karşı olmak - Turco Inglés Diccionario
Historia

karşı olmak



Significados de "karşı olmak" en diccionario inglés turco : 26 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
karşı olmak be against v.
karşı olmak face v.
General
karşı olmak go counter to v.
karşı olmak front v.
karşı olmak dissent v.
karşı olmak object v.
karşı olmak be opposed to v.
karşı olmak go against v.
karşı olmak overlook v.
karşı olmak front on to v.
karşı olmak impugn v.
karşı olmak set against v.
karşı olmak face v.
karşı olmak oppose v.
karşı olmak weigh against somebody v.
karşı olmak be down on somebody v.
karşı olmak repugnate v.
karşı olmak reluctate v.
Phrasals
karşı olmak stand against v.
karşı olmak go against v.
Idioms
karşı olmak fly in the teeth of someone v.
karşı olmak death on v.
karşı olmak fly in the face of someone v.
karşı olmak go against the grain v.
Law
karşı olmak oppose v.
Archaic
karşı olmak traverse v.

Significados de "karşı olmak" con otros términos en diccionario inglés turco: 80 resultado(s)

Turco Inglés
General
dayanıklı olmak (bir şeye karşı) stand up to v.
karşı uyanık olmak get hip to v.
değişikliğe karşı olmak hold the line v.
bir şeye karşı olmak be opposed to something v.
bir cezayla karşı karşıya olmak be in the doghouse v.
karşı karşıya olmak face v.
birine karşı sorumlu olmak be answerable to someone v.
korkunç görüntülere karşı dayanıklı olmak have a strong stomach v.
birşeye karşı alerjisi olmak have an allergy against v.
soyu tükenme tehlikesiyle karşı karşıya olmak be on the brink of extinction v.
soyu tükenme tehlikesiyle karşı karşıya olmak be on the edge of extinction v.
soyu tükenme tehlikesiyle karşı karşıya olmak be in danger of extinction v.
soyu tükenme tehlikesiyle karşı karşıya olmak be on the verge of extinction v.
-e karşı olmak be down on v.
-e karşı ilgisiz olmak be indifferent to v.
-e karşı olmak be averse to v.
-e karşı şansı olmak have a chance against v.
-e karşı olmak go against v.
-e karşı olmak side against v.
-e karşı olmak oppose v.
-e karşı hazırlıklı olmak provide against v.
-e karşı ilgisiz olmak be insensitive to v.
-e karşı ilgisiz olmak be insensible to v.
zamanaşımı tehlikesiyle karşı karşıya olmak be in danger of lapsing v.
topluma karşı sorumlu olmak be accountable to public v.
birine karşı sorumlu olmak be accountable to someone for something v.
-e karşı birlik olmak align against v.
birisine karşı dürüst olmak be honest with somebody v.
çocuklarına karşı aşırı derecede koruyucu olmak be too protective of one’s kids v.
(öğrencilere/sınıfa karşı) sert olmak get tough with the class v.
birine karşı hisleri olmak have feelings for someone v.
vurulma riskiyle karşı karşıya olmak be faced with the risk of being shot v.
vurulma tehlikesiyle karşı karşıya olmak be faced with the risk of being shot v.
-e karşı kazanma şansı olmak have a chance to win against someone v.
rakiplerine karşı altı puan önde olmak have a six-point lead over his opponents v.
rakiplerine karşı üç puan önde olmak have a three-point lead over his opponents v.
birine karşı kibar olmak be polite to someone v.
katı bir şekilde karşı olmak be strictly against v.
birine karşı belirgin bir üstünlüğü olmak have a decisive advantage over someone v.
kendine karşı sabırlı olmak be patient with yourself v.
birine karşı aşırı korumacı olmak nanny v.
karşı çıkanlara rağmen muvaffak olmak weather a point v.
Phrasals
karşı taraftan biriyle aynı fikirde olmak pair off v.
tehlikeye/belaya karşı hazırlıklı olmak buckle up v.
(bir şeye) alenen karşı olmak clamor against (something) v.
birisine karşı dürüst olmak come clean (with someone) (about something) v.
Colloquial
birisine karşı başından beri dürüst olmak be honest with someone from the beginning v.
Idioms
aynı şartlarla karşı karşıya olmak be in the same boat v.
birine karşı iyi/nazik olmak be well disposed to someone v.
birisine karşı zaafı olmak have a weak spot for somebody v.
birilerine karşı sert olmak get tough with someone v.
birine karşı tetikte olmak remain on guard against someone v.
bir şeye karşı zayıflığı olmak have a weakness for v.
birine karşı tetikte olmak be on one's guard against someone v.
bir şeye tamamen karşı olmak one's heart is dead set against something v.
birine karşı tetikte olmak remain on one's guard against someone v.
birine karşı iyi/nazik olmak be well disposed toward someone v.
birine karşı çok kötü olmak be hard on v.
birine karşı tetikte olmak keep on guard against someone v.
birine karşı tetikte olmak stay on guard against someone v.
birine karşı nazik olmak do right by someone v.
birine karşı iyi olmak do right by someone v.
birisine karşı yeterli kanıta/delile sahip olmak have a case against someone v.
bir şeye tamamen karşı olmak one's heart is set against something v.
birine karşı avantajlı olmak have somebody on the run v.
birine karşı sabırlı olmak be patient with somebody v.
birine karşı tetikte olmak be on guard against someone v.
birine karşı tetikte olmak stay on one's guard against someone v.
birine karşı zaafı olmak have a soft spot for someone v.
birine karşı dürüst olmak give it to somebody straight v.
birine karşı tetikte olmak keep on one's guard against someone v.
birine karşı avantajlı durumda olmak have the edge over v.
ölüm tehlikesi ile karşı karşıya olmak be in grave peril v.
karşı cinsten bir sürü arkadaşı olmak play the field v.
(rakibine karşı) avantajlı olmak get a/the jump on somebody
-e karşı kazanma şansı olmak match up against somebody
yaklaşan bir belaya/tehlikeye veya zorlu bir vaziyete karşı hazırlanmak/hazır olmak steel oneself for someone or something
-e karşı bir adım önde/avantajlı olmak hold upper hand against
Politics
düzene karşı olmak oppose the system v.
karşı fikirde olmak dissent v.