calling at - Turco Inglés Diccionario

calling at

Significados de "calling at" en diccionario turco inglés : 3 resultado(s)

Inglés Turco
General
call at v. uğramak
I'll call at your house tomorrow.
Yarın evine uğrayacağım.

More Sentences
call at v. ziyaret etmek
Trade/Economic
call at v. (gemi/tren) uğramak

Significados de "calling at" con otros términos en diccionario inglés turco: 70 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
call the meeting at short notice v. acil toplantıya çağırmak
call the meeting at short notice v. acil toplantıyı çağırmak
General
be at somebody's beck and call v. kul köle olmak
be at someone's beck and call v. her an birinin emrinde olmak
at your beck and call adv. her emre amade
Phrasals
call at (some place) v. (bir yere) uğramak
call at some place v. limanda durmak/demirlemek
call at (some place) v. (bir yeri) ziyaret etmek
call at (some place) v. (bir limanda) durmak/demirlemek
call at (some place) v. (bir yerde) durmak/demirlemek
Colloquial
at his beck and call expr. emrine amade
having (thousands/hordes/a string of) men/women at her/his beck and call expr. elini sallasa ellisi (başını sallasa tellisi)
Idioms
be at someone's beck and call v. birinin kulu kölesi olmak
be at the beck and call of v. gözünün içine bakmak
be at the beck and call of someone v. kal dediği yerde kalmak
be at the beck and call of someone v. kulu kölesi olmak
be at the beck and call of someone v. bir dediğini iki etmemek
be at the beck and call of someone v. öl dediği yerde ölmek
call round at v. ziyaret yapmak
be at someone's beck and call v. kölesi olmak
be at someone's beck and call v. buyruklarını beklemek
at someone's beck and call v. susta durmak
at someone's beck and call v. birinin emrinde olmak
at someone's beck and call v. emrine amade olmak
call at some place v. bir yere uğramak
be at (one's) beck and call v. (birinin) kulu kölesi olmak
be at (one's) beck and call v. (birinin) kölesi olmak
be at (one's) beck and call v. (birinin) emrine amade olmak
be at (one's) beck and call v. her an (birinin) emrinde olmak
be at (one's) beck and call v. (birinin) kapısında köle olmak
be at (one's) beck and call v. (birinin) kapısında köpek olmak
be at (one's) beck and call v. (birinin) emrinde olmak
at someone's beck and call expr. hazır ve nazır
at someone's beck and call expr. kapısında köle
at someone's beck and call expr. emrine amade
at someone's beck and call expr. kapısında köpek
at somebody's beck and call expr. birinin emrine amade
at (one's) beck and call expr. (birinin) emrinde
at beck and call expr. emrinde
at somebody's beck and call expr. birinin kapısında köle
at somebody's beck and call expr. birinin kulu kölesi
at (one's) beck and call expr. (birinin) kölesi
at (one's) beck and call expr. (birinin) kulu kölesi
at somebody's beck and call expr. birinin kapısında köpek
at (one's) beck and call expr. (birinin) kapısında köle
at (one's) beck and call expr. (birinin) kapısında köpek
at beck and call expr. emrine amade
at somebody's beck and call expr. birinin kölesi
at somebody's beck and call expr. birinin emrinde
at beck and call expr. kul köle
at one's beck and call expr. tamamen birinin kontrolünde/kontrolü altında
at (one's) beck and call expr. (birinin) emrine amade
Speaking
don't ever call me at home again n. bir daha sakın beni evimden arama
call me at this phone number expr. beni bu telefon numarasından ara
call me at this telephone number expr. beni bu telefon numarasından ara
call me at this number expr. beni bu numaradan ara
please call me back at your earliest convenience expr. lütfen beni müsait olduğun ilk fırsatta ara
Trade/Economic
money at call n. vadesiz para
loan at call n. istenildiğinde geri verilen borç para
call at a port v. bir limana uğramak
at call adj. vadesiz
at call expr. ihbarsız vadesiz
at call expr. görüldüğünde
at call expr. ihbarsız
at call expr. talep edildiğinde
at call expr. ibrazında
Law
at call adj. vadesiz
at call expr. ibrazında
at call expr. talep edildikçe
Military
at priority call n. öncelikli istek