ileri sürmek - Turco Inglés Diccionario
Historia

ileri sürmek



Significados de "ileri sürmek" en diccionario inglés turco : 58 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
ileri sürmek bring forward v.
ileri sürmek assert v.
ileri sürmek allege v.
ileri sürmek propound v.
General
ileri sürmek throw out v.
ileri sürmek propound v.
ileri sürmek plead v.
ileri sürmek contend v.
ileri sürmek publish v.
ileri sürmek put forward v.
ileri sürmek bring something forward v.
ileri sürmek interpose v.
ileri sürmek affirm v.
ileri sürmek put forth v.
ileri sürmek propel v.
ileri sürmek broach v.
ileri sürmek set forth v.
ileri sürmek urge v.
ileri sürmek put something forward v.
ileri sürmek set forward v.
ileri sürmek set up v.
ileri sürmek present v.
ileri sürmek drive on v.
ileri sürmek introduce v.
ileri sürmek observe v.
ileri sürmek profess v.
ileri sürmek hold out v.
ileri sürmek press home v.
ileri sürmek propose v.
ileri sürmek advance v.
ileri sürmek prefer v.
ileri sürmek come up with v.
ileri sürmek hold forth v.
ileri sürmek lay v.
ileri sürmek enunciate v.
ileri sürmek suggest v.
ileri sürmek pronounce v.
ileri sürmek raise v.
ileri sürmek bring about v.
ileri sürmek wheel out v.
ileri sürmek weigh in with v.
ileri sürmek propone v.
ileri sürmek argue v.
ileri sürmek submit v.
ileri sürmek weave v.
ileri sürmek lege [obsolete] v.
Phrasals
ileri sürmek thrust on v.
ileri sürmek launch forth v.
ileri sürmek pitch out v.
Colloquial
ileri sürmek have it v.
Trade/Economic
ileri sürmek allege v.
ileri sürmek assert v.
ileri sürmek claim v.
Law
ileri sürmek contest v.
ileri sürmek adduce v.
ileri sürmek submit v.
ileri sürmek allege v.
ileri sürmek assert v.

Significados de "ileri sürmek" con otros términos en diccionario inglés turco: 31 resultado(s)

Turco Inglés
General
ileri sürmek (emin bir şekilde) assert v.
emin bir şekilde ileri sürmek aver v.
(fikir) ileri sürmek suggest v.
ileri sürmek (fikir) submit v.
tekrar ileri sürmek reassert v.
en önemli dayanakları ileri sürmek bring up one's big guns v.
sebep ileri sürmek come up with a reason v.
sebep ileri sürmek show cause v.
bir konu ileri sürmek raise an issue v.
bir konu ileri sürmek bring up an issue v.
fikir ileri sürmek bring forward an idea v.
fikir ileri sürmek put forward an idea v.
gerekçe ileri sürmek put forward a reason v.
ileri doğru sürmek propel v.
(kanıt) ileri sürmek adduce v.
kanıt ileri sürmek adduce evidence v.
delil ileri sürmek provide evidence v.
yeniden ileri sürmek reallege v.
bir fikir ileri sürmek vend [rare] v.
Phrasals
önemsiz olduğunu ileri sürmek talk down v.
(bir şeyin) üzerinde ileri doğru sürmek set forth on (something) v.
(bir toplantıda) bir tasarıyı ileri sürmek pitch (something) at v.
(bir şeyi) öne/ileri sürmek strike upon (something) v.
Idioms
yaşını ileri sürmek come the old soldier v.
yaşını ileri sürmek play the old soldier [us] v.
(bir şeyi) destekleyecek kanıtlar ileri sürmek lend support to (something) v.
önceki fikrinin tam tersini ileri sürmek reverse (one's) field v.
Law
iddiayı esastan ileri sürmek propone v.
Politics
koşul ileri sürmek stipulate v.
Technical
ileri doğru sürmek propel v.
Sport
(rugbyde) el veya kol ile topu ileri sürmek knock-on v.