hazır olmak - Turco Inglés Diccionario
Historia

hazır olmak



Significados de "hazır olmak" en diccionario inglés turco : 17 resultado(s)

Turco Inglés
General
hazır olmak await v.
hazır olmak be present at v.
hazır olmak be set v.
hazır olmak be present v.
hazır olmak get ready for v.
hazır olmak prepare oneself v.
hazır olmak stand by v.
hazır olmak brew v.
hazır olmak be ready v.
hazır olmak be in the mood v.
Idioms
hazır olmak leap at
hazır olmak be on the boil
hazır olmak feel up
hazır olmak clear the dects for action
hazır olmak hold oneself in readiness
hazır olmak keep one's powder dry
Marine
hazır olmak stand by

Significados de "hazır olmak" con otros términos en diccionario inglés turco: 38 resultado(s)

Turco Inglés
General
elinden geleni yapmaya hazır olmak be on one's mettle v.
her arzusunu yerine getirmeye hazır olmak beck and call v.
içmeye hazır olmak (çay/kahve) brew v.
yardıma hazır olmak stand by v.
(bir şeye başlamaya) hazır olmak be pumped (up) v.
işbirliğine hazır olmak be ready for cooperation v.
kavgaya hazır olmak have a chip on one's shoulder v.
-e hazır olmak be in shape v.
-e hazır olmak be in shape for v.
-e hazır olmak be poised for v.
(at yarışında) starta hazır olmak come under starter's orders v.
çıkışa hazır olmak come under starter's orders v.
emre hazır olmak remain at the disposal v.
fırtınaya hazır olmak be ready for the storm v.
kullanıma hazır olmak be ready for use v.
değişime hazır olmak be ready for change v.
kafa olarak hazır durumda olmak be mentally ready v.
kafa olarak hazır olmak be mentally ready v.
Colloquial
bir şeye hazır olmak be all set for
Idioms
harekete hazır olmak gird up one's loins
eyleme hazır olmak gird up one's loins
doğası gereği hazır olmak can find it in one's heart
kavgaya hazır olmak show one's horns
mücadeleye hazır olmak be up for the challenge
bir şeyi yapmaya tam olarak hazır olmak be all set (to do something)
bir şeyi yapmaya tam olarak hazır olmak get all set (to do something)
sorumluluk almaya hazır olmak step up to the plate
saldırmaya hazır olmak smell blood
gösterime hazır olmak be in the can
gerektiğinde kullanmak üzere bir kenarda hazır kozu olmak have a card up one's sleeve
fiziksel olarak hazır durumda olmak be in fighting trim
yaklaşan bir belaya/tehlikeye veya zorlu bir vaziyete karşı hazırlanmak/hazır olmak steel oneself for someone or something
(yapmaya) hazır olmak be poised to do something
harekete geçmeye/başlamaya hazır olmak be ready to roll
ihtiyaç anında yardım etmeye ve harekete geçmeye hazır olmak be standing by
(bir şeye) hazır olmak stay on your toes
Marine
harekete hazır olmak (gemi) be on the point of sailing
harekete hazır olmak be ready to sail