dağıtmak - Turco Inglés Diccionario
Historia

dağıtmak



Significados de "dağıtmak" en diccionario inglés turco : 124 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
dağıtmak deal v.
dağıtmak scatter v.
dağıtmak hand out v.
dağıtmak distribute v.
General
dağıtmak disaggregate v.
dağıtmak sparge v.
dağıtmak send out v.
dağıtmak shed v.
dağıtmak dispense v.
dağıtmak spread v.
dağıtmak disband v.
dağıtmak ruffle v.
dağıtmak be on the loose v.
dağıtmak dispel v.
dağıtmak muddle v.
dağıtmak rag v.
dağıtmak dispensate v.
dağıtmak smash v.
dağıtmak deal out v.
dağıtmak divide v.
dağıtmak issue v.
dağıtmak dish out v.
dağıtmak divide up among v.
dağıtmak break v.
dağıtmak bestrew v.
dağıtmak make a mess of v.
dağıtmak tumble v.
dağıtmak diffuse v.
dağıtmak propagate v.
dağıtmak give out v.
dağıtmak crack up v.
dağıtmak divert v.
dağıtmak rumple v.
dağıtmak deploy v.
dağıtmak disperse v.
dağıtmak mete out v.
dağıtmak dot v.
dağıtmak serve out v.
dağıtmak disject v.
dağıtmak disarrange v.
dağıtmak dole out v.
dağıtmak dispose v.
dağıtmak dismantle v.
dağıtmak disrupt v.
dağıtmak litter v.
dağıtmak fling off v.
dağıtmak dissipate v.
dağıtmak circulate v.
dağıtmak drown v.
dağıtmak disjoint v.
dağıtmak divide among v.
dağıtmak freak out v.
dağıtmak strew v.
dağıtmak pass out v.
dağıtmak send v.
dağıtmak dispose of v.
dağıtmak clutter v.
dağıtmak demount v.
dağıtmak disincorporate v.
dağıtmak defuse v.
dağıtmak break up v.
dağıtmak allocate v.
dağıtmak apportion v.
dağıtmak distribute v.
dağıtmak dissolve v.
dağıtmak dispatch v.
dağıtmak turn in v.
dağıtmak disintegrate v.
dağıtmak deliver v.
dağıtmak lose one's self-control v.
dağıtmak throw about v.
dağıtmak erogate v.
dağıtmak defuze v.
dağıtmak evolve v.
dağıtmak touzle [rare] v.
dağıtmak turn v.
dağıtmak effuse v.
dağıtmak uncreate v.
dağıtmak unhinge v.
Phrasals
dağıtmak throw in v.
dağıtmak fling about v.
dağıtmak stir around v.
dağıtmak stir something around v.
dağıtmak sweep aside v.
dağıtmak circulate through something v.
dağıtmak circulate among someone or something v.
dağıtmak circulate something through something v.
dağıtmak distribute among v.
dağıtmak issue to v.
dağıtmak rip apart v.
dağıtmak put out v.
dağıtmak give out v.
dağıtmak toss off v.
Colloquial
dağıtmak bum out v.
dağıtmak have one's fling v.
dağıtmak be well away v.
dağıtmak go (out) wilding v.
dağıtmak go moggy [south africa] v.
dağıtmak go wilding v.
dağıtmak go out wilding v.
dağıtmak have it large [uk] v.
Idioms
dağıtmak rip (someone or something) apart v.
dağıtmak even out v.
dağıtmak be on the rampage v.
dağıtmak fuck up v.
dağıtmak go on the rampage v.
dağıtmak fuck about with v.
dağıtmak make hay v.
dağıtmak give it large [uk] v.
dağıtmak have it large [uk] v.
dağıtmak go nuclear v.
Trade/Economic
dağıtmak distribute v.
dağıtmak allocate v.
dağıtmak divide v.
dağıtmak issue v.
Law
dağıtmak dissolve v.
dağıtmak dispense v.
Politics
dağıtmak allocate v.
Technical
dağıtmak decompose v.
dağıtmak deliver v.
dağıtmak scatter v.
Food Engineering
dağıtmak disperse v.
Archaic
dağıtmak overshake v.
Slang
dağıtmak whoop it up v.

Significados de "dağıtmak" con otros términos en diccionario inglés turco: 280 resultado(s)

Turco Inglés
General
dağıtmak (gazete, mektup vb'ni) deliver v.
mirası eşit dağıtmak için mülklerin bölünmesi hotchpot v.
efkar dağıtmak drown one's sorrows v.
mektup dağıtmak deliver v.
dağıtmak (para) disburse v.
adalet dağıtmak do justice v.
sorumluluğu dağıtmak decentralize v.
sorumluluğu dağıtmak decentralise v.
kalabalığı dağıtmak scatter v.
dikkatini dağıtmak divert v.
yazılı kağıdı dağıtmak hand out v.
sofrada eti kesip dağıtmak carve v.
yazılı kağıdı dağıtmak give out v.
dikkat dağıtmak distract v.
dikkatini dağıtmak cause somebody to lose concentration v.
kalabalığı dağıtmak disperse v.
oyun kağıdı dağıtmak deal v.
yanlış dağıtmak misdeal v.
gazete dağıtmak distribute v.
kağıt dağıtmak deal v.
kaşıkla dağıtmak spoon out v.
korkutarak dağıtmak stampede v.
yeniden dağıtmak redeliver v.
eşit olarak dağıtmak prorate v.
eşit kısımlara ayırıp dağıtmak parcel out v.
yeniden dağıtmak redistribute v.
bir yeri dağıtmak mess something up v.
ortalığı dağıtmak make untidy v.
haksızca dağıtmak divide unfairly v.
dikkatini dağıtmak divert one's attention away v.
konuyu dağıtmak ramble v.
dikkat dağıtmak make concentration difficult v.
piyangoda hediye olarak dağıtmak raffle off v.
ortalığı dağıtmak mess up v.
beynini dağıtmak blow somebody's brains out v.
kalabalığı dağıtmak decongest v.
maaş dağıtmak pay v.
dağıtmak (iskambil kağıtlarını) deal v.
dikkat dağıtmak divert v.
vesika ile dağıtmak ration v.
dikkati dağıtmak divert one's attention away v.
dikkati dağıtmak distract v.
dikkati dağıtmak cause somebody to lose concentration v.
dikkatini dağıtmak distract v.
azar azar dağıtmak dole out v.
idareli dağıtmak dole out v.
cimrice dağıtmak dole out v.
adalet dağıtmak dispense justice v.
rastgele dağıtmak randomize v.
dikkat dağıtmak distract attention v.
ücretsiz dağıtmak hand out v.
alkol veya uyuşturucu madde etkisiyle uçup büsbütün dağıtmak total freak out v.
dağıtmak (içerek) smash v.
ablukayı dağıtmak lift blockade v.
temettü dağıtmak pay dividend v.
ablukayı dağıtmak remove blockade v.
kar payı dağıtmak pay dividend v.
(görev) dağıtmak dispatch v.
ikramiye dağıtmak pay bonus v.
ikramiye dağıtmak distribute bonus v.
ikramiye dağıtmak pay premium v.
broşür dağıtmak distribute brochure v.
broşür dağıtmak distribute pamphlet v.
(yoksullara para/yiyecek) dağıtmak dole v.
merkezden birkaç yere yetki dağıtmak decentralize v.
(dikkatini) dağıtmak distract v.
merkezden yetki dağıtmak decentralize v.
kafa dağıtmak let one's hair down v.
kafa dağıtmak let it all hang out v.
kafa dağıtmak let oneself go v.
göstericileri dağıtmak break up the demonstration v.
göstericileri dağıtmak disperse demonstration v.
kalabalığı dağıtmak break up the crowd v.
kalabalığı dağıtmak disperse the crowd v.
dikkatini dağıtmak break one's concentration v.
protestocuları dağıtmak disperse the demonstrators v.
göstericileri dağıtmak scatter the protesters v.
protestocuları dağıtmak scatter the protesters v.
göstericileri dağıtmak disperse the demonstrators v.
serveti yeniden dağıtmak redistribute wealth v.
kalanı dağıtmak split the difference v.
grevi dağıtmak break a strike v.
kalabalığı dağıtmak disband the crowd v.
yiyecek dağıtmak distribute food v.
gıda dağıtmak distribute food v.
göstericileri biber gazı sıkarak dağıtmak clear the protesters with pepper spray v.
göstericileri biber gazıyla dağıtmak fend off the protesters with pepper spray v.
göstericileri biber gazı sıkarak dağıtmak dispel the protesters with pepper spray v.
göstericileri biber gazıyla dağıtmak dispel the protesters with pepper spray v.
göstericileri biber gazı sıkarak dağıtmak fend off the protesters with pepper spray v.
göstericileri biber gazıyla dağıtmak clear the protesters with pepper spray v.
yemek dağıtmak distribute food v.
yemek dağıtmak give out food v.
yemek dağıtmak hand out food v.
dikkatini dağıtmak distract someone from something v.
herkese mavi boncuk dağıtmak be flirtatious with everyone v.
herkese mavi boncuk dağıtmak flirt with everyone v.
taraftarları dağıtmak disperse the supporters v.
birinin dikkatini dağıtmak distract someone v.
konuyu dağıtmak digress v.
kırarak dağıtmak diffract v.
aralarında dağıtmak distribute among v.
merkezden birkaç yere yetki dağıtmak decentralise v.
merkezden yetki dağıtmak decentralise v.
rastgele dağıtmak randomise v.
ilgi dağıtmak distract v.
şifa dağıtmak heal v.
ısı dağıtmak dissipate heat v.
gazete dağıtmak deliver newspapers v.
toprakları eşit dağıtmak agrarianize v.
yeniden dağıtmak reapportion v.
imza dağıtmak sign autographs v.
(sıvıyı) dağıtmak perfuse v.
azar azar göndermek/dağıtmak trickle v.
birinin dikkatini dağıtmak engage someone's attention v.
çerçevesini dağıtmak unframe v.
Phrasals
cömertçe dağıtmak ladle out v.
dikkat dağıtmak call off v.
bedava dağıtmak shell out v.
bölüp dağıtmak apportion out among v.
bölüp dağıtmak apportion something out (among some people) v.
ağzını burnunu kırmak/dağıtmak beat (someone or something) into (something) v.
beynini dağıtmak/patlatmak beat (someone or something) into (something) v.
ağzını burnunu kırmak/dağıtmak beat someone into something v.
beynini dağıtmak/patlatmak beat someone into something v.
ağzını burnunu kırmak/dağıtmak beat into v.
beynini dağıtmak/patlatmak beat into v.
(bir şeyi başka bir şeyin) arasına dağıtmak intersperse (something) between (something) v.
(bir şeyi başka bir şeyin) arasına dağıtmak intersperse something between something v.
(bir şeyi) getirip dağıtmak bring around v.
(bir şeyi) getirip dağıtmak bring something around v.
etrafa dağıtmak scatter around v.
etrafa dağıtmak scatter about v.
etrafa dağıtmak scatter something about v.
etrafa dağıtmak scatter something around v.
arasında dağıtmak distribute among v.
birine bir şey vermek/dağıtmak issue someone with something v.
dikkatini dağıtmak put off v.
göndermek/dağıtmak send something around v.
göndermek/dağıtmak send around something v.
olarak yayınlamak/dağıtmak issue as something v.
kart oyunlarında birine kağıt dağıtmak deal someone into something v.
kart oyunlarında birine kağıt dağıtmak deal someone in v.
çatalla kesip dağıtmak fork out v.
(bir şeyi bir şeye/yere) dağıtmak diffuse (something) through (something) v.
(bir şeyi bir şeyin/yerin) her yanına dağıtmak diffuse (something) through (something) v.
(bir şeyi bir şeye/yere) baştan başa dağıtmak diffuse (something) through (something) v.
(bir şeyi bir şey/yer) boyunca dağıtmak diffuse (something) through (something) v.
bir şeyi (başka) bir şeyin her yanına dağıtmak/yaymak diffuse something through something (else) v.
bir şeyi bir şeyin üstüne/üstünden dağıtmak distribute something over something v.
bir şeyi bir şeyin üstüne/üstünden eşit olarak dağıtmak distribute something over something v.
bir şeyi bir alanın her yerine uygulamak/dağıtmak distribute something over something v.
birine bir şey dağıtmak distribute something to someone v.
bir şey dağıtmak bring out v.
Colloquial
ağzını burnunu dağıtmak smash someone's face in v.
burnunu dağıtmak smash one’s nose v.
suratını dağıtmak smash someone's face in v.
(birinin) kafasını dağıtmak take (one) out of (oneself) v.
kendini dağıtmak go (out) wilding v.
kendini dağıtmak go moggy [south africa] v.
kendini dağıtmak go wilding v.
kendini dağıtmak go out wilding v.
sabahleyin mahmurluğu dağıtmak için içilen içki eye-opener n.
Idioms
beynini dağıtmak/patlatmak beat (one's) brains out v.
ağzını burnunu dağıtmak beat (one's) brains out v.
beynini dağıtmak/patlatmak beat someone's brains out v.
ağzını burnunu dağıtmak beat someone's brains out v.
beynini dağıtmak/patlatmak beat (someone's) brains in v.
ağzını burnunu dağıtmak beat (someone's) brains in v.
ağzını burnunu kırmak/dağıtmak beat the hell out of somebody/something v.
beynini dağıtmak/patlatmak beat the hell out of somebody/something v.
ağzını burnunu kırmak/dağıtmak knock the hell out of somebody/something v.
beynini dağıtmak/patlatmak knock the hell out of somebody/something v.
ağzını burnunu kırmak/dağıtmak kick the hell out of somebody/something v.
beynini dağıtmak/patlatmak kick the hell out of somebody/something v.
ağzını burnunu kırmak/dağıtmak knock the hell out of (one) v.
beynini dağıtmak/patlatmak knock the hell out of (one) v.
ağzını burnunu kırmak/dağıtmak beat the bejesus out of (one) v.
beynini dağıtmak/patlatmak beat the bejesus out of (one) v.
ağzını burnunu kırmak/dağıtmak beat the bejesus out of someone v.
beynini dağıtmak/patlatmak beat the bejesus out of someone v.
beynini dağıtmak bash (someone's) brains in v.
ağzını burnunu kırmak/dağıtmak bash (someone's) brains in v.
ağzını burnunu kırmak/dağıtmak beat someone's brains out v.
beynini dağıtmak beat someone’s brains out v.
ağzını burnunu kırmak/dağıtmak beat someone’s brains out v.
kara bulutları dağıtmak clear the atmosphere v.
adilce dağıtmak fair something out v.
ağzını burnunu dağıtmak beat the daylights out of v.
ağzını burnunu dağıtmak knock the daylights out of v.
birinin dikkatini dağıtmak put somebody off their stroke v.
birinin yüzünü dağıtmak smash someone's face in v.
birinin suratını dağıtmak mess someone's face up v.
birinin dikkatini dağıtmak put somebody off their stride v.
dikkatini dağıtmak put someone off the track v.
dağıtmak (eğlence vb) live it up v.
dikkatini dağıtmak put someone off the trail v.
dikkati dağıtmak draw a red herring across the path v.
içip dağıtmak large it up v.
kafayı dağıtmak blow off steam v.
mantıklı açıklamalarla kuşkuları dağıtmak explain away v.
sis bulutunu dağıtmak clear the air v.
(içerek) efkar dağıtmak drown one's troubles v.
(içerek) efkar dağıtmak drown one’s sorrows v.
yüzünü dağıtmak smash someone's face in v.
umut dağıtmak sell hope v.
kalanını dağıtmak kick down with something v.
(birinin) suratını dağıtmak rearrange someone's face v.
(birinin) yüzünü gözünü dağıtmak rearrange someone's face v.
(birinin) kafasını dağıtmak smash (one's) head in v.
(birinin) beynini dağıtmak smash (one's) head in v.
kartları (birine/bir şeye) göre dağıtmak stack the cards in the favor of (someone or something) v.
desteyi (birine/bir şeye) göre dağıtmak stack the deck in the favor of (someone or something) v.
kartları (birine/bir şeye) göre dağıtmak stack the odds in (someone's or something's) favor v.
kartları (birine/bir şeye) göre dağıtmak stack the odds in the favor of (someone or something) v.
yemek/yiyecek dağıtmak dish something out v.
haber dağıtmak dish something out v.
eleştiri dağıtmak dish something out v.
gergin havayı dağıtmak clear the atmosphere v.
kendini dağıtmak go nuclear v.
(birini) dağıtmak rip (someone) in half v.
(birini) dağıtmak tear (someone) in half v.
birinin dikkatini dağıtmak turn someone's head v.
Trade/Economic
bedelsiz olarak dağıtmak burn stocks v.
eşit olarak dağıtmak prorate v.
hissedarlara temettü dağıtmak a dividend to the shareholders v.
riski dağıtmak spread a risk v.
yerel merkezler arasında dağıtmak decentralize v.
yetki dağıtmak decentralize v.
yerel merkezler arasında dağıtmak decentralise v.
yeniden dağıtmak prorate v.
yetki dağıtmak decentralise v.
Law
meclisi dağıtmak adjourn v.
mirası eşit dağıtmak için mülklerin bölünmesi hotchpotch rule n.
mirası eşit dağıtmak için mülklerin bölünmesi hotchpotch n.
mirası eşit dağıtmak için mülklerin bölünmesi hotchpot n.
Politics
bildiri dağıtmak distribute leaflets v.
halka bedava kömür dağıtmak distribute free coal to the public v.
vatandaşa bedava kömür dağıtmak distribute free coal to the citizens v.
uyuşturucu kaçakçılığıyla mücadeleyi baltalamak veya dikkati dağıtmak için yapılan terör eylemleri narcoterrorism n.
uyuşturucu kaçakçılığıyla mücadeleyi baltalamak veya dikkati dağıtmak için yapılan terör eylemleri narco-terrorism n.
bir zümrenin düşmanı olduğu başka bir zümreden bilgi sızdırmak, onları dağıtmak veya tamamen ele geçirmek amacıyla içlerine adamlarını yerleştirmesi entryism n.
Technical
rastgele dağıtmak randomise v.
rastgele dağıtmak randomize v.
pistonun sıcaklığını dağıtmak the heat from the piston v.
yükleri dağıtmak distribute forces v.
Computer
görev dağıtmak dispatch v.
usenet ağ haberleri mesajlarını dağıtmak distributing usenet newsgroup messages v.
Printing
kağıdın üzerindeki mürekkebi dağıtmak set off v.
Gastronomy
dağıtmak (yemek vb) dish out v.
yemekleri dağıtmak dish out v.
Biology
(dikkatini) dağıtmak distract v.
Botanic
sporlarını dağıtmak için olgunlaşma aşamasında dış kabuğunu kıran bir tür kurtmantarı calvatia n.
sporlarını dağıtmak için olgunlaşma aşamasında dış kabuğunu kıran bir tür kurtmantarı genus Calvatia n.
Card
kartları yeniden dağıtmak redeal v.
Theatre
rol dağıtmak cast a play v.
tiyatroda ücretsiz bilet dağıtmak paper v.
Archaic
sağa sola saçarak dağıtmak tumble v.
Slang
ağzını burnunu dağıtmak/kırmak whip (one's) ass v.
ağzını burnunu kırmak/dağıtmak beat the bejesus out of (one) v.
beynini dağıtmak/patlatmak beat the bejesus out of (one) v.
ağzını burnunu kırmak/dağıtmak beat the bejesus out of someone v.
beynini dağıtmak/patlatmak beat the bejesus out of someone v.
amı götü dağıtmak be (totally) fucked up v.
kafa dağıtmak float out v.
(yumrukla) suratını dağıtmak split your wig v.
(silahla) beynini dağıtmak split your wig v.
(eğlenme amacıyla) dağıtmak get schwifty v.
ağzını yüzünü dağıtmak kick the crap out of (someone) v.
ağzını burnunu kırmak/dağıtmak (one's) ass is grass expr.
British Slang
ağzını yüzünü dağıtmak beat seven shades of shit out of someone v.
ağzını yüzünü dağıtmak kick ten bells out of someone v.
ağzını yüzünü dağıtmak kick seven shades of shit out of someone v.
ağzını yüzünü dağıtmak kick the stuffing out of someone v.
ağzını yüzünü dağıtmak kick seven bells out of someone v.
birinin ağzını yüzünü dağıtmak beat seven shades of shit out of (someone) v.
birinin ağzını yüzünü dağıtmak pan someone's head in v.
birinin ağzını yüzünü dağıtmak knock seven shades of shit out of someone v.
birinin ağzını yüzünü dağıtmak knock ten bells out of someone v.
(göstericileri dağıtmak amacıyla kullanılan) polis aracı hoolivan n.