karşılaşmak - Turco Inglés Diccionario
Historia

karşılaşmak



Significados de "karşılaşmak" en diccionario inglés turco : 41 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
karşılaşmak meet v.
karşılaşmak encounter v.
karşılaşmak come across v.
General
karşılaşmak run into v.
karşılaşmak come on v.
karşılaşmak come up v.
karşılaşmak run up against somebody v.
karşılaşmak drop across v.
karşılaşmak come up again v.
karşılaşmak cross v.
karşılaşmak come upon v.
karşılaşmak run across v.
karşılaşmak experience v.
karşılaşmak meet with v.
karşılaşmak cross each other v.
karşılaşmak come v.
karşılaşmak fall with v.
karşılaşmak confront v.
karşılaşmak come across v.
karşılaşmak greet v.
karşılaşmak come by v.
karşılaşmak strike v.
karşılaşmak find by chance v.
karşılaşmak meet by chance v.
karşılaşmak happen upon v.
karşılaşmak bump into v.
karşılaşmak attain v.
karşılaşmak chance upon v.
karşılaşmak discover v.
karşılaşmak find accidently v.
karşılaşmak chance on v.
karşılaşmak get v.
Phrasals
karşılaşmak come upon
karşılaşmak happen upon
karşılaşmak fall upon
karşılaşmak light upon
karşılaşmak come across
karşılaşmak come across with
karşılaşmak confront with
Idioms
karşılaşmak happen upon
karşılaşmak happen on

Significados de "karşılaşmak" con otros términos en diccionario inglés turco: 133 resultado(s)

Turco Inglés
General
karşılaşmak (biriyle/bir takımla) take on v.
ile karşılaşmak rub elbows with v.
zorluklarla karşılaşmak meet with difficulties v.
güçlüklerle karşılaşmak meet with difficulties v.
ile karşılaşmak come up against v.
tesadüfen karşılaşmak run across v.
ile karşılaşmak (kötü bir durum) meet with v.
tesadüfen karşılaşmak chance on v.
zorlukla karşılaşmak have difficulty v.
problemle karşılaşmak encounter a problem v.
spor karşılaşmak meet v.
birisiyle karşılaşmak come upon somebody v.
ile karşılaşmak run against v.
ile karşılaşmak meet v.
bir aksilikle karşılaşmak encounter a hitch v.
çok sayıda engelle karşılaşmak jump through hoops v.
ile karşılaşmak come across v.
karşılaşmak (bir takımla) take on v.
bir problemle karşılaşmak face a problem v.
bir problemle karşılaşmak confront a problem v.
güçlükle karşılaşmak encounter a difficulty v.
problemle karşılaşmak be confronted with a problem v.
problemle karşılaşmak face a problem v.
zorluklarla karşılaşmak experience the difficulties v.
zorluklarla karşılaşmak face the difficulties v.
sorunla karşılaşmak be confronted with a problem v.
güçlükle karşılaşmak face a difficulty v.
bir problemle karşılaşmak be faced with a problem v.
bir problemle karşılaşmak be dogged by a problem v.
bir sorunla karşılaşmak face a problem v.
sorunla karşılaşmak be beset with a problem v.
güçlüklerle karşılaşmak face the difficulties v.
bir sorunla karşılaşmak confront a problem v.
sorunla karşılaşmak be faced with a problem v.
problemle karşılaşmak be dogged by a problem v.
problemle karşılaşmak be beset with a problem v.
bir sorunla karşılaşmak be faced with a problem v.
sorunla karşılaşmak be dogged by a problem v.
bir sorunla karşılaşmak be confronted with a problem v.
sorunla karşılaşmak face a problem v.
güçlükle karşılaşmak experience a difficulty v.
sorunla karşılaşmak confront a problem v.
bir problemle karşılaşmak encounter a problem v.
güçlüklerle karşılaşmak experience the difficulties v.
güçlükle karşılaşmak get into a difficulty v.
problemle karşılaşmak be faced with a problem v.
bir problemle karşılaşmak be confronted with a problem v.
güçlükle karşılaşmak have a difficulty v.
problem ile karşılaşmak be beset with a problem v.
bir sorunla karşılaşmak be dogged by a problem v.
sorunla karşılaşmak encounter a problem v.
güçlüklerle karşılaşmak encounter the difficulties v.
bir problemle karşılaşmak be beset with a problem v.
bir sorunla karşılaşmak encounter a problem v.
problemle karşılaşmak confront a problem v.
güçlüklerle karşılaşmak get into the difficulties v.
bir sorunla karşılaşmak be beset with a problem v.
zorluklarla karşılaşmak get into the difficulties v.
güçlükle karşılaşmak run into a difficulty v.
bir problemle karşılaşmak run into a problem v.
bir sorunla karşılaşmak run into a problem v.
sorunla karşılaşmak run into a problem v.
problemle karşılaşmak run into a problem v.
zorlukla karşılaşmak run into a difficulty v.
tesadüfen karşılaşmak fall in with v.
izolasyonla karşılaşmak experience isolation v.
ile karşılaşmak encounter with v.
hatayla karşılaşmak encounter a fault v.
hatayla karşılaşmak encounter an error v.
direnişle karşılaşmak meet with resistance v.
direnişle karşılaşmak encounter resistance v.
tesadüfen karşılaşmak chance upon v.
problemlerle karşılaşmak be beset with problems v.
sorunlarla karşılaşmak confront problems v.
problemlerle karşılaşmak be faced with problems v.
sorunlarla karşılaşmak be faced with problems v.
sorunlarla karşılaşmak be beset with problems v.
sorunlarla karşılaşmak be dogged by problems v.
problemlerle karşılaşmak be fraught with problems v.
sorunlarla karşılaşmak be confronted with problems v.
sorunlarla karşılaşmak be fraught with problems v.
problemlerle karşılaşmak confront problems v.
problemlerle karşılaşmak be dogged by problems v.
problemlerle karşılaşmak be confronted with problems v.
sorunlarla karşılaşmak encounter problems v.
problemlerle karşılaşmak run into troubles v.
sorunlarla karşılaşmak face problems v.
problemlerle karşılaşmak face problems v.
sorunlarla karşılaşmak run into troubles v.
sorunlarla karşılaşmak run into problems v.
problemlerle karşılaşmak run into problems v.
problemlerle karşılaşmak encounter problems v.
zorlukla karşılaşmak get into difficulty v.
ile karşılaşmak run across v.
zorluklarla karşılaşmak get in difficulties v.
aynı problemle karşılaşmak encounter the same problem v.
aynı problem ile karşılaşmak encounter the same problem v.
aynı problem ile karşılaşmak face the same problem v.
aynı durum ile karşılaşmak face with the same situation v.
aynı problemle karşılaşmak face the same problem v.
bir takımla karşılaşmak face a team v.
zorlukla karşılaşmak meet with difficulties v.
engelle karşılaşmak meet with an obstacle v.
tepkiyle karşılaşmak meet with reaction v.
tehlikesiyle karşılaşmak face the risk of v.
bir sorunla karşılaşmak confront with a problem v.
bazı aksaklıklarla karşılaşmak run into some setbacks v.
bir sorun ile karşılaşmak hit a problem v.
bir sorun ile karşılaşmak run into a problem v.
bir sorun ile karşılaşmak encounter a problem v.
bir sorun ile karşılaşmak face a problem v.
bir sorunla karşılaşmak face a trouble v.
Phrasals
tesadüfen karşılaşmak meet up
tesadüfen karşılaşmak run into
(yolda/rastlantı eseri) birbirlerine rastlamak/karşılaşmak bump into each other
biriyle karşılaşmak meet up with someone
Colloquial
güçlüklerle karşılaşmak be up against it
rastlantı sonucu karşılaşmak bump into
Idioms
şansla karşılaşmak happen along
şans eseri karşılaşmak happen along
zor ya da anlaşılmaz bir işle karşılaşmak go out of one's depth
zorluklarla karşılaşmak fail on evil days
ölüm tehlikesiyle karşılaşmak take one's life in one's hands
bir engelle karşılaşmak run into a stone wall
daha önce hiç karşılaşılmayan bir durumla karşılaşmak be in uncharted waters
ufak bir aksaklıkla karşılaşmak suffer a setback
sorunla karşılaşmak hit rough weather
sorunla karşılaşmak run into rough weather
daha en başta bir sorunla karşılaşmak fall at the first hurdle
Trade/Economic
uğramak, karşılaşmak veya maruz kalmak suffer, incur or sustain
Sport
finalde karşılaşmak compete in final
finalde karşılaşmak play in final
finalde karşılaşmak meet somebody in final