fazla olmak - Turco Inglés Diccionario
Historia

fazla olmak



Significados de "fazla olmak" en diccionario inglés turco : 6 resultado(s)

Turco Inglés
General
fazla olmak go too far v.
fazla olmak brim over v.
fazla olmak be in excess of v.
fazla olmak (for someone) to go too far v.
fazla olmak overstep the limit v.
fazla olmak exceed v.

Significados de "fazla olmak" con otros términos en diccionario inglés turco: 56 resultado(s)

Turco Inglés
General
birine fazla bağlı olmak be tied to someone's apron strings v.
vücut ısısı fazla olmak run a temperature v.
çok fazla işi olmak have a lot on one's plate v.
daha fazla silahlanmış olmak outgun v.
hesabından fazla para çekmiş olmak be overdrawn v.
fazla meşgul olmak have one's hands full v.
için fazla büyümüş olmak outgrow v.
fazla para çekilmiş olmak (hesaptan) be overdrawn v.
fazla yük olmak (bir yapıdaki eleman) put too much stress on v.
biriyle daha fazla ortak yönleri olmak have more in common with someone v.
haddinden fazla içip sarhoş olmak get pissed out of one's mind v.
-e fazla yük olmak overburden v.
-den fazla olmak top v.
fazla hırslı olmak be overambitious v.
payına düşenden daha fazla acıya şahit olmak see more than its share of suffering v.
çok fazla ilaç alıyor olmak be on a load of medication v.
çok fazla vakti olmak have a lot of time v.
çok fazla şikayet etmek/şikayetçi olmak/mızmızlanmak whine/complain a lot v.
-dan fazla olmak be turned of v.
Colloquial
bir şeyi karşısındakine göre çok daha fazla yapmış olmak have [done/seen/had] more something than somebody has had hot dinners v.
içkiyi fazla kaçırmış olmak have had one too many v.
bir şeyi eskisi gibi yapmak için çok/fazla yaşlı olmak be past it v.
bir şeyi eskisi gibi yapmak için çok/fazla yaşlı olmak look past it v.
çok fazla bilgisi olmak know too much v.
çok fazla önemli bilgiye sahip olmak know too much v.
Idioms
gereğinden fazla dindar olmak be more catholic than the pope v.
İsviçre peynirinden daha fazla deliği olmak have more holes than swiss cheese [us] v.
en fazla zarar gören olmak come by the worst v.
en fazla zarar gören olmak come off worst v.
çok fazla şikayet etmek/şikayetçi olmak/mızmızlanmak protest too much v.
çok fazla/bin/kırk/her tarakta bezi olmak have one's finger in too many pies v.
çok fazla deneyimi olmak have been around the block v.
aynı anda birden fazla rolde/görevde olmak wear another hat v.
(gemi) tam genişliği fazla olmak be broad in the beam v.
katolikliğin kurallarına gerekenden daha fazla bağlı olmak be more catholic than the pope (himself) v.
fazla merhametli olmak go soft v.
birden fazla şansı/seçeneği olmak have more than one string to (one's) bow v.
(bir şey) çok fazla olmak have (something) up the yin-yang v.
birden fazla görevi/rolü olmak wear several hats v.
çok fazla (bir şeyi) olmak have (something) up the wazoo v.
yedekte bir/birden fazla şeyi olmak have another string/more strings to your bow v.
kullandığı veya yaptığı şey başarısız olursa alternatif bir/birden fazla yolu olmak have another string/more strings to your bow v.
elinde alternatif bir/birden fazla şeyi olmak have another string/more strings to your bow v.
birden fazla alternatifi olmak have more strings to your bow v.
birden fazla seçeneği/yolu olmak have more strings to your bow v.
elinden geleden fazla olmak be a huckleberry above (one's) persimmon [dated] v.
fiyatı biraz yüksek/fazla olmak be a bit steep v.
çok fazla parası olmak be not short of a penny (or two) v.
biraz fazla soğuk olmak be (a bit, a little) on the cold side v.
çok fazla (bir şeyi) olmak be up to (one's) chin in (something) v.
çok fazla bir şeyi olmak be up to your ears in something v.
ilgilenecek çok fazla şeyi olmak be up to your ears in something v.
(bölge/şehir) çok fazla suç olmak be wide open v.
Speaking
size daha fazla yardımcı olmak isterdim I wish I could be of more help to you expr.
Technical
sayıca daha fazla olmak outnumber v.
Slang
çok fazla sayıda olmak (have something) coming out the wazoo v.