hang something - Turco Inglés Diccionario

hang something

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

Significados de "hang something" con otros términos en diccionario inglés turco: 143 resultado(s)

Inglés Turco
General
let something hang down v. sarkıtmak
hang someone for something v. birini bir şey için asmak
hang down from something v. bir şeyden sarkmak
Phrasals
hang from something v. bir şeyden/yerden sarkmak
hang something on someone or something v. birine/bir şeye bir şey takmak
hang something on someone or something v. birine/bir şeye bir şey asmak
hang something on someone or something v. birine/bir şeye bir şey tutturmak
hang onto (someone or something) v. (birini/bir şeyi) tutmaya çalışmak
hang something over someone or something v. bir şeyi birinin/bir şeyin üstünden/tepesinden sallandırmak
hang on to (someone or something) v. (birine/bir şeye) yapışmak
hang onto (someone or something) v. (birine/bir şeye) yapışmak
hang by something v. bir uzvundan/bir uzvuyla asılmak
hang in (something) v. (bir şeyde) sebat etmek
hang something on someone v. birinin üstüne bir şeyin suçunu atmak
hang something on someone v. birini suçlamak
hang by something v. bir şeyle sarkıtılmak
hang something on someone v. bir suçu birinin üstüne atmak
hang something up v. telefonu kapatmak
hang on to (someone or something) v. (birine/bir şeye) sımsıkı tutmak
hang something on someone v. bir şeyi birinin üstüne atmak
hang behind (someone or something) v. (birinin/bir şeyin) arkasında kalmak
hang over someone or something v. birinin/bir şeyin üstünde/tepesinde uçmak
hang something on someone v. birine bir şeyle iftira atmak
hang onto (someone or something) v. (birine/bir şeye) tutunmak
hang someone or something from something v. birini/bir şeyi bir yere asmak
hang by something v. bir şeyle sallandırılmak
hang something over someone or something v. bir şeyi birinin/bir şeyin üstüne asmak
hang onto (someone or something) v. (birini/bir şeyi) elde tutmak
hang on to (someone or something) v. (birine/bir şeye) sıkı tutunmak
hang over someone or something v. birinin/bir şeyin üstünde/tepesinde asılı kalmak
hang in (something) v. (bir şeyde) direnmek
hang something over someone or something v. bir şeyi birinin/bir şeyin tepesine asmak
hang behind (someone or something) v. (birinin/bir şeyin) gerisinde kalmak
hang down from (someone or something) v. (birinden/bir şeyden) sarkmak
hang on to (someone or something) v. (birine/bir şeye) tutunmak
hang someone or something from something v. birini/bir şeyi bir yerden sarkıtmak
hang by something v. bir şeyle asılmak
hang in (something) v. (bir şeye) yapışmak
hang (something) out (of something) v. (bir şeyi bir şeyden) dışarı sallandırmak
hang over someone or something v. birinin/bir şeyin üstünde/tepesinde asılı olmak
hang by something v. bir şeyin ucunda sallantıda bırakılmak
hang (something) out (of something) v. (bir şeyi bir şeyden) dışarı sarkıtmak
hang someone or something with something v. birini/bir şeyi bir şeyle asmak
hang on to (someone or something) v. (birine/bir şeye) sıkıca tutmak
hang onto (someone or something) v. (birini/bir şeyi) muhafaza etmek
hang by something v. bir şeyden/bir yerden/bir yerinden asılmak
Colloquial
hang of a (someone or something) n. çok heyecan verici (biri/bir şey)
hang of a (someone or something) n. çok ilginç (biri/bir şey)
hang of a (someone or something) n. çok iyi (biri/bir şey)
hang of a (someone or something) n. harika (biri/bir şey)
hang something [uk] v. bir şeyi umursamamak
hang something [uk] v. bir şeyi tınmamak
hang something [uk] v. bir şeyi sallamamak
hang something [uk] v. bir şeyi önemsememek
hang something [uk] v. bir şeyi kale almamak
hang something [uk] v. bir şeyi iplememek
hang something [uk] v. bir şeye aldırmamak
hang something [uk] v. bir şeyi kafaya takmamak
hang something [uk] v. bir şeyi takmamak
Idioms
a peg to hang (something) on n. bir görüşü yansıtmak için araç olarak kullanılan şey
a peg on which to hang (something) n. bir görüşü yansıtmak için araç olarak kullanılan şey
a peg on which to hang something n. bir görüşü yansıtmak için araç olarak kullanılan şey
a peg on which to hang something n. asıl derdini anlatmak için bir şeyi bahane olarak kullanmak
a peg to hang (something) on n. asıl derdini anlatmak için bir şeyi bahane olarak kullanmak
a peg on which to hang (something) n. asıl derdini anlatmak için bir şeyi bahane olarak kullanmak
a peg on which to hang something n. fikir belirtmek için fırsat olarak değerlendirilen şey
a peg on which to hang (something) n. fikir belirtmek için fırsat olarak değerlendirilen şey
a peg to hang (something) on n. fikir belirtmek için fırsat olarak değerlendirilen şey
a peg to hang (something) on n. görüşlerine/fikirlerine dikkati çekecek bir şey
a peg on which to hang something n. üzerinden bir konudaki görüşünü belirtebileceği bir şey
a peg to hang something on n. görüşlerini/fikirlerini yansıtacak bir şey
a peg on which to hang something n. üzerinden bir konudaki görüşünü belirtebileceği bir şey
a peg to hang something on n. görüşlerine/fikirlerine dikkati çekecek bir şey
a peg on which to hang something n. görüşlerine/fikirlerine dikkati çekecek bir şey
a peg on which to hang something n. görüşlerini/fikirlerini yansıtacak bir şey
a peg on which to hang something n. görüşlerine/fikirlerine dikkati çekecek bir şey
a peg to hang (something) on n. görüşlerini/fikirlerini yansıtacak bir şey
a peg on which to hang something n. görüşlerini/fikirlerini dayandıracak bir şey
a peg to hang (something) on n. görüşlerini/fikirlerini dayandıracak bir şey
a peg on which to hang something n. görüşlerini/fikirlerini yansıtacak bir şey
a peg on which to hang something n. görüşlerini/fikirlerini dayandıracak bir şey
a peg to hang (something) on n. üzerinden bir konudaki görüşünü belirtebileceği bir şey
a peg to hang something on n. üzerinden bir konudaki görüşünü belirtebileceği bir şey
a peg to hang something on n. görüşlerini/fikirlerini dayandıracak bir şey
the hang of (something) n. (bir şeyin) püf noktası
the hang of (something) n. (bir şeyin) esası
the hang of (something) n. (bir şeyin) usulü
the hang of (something) n. (bir şeyin) nasıl yapılacağı/yapıldığı
let something go hang v. ipin ucunu bırakmak
have the hang of something v. püf noktasını öğrenmek
teach someone the hang of something v. birine bir şeyin püf noktasını öğretmek
hang one's hat on something v. bir şeye inanmak
hang one's hat on something v. bir şeye bel bağlamak
hang tough on something v. dediğim dedik demek
hang tough on something v. bir konuda inatçı olmak
hang tough on something v. dediğinde ısrarcı olmak
get a hang-up about something v. bir şey hakkında bir takıntısı/ saplantısı olmak
get a hang-up about something v. bir şeye kafasını takmak
get a hang-up about something v. bir şeyi kafaya takmak
not care a hang (about something) v. bir nebze olsun umursamamak
not care a hang (about something) v. hiç sallamamak
not care a hang (about something) v. hiç değer/önem vermemek
not care a hang (about something) v. hiç takmamak
not care a hang (about something) v. hiç iplememek
not care a hang (about something) v. hiç umurunda olmamak
not care a hang (about something) v. zerre kadar önem vermemek
not care a hang (about something) v. hiç aldırış etmemek
not care a hang (about something) v. bir nebze dahi önemsememek
not care a hang (about something) v. zerre kadar aldırmamak
not care a hang (about something) v. hiç tınmamak
not care a hang (about something) v. hiç ipinde olmamak
not care a hang (about something) v. zerre kadar umurunda olmamak
not care a hang (about something) v. (bir konuda) vız gelip tırıs gitmek
not care a hang (about something) v. hiçbir şekilde umurunda olmamak
not care a hang (about something) v. önemsememek
not care a hang (about something) v. kale almamak
not care a hang (about something) v. çok da tın olmak
get the hang of something v. bir şeyi kavramak
get the hang of something v. bir şeyin püf noktasını öğrenmek
get the hang of something v. bir şeyin usulünü öğrenmek
get the hang of something v. bir şeyin nasıl yapılacağını/çalıştığını öğrenmek
get the hang of something v. bir şeyi anlamak
hang on to (someone or something) like grim death v. (birinin/bir şeyin) sıkıca elinden tutmak
hang on to (someone or something) like grim death v. (birini/bir şeyi) sıkıca tutmak
hang on to (someone or something) like grim death v. (birine/bir şeye) asılmak
hang on to (someone or something) like grim death v. (birine/bir şeye) sımsıkı tutunmak
hang on to (someone or something) like grim death v. (birine/bir şeye) sıkıca tutunmak
not give a hang (about something) v. (bir şey) vız gelip tırıs gitmek
not give a hang (about something) v. (bir şey) hiç umurunda olmamak
not give a hang (about something) v. (bir şeye) hiç değer/önem vermemek
not give a hang (about something) v. (bir şeyi) hiç takmamak
not give a hang (about something) v. (bir şey) zerre kadar umurunda olmamak
not give a hang (about something) v. (bir şeyi) bir nebze dahi önemsememek
not give a hang (about something) v. (bir şeyi) hiç sallamamak
not give a hang (about something) v. (bir şeye) zerre kadar aldırmamak
not give a hang (about something) v. (bir şeyi) hiç tınmamak
not give a hang (about something) v. (bir şeye) zerre kadar önem vermemek
not give a hang (about something) v. (bir şeyi) hiç iplememek
not give a hang (about something) v. (bir şeyi) bir nebze olsun umursamamak
not give a hang (about something) v. (bir şeye) hiç aldırış etmemek
not give a hang (about something) v. (bir şey) hiç ipinde olmamak
Speaking
hang on to something expr. bir şeylere tutunun
hang on to something expr. bir şeylere tutun