kalitesiz - Turco Inglés Diccionario
Historia

kalitesiz



Significados de "kalitesiz" en diccionario inglés turco : 64 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
kalitesiz of poor quality adj.
General
kalitesiz cheapjack n.
kalitesiz cheap-jack n.
kalitesiz schlock adj.
kalitesiz offgrade adj.
kalitesiz inferior adj.
kalitesiz ignoble adj.
kalitesiz cheap adj.
kalitesiz ornery adj.
kalitesiz shoddy adj.
kalitesiz ropy adj.
kalitesiz punk adj.
kalitesiz kitschy adj.
kalitesiz sleazy adj.
kalitesiz coarse adj.
kalitesiz cheap and nasty adj.
kalitesiz low brow adj.
kalitesiz sleazier adj.
kalitesiz shoddiest adj.
kalitesiz hand-me-down adj.
kalitesiz cut-rate adj.
kalitesiz third-class adj.
kalitesiz third-rate adj.
kalitesiz jerry-built adj.
kalitesiz poor adj.
kalitesiz unqualified adj.
kalitesiz naggy adj.
kalitesiz third-rater adj.
kalitesiz ten-cent adj.
kalitesiz uncreditable adj.
kalitesiz unfine adj.
kalitesiz inferior to prep.
Colloquial
kalitesiz c3 adj.
kalitesiz cheapie adj.
kalitesiz ticky-tacky adj.
kalitesiz ticky–tack adj.
kalitesiz classless adj.
kalitesiz watered-down adj.
kalitesiz strictly from hunger expr.
Idioms
kalitesiz a cut below adj.
kalitesiz one-star adj.
Trade/Economic
kalitesiz bargain-basement adj.
Archaic
kalitesiz naughty adj.
Slang
kalitesiz mickey mouse n.
kalitesiz bush league n.
kalitesiz potato quality n.
kalitesiz piece of garbage n.
kalitesiz lame-ass adj.
kalitesiz schlock adj.
kalitesiz janky adj.
kalitesiz bushleague adj.
kalitesiz dreck adj.
kalitesiz shlock adj.
kalitesiz cheezy adj.
kalitesiz el cheapo adj.
kalitesiz upter [australia] adj.
British Slang
kalitesiz village n.
kalitesiz pissy-arsed adj.
kalitesiz ropy adj.
kalitesiz wanky adj.
kalitesiz no cop adj.
kalitesiz piss-poor adj.
kalitesiz poxy adj.
kalitesiz ropey adj.

Significados de "kalitesiz" con otros términos en diccionario inglés turco: 79 resultado(s)

Turco Inglés
General
çok kalitesiz şey stinker n.
kalitesiz şarap plonk n.
kalitesiz içki rotgut n.
kapağı kartondan ve sayfaları normal baskısına göre daha kalitesiz olan kitap trade paperback n.
sert ve kalitesiz içki firewater n.
kalitesiz antrasit culm n.
kalitesiz ürün veya hizmet second class n.
kapağı kartondan ve sayfaları normal baskısına göre daha kalitesiz olan kitap trade paper edition n.
kalitesiz işçilik bad workmanship n.
kalitesiz işçi journeyman n.
kalitesiz koşullar poor conditions n.
kalitesiz kağıda basılmış ucuz dergi pulp n.
kalitesiz kağıda basılmış ucuz dergi pulp magazine n.
kalitesiz yaşam poor quality of life n.
kalitesiz buğday ekmeği cheat [obsolete] n.
kalitesiz türde olan şey underkind n.
en kalitesiz sleaziest adj.
daha kalitesiz shoddier adj.
çok kalitesiz terrible adj.
çok kalitesiz atrocious adj.
kalitesiz (yemek) unwholesome adj.
kalitesiz olarak ignobly adv.
kalitesiz olarak inferiorly adv.
kalitesiz bir biçimde ornerily adv.
kalitesiz bir biçimde sleazily adv.
kalitesiz olarak coarsely adv.
Phrasals
kalitesiz bir şekilde yapmak jumble together v.
ucuz/kalitesiz bir şeyi üretip üretip piyasaya sunmak/pompalamak pump out v.
Proverb
farklı bakış açılarından oluşan bir grubun yaptığı iş bütünlük taşımaz, sonuç verimsiz ve kalitesiz olur a camel is a horse designed by a committee
Colloquial
kalitesiz içki gas n.
kalitesiz/yetersiz iş yapan kimse hack n.
tam anlamıyla kalitesiz strictly from hunger expr.
Idioms
kalitesiz (bir iş) yapmak make a poor fist of (something) v.
(bir işi) kalitesiz yapmak make a poor fist of (something) v.
kaliteli şeyleri kalitesiz olanlardan ayırmak sort the wheat from the chaff v.
kalitesiz ama eğlenceli film popcorn movie n.
ucuz ve kalitesiz cheap and nasty adj.
ucuz/kötü/kalitesiz rinky-dink adj.
basit ve kalitesiz bir biçimde üretilen quick and dirty expr.
en kalitesiz bottom of the heap expr.
en kalitesiz bottom of the barrel expr.
Speaking
ucuz ve kalitesiz mekan a dive expr.
Trade/Economic
kalitesiz işçilik common labour n.
kalitesiz ve ucuz ürünleri tercih eden tüketici grubu the lowest common denominator n.
Technical
kalitesiz antrasit culm n.
hindistan'da üretilen renkli ve kalitesiz bir arap zamkı amrad gum n.
Construction
kalitesiz metal tin [british, aus & nz] n.
Food Engineering
kullanılabilir ancak kalitesiz (sığır eti) utility-grade adj.
Gastronomy
sığırların boyun kısmındaki kalitesiz olarak kabul edilen et neckbeef n.
Botanic
tohumları gerçek hindistancevizine benzediği halde daha kalitesiz olan bir ağaç nutmeg (myristica) n.
batı abd'de yetişen, kalitesiz yem veren bir çim needle grass (aristida longiseta) n.
batı abd'de yetişen, kalitesiz yem veren bir çim triple-awned grass n.
eskiden veterinerlikte kullanılan kalitesiz ve saf olmayan sarısabır bitkisi caballine aloes n.
Tobacco
güçlü ve kalitesiz tütünden yapılan bir tür ince puro tobie n.
güçlü ve kalitesiz tütünden yapılan bir tür ince puro toby n.
Theatre
kalitesiz oyunculuk nonacting n.
Archaic
kalitesiz ipekten yapılmış şapka catskin n.
kalitesiz olarak unnobly adv.
Slang
sahte veya kalitesiz ürün almış olmak buy a pup [uk] v.
(birine) sahte veya kalitesiz ürün satmak sell somebody a pup [old-fashioned] [uk] v.
kalitesiz viski redeye n.
kalitesiz viski red-eye n.
ucuz/kalitesiz içki conk-buster n.
ucuz/kalitesiz içki konk-buster n.
işe yaramaz/kalitesiz mal/eşya sorry-ass n.
kalitesiz iş yapıp çok büyük paralar isteyen sahtekar tamirci cowboy builder n.
kalitesiz uyuşturucu, mariuhana bammer n.
kötü/kalitesiz giysi crap clothes n.
kalitesiz esrar lawn n.
yemekleri kalitesiz olan hazır yemek restoranı chew-'n'-spew [australia] n.
kalitesiz içki/alkol monkey swill n.
kalitesiz şarap sneaky pete [us] n.
kalitesiz viski shoe polish n.
kalitesiz viski popskull n.
ev yapımı kalitesiz viski popskull adj.
ev yapımı kalitesiz içki popskull adj.
kötü, bayağı ya da kalitesiz bir şekilde naffly adv.
British Slang
ucuz ve kalitesiz şarap plonk n.
ucuz ve kalitesiz şarap vino n.