küçük - Turco Inglés Diccionario
Historia

küçük



Significados de "küçük" en diccionario inglés turco : 83 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
küçük small adj.
küçük little adj.
General
küçük baby n.
küçük kid n.
küçük toy n.
küçük weenie n.
küçük bantam n.
küçük peanut n.
küçük child n.
küçük podunk n.
küçük inconsiderable adj.
küçük petit adj.
küçük tiddly adj.
küçük paltry adj.
küçük petty adj.
küçük subordinate adj.
küçük trifling adj.
küçük fiddling adj.
küçük snug adj.
küçük elfin adj.
küçük dinky adj.
küçük minuscule adj.
küçük boxy adj.
küçük undersized adj.
küçük little adj.
küçük frugal adj.
küçük diminutive adj.
küçük weensy adj.
küçük younger adj.
küçük infant adj.
küçük micro adj.
küçük poky adj.
küçük mini adj.
küçük menial adj.
küçük trivial adj.
küçük slight adj.
küçük dinkey adj.
küçük not healthy adj.
küçük picayune adj.
küçük puisne adj.
küçük remote adj.
küçük niggardly adj.
küçük young adj.
küçük piddling adj.
küçük lil (little) adj.
küçük jerkwater adj.
küçük insignificant adj.
küçük piffling adj.
küçük exiguous adj.
küçük minor adj.
küçük junior adj.
küçük incidental adj.
küçük small adj.
küçük tiny adj.
küçük smaller adj.
küçük toyish adj.
küçük incapacious adj.
küçük small-time adj.
küçük one-horse adj.
küçük wee adj.
küçük junior (jr.) adj.
küçük junior (jr) adj.
Colloquial
küçük kiddo
Law
küçük junior
küçük under age
küçük minor
küçük pupil
Technical
küçük undersize
küçük small
Computer
küçük miniature
küçük petite
Automotive
küçük micro
Medical
küçük minimus
küçük mini-
Math
küçük immeasurably small
British Slang
küçük biddy
küçük diddy
küçük dinky
küçük farty
küçük ickle
küçük lickle
küçük piddly
küçük titchy

Significados de "küçük" con otros términos en diccionario inglés turco: 500 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
küçük düşürmek humiliate v.
küçük harf lower case n.
küçük çocuk kid n.
büyük küçük harfe duyarlı case sensitive adj.
General
kendisini küçük düşürmek make oneself cheap v.
küçük gelmek outgrow v.
kendini küçük düşürmek demean oneself v.
küçük parçalara bölmek cut up v.
küçük görmek patronize v.
küçük göstermek dwarf v.
birini küçük görmek lord over v.
küçük bir alana sınırlamak focalize v.
küçük görmek belittle v.
küçük dağları ben yarattım demek suffer from a swollen head v.
küçük görmek be disdainful of v.
küçük düşürmek abase v.
küçük düşürmek mortify v.
küçük düşürmek bring into contempt v.
küçük küçük yemek pick v.
bir kimseyi küçük düşürmek take someone down a peg v.
küçük su dökmek make water v.
küçük görmek look down one's nose at v.
küçük parçalara bölmek cut into small pieces v.
küçük düşmek look small v.
küçük görmek upstage v.
küçük düşürmek lower v.
küçük görmek look down on v.
küçük görmek disdain v.
küçük gelmek overgrow v.
küçük su dökmek urinate v.
yaşı küçük olmak be under age v.
küçük dilini yutmak be dumbfounded v.
yanında küçük göstermek foreshorten v.
küçük düşürmek stigmatize v.
küçük dilini yutmak gulp down v.
küçük parçalara ayırmak cut up v.
küçük düşürmek take somebody down a peg v.
küçük düşürmek run down v.
kendini küçük düşürmek abase oneself v.
küçük görmek hold in disrespect v.
küçük düşürülmek be humiliated v.
küçük değişiklikler yapmak split hairs v.
küçük dilini yutmak gulp v.
küçük düşürmek stultify v.
küçük düşürmek depreciate v.
küçük göstermek look younger v.
küçük olmak be under age v.
küçük düşürmek affront v.
küçük küçük kesmek shred v.
sinirlenmek (küçük şeyler yüzünden) fret v.
küçük düşürmek snub v.
küçük görmek look down v.
küçük bir yere kapamak cabin v.
küçük düşmek lose face v.
küçük düşürmek make somebody feel small v.
küçük düşürmek humiliate v.
küçük parçalara ayırmak splinter v.
küçük görmek misprize v.
küçük görmek lord it over v.
küçük görmek scorn v.
küçük parçalara ayırmak separate into fractions v.
küçük düşürmek degrade v.
en küçük bir işaret vermemek not give the least sign v.
küçük düşürmek score somebody off v.
küçük düşürmek detract v.
küçük göstermek seem younger v.
küçük düşürmek give affront to v.
küçük düşürmek demean v.
küçük parçalara ayırmak cut into small pieces v.
küçük düşmek feel small v.
endişe etmek (küçük şeyler için) fret v.
küçük düşürmek lessen v.
kendini küçük düşürmek lower oneself v.
küçük düşürmek disprize v.
küçük görmek underrate v.
küçük görmek underestimate v.
küçük düşürmek debase v.
küçük düşürmek disparage v.
küçük görmek disparage v.
küçük görmek vilipend v.
küçük dilini yutmak be lost for words v.
küçük düşürmek stigmatise v.
çevresindeki bitkilere kıyasla daha küçük ve bodur olan bitkiler ekmek underplant v.
küçük görmek patronise v.
küçük parmak pinkie toe v.
küçük düşürmek downgrade v.
küçük dilini yutturmak flabbergast v.
küçük görmek despire v.
küçük parmak pinky v.
küçük görmek be haughty towards v.
küçük düşmek feel degraded v.
küçük düşmek feel abased v.
küçük düşmek feel humiliated v.
küçük yaşta şöhreti yakalamak become famous at a young age v.
küçük düşmek feel ashamed v.
küçük bir kız gibi bağırmak scream like a little girl v.
filmde küçük bir rol almak get a small part in the film v.
küçük bir sorunu tartışmak discuss a little problem v.
biri hakkında küçük bir araştırma yapmak do a little research about someone v.
bir babayı kendi kızının gözleri önünde küçük düşürmek humiliate a father in front of his own daughter v.
küçük bir çocuğa yumruk atmak punch a little child v.
küçük bir melek gibi görünmek look like a little angel v.
küçük şeylerle mutlu olmak be happy with small things v.
küçük bir dairede oturmak live in a small apartment v.
küçük bir ayrıntıyı kaçırmak miss one tiny detail v.
birini küçük düşürmek pull someone down v.
birini küçük düşürmek humiliate someone v.
zararı küçük bir alan(l)a sınırlamak contain the damage to a small area v.
küçük bir ceza almak receive a minor punishment v.
küçük bir parti vermek have a little party v.
küçük görmek misprise v.
küçük bir alana sınırlamak focalise v.
her küçük şeyi takıntı haline getirmek obsess over every little thing v.
küçük ayrıntıları kaçırmak miss small details v.
küçük detayları kaçırmak miss small details v.
(küçük) tuvaletini yapmak pee v.
(küçük) tuvaletini yapmak take a piss v.
(küçük) tuvaletini yapmak urinate v.
(küçük) tuvaletini yapmak take a leak v.
daha küçük (önemsiz) bir rol oynamak play a smaller role v.
küçük parçalara ayırmak/ayrılmak break up into small pieces v.
küçük bir dairede oturmak live in a small flat v.
elektrik akımındaki küçük dalgalanmaları kaldırmak debounce v.
toplum içinde küçük düşürmek throw shade v.
kendini küçük görmek belittle oneself v.
(küçük çapta) hırsızlık yapmak appropriate v.
küçük bir kulübede yaşamak cabin v.
kulübe gibi küçük bir yere kapatmak cabin v.
(filmde/dizide) küçük bir rolü olmak cameo v.
küçük görmek act superior v.
ana ağdan daha küçük alt ağlara iletmek backhaul v.
küçük düşürmek castrate v.
küçük vatoz little skate n.
küçük projektör baby spot n.
tavşan kuyruğu gibi küçük kuyruk scut n.
bir başka devlete bağımlı olan veya onun tarafından kontrol edilen küçük devlet satellite state n.
genellikle 12 kişi veya daha az yolcu alan küçük otobüsler minibus n.
kendini küçük düşürme self mortification n.
küçük sulu ve taneli meyve berry n.
genellikle kilisesiz küçük köy hamlet n.
küçük kumru laughing dove n.
küçük arazi veya çiftlik işleten çiftçi crofter n.
küçük çalı ve gür ağaçlıklı arazi scrub n.
küçük şelale cascade n.
bir gezegenin etrafında gözlenen küçük gezegenimsi yapılar planetesimal n.
küçük kulübe hovel n.
küçük köy dorp n.
küçük antiller lesser antilles n.
küçük hindistancevizi ağacı nutmeg n.
yaşça küçük olma juniority n.
en küçük üst sınır least upper bound n.
küçük kızlar little girls n.
nikah töreninde çiçek taşıyan küçük kız flower girl n.
küçük filika yawl n.
tavşana benzer küçük bir hayvan cape hyrax n.
küçük göl water hole n.
küçük gezegen planetoid n.
küçük dalga ripple n.
küçük yatırım şirketleri small business investment companies n.
küçük derin dere gulch n.
küçük beyaz balıkçıl egret n.
küçük kızıl buğday einkorn n.
küçük kırbaç quirt n.
küçük börek flapjack n.
dört yaşından daha küçük boğalarla güreşen boğa güreşçisi novillero n.
küçük düşürücü kimse detractor n.
küçük vadi dale n.
küçük otlak paddock n.
küçük kopya microcopy n.
küçük vadi glen n.
küçük altın yağmurcun pasific golden plover n.
küçük ad first name n.
küçük orman kartalı lesser spotted eagle n.
çok küçük olma minuteness n.
küçük yuvarlak ekmek cob n.
küçük balon blimp n.
küçük sandalye faldstool n.
küçük sığır runt n.
küçük batağan little grebe n.
küçük deve vicugna n.
küçük köy hamlet n.
yörünge veya yoldaki küçük sapma perturbation n.
küçük aygıt gadget n.
küçük suç peccadillo n.
dar boyunlu küçük şişe flask n.
motosiklet motoruyla çalışan dört tekerlekli küçük taşıt quadricycle n.
küçük lord lordling n.
küçük kulübe kiosk n.
küçük filo escadrille n.
yerel idarelerin en küçük birimleri county n.
çoğunlukla geniş saçaklı, küçük, ahşap ev veya bungalov chalet n.
küçük erkek kardeş veya oğul cadet n.
küçük bölge zonula n.
küçük kulübe veya sığınak cabin n.
küçük şişe flask n.
küçük tekerlek (mobilyaya takılan) caster n.
küçük teknik problem glitches n.
küçük insan pygmy n.
küçük eser opuscule n.
küçük körfez inlet n.
ekli küçük resim inset n.
küçük ağaçkakan lesser spotted woodpecker n.
küçük ve orta boyda taş parçası shingle n.
küçük mukallit booted warbler n.
genellikle çocuklar için, yatacak yer hazırlamada kolaylık sağlayan küçük yatak cot n.
seyahatte, tam tarifeye tabi olmayan yaşça küçük kişi child n.
küçük otomobil runabout n.
küçük sumru little tern n.
küçük hayvanlar hastanesi pet clinic n.
küçük otel (kırlardaki) lodge n.
evden dışarı yapılan küçük gezi veya seyahat outing n.
dantel küçük masa örtüsü doily n.
küçük ispanyol atı jennet n.
küçük düşüren davranış affront n.
küçük kadın ladykin n.
küçük isim forename n.
küçük su çulluğu jack snipe n.
küçük ev kondo n.
refakatsiz küçük unaccompanied minor n.
küçük oda cellula n.
küçük kumkuşu little stint n.
küçük prens princeling n.
küçük düşürme abasing n.
küçük ak gerdanlı ötleğen lesser whitethroat n.
kıtadan daha küçük, geniş kara parçası subcontinent n.
küçük eyalet canton n.
küçük kutu casket n.
hava şartlarından koruma da sağlayan küçük motosiklet motor scooter n.
saplı küçük tencere saucepan n.
küçük resim fırçası pencil n.
en küçük öğe least element n.
küçük sözlük pocket dictionary n.
küçük harfle yazılı minuscule n.
küçük yumru mild n.
tavşana benzer küçük bir hayvan rock hyrax n.
kitabın iç kapağına yapıştırılan adların ve değişik konularda resimlerin yer aldığı küçük boyutlu özgün yapıtlar exlibris n.
küçük parmak little finger n.
küçük özel oda cabinet n.
küçük vadi oluşturma gullying n.
küçük deve vicuna n.
küçük görme disdain n.
küçük düşürülme degradedness n.
küçük görme belittling n.
küçük kerkenez lesser kestrel n.
küçük tart tartlet n.
küçük kilise chapel n.
birkaç küçük kabileyi de kapsayan malaya orman insanları sakai n.
küçük ev (çocukların içinde oynadıkları) playhouse n.
iki kişiden küçük olanı junior n.
küçük yılan garter snake n.
küçük sandık footlocker n.
küçük fıçı firkin n.
papaların taktığı küçük beyaz takke zucchetto n.
küçük istasyon whistlestop n.
esnaf ve küçük sanatkarlar craftsman and little artisan n.
küçük köşk chalet n.
küçük kapasiteli genel servis taşıtları small capacity public service vehicles n.
küçük kalkan targe n.
küçük yelkenli jigger n.
yeni zelanda ve çin'e özgü sarı çiçekli küçük bir ağaç türü kowhai n.
küçük ev cottage n.
küçük ilkel at eohippus n.
küçük cep bıçağı penknife n.
kuzey amerika'da yetişen küçük sarı çiçekleri olan funda wicopy n.
küçük siyah karınca little black ant n.
küçük parmak little toe n.
küçük sözlük little dictionary n.
küçük şey trifle n.
eğlence amaçlı küçük yelkenli yacht n.
küçük dil epiglottis n.
sonsuz küçük değer infinitesimal n.
küçük gezegen asteroid n.
küçük şeylerle uğraşma pettiness n.
bir memleketin başka bir devlette bulunan küçük toprak parçası exclave n.
küçük istasyon whistle stop n.
küçük şalgam rape n.
küçük fıçı keg n.
küçük tepe knoll n.
küçük dalgıçkuşu little grebe n.
küçük dürbün spyglass n.
küçük pandispanya keki ladyfinger n.
küçük ev maisonnette n.
küçük piyes sketch n.
küçük ebabil little swift n.
küçük mercek lenticulae n.
küçük tomurcuk gemmule n.
küçük araba runabout n.
küçük suyelvesi baillon's crake n.
küçük çapa killick n.
küçük çevrinti whirl n.
en küçük değer minimal value n.
küçük çinte little bunting n.
küçük görme scorn n.
küçük düşürücü eleştirme diatribe n.
küçük epik epyllion n.
küçük yumru tubercle n.
küçük topluluk set n.
küçük havaalanı airstrip n.
amerika'ya özgü küçük siyah benekli vahşi kedi ocelot n.
küçük vadi dell n.
küçük motor trol gemisi dragger n.
küçük, gevşek taşlar ve kayalarla kaplı dağ eteği scree n.
küçük harf minuscule n.
küçük ilanlar classified ads n.
küçük samimi ortamlı ve yiyecek servisi yapan kuruluş café n.
küçük kahverengi yarasa little brown bat n.
küçük kız little girl n.
gazetede küçük ilanlar classified advertisements n.
küçük kartal booted eagle n.
küçük kule turret n.
mevki veya kıdemce küçük olan kimse junior n.
küçük düğüm burl n.
küçük yelkenli shallop n.
küçük kum kuşu little stint n.
küçük lokmalar halinde yeme nibbling n.
küçük düşürme humiliation n.
küçük gezegen minor planet n.
küçük harf small letter n.
küçük karga daw n.
kadının küçük özel odası boudoir n.
küçük bey master n.
küçük taç coronet n.
küçük kaya little rock n.
küçük org harmonium n.
küçük hanım damsel n.
küçük baykuş little owl n.
küçük düşme mortification n.
küçük işletmeler small business n.
küçük kepçe little dipper n.
küçük filo flotilla n.
küçük bir tavsiye piece of advice n.
küçük dürbün spy glass n.
küçük hançer stiletto n.
en küçük erkek çocuk cadet n.
daha çok filipinler'de görülen küçük otobüs jeepney n.
çok küçük parça grain n.
küçük mutfak kitchenette n.
halkalı küçük cılıbıt little ringed plover n.
küçük insan pigmy n.
ızgara yüzeyindeki kömürü düzelten küçük ve kuvvetli bir alet firing hoe n.
küçük şeytan devilkin n.
küçük değişiklik modification n.
küçük meydan place n.
iri başlı küçük çivi tack n.
küçük çark pinion n.
küçük bar bistro n.
küçük topak pellet n.
küçük burjuva petit bourgeois n.
iki direkli küçük yelkenli pinnace n.
amerikaya özgü küçük ceviz pignut n.
küçük hindistan cevizi kabuğu mace n.
küçük şişe vial n.
küçük kirazkuşu little bunting n.
alkol satan küçük kafe estaminet n.
küçük ekmek scone n.
küçük balta hatchet n.
küçük francala gem n.
uçağın yolcu kabininde taşınmaya uygun küçük çanta cabin bag n.
küçük körfez creek n.
küçük yapıt opuscule n.
küçük burjuvazi petit bourgeoisie n.
küçük alet gadget n.
çok küçük miktar fraction n.
kıtalardan küçük kara parçası subcontinent n.
küçük çatı gablet n.
küçük kuşak zonula n.
küçük masa end table n.
küçük leke speck n.
küçük ayı ursa minor n.
aşağılık küçük avukat pettifogger n.
küçük çocuk whippersnapper n.
genellikle bir tezgah çevresinde oturulan, hafif yiyecek ve çeşitli içeceklerin satıldığı küçük restoran snack bar n.
küçük peçete doyly n.
küçük dalgakıran jetty n.
küçük düşüren depreciator n.
küçük kasaba small town n.
küçük ev aletleri small home appliances n.
küçük ticaret merkezi post n.
üç direkli küçük akdeniz yelkenlisi zebeck n.
küçük kefal small mullet n.
küçük kalkan buckler n.
çok küçük miktar grain n.
yetişkinlerin, genelde 15-19 yaş aralığında olan kendinden yaşça küçük genç kız veya erkeklere ilgi duyması ephebophilia n.
şarap tadımında kullanılan küçük süslü gümüş kap tastevin n.
küçük beyin cerebellum n.
küçük flüt flageolet n.
küçük gümüş martı common gull n.
küçük kanyon gulch n.
küçük bir olasılık a remote possibility n.
küçük çocuk tad n.
küçük fıçı kilderkin n.
küçük kayık cockleshell n.
bir yaşından küçük çocuğu öldürme infanticide n.
küçük bir parça (bir şeyden) fraction n.
üç direkli küçük akdeniz yelkenlisi zebec n.
küçük tanecikli tipi granular snow n.
küçük mektup small letter n.
küçük iskete serin n.
küçük sokak place n.
küçük adam pipsqueak n.
motorlu küçük trol teknesi dragger n.
müslümanların ibadetlerini gerçekleştirebilecekleri küçük ibadethane prayer room n.
küçük parmak pinkie n.
bir ülkede bulunan küçük yabancı topluluğu colony n.
küçük valf petcock n.
çok küçük damla globule n.
küçük şey tot n.
küçük misuri nehri little missouri n.
küçük oda cubbyhole n.
küçük dalga wavelet n.
küçük kardeş cadet n.
küçük ağaç tree clubmoss n.
küçük özel hastane nursing home n.
küçük ticaret odası üyesi jaycee n.
küçük peçete doyley n.
küçük masraf petty cash n.
küçük tekne wherry n.
küçük motosiklet minibike n.
en küçük çok terimli least polynomial n.
küçük daire testeresi burr n.
küçük karabatak pygmy cormorant n.
küçük buz kalıbı ice cube n.
küçük şişe phial n.
küçük düşürme disparagement n.
küçük görme contempt n.
küçük fare kulağı little mouse ear n.
ispanyol barlarında servis edilen kokulu küçük tabaklar tapas n.
küçük alamecek trumpeter finch n.
küçük köpek little dog n.
bitkilere zarar veren küçük hayvan veya böcek pest n.
küçük düşürücü hareket indignity n.
küçük dere grindle n.
küçük boğmaklı toygar bimaculated lark n.
küçük balta chopper n.
idarelerce kiraya verilen küçük bostan allotment n.
küçük köşe rafı whatnot n.
küçük kimse junior n.
küçük yılan ground snake n.
küçük bir kağıda yazılmış kısa mektup compass n.
küçük kayık wherry n.
küçük kuş birdie n.
küçük bir iş chore n.
küçük klavye keypad n.
küçük ada cay n.
küçük beyaz balıkçıl little egret n.
küçük delik eyelet n.
küçük hapishane calaboose n.
küçük karga jackdaw n.
küçük içkili lokanta estaminet n.
küçük at pony n.
küçük çizme bootee n.
küçük yaştaki oğlan veya kız child n.
küçük buzul growler n.
küçük fırtına whirly n.
küçük hanım (hizmetçi tarafından) missy n.
küçük bir gemi gibi kullanılabilen tek direkli büyük sandal sloop n.
küçük yalan fib n.
en küçük eleman lowest element n.
küçük ve önemsiz şey pinhead n.
küçük düşme humiliation n.
küçük düşürme abasement n.
küçük martı little gull n.
küçük kasa petty cash n.
dereden büyük ırmaktan küçük akarsu stream n.
küçük ok dart n.
küçük bavul valise n.
büyük küçük great and small n.
taş döşeli küçük bahçe rockery n.
küçük erkek kardeş little brother n.
aşırı derecede küçük olan minuteness n.
tek direkli küçük yelkenli catboat n.
yaşça küçük kimse junior n.
küçük isim given name n.
küçük altı düz kayık dory n.
küçük sandal scull n.
küçük düşüren degrader n.
küçük yıldız starlet n.
küçük düşürücü şey detractor n.
küçük körfez bay n.
küçük kapı wicket n.
küçük balaban little bittern n.
küçük ak balıkçıl little egret n.
küçük lokanta café n.
küçük kuğu bewick's swan n.
küçük çocuk tot n.
küçük börek patty n.
küçük motosiklet scooter n.
küçük ilanlar want ads n.
küçük kardeş little sister n.
kilisede çalışan küçük memur clerk n.
küçük delik pinhole n.
küçük porsiyon small portion n.
bahama adaları, büyük antiller, küçük antiller gibi karayip denizini çevreleyen adalar west indies n.
küçük köpek doggie n.
küçük misuri nehri little missouri river n.
küçük adam peanut n.
marifetli küçük araç gadget n.
küçük evren microcosm n.
küçük oda cabinet n.
küçük doğan falconet n.