hazırlamak - Turco Inglés Diccionario
Historia

hazırlamak



Significados de "hazırlamak" en diccionario inglés turco : 57 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
hazırlamak prepare v.
General
hazırlamak poise v.
hazırlamak knock up v.
hazırlamak dispose v.
hazırlamak do v.
hazırlamak design v.
hazırlamak brace v.
hazırlamak cause v.
hazırlamak work on v.
hazırlamak prime v.
hazırlamak coach v.
hazırlamak pack v.
hazırlamak cater for v.
hazırlamak get up v.
hazırlamak make v.
hazırlamak stage v.
hazırlamak lay v.
hazırlamak gird v.
hazırlamak cook v.
hazırlamak accustom v.
hazırlamak engross v.
hazırlamak set v.
hazırlamak make ready v.
hazırlamak groom v.
hazırlamak steel v.
hazırlamak brew v.
hazırlamak organize v.
hazırlamak concoct v.
hazırlamak set by v.
hazırlamak arrange v.
hazırlamak lay out v.
hazırlamak fix v.
hazırlamak produce v.
hazırlamak get v.
hazırlamak to table v.
hazırlamak equip v.
hazırlamak work up v.
hazırlamak prepare v.
hazırlamak make up v.
hazırlamak make something up v.
hazırlamak install v.
hazırlamak organise v.
hazırlamak ready v.
hazırlamak confect v.
hazırlamak be primed v.
hazırlamak busk v.
Phrasals
hazırlamak get up
hazırlamak pull something together
Idioms
hazırlamak make up
hazırlamak lay on
Trade/Economic
hazırlamak issue
hazırlamak make up
hazırlamak draw
Technical
hazırlamak setup
hazırlamak prepare
hazırlamak set up
Tobacco
hazırlamak provide

Significados de "hazırlamak" con otros términos en diccionario inglés turco: 307 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
alaşım hazırlamak alloy v.
General
kendini birşeye iyice hazırlamak gird oneself for v.
kahvaltı hazırlamak prepare breakfast v.
önceden hazırlamak predispose to v.
tasarı hazırlamak draught v.
kendini bir şey için hazırlamak brace oneself for v.
çift nüsha olarak hazırlamak indent v.
parçalarını önceden hazırlamak prefabricate v.
yayına hazırlamak edit v.
önceden hazırlamak prefabricate v.
psikolojikman hazırlamak (birisini) psych someone up for v.
hakkında rapor hazırlamak report on v.
katalog hazırlamak catalog v.
önceden hazırlamak precondition v.
sınava hazırlamak cram v.
müsveddesini hazırlamak draft v.
altyapı hazırlamak get the substructure ready v.
altyapı hazırlamak prepare a substructure v.
sefere hazırlamak put into commission v.
hazırlamak (masa vb) set v.
birbirine karıştırarak hazırlamak concoct v.
kışa hazırlamak winterize v.
rapor hazırlamak prepare a report v.
önceden hazırlamak predispose v.
zemin hazırlamak (bir şey yapabilmek için) position oneself to do something v.
hazırlamak (bir öğün yemek) get v.
zemin hazırlamak lead up to v.
hazırlamak (bir şeyi biri için) mean for v.
hazırlamak (ilaç vb) dispense v.
tezgah hazırlamak collude v.
masayı hazırlamak set table v.
önceden hazırlamak preset v.
hazırlamak (bir kimseyi) fit for v.
çeyizini hazırlamak get downry ready v.
gizlice hazırlamak hatch v.
kataloğunu hazırlamak catalog v.
hazırlamak (ilaç) dispense v.
hazırlamak (masa) set v.
hazırlamak (kötü bir plan) brew v.
teklif hazırlamak prepare an offer v.
zemin hazırlamak pave the way for v.
yayına hazırlamak (yazı) subedit v.
önceden hazırlamak prearrange v.
hazırlamak (kahvaltı/öğle yemeği/akşam yemeği) fix v.
altyapı hazırlamak set up a substructure v.
özenle hazırlamak elaborate v.
hazırlamak (kontrat/senet vb'ni) draw up v.
hazırlamak (kötü bir şey) brew v.
ilaç hazırlamak dispense v.
ayrıntılı bir şekilde hazırlamak elaborate v.
hazırlamak (bir plan vb'ni) work out v.
birini kötü bir habere hazırlamak brace someone for something v.
projesini hazırlamak project v.
kendini hazırlamak brace oneself v.
suikast hazırlamak conspire v.
bir şey için hazırlamak make ready for v.
bavul hazırlamak pack v.
bavulunu hazırlamak pack v.
ölüyü gömülmeye hazırlamak lay out v.
zemin hazırlamak do groundwork for v.
rapor hazırlamak write up v.
çalışma hazırlamak prepare a study v.
çeşitli yemekler hazırlamak prepare various foods v.
demo hazırlamak prepare a demo v.
dosya hazırlamak prepare a file v.
sözleşme hazırlamak draw up a contract v.
sözleşme hazırlamak draw up an agreement v.
liste hazırlamak draw up a list v.
madde hazırlamak (sözleşmede) make a provision v.
liste hazırlamak make a list v.
liste hazırlamak compile a list v.
yayıma hazırlamak prepare something for publication v.
liste hazırlamak prepare a list v.
zemin hazırlamak form a basis v.
zemin hazırlamak establish a ground v.
zemin hazırlamak precipitate v.
zemin hazırlamak give someone a ground v.
zemin hazırlamak provide a basis v.
zemin hazırlamak trigger v.
bütçe hazırlamak prepare a budget v.
bütçe hazırlamak set a budget v.
bütçe hazırlamak draw up a budget v.
tez hazırlamak write a thesis v.
tez hazırlamak do a thesis v.
tez hazırlamak write up a thesis v.
şartname hazırlamak draw up a contract v.
yemek hazırlamak make food v.
yemek hazırlamak prepare food v.
(ilaç/reçete vb) hazırlamak dispense v.
komplo hazırlamak organize a conspiracy v.
fatura hazırlamak prepare an invoice v.
masa hazırlamak set table v.
masa hazırlamak lay table v.
plan hazırlamak prepare a plan v.
plan hazırlamak draw up a plan v.
salata hazırlamak prepare salad v.
reçete hazırlamak make up a prescription v.
istatistik hazırlamak prepare statistics v.
fatura hazırlamak make out an invoice v.
fatura hazırlamak issue an invoice v.
fatura hazırlamak raise an invoice v.
yayalar için hazırlamak pedestrianize v.
yayalar için hazırlamak pedestrianise v.
web sayfası hazırlamak make a website v.
web sayfası hazırlamak build a website v.
web sayfası hazırlamak prepare a website v.
numune hazırlamak prepare sample v.
vasiyetini hazırlamak make a will v.
vasiyet hazırlamak make a will v.
suyla doldurarak kullanıma hazırlamak prime v.
zemin hazırlamak lay the groundwork v.
(yemek) hazırlamak dress v.
birbirine karıştırıp hazırlamak concoct v.
anket hazırlamak prepare a questionnaire v.
(çay/kahve) hazırlamak brew v.
(ilaç/reçete) hazırlamak dispense v.
yazıyı yayına hazırlamak edit v.
yasa hazırlamak prepare a law v.
-e zemin hazırlamak pave the way for v.
bir işe hazırlamak groom v.
evreler halinde hazırlamak phase v.
sahte kanıt hazırlamak fabricate evidence v.
belge hazırlamak prepare a document v.
sunum hazırlamak prepare a presentation v.
gemiyi fırtınaya hazırlamak batten down the hatches v.
tez hazırlamak write a dissertation v.
tez hazırlamak prepare a thesis v.
tez hazırlamak prepare a dissertation v.
valizini hazırlamak pack one's bags v.
soru hazırlamak prepare question v.
sınav hazırlamak prepare an exam v.
ödev hazırlamak prepare homework v.
zemini hazırlamak prepare the grounds for v.
zemini hazırlamak set the stage for v.
zemini hazırlamak pave the way for v.
sosyal bir felakete zemin hazırlamak pave the way for a social disaster v.
bir şeye zemin hazırlamak pave the way for v.
şarabı içime hazırlamak için ısıtmak ve tatlandırmak mull v.
kahvaltı hazırlamak make breakfast v.
ortam hazırlamak pave the way for v.
zemin hazırlamak set ground for v.
temel hazırlamak/oluşturmak set ground for v.
çanta hazırlamak prepare a bag v.
sınav sorularını hazırlamak prepare exam questions v.
resmi rapor hazırlamak prepare a formal report v.
resmi rapor hazırlamak make a formal report v.
hakkında rapor hazırlamak prepare a report about v.
bavul hazırlamak pack up v.
bir metni basıma hazırlamak redact v.
bir metni basıma hazırlamak edit v.
anlaşma hazırlamak prepare a contract v.
anlaşma hazırlamak prepare an agreement v.
sözleşme hazırlamak prepare an agreement v.
akciğerlerin nasıl çalıştığı hakkında bir proje hazırlamak do a project on how the lung works v.
kendini bir şey söylemeye hazırlamak be all set to tell something v.
katılım ortaklığı belgesi hazırlamak prepare accession partnership document v.
rapor hazırlamak run a report v.
broşür hazırlamak prepare a brochure v.
sirküler hazırlamak circularize v.
yalapşap/derme çatma/gelişi güzel yapmak/hazırlamak slapdash v.
pizza hazırlamak prepare pizza v.
pizza hazırlamak make pizza v.
tasarı hazırlamak draft v.
sirküler hazırlamak circularise v.
kataloğunu hazırlamak catalogue v.
katalog hazırlamak catalogue v.
müsveddesini hazırlamak draught v.
kışa hazırlamak winterise v.
valiz hazırlamak pack one's bags v.
valiz hazırlamak prepare luggage v.
yeniden hazırlamak reprepare v.
yeniden hazırlamak prepare again v.
bavul hazırlamak pack the bag v.
malzemeleri kullanarak hazırlamak confect v.
(birini) hayata hazırlamak prepare someone for life v.
program hazırlamak prepare a program v.
aylık rapor hazırlamak prepare a monthly report v.
aylık rapor hazırlamak furnish a monthly report v.
liste hazırlamak arrange a list v.
ders programı hazırlamak prepare a syllabus v.
video hazırlamak make a video v.
hazırlamak (bir durum/grup veya kullanım için) gear v.
işe hazırlamak unlimber v.
faaliyet için hazırlamak unlimber v.
göreve hazırlamak unlimber v.
kendini (bir şeye) hazırlamak accinge v.
yemek hazırlamak make a dish v.
çizelge hazırlamak table v.
liste hazırlamak table v.
balığı henüz canlı iken kesip hazırlamak calver [old-fashioned] v.
ham maddeyi yapılacak işleme hazırlamak taw v.
yeniden hazırlamak reaccustom v.
zemin hazırlamak catalyse v.
zemin hazırlamak catalyze v.
öğrencileri iş piyasasına girmeye hazırlamak için tasarlanmış eğitim programı school-to-work transition n.
şarabı içime hazırlamak için ısıtma ve tatlandırma mulling n.
görevi sofrayı hazırlamak/toplamak ve kapıya bakmak olan hizmetçi parlormaid n.
görevi sofrayı hazırlamak/toplamak ve kapıya bakmak olan hizmetçi parlourmaid n.
entrika hazırlamak collogue n.
Phrasals
atı koşuma hazırlamak tack up v.
(atları, katırları, öküzleri) seyahat için hazırlamak catch up v.
darbe hazırlamak conspire against
fesat hazırlamak intrigue against
sonrasını hazırlamak lead up
birisini bir şeye (yarışma vb) hazırlamak/bir şey için (yarışma vb) yetiştirmek coach someone for something
yemek yapmak/hazırlamak cook something up
sofra/yemek/öğün hazırlamak lay something for someone
(takımı vb) (psikolojik olarak) (maça vb) hazırlamak psych someone up
birini ruhen bir şeye hazırlamak psych someone up
birini bir şeye hazırlamak pump someone up (for something)
bir şeyler hazırlamak (yemek için vb) rustle something up
(yemek vb için) kolay bir şeyler hazırlamak rustle up something
(yemek vb için) kolay bir şeyler hazırlamak rustle something up
yalapşap/derme çatma/gelişi güzel yapmak/ hazırlamak slap something together
yalapşap/derme çatma/gelişi güzel yapmak/ hazırlamak throw something together
birini bir şeye karşı hazırlamak steel someone against something
yalapşap/derme çatma/gelişi güzel yapmak/ hazırlamak toss something together
(bir spor takımını) (fiziksel olarak) maça hazırlamak warm someone up
(bir seyircileri) başka bir (daha sonra çıkacak olan ünlü) gruba hazırlamak warm someone up
çabucak yiyecek bir şeyler hazırlamak whip something up
çabucak yiyecek bir şeyler hazırlamak whip up something
(ameliyata vb) birini hazırlamak work someone up
yayına hazırlamak edit out
Colloquial
kendini hazırlamak inure oneself
Idioms
kendi sonunu hazırlamak be blown up by one's own bomb
kendi sonunu hazırlamak hoist with one's own petard
zemin hazırlamak set the scene
zemin hazırlamak set the stage for
zemin hazırlamak pave the way for
sayfayı hazırlamak make up
(ilacı) hazırlamak make up
reçete hazırlamak make up
hazır etmek siparişi hazırlamak make up
karıştırarak hazırlamak make up
kendini hazırlamak gird up one's loins
bahçeyi kışa hazırlamak put the garden to bed
zeminini hazırlamak pave the way for something
bir şeye zemin hazırlamak set the stage for something
bir şeyin zeminini hazırlamak set the stage for something
(bir etkinlik vb için) giyinmek/kendini hazırlamak get oneself up
zemin hazırlamak prepare the ground
bir şeyin zeminini hazırlamak prepare the ground for something
bir şey için zemin hazırlamak prepare the ground for something
bir şeyi/bir şeyler hazırlamak put something together
bir işin istediği gibi olması için uygun zemin hazırlamak grease the skids
birini bir işe hazırlamak groom someone as something
kendini kötü bir şeye hazırlamak harden oneself to something
kendine bir şeyler almak/hazırlamak (içki vb) have oneself something
kendini zor bir şeye hazırlamak harden oneself to something
zemini hazırlamak lay the way open for
bir şey için ortamı hazırlamak lay the way open for
bir şey için ortamı hazırlamak open the way to something
bir şey için ortamı hazırlamak open the way for something
bir malı/hizmeti satmak amacıyla ticari bir metin hazırlamak put together a pitch
müşteriye bir ürünü satmak amacıyla bir konuşma/sunum hazırlamak put together a pitch
zemini hazırlamak prepare the way for
kendi sonunu hazırlamak be heading/riding for a fall
kendi sonunu hazırlamak be headed for a fall
zemini hazırlamak set the scene for
bir şeyin zeminini hazırlamak set the scene for something
sayfayı baskıya/yazıcıya/yazdırmaya hazırlamak set type
kendini zor bir şeye karşı hazırlamak steel oneself for something
sonunu hazırlamak cook one's goose
(kötü bir şeye) kendini hazırlamak brace yourself
kendini en kötüsüne hazırlamak expect the worst
kendi sonunu hazırlamak place one's head in a noose
kendi sonunu hazırlamak put one's head in a noose
kendi sonunu hazırlamak stick one's head in a noose
altyapı hazırlamak lay the groundwork
kendini bir şey yapmak için yavaş yavaş hazırlamak work your way around
kendini olumsuz bir şeye hazırlamak steel oneself against
kendini olumsuz bir şeye hazırlamak prepare for
kendini olumsuz bir şeye hazırlamak brace oneself for
kendini olumsuz bir şeye hazırlamak steel onself for
Trade/Economic
gelir vergisi beyannamesi hazırlamak prepare an income tax-return
rapor hazırlamak report
evrak hazırlamak prepare documents
tarafların üzerinde anlaşabileceği bir anlaşmanın ayrıntılarını hazırlamak broker a settlement
tarafların üzerinde anlaşabileceği bir anlaşmanın ayrıntılarını hazırlamak broker a deal
tarafların üzerinde anlaşabileceği bir anlaşmanın ayrıntılarını hazırlamak broker a treaty
Law
jüri listesi hazırlamak impanel
komplo hazırlamak frame
iddianame hazırlamak/sunmak file an indictment
Politics
anlaşma taslağı hazırlamak draft an agreement
Technical
bir motoru belirli bir süre boşta çalıştırarak işletmeye hazırlamak warm
çalıştırmaya hazırlamak (pompa/makine vb) prime
banyoyu hazırlamak prepare the bath
suyla doldurarak kullanıma hazırlamak prime
banyoyu hazırlamak charge the bath
taslağını hazırlamak rough out
Computer
ilk kullanıma hazırlamak initialize
ilk kullanıma hazırlamak initialise
Textile
banyoyu hazırlamak prepare the bath
Construction
proje hazırlamak project
proje hazırlamak design
parçalarını önceden hazırlamak prefabricate
Marine
teknenin bağlantı yerlerini hazırlamak için kullanılan kancalı el aleti ravehook n.
gemiyi savaşa hazırlamak clear the deck
Medical
radyofarmasötik hazırlamak için kit kit for radiopharmaceutical preparation
Gastronomy
masayı hazırlamak set the table
salata hazırlamak prepare salad
salça hazırlamak prepare a sauce/paste
salça hazırlamak make a sauce/paste
Chemistry
solüsyon hazırlamak prepare a solution
çözelti hazırlamak prepare a solution
Military
birlikleri savaşa hazırlamak activate v.
göreve hazırlamak serve