Turco - Inglés
Turco - Inglés
Alemán - Inglés
Francés - Inglés
Español - Inglés
Inglés Sinónimo
Turco - Inglés Frases
Traducción
Eliminar anuncios
Iniciar sesión / Registrarse
Apagar las luces
English
English
Türkçe
Français
Español
Deutsch
Traducción
Sinónimo
Frases
Herramientas
Recursos
Sobre nosotros
Contacto
Iniciar sesión / Registrarse
EN-TR
Turco - Inglés
Alemán - Inglés
Español - Inglés
Francés - Inglés
Inglés Sinónimo
Turco - Inglés Frases
Turco - Inglés
Francés - Inglés
Alemán - Inglés
Ocultar la historia
Historia detallada
Eliminar
Historia :
jukebox
basic working
processing charge
presentation protocols
main code
fiscal
macron
buffer computer
constant function
cold-start device
resource-based learning
adding machine
fault node
open database
fus
line pointer
empty shell
echography
stringy
solicitous
work bench
fallowing
load coefficient
face string
baumlang
force something
Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau
Historia
Frases
Significados de
"force something"
con otros términos en diccionario inglés turco: 146 resultado(s)
Categoría
Inglés
Turco
General
1
General
force somebody to do something
v.
gırtlağına basmak
2
General
force (someone) to (do something)
v.
mecbur bırakmak
Phrasals
3
Phrasals
force someone to do something
v.
birini bir şey yapmaya zorlamak
4
Phrasals
force someone out of something
v.
birini bir yerden zorla/ite kaka çıkarmak
5
Phrasals
force somebody into something
v.
birini bir şeye zorlamak
6
Phrasals
serve as the driving force (behind someone or something)
v.
(birinin/bir şeyin) arkasındaki itici güç olmak
7
Phrasals
serve as the driving force (behind someone or something)
v.
(birini/bir şeyi) harekete geçiren/teşvik eden etken/güç olmak
8
Phrasals
serve as the driving force (behind someone or something)
v.
(bir şeyi) yapmaya sevk/teşvik etmek
9
Phrasals
serve as the driving force (behind someone or something)
v.
(bir şeyi) körükleyen/teşvik eden etken olmak
10
Phrasals
force something down
v.
kendini yemeye zorlamak
11
Phrasals
force something down
v.
zorla yemek
12
Phrasals
force something down
v.
kendini yutmaya zorlamak
13
Phrasals
force something down
v.
zorla yutmak
14
Phrasals
force someone or something down
v.
birini veya bir şeyi yakalamak
15
Phrasals
force something down
v.
inişe zorlamak
16
Phrasals
force something down
v.
zorla yutmak
17
Phrasals
force someone or something down
v.
birini veya bir şeyi yere yatırmak
18
Phrasals
force something down
v.
alçalmaya zorlamak
19
Phrasals
force someone or something down
v.
birini veya bir şeyi etkisiz hale getirmek
20
Phrasals
force something down
v.
kendini yutmaya zorlamak
21
Phrasals
force (someone or something) off (of) (something)
v.
(birini/bir şeyi) bir gruptan vazgeçmeye zorlamak
22
Phrasals
force someone or something off (of) something
v.
birini/bir şeyi bir yerden kalkmaya/çıkmaya ikna etmek
23
Phrasals
force on (someone or something)
v.
(birinin/bir şeyin) sırtına bir şey yüklemek
24
Phrasals
force (someone or something) off (of) (something)
v.
(birini/bir şeyi) bir yerden el çekmeye zorlamak
25
Phrasals
force someone or something off (of) something
v.
(birini/bir şeyi başka birinin) sorumluluğuna vermek
26
Phrasals
force someone or something off (of) something
v.
birini/bir şeyi bir gruptan, komiteden ayrılmaya zorlamak
27
Phrasals
and force someone or something off
v.
(birini/bir şeyi başka birinin) sorumluluğuna vermek
28
Phrasals
and force someone or something off
v.
birini/bir şeyi bir gruptan, komiteden ayrılmaya razı etmek
29
Phrasals
force on (someone or something)
v.
(birini/bir şeyi) devam etmeye zorlamak
30
Phrasals
and force someone or something off
v.
birini/bir şeyi bir yerden kalkmaya/çıkmaya ikna etmek
31
Phrasals
and force someone or something off
v.
(birini/bir şeyi başka birine) emanet etmek
32
Phrasals
and force someone or something off
v.
(birini/bir şeyi başka birinin) üstüne yıkmak
33
Phrasals
and force someone or something off
v.
birini/bir şeyi bir yerden zorla çıkarmak
34
Phrasals
and force someone or something off
v.
birini/bir şeyi bir yerden zorla kaldırmak
35
Phrasals
force on (someone or something)
v.
(birini/bir şeyi) bir şey yapmak zorunda bırakmak
36
Phrasals
force (someone or something) off (of) (something)
v.
(birini/bir şeyi) bir yerden zorla koparmak
37
Phrasals
and force someone or something off
v.
birini/bir şeyi bir yerden zorla koparmak
38
Phrasals
force someone or something off (of) something
v.
birini/bir şeyi bir gruptan, komiteden ayrılmaya razı etmek
39
Phrasals
force someone or something off (of) something
v.
birini/bir şeyi bir yerden zorla koparmak
40
Phrasals
force on (someone or something)
v.
(birinin/bir şeyin) zorla devam etmesini sağlamak
41
Phrasals
force (someone or something) in
v.
(birini/bir şeyi) ezerek sokmak
42
Phrasals
force on (someone or something)
v.
(birinin/bir şeyin) üstüne bir şey yıkmak
43
Phrasals
force (someone or something) in
v.
(birini/bir şeyi) bir yere sokuşturmak
44
Phrasals
force on (someone or something)
v.
(birine) tecavüz etmek
45
Phrasals
and force someone or something off
v.
birini/bir şeyi bir yerden, komiteden el çekmeye zorlamak
46
Phrasals
force someone or something off (of) something
v.
birini/bir şeyi bir yerden zorla ayırmak
47
Phrasals
force (someone or something) off (of) (something)
v.
(birini/bir şeyi) bir gruptan ayrılmaya zorlamak
48
Phrasals
force someone or something off (of) something
v.
birini/bir şeyi bir yerden, komiteden el çekmeye zorlamak
49
Phrasals
force (someone or something) off (of) (something)
v.
(birini/bir şeyi) bir yerden zorla kaldırmak
50
Phrasals
force (someone or something) in
v.
(birini/bir şeyi) zorla bir yere sokmak
51
Phrasals
force someone or something off (of) something
v.
(birini/bir şeyi başka birinin) üstüne yıkmak
52
Phrasals
force (someone or something) in
v.
(birini/bir şeyi) bir yere dürtmek
53
Phrasals
force someone or something off (of) something
v.
(birini/bir şeyi başka birine) emanet etmek
54
Phrasals
force someone or something off (of) something
v.
birini/bir şeyi bir yerden zorla çıkarmak
55
Phrasals
force someone or something off (of) something
v.
birini/bir şeyi bir gruptan, komiteden vazgeçmeye zorlamak
56
Phrasals
and force someone or something off
v.
birini/bir şeyi bir gruptan, komiteden ayrılmaya zorlamak
57
Phrasals
force (someone or something) off (of) (something)
v.
(birini/bir şeyi) bir yerden kalkmaya/çıkmaya ikna etmek
58
Phrasals
force (someone or something) in
v.
(birini/bir şeyi) bir yere tıkmak
59
Phrasals
and force someone or something off
v.
birini/bir şeyi bir gruptan, komiteden vazgeçmeye zorlamak
60
Phrasals
and force someone or something off
v.
(birini/bir şeyi başka birinin) sırtına yüklemek
61
Phrasals
force on (someone or something)
v.
(birini/bir şeyi) üstelemek
62
Phrasals
force on (someone or something)
v.
(birinin) zorla ırzına geçmek
63
Phrasals
force someone or something off (of) something
v.
(birini/bir şeyi başka birinin) sırtına yüklemek
64
Phrasals
and force someone or something off
v.
birini/bir şeyi bir yerden zorla ayırmak
65
Phrasals
force someone or something off (of) something
v.
birini/bir şeyi bir yerden zorla kaldırmak
66
Phrasals
force on (someone or something)
v.
(birini/bir şeyi) zorlamak
67
Phrasals
force (someone or something) off (of) (something)
v.
(birini/bir şeyi) bir gruptan ayrılmaya razı etmek
68
Phrasals
force (someone or something) off (of) (something)
v.
(birini/bir şeyi) bir yerden zorla ayırmak
69
Phrasals
force someone or something off (of) something
v.
(birini/bir şeyi başka birinin) üstüne atmak
70
Phrasals
force on (someone or something)
v.
(birine/bir şeye) bir şeyi dayatmak
71
Phrasals
and force someone or something off
v.
(birini/bir şeyi başka birinin) üstüne atmak
72
Phrasals
force (someone or something) in
v.
(birini/bir şeyi) bir yere girmeye zorlamak
73
Phrasals
force (someone or something) off (of) (something)
v.
(birini/bir şeyi) bir yerden zorla çıkarmak
74
Phrasals
force someone or an animal from something
v.
birini/bir hayvanı zorla bir şeyden/yerden göndermek
75
Phrasals
force someone or an animal from something
v.
birini/bir hayvanı zorla bir şeyden/yerden uzaklaştırmak
76
Phrasals
force (oneself) on (someone or something)
v.
gasp etmek
77
Phrasals
force (oneself) on (someone or something)
v.
tecavüz etmek
78
Phrasals
force (someone or something) through (something)
v.
(birini/bir şeyi bir şeye/yere) tıkmak
79
Phrasals
force (someone) out of (something)
v.
(birini pozisyonundan) ayrılmaya zorlamak
80
Phrasals
force (someone or something) into (something)
v.
(birini/bir şeyi bir şeyin) içine zorla sokmak
81
Phrasals
force (something) through (something)
v.
(bir şeyi bir şeyin) onayından geçirmeye çalışmak
82
Phrasals
force someone or something out
v.
birini/bir şeyi bir şeyden/yerden zorla çıkarmak
83
Phrasals
force (something) through (something)
v.
(bir şeyi bir şeye) kabul ettirmeye çalışmak
84
Phrasals
force (someone) out of (something)
v.
(birini) istifaya zorlamak
85
Phrasals
force (something) on (one)
v.
(birinin) üstüne (bir şey) yıkmak
86
Phrasals
force someone or something out of something
v.
birini/bir şeyi konumunu bırakmaya zorlamak
87
Phrasals
force (someone or something) into (something)
v.
(birini/bir şeyi bir şeye/yere) tıkmak
88
Phrasals
force (someone) out of (something)
v.
(birini) istifa etmek/pozisyonundan ayrılmak zorunda bırakmak
89
Phrasals
force (someone or something) through (something)
v.
(birini/bir şeyi bir şeye/yere) zorla sığdırmak
90
Phrasals
force someone or something out of something
v.
birini/bir şeyi bir şeyden/yerden zorla çıkarmak
91
Phrasals
force (someone or something) into (something)
v.
(birini/bir şeyi bir şeyin) içine düşürmek
92
Phrasals
force (something) into (something)
v.
(bir şeyi bir şeyin) içine doğru zorla itmek
93
Phrasals
force someone or something out of something
v.
birini/bir şeyi konumundan ayrılmaya zorlamak
94
Phrasals
force (someone or an animal) out of (something)
v.
(birini/bir hayvanı bir şeyden) zorla uzaklaştırmak
95
Phrasals
force (someone or something) into (something)
v.
(birini/bir şeyi bir şeye/yere) zorla sığdırmak
96
Phrasals
force someone or something out
v.
birini/bir şeyi konumunu bırakmaya zorlamak
97
Phrasals
force someone or something out
v.
birini/bir şeyi konumundan ayrılmaya zorlamak
98
Phrasals
force (someone or something) on
v.
(birini/bir şeyi) devam etmeye zorlamak
99
Phrasals
force someone or something out of something
v.
birine/bir şeye el çektirmek
100
Phrasals
force (someone or something) into (something)
v.
(birini/bir şeyi bir şeyin) içine girmek zorunda bırakmak
101
Phrasals
force someone or something out
v.
birini/bir şeyi bir şeyden/yerden çıkmaya/ayrılmaya zorlamak
102
Phrasals
force (something) through (something)
v.
(bir şeyi bir şeyden) geçirmeye çalışmak
103
Phrasals
force (someone or an animal) out of (something)
v.
(birini/bir hayvanı bir şeyden) zorla çıkarmak
104
Phrasals
force (someone or something) into (something)
v.
(birini/bir şeyi bir şeyin) içine itmek
105
Phrasals
force (someone or something) into (something)
v.
(birini/bir şeyi) zorla (bir şeye/yere) itmek
106
Phrasals
force (someone or something) off on (someone )
v.
(birini/bir şeyi birine) yıkmak
107
Phrasals
force someone or something out of something
v.
birini/bir şeyi bir şeyden/yerden çıkmaya/ayrılmaya zorlamak
108
Phrasals
force (something) on (one)
v.
(birine bir şey) dayatmak
109
Phrasals
force someone or something out
v.
birine/bir şeye el çektirmek
110
Phrasals
force (someone) out of (something)
v.
(birini pozisyonunu/koltuğunu) bırakmaya zorlamak
111
Phrasals
force (someone) out of (something)
v.
(birini bir yerden) el çekmeye zorlamak
112
Phrasals
force (someone or something) off on (someone )
v.
(birini/bir şeyi birine) yamamak
113
Phrasals
force (someone or something) into (something)
v.
(birini/bir şeyi) zorla (bir şeye/yere) sokmak
Idioms
114
Idioms
the driving force (behind something)
n.
(bir şeyin arkasındaki) neden/sebep
115
Idioms
the driving force (behind something)
n.
(bir şeyin arkasındaki) itici güç
116
Idioms
the driving force (behind something)
n.
(bir şeyin ardındaki) körükleyici/teşvik edici etken
117
Idioms
the driving force (behind something)
n.
(bir şeyin arkasındaki) motive edici güç
118
Idioms
driving force behind (something)
n.
(bir şeyin) arkasındaki kışkırtıcı güç/unsur
119
Idioms
driving force behind (something)
n.
(bir şeyin) arkasındaki itici güç
120
Idioms
driving force behind (something)
n.
(bir şeyin) ardındaki körükleyici/teşvik edici etken
121
Idioms
the driving force (behind something)
n.
(bir şeyin arkasındaki) kışkırtıcı güç/unsur
122
Idioms
driving force behind (something)
n.
(bir şeyin) arkasındaki motive edici güç
123
Idioms
driving force behind (something)
n.
(bir şeyin) arkasındaki neden/sebep
124
Idioms
force someone or something down someone's throat
v.
zorla yutturmak
125
Idioms
force someone or something down someone's throat
v.
zorla yedirmek
126
Idioms
force someone or something down someone's throat
v.
zorla kabul ettirmek
127
Idioms
force something up
v.
fiyatını yükseltmek
128
Idioms
force something down someone's throat
v.
birine bir şeyi dayatmak
129
Idioms
put something into force
v.
bir şeyi uygulamaya koymak
130
Idioms
put something into force
v.
bir şeyi yürürlüğe sokmak
131
Idioms
put something into force
v.
bir şeyi yürürlüğe almak
132
Idioms
force someone off something
v.
birini istifaya zorlamak
133
Idioms
serve as the driving force (behind someone or something)
v.
arkasındaki neden/sebep/itici güç olmak
134
Idioms
serve as the driving force (behind someone or something)
v.
arkasında olup cesaret/güç vermek
135
Idioms
serve as the driving force (behind someone or something)
v.
(birinin/bir şeyin arkasında) yüreklendirici güç/unsur olmak
136
Idioms
serve as the driving force (behind someone or something)
v.
(birinin/bir şeyin arkasında) motive eden/motivasyon veren güç olmak
137
Idioms
serve as the driving force (behind someone or something)
v.
(birinin/bir şeyin arkasında) kışkırtıcı güç/unsur olmak
138
Idioms
bring (something) into force
v.
(bir şeyi) uygulamaya sokmak
139
Idioms
bring (something) into force
v.
(bir şeyi) etkin/geçerli hale getirmek
140
Idioms
bring (something) into force
v.
(bir şeyi) yürürlüğe koymak
141
Idioms
bring (something) into force
v.
(bir şeye) işlerlik kazandırmak
142
Idioms
force (something) down (one's) throat
v.
(birine) zorla (bir şey) yedirmek
143
Idioms
force (something) down (one's) throat
v.
(birini bir şeyi) kabul etmeye zorlamak
144
Idioms
force something's price up
v.
(bir şeyin) fiyatını yükseltmek/artırmak
145
Idioms
force (something) down (one's) throat
v.
(birine) zorla (bir şey) yutturmak
146
Idioms
force (something) down (one's) throat
v.
(birine bir şey) dayatmak
×
Pronunciation in context (
out of
)
Pronunciation of force something
×
Term Options
Corregir / Sugerir
Francés Inglés Diccionario
Español Inglés Diccionario
Alemán Inglés Diccionario
Inglés Sinónimo Diccionario
Google Images
Merriam Webster
Dictionary.com
The Free Dictionary
Abbreviations
Wikipedia in English
Wikipedia in Turkish
Urban Dictionary
German, LEO
Chinese, Dict.Cn
Spanish, SpanishDict
Russian, Multitran.ru
Medical, MedicineNet
İşaret Dili, Signing Savvy