düşürmek - Turco Inglés Diccionario
Historia

düşürmek



Significados de "düşürmek" en diccionario inglés turco : 57 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
düşürmek lower v.
düşürmek reduce v.
düşürmek drop v.
General
düşürmek topple v.
düşürmek tumble down v.
düşürmek flop v.
düşürmek cause to fall v.
düşürmek slim down v.
düşürmek step down v.
düşürmek knock off v.
düşürmek overshadow v.
düşürmek roll back v.
düşürmek deflate v.
düşürmek precipitate v.
düşürmek tumble v.
düşürmek pull down v.
düşürmek mark down v.
düşürmek let fall v.
düşürmek bring down v.
düşürmek down v.
düşürmek throw v.
düşürmek get something easily v.
düşürmek get something cheaply v.
düşürmek get cheaply v.
düşürmek beat down v.
düşürmek depress v.
düşürmek droop v.
düşürmek unhorse v.
düşürmek fling v.
düşürmek get easily v.
düşürmek spill v.
düşürmek overthrow v.
düşürmek drop v.
düşürmek send down v.
düşürmek let down v.
düşürmek scale down v.
düşürmek take from v.
düşürmek reduce to v.
düşürmek put down v.
düşürmek fell v.
düşürmek undermine v.
düşürmek curtail v.
düşürmek sink v.
düşürmek reduce v.
düşürmek detract v.
düşürmek dip v.
düşürmek pare down v.
düşürmek trip v.
düşürmek downscale v.
düşürmek minimalise v.
düşürmek minimalize v.
düşürmek cast v.
Slang
düşürmek dial down
Trade/Economic
düşürmek deduct
Technical
düşürmek reduce
düşürmek decrease
Archaic
düşürmek rebate v.

Significados de "düşürmek" con otros términos en diccionario inglés turco: 500 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
küme düşürmek relegate v.
hayrete düşürmek astonish v.
pusuya düşürmek ambush v.
tuzağa düşürmek entrap v.
küçük düşürmek humiliate v.
kolesterolü düşürmek reduce cholesterol v.
çocuk düşürmek abort v.
General
kuvvetten düşürmek emasculate v.
tuzağa düşürmek gin v.
bitkin düşürmek exhaust v.
ateşi düşürmek reduce fever v.
tuzağa düşürmek ambuscade v.
dehşete düşürmek make one's blood run cold v.
tuzağa düşürmek springe v.
hayrete düşürmek stagger v.
dehşete düşürmek funk v.
kuvvetten düşürmek depress v.
toprağı kuvvetten düşürmek empoverish v.
küçük düşürmek snub v.
güçsüz düşürmek prostrate v.
birini dehşete düşürmek strike terror into v.
gözden düşürmek disgrace v.
sıçrayıp binicisini düşürmek buck v.
personel sayısını düşürmek retrench v.
şüpheye düşürmek discredit v.
fiyat düşürmek mark down v.
çocuk düşürmek have an abortion v.
iz düşürmek project v.
değerini düşürmek alloy v.
küçük düşürmek make somebody feel small v.
değerini düşürmek bemean v.
gölge düşürmek call in question v.
küçük düşürmek humiliate v.
gölge düşürmek compromise v.
tuzağa düşürmek enmesh v.
değerini düşürmek detract v.
gözden düşürmek put somebody's nose out of joint v.
gözden düşürmek discredit v.
önem derecesini düşürmek marginalize v.
pusuya düşürmek trap v.
değerini düşürmek bring down v.
düşürmek (dölütü) abort v.
dehşete düşürmek alarm v.
küçük düşürmek score somebody off v.
küçük düşürmek detract v.
küçük düşürmek give affront to v.
çocuk düşürmek have a miscarriage v.
küçük düşürmek demean v.
dehşete düşürmek frighten v.
değerini düşürmek depreciate v.
gölge düşürmek take away from v.
tuzağa düşürmek trammel v.
maskesini düşürmek debunk v.
attan düşürmek unsaddle v.
dehşete düşürmek appal v.
birbirine düşürmek set at loggerheads v.
değerini düşürmek cheapen v.
tuzağa düşürmek entrap v.
küçük düşürmek lessen v.
dehşete düşürmek dismay v.
tuzağa düşürmek net v.
ucuza düşürmek buy cheaply v.
kendini küçük düşürmek lower oneself v.
küçük düşürmek disprize v.
attan düşürmek unseat v.
tuzağa düşürmek mesh v.
gözden düşürmek disfavor v.
küçük düşürmek affront v.
binicisini düşürmek unseat v.
dehşete düşürmek gally v.
gölge düşürmek detract from v.
tuzağa düşürmek entrammel v.
alçak bir duruma düşürmek degrade v.
gölge düşürmek bring into disrepute v.
küçük düşürmek degrade v.
kendini gülünç duruma düşürmek make a fool of oneself v.
önem derecesini düşürmek marginalise v.
değerini düşürmek devaluate v.
zayıf düşürmek weaken v.
kendi çıkarı için başkalarını birbirine düşürmek play both ends against the middle v.
sefalete düşürmek beggar v.
kötü yola düşürmek debauch v.
bir kimseyi küçük düşürmek take someone down a peg v.
kendini gülünç duruma düşürmek become a laughing stock v.
adına gölge düşürmek tarnish one's reputation v.
uyak düşürmek rhyme v.
kuvvetten düşürmek enfeeble v.
ateş düşürmek reduce fever v.
tuzağa düşürmek circumvent v.
ağına düşürmek trap v.
topu düşürmek (oyunda) fumble v.
küçük düşürmek bring into contempt v.
fiyatı düşürmek discount v.
kuvvetten düşürmek debilitate v.
yatağa düşürmek lay somebody up v.
pusuya düşürmek ambuscade v.
itibardan düşürmek discredit v.
tuzağa düşürmek ensnare v.
suya düşürmek dash v.
birini kendine doğru çekerek yere düşürmek pull someone over v.
çarpıp yere düşürmek run down v.
düşürmek (birini olumsuz bir duruma) enmesh in v.
suya düşürmek blight v.
yatağa düşürmek lay low v.
küçük düşürmek take somebody down a peg v.
uçağa ateş edip düşürmek shoot down v.
gölge düşürmek cloud v.
değerini düşürmek adulterate v.
değerini düşürmek damage v.
itibarını düşürmek debase v.
insanı hayrete düşürmek boggle the mind v.
telaşa düşürmek alarm v.
pusuya düşürmek ambush v.
fiyatı düşürmek decrease the price v.
değerini düşürmek devalue v.
tuzağa düşürmek snare v.
kendisini küçük düşürmek make oneself cheap v.
umutsuzluğa düşürmek reduce to despair v.
hayrete düşürmek puzzle v.
tuzağa düşürmek decoy v.
kendini küçük düşürmek demean oneself v.
gölge düşürmek overshadow v.
dehşete düşürmek curdle one's blood v.
çocuk düşürmek suffer a miscarriage v.
ucuza düşürmek get cheaply v.
tuzağa düşürmek entoil v.
hayrete düşürmek bowl somebody over v.
ateş edip düşürmek shoot down v.
suya düşürmek wreck v.
küçük düşürmek abase v.
küçük düşürmek mortify v.
maskesini düşürmek unmask v.
dehşete düşürmek horrify v.
umutsuzluğa düşürmek drive to despair v.
küçük düşürmek run down v.
borsa fiyatlarını düşürmek bear v.
zayıf düşürmek enfeeble v.
şüpheye düşürmek throw suspicion on v.
kendini küçük düşürmek abase oneself v.
attan düşürmek unhorse v.
derecesini düşürmek downgrade v.
değerini düşürmek bastardize v.
birbirine düşürmek play off against v.
küçük düşürmek lower v.
birini heyecana düşürmek put someone in a flutter v.
aptal durumuna düşürmek stultify v.
hayrete düşürmek nonplus v.
ucuza düşürmek buy something cheaply v.
birisini gözden düşürmek put one's nose out of joint v.
tehlikeye düşürmek imperil v.
zayıf düşürmek pull somebody down v.
endişeye düşürmek fret v.
yorgun düşürmek poop v.
telaşa düşürmek flurry v.
gölge düşürmek sully v.
kuvvetten düşürmek castrate v.
kefeki taşı ile düşürmek scale v.
kuvvetten düşürmek enervate v.
açmaza düşürmek drive somebody into a corner v.
fiyatı düşürmek reduce the price of v.
ucuza düşürmek get something cheaply v.
küçük düşürmek stigmatize v.
hayrete düşürmek surprise v.
değerini düşürmek attenuate v.
çocuk düşürmek miscarry v.
fiyat düşürmek screw down v.
dehşete düşürmek appall v.
bağırsaklarındaki kurtları düşürmek (bir hayvanın) worm v.
kendi malının fiyatını düşürmek come down in one's price v.
bir şeyi silkeleyip düşürmek shake something down v.
itibardan düşürmek disgrace v.
hayrete düşürmek amaze v.
dehşete düşürmek terrorize v.
gülünç/rezil duruma düşürmek travesty v.
ağına düşürmek ensnare v.
küçük düşürmek stultify v.
şüpheye düşürmek misgive v.
yavrusunu düşürmek slink v.
küçük düşürmek depreciate v.
ağa düşürmek enmesh v.
suya düşürmek defeat v.
tuzağa düşürmek trap v.
silahla vurup düşürmek shoot down v.
dehşete düşürmek shock v.
fiyatı düşürmek lower the price v.
düşmanı bitap düşürmek wear the enemy down v.
değerini düşürmek debase v.
küçük düşürmek debase v.
küçük düşürmek disparage v.
dehşete düşürmek terrify v.
itibardan düşürmek bring into disrepute v.
mağdur duruma düşürmek aggrieve v.
mağdur duruma düşürmek victimize v.
notunu düşürmek lower one's grade v.
ayarını düşürmek regulate down v.
tuzağa düşürmek nett v.
elinden düşürmek drop down from one's hands v.
değerini düşürmek decrease one's value v.
ağa düşürmek inmesh v.
ağına düşürmek immesh v.
tansiyonu düşürmek defuse v.
ateşini düşürmek die of the fever v.
ateşini düşürmek reduce the fever v.
ateşini düşürmek bring down the fever v.
kaliteyi düşürmek impair the quality v.
fiyatını düşürmek cut one's price v.
fiyatı düşürmek bring down the price v.
suya düşürmek drop into the water v.
fiyatını düşürmek lower one's price v.
fiyatını düşürmek bring down one's price v.
fiyatını düşürmek mark down one's price v.
limit düşürmek lower the limit v.
fiyatı düşürmek mark down the price v.
fiyatı düşürmek cut the price v.
hızını düşürmek decrease one's speed v.
basıncını düşürmek reduce one's pressure v.
kaliteyi düşürmek reduce the quality v.
fiyatını düşürmek push down one's price v.
fiyatı düşürmek reduce the price v.
fiyatını düşürmek reduce one's price v.
fiyatı düşürmek push down price v.
fiyatı düşürmek slash the price v.
basınç düşürmek reduce the pressure v.
küçük düşürmek stigmatise v.
faiz oranlarını düşürmek decrease the interest rates v.
faiz düşürmek decrease the interest rates v.
kararsızlığa düşürmek unhinge v.
kalitesini düşürmek affect one's quality v.
maliyeti düşürmek bring down the cost v.
maliyeti düşürmek lower the cost v.
maliyeti düşürmek cut the cost v.
kalitesini düşürmek reduce one's quality v.
maliyeti düşürmek reduce the cost v.
fiyatları düşürmek cut the prices v.
fiyatları düşürmek bring down the prices v.
fiyatları düşürmek push down the prices v.
delil yetersizliğinden davayı düşürmek throw out the case for lack of evidence v.
fiyatları düşürmek slash the prices v.
fiyatları düşürmek mark down the prices v.
fiyatları düşürmek lower the prices v.
yanlış düşürmek (telefon numarası) call the wrong number v.
yanlış düşürmek (telefon numarası) dial the wrong number v.
maliyeti düşürmek keep down the cost v.
maliyet düşürmek reduce the cost v.
maliyet düşürmek keep down the cost v.
maliyet düşürmek bring down the cost v.
maliyet düşürmek lower the cost v.
maliyet düşürmek cut the cost v.
umutsuzluğa düşürmek dishearten v.
kalite düşürmek reduce the quality v.
kalite düşürmek impair the quality v.
zayıf düşürmek overcome v.
bebek düşürmek miscarry v.
bebek düşürmek have a miscarriage v.
hız düşürmek curb the speed v.
hız düşürmek reduce the speed v.
hız düşürmek lower the speed v.
yanlış düşürmek get the wrong number v.
tempoyu düşürmek slow (down) the tempo v.
tongaya düşürmek come to the raw prawn v.
kendi kendisini tuzağa düşürmek paint oneself into a corner v.
zor duruma düşürmek paint into a corner v.
bitap düşürmek exhaust v.
hayrete düşürmek take someone unawares v.
takatten düşürmek debilitate v.
böbrek taşı düşürmek pee a kidney stone v.
böbrek taşı düşürmek pass a kidney stone v.
paranın değerini düşürmek devalue v.
küçük düşürmek downgrade v.
kendini gülünç duruma düşürmek make a spectacle of oneself v.
kesip düşürmek cut down v.
-i dehşete düşürmek awe v.
-e gölge düşürmek bring into disrepute v.
hızını düşürmek de-escalate v.
itibarını düşürmek cheapen v.
gölge düşürmek dampen v.
para sıkıntısına düşürmek embarrass v.
çarpıp düşürmek knock over v.
(hastalık) yatağa düşürmek lay up v.
çelişkiye düşürmek put into contradiction v.
uygun düşürmek suit v.
güçsüz düşürmek weaken v.
güçsüz düşürmek incapacitate v.
dehşete düşürmek make one's hair stand on end v.
tuzağa düşürmek lay an ambush v.
güçten düşürmek drain v.
güçten düşürmek enfeeble v.
gülünç duruma düşürmek have the laugh on v.
pusuya düşürmek lay an ambush v.
bitkin düşürmek tire out v.
(at) binicisini düşürmek unseat v.
(yönetimi) düşürmek bring down v.
perdeye görüntü düşürmek project v.
fiyatını düşürmek reduce the price of v.
birbirine düşürmek play off v.
tuzağına düşürmek lure someone into one's trap v.
birbirine düşürmek set somebody against somebody v.
birbirine düşürmek set against v.
birbirine düşürmek set at odds v.
çaptan düşürmek bring into discredit v.
fiyatı düşürmek fall in price v.
tehlikeye düşürmek endanger v.
birini düşürmek trip someone up v.
birini düşürmek make someone fall v.
gündemden düşürmek take something off the agenda v.
gündemden düşürmek leave something off the agenda v.
gündemden düşürmek remove something from the agenda v.
mertebesine düşürmek degrade someone into v.
çaresizliğe düşürmek drive to desperation v.
taş düşürmek pass a kidney stone v.
dehşete düşürmek consternate v.
halkın gözünden düşürmek discredit v.
verimliliği düşürmek decrease the productivity v.
birisini bir duruma düşürmek put someone in a situation v.
okulun itibarına gölge düşürmek tarnish the school's reputation v.
çelişkiye düşürmek put someone into a dilemma v.
kitabını düşürmek drop one’s book v.
dalalete düşürmek lead astray v.
topu düşürmek drop the ball v.
bir babayı kendi kızının gözleri önünde küçük düşürmek humiliate a father in front of his own daughter v.
faiz oranlarını %1'e düşürmek cut the interest rates to one-percent v.
bir şeyi yere düşürmek drop something to the floor v.
hız limitini düşürmek lower the speed limit v.
hızı düşürmek slow down the speed v.
hızı düşürmek lower down the speed v.
suç oranını düşürmek decrease the rate of crime v.
suç oranını düşürmek decrease the crime rate v.
suç oranını düşürmek reduce the crime rate v.
ateşi düşürmek bring the fever down v.
şüpheye düşürmek bring into doubt v.
fiyatları düşürmek reduce the prices v.
fiyat düşürmek reduce the price v.
fiyat düşürmek lower the price v.
birini küçük düşürmek pull someone down v.
birini küçük düşürmek humiliate someone v.
birisinin harçlığını iki dolar azaltmak/düşürmek reduce one's allowance by two dollars v.
yarıya düşürmek cut in half v.
bir şeyin hızını düşürmek downshift v.
aracın vitesini düşürmek downshift v.
dillere düşürmek bandy about someone's name v.
güçten düşürmek debilitate v.
birinin enerjisini düşürmek drain someone's energy v.
maskesini düşürmek uncloak v.
tansiyonu düşürmek defuze v.
mağdur duruma düşürmek victimise v.
hayrete düşürmek non-plus v.
değerini düşürmek bastardise v.
dehşete düşürmek terrorise v.
gözden düşürmek disfavour v.
endişeye düşürmek worry v.
stoktan düşürmek remove/drop/eliminate something from inventory v.
tuvalete düşürmek drop in the toilet v.
seviyesini düşürmek downgrade v.
değerini düşürmek downrate v.
modunu düşürmek spoil mood v.
dehşete düşürmek amay v.
toplum içinde küçük düşürmek throw shade v.
yanlış düşürmek misdial v.
pozisyonunu düşürmek soften one's position v.
dehşete düşürmek affright [obsolete] v.
dehşete düşürmek afear [obsolete] v.
dehşete düşürmek affear [obsolete] v.
dehşete düşürmek affray [obsolete] v.
değerini/kıymetini düşürmek abase v.
(rütbe) düşürmek abase v.
bebek düşürmek abort v.
bedensel şehvet ile itibarını düşürmek carnalise v.
bedensel şehvet ile itibarını düşürmek carnalize v.
küçük düşürmek castrate v.
umutsuzluğa düşürmek dismay n.
diğer kuşları tuzağa düşürmek için eğitilmiş kuş call bird n.
Phrasals
pazarlık edip fiyatı düşürmek bargain down
pazarlık edip fiyatı düşürmek beat down
fiyatını düşürmek mark down
birbirine düşürmek set against
fiyatını düşürmek make down
küçük düşürmek tear apart
bir şeyi tekmeleyerek düşürmek kick something off
bir şeyi tekmeleyerek düşürmek kick something off of something
bir şeyi tekmeleyerek düşürmek kick something off something
birini bitap düşürmek knock someone out
(dalgalar) tekneden denize düşürmek wash someone or something overboard
-den düşürmek/indirmek reduce from
birinin maskesini düşürmek show someone up as something
küçük düşürmek tear down
tuzağa düşürmek trap someone into something
tuzağa düşürmek trap someone or something in something
çekip düşürmek pull someone over
seviyeyi düşürmek dumb down
komik duruma düşürmek shoot down
vurarak düşürmek shoot down
yoğunluğunu düşürmek ratchet down
Colloquial
küçük düşürmek cast aspersions on
küçük düşürmek bring into contempt
birbirlerine düşürmek set at odds
birbirine düşürmek play one against another
birbirine düşürmek set at odds
birbirlerine düşürmek play one against another
birbirine düşürmek play off against
uçağı düşürmek make the plane crash
Idioms
dile düşürmek set tongues wagging
gölge düşürmek cast doubt on
bir şeye gölge düşürmek put a damper on something
gölge düşürmek put a damper on
birisini gülünç duruma düşürmek take the starch out of
birbirine düşürmek play both ends against the middle
suya düşürmek knock into a cocked hat
tuzağa düşürmek lay an ambush
yanlışlığa düşürmek lead astray
kötü yola düşürmek lead astray
tongaya düşürmek lay an ambush
pusuya düşürmek lay an ambush
küçük düşürmek fuck about
küçük düşürmek fuck around
aptal durumuna düşürmek make a fool of
gölge düşürmek cast a slur on
ününe gölge düşürmek cast a slur on
(birini) suçlu duruma düşürmek stare out of countenance
(birini) suçlu duruma düşürmek put out of countenance
fiyat düşürmek close out
zayıf noktalarını göstererek gözden düşürmek drive a coach and horses through
kendini küçük düşürmek abase oneself
kuşkuya düşürmek cast doubt on
gölge düşürmek cast a damper over
komik duruma düşürmek make nonsense of
gölge düşürmek make a travesty of
birini küçük düşürmek knock off someone's perch
dehşete düşürmek make one's hair stand on end
komik duruma düşürmek make a monkey out of
tuzağa düşürmek take for a ride
küçük düşürmek make a monkey out of
seviyeyi düşürmek lower the tone
birisini dehşete düşürmek make somebody's toes curl
birisini dehşete düşürmek curl somebody's toes
küçük düşürmek knock the wind out of someone's sails
dehşete düşürmek hold terror for someone
planı suya düşürmek throw a monkey wrench in the works
maskesini düşürmek bring somebody down a peg or two
(özellikle başkalarını güldürmek için) kendisini komik duruma düşürmek play the goat
(özellikle başkalarını güldürmek için) kendisini komik duruma düşürmek act the goat
dehşete düşürmek make somebody's blood run cold
dehşete düşürmek make somebody's blood curdle
hayrete düşürmek boggle someone's mind
hayrete düşürmek boggle the mind
hayrete düşürmek boggle one's mind
gölge düşürmek cast a shadow upon
kuşkuya düşürmek bring into question
gölge düşürmek cast a pall over something
gölge düşürmek cast a pall on something
dehşete düşürmek make someone's blood run cold
dehşete düşürmek curdle someone's blood
gölge düşürmek put a dampener on something
kendini bitap düşürmek drive oneself into the ground
süngüsünü düşürmek drop one's guard
süngüsünü düşürmek lower one's guard
fiyatları düşürmek drive a price down
gardını düşürmek lower one's guard
gardını düşürmek drop one's guard
kendini bitap düşürmek work oneself into the ground
kendini bitap düşürmek run oneself into the ground
umutsuzluğa düşürmek drive someone to despair
zor duruma düşürmek have someone behind the eight ball
zor duruma düşürmek put someone behind the eight ball
birini küçük düşürmek bring someone low
kendini komik duruma düşürmek make a fool of oneself
birini dehşete düşürmek freak someone out
gardını düşürmek let one's guard down
(plan) suya düşürmek knock the bottom out of something
kendini gülünç duruma düşürmek make oneself a laughingstock
kendini gülünç duruma düşürmek make a laughingstock of oneself
hasta/yorgun/bitap düşürmek lay somebody low
beklentilerini/hedeflerini azaltmak/düşürmek lower one's sights
beklentilerini/hedeflerini azaltmak/düşürmek set one's sights lower
gülünç duruma düşürmek make a mockery of
küçük düşürmek make a mockery of
müşkül duruma düşürmek place someone in an awkward position
müşkül duruma düşürmek put someone in an awkward position
fiyatları düşürmek roll prices back
gölge düşürmek reflect badly on something
gölge düşürmek strike a sour note
gölge düşürmek hit a sour note
kendini (kötü) bir şey yaparak alçaltmak/seviyesini düşürmek sink to something
kendini (kötü) bir şey yaparak alçaltmak/seviyesini düşürmek sink to (doing) something
şaşkınlığa düşürmek throw someone into confusion
kardeşi kardeşe düşürmek pit brother against brother
Slang
hayrete düşürmek blow someone's socks off
hayrete düşürmek blow the socks off
hayrete düşürmek knock the socks off
hayrete düşürmek knock someone's socks off
kendini komik duruma düşürmek make an ass of yourself
kendini komik duruma düşürmek make an ass of
maliyetleri düşürmek/azaltmak trim your sails
karı düşürmek get some pussy
Trade/Economic
malın değerini düşürmek trading down
temerrüde düşürmek push into default
fiyatları düşürmek üzere alıcıların alım yapmamaları buyer's strike
bir malın kalitesini veya fiyatını düşürmek trading down
piyasayı düşürmek bear the market
değerini düşürmek depreciate
fiyatları düşürmek deflate