteğe bağlı olmayan nondiscretionary adj.
işine bağlı conscientious adj.
ize bağlı trace-dependent adj.
kadere bağlı fateful adj.
kan bağı ile bağlı olan consanguineous adj.
kanun yerine birinin kararına bağlı olan arbitrary adj.
kiliseye aşırı bağlı churchy adj.
kiliseye sıkı sıkıya bağlı churchy adj.
kitaba bağlı kalmış bookish adj.
koşula bağlı olmayan unconditional adj.
koşullara bağlı circumstantial adj.
koşullara bağlı conditional adj.
kurallara bağlı rule-bound adj.
kurallara çok bağlı strict adj.
kurallara fazla bağlı prim adj.
kurallara sıkı sıkıya bağlı pedant adj.
kuruntuya bağlı delusional adj.
kültüre bağlı culture-bound adj.
mezhebe bağlı denominational adj.
partiye bağlı olmayan nonpartisan adj.
seçime bağlı optional adj.
sekse bağlı sex linked adj.
sevgiyle bağlı attached adj.
sıkı sıkıya bağlı tightly coupled adj.
şansa bağlı flukey adj.
şansa bağlı fluky adj.
şansa bağlı aleatoric adj.
şansa bağlı hazardous adj.
şansa bağlı aleatory adj.
şarta bağlı conditional adj.
şarta bağlı provisory adj.
şarta bağlı contingent adj.
şarta bağlı conditioned adj.
şarta bağlı olmayan unconditional adj.
takdire bağlı discretionary adj.
takdire bağlı discretional adj.
tarikata bağlı denominational adj.
tarikata bağlı olmayan nondenominational adj.
tayine bağlı nonelective adj.
tayine bağlı appointive adj.
tek nedene bağlı olan monocausal adj.
tekerlekli sandalyeye bağlı wheelchair-bound adj.
tutkuyla bağlı committed with passion adj.
yanlış bir fikre inatla bağlı olan wrongheaded adj.
yasalara bağlı law-abiding adj.
yatağa bağlı bedbound adj.
yatağa bağlı confined to bed adj.
yöne bağlı anisotropic adj.
zamana bağlı temporal adj.
(anılan özelliğine) bağlı olarak as such adv.
(iskeleye) bağlı on berth adv.
(kendi) doğasına bağlı olarak as such adv.
ağrıya bağlı olarak depending on the pain adv.
arzunuza bağlı within your discretion adv.
bağlı bir halde adhesively adv.
bağlı bir şekilde fixedly adv.
bağlı bir şekilde impotently adv.
bağlı bir şekilde connectedly adv.
bağlı kalmadan independently from/of adv.
bağlı olarak depends on adv.
bağlı olarak depending upon adv.
bağlı olarak dependently adv.
bağlı olarak based on adv.
bağlı olarak subject to adv.
bağlı olarak depending adv.
bağlı olmaksızın notwithstanding adv.
bir departmana bağlı olarak departmentally adv.
birbirine bağlı bir şekilde interdependently adv.
birbirine bağlı olarak in tandem adv.
bölümlere bağlı sectionally adv.
buna bağlı olarak by extension adv.
buna bağlı olarak therefore adv.
buna bağlı olarak correspondingly adv.
buna bağlı olarak accordingly adv.
değişmez adetlere bağlı in a rut adv.
duruma bağlı situationally adv.
duruma bağlı olarak circumstantially adv.
görevine bağlı duteously adv.
gözleri bağlı olarak blindfold adv.
iklime bağlı olarak climatically adv.
iklime bağlı olmayarak anticlimatically adv.
isteğe bağlı olarak electively adv.
isteğe bağlı olarak arbitrarily adv.
isteğe bağlı olarak optionally adv.
isteğe bağlı olarak permissively adv.
isteğe bağlı olarak discretionally adv.
işe bağlı stres ile bağlantılı olarak in association with work-related stress adv.
kendi takdirine bağlı at its sole discretion adv.
kendi takdirine bağlı olarak at its own discretion adv.
kendi takdirine bağlı olarak at one’s sole discretion adv.
mevsime bağlı olarak seasonally adv.
onaya bağlı on approval adv.
rızaya bağlı olarak consensually adv.
seçime bağlı olarak selectively adv.
sözleşmeye bağlı olarak contractually adv.
şarta bağlı olarak conditionally adv.
şarta bağlı olarak with the usual reserve adv.
yer olmasına bağlı olarak depending on availability adv.
yöne bağlı bir halde anisotropically adv.
(amacına) bağlı committed to prep.
bağlı kalmadan regardless/irrespective of prep.
birbirine bağlı olarak in tandem with prep.
buna bağlı olarak in parallel with prep.
-e bağlı up to prep.
-e bağlı clinging to prep.
-e bağlı depending on prep.
-e bağlı based upon prep.
-e bağlı based on prep.
Phrasals
(insanlar için) birbirlerine bağlı olmak belong together
bağlı kalmak abide by
birine/bir şeye bağlı olmak (bir konu/durumda) rest upon
-e bağlı/tabi olmak ride on something
sıkı sıkıya bağlı olmak anchor in
Phrases
bağlı kalmaksızın notwithstanding
cevabınıza bağlı olarak according to your answer
-e bağlı olarak based on
ili, …ilçesine bağlı, …köyü from...province, ...town and ...village
kalmasına bağlı olarak on space available basis
kendi takdirine bağlı olarak at its option
kime sorulduğuna bağlı olarak depending on who is asked
kuvvet yönüne bağlı olarak depending on the direction of force
tamamen kendi takdirine bağlı olarak at its sole discretion
yer olmasına bağlı olarak on space available basis
Colloquial
(mecaz) eli kolu bağlı olmak hamstrung
kurallara bağlı kalarak işi yavaşlatma work to rule
şansa bağlı durum hit-or-miss
Idioms
(birbiriyle ilişkili/birbirine bağlı) olaylar/etkinlikler/deneyimler/kişiler vs zinciri daisy chain
(karara) bağlı kalmak abide by
bir şeye (sözleşme vb) bağlı kalmak hold by something
birbirlerine etle tırnak gibi bağlı olmak be joined at the hip
birisine aşırı bağlı olan kimse be tied to someone's apron strings
eli kolu bağlı tied hand and foot
eli kolu bağlı bound hand and foot
eli kolu bağlı (one's) hands are tied
eli kolu bağlı kalmak stand by with folded arms
eli kolu bağlı olmak have one's hands tied
eli kolu bağlı olmak be tied hand and foot
eli kolu bağlı olmak be bound hand and foot
elim kolum bağlı my hands are tied
elimiz kolumuz bağlı our hands are tied
gerçeklere bağlı kalmak stick to the facts
ilkelerine bağlı olmak stick to one's principles
ilkelerine bağlı olmak live up to one's principles
pamuk ipliğine bağlı on thin ice
pamuk ipliğine bağlı olmak hang on by a thread
pamuk ipliğine bağlı olmak hang on by a hair
pamuk ipliğine bağlı olmak be on a knife edge
pamuk ipliğiyle bağlı olmak hang on by one's eyelids
prensiplerine bağlı olmak stick to one's principles
prensiplerine bağlı olmak live up to one's principles
şansa bağlı luck of the draw
Speaking
bu ne konuşmak istediğine bağlı that depends on what you'd like to talk about
bu sana bağlı it's up to you
eli kolu bağlı his hands are tied
hayatı pamuk ipliğine bağlı his life hangs by a thread
her şey pamuk ipliğine bağlı everything's a bit touch and go
her şey size bağlı everything is up to you
her şey size bağlı everything's up to you
kaderim sana bağlı my fate is up to you
kaderin hangi yolu seçeceğine bağlı your fate lies on whatever road you take
nasıl baktığına bağlı it all depends on how you look at it
sana bağlı it's up to you
sana bağlı up to you
sana bağlı it is up to you
size bağlı it is up to you
size/sana bağlı that's up to you
size/sana bağlı that depends on you
Slang
birine göbekten bağlı wired into someone
kıçların bağlı/yapışık olmak be attached at the hip
Trade/Economic
(gelecek dönemler için) performansa bağlı ek ödeme earn out payment
akde bağlı kalan taraf nondefaulting party
alıcının kabulüne bağlı satış approval sale
altına bağlı aktifler assets denominated into gold
ana kuruluş, ana ortaklık, müessese, bağlı ortaklık ve iştiraklerle yapılan satışlar sales to parent company, main establishment subsidiaries and participations
ana kuruluş, bağlı ortaklık ve iştiraklerin ticari alacak ve ticari borçlar içindeki payları trade receivables and trade payables from parent company, subsidiaries and participations
ana para ödemeleri başka bir menkul değerin fiyatına bağlı olan tahviller bull-bear bonds
ana şirkete bağlı şirket subsidiary company
anlaşmaya bağlı olarak karşılığı olmayan hesaba çek keşide etme zero-balance account
aynı daldaki bağlı ortaklık fellow subsidiary
aynı şirket tarafından yönetilen bağlı şirket affiliate
bağlı akreditif ancillary letter of credit
bağlı anlaşma side agreement
bağlı banka captive bank
bağlı bankalar associated banks
bağlı bulunduğu vergi dairesi affiliated tax office