maruz kalan - Turco Inglés Diccionario
Historia

maruz kalan



Significados de "maruz kalan" en diccionario inglés turco : 5 resultado(s)

Turco Inglés
General
maruz kalan exposed adj.
maruz kalan subject to prep.
maruz kalan subordinate to prep.
Phrases
maruz kalan under the influence of
Medical
maruz kalan exposed

Significados de "maruz kalan" con otros términos en diccionario inglés turco: 30 resultado(s)

Turco Inglés
General
radyasyona maruz kalan işçiler exposed workers n.
yangına maruz kalan exposed to fire n.
şiddete maruz kalan öğrenciler students exposed to violence n.
herkesin eleştirisine maruz kalan kişi aunt Sally n.
ısıya maruz kalan işçiler workers exposed to heat n.
ısıya maruz kalan çalışanlar workers exposed to heat n.
gönüllü olarak maruz kalan self-imposed adj.
Law
görevi ihmal nedeniyle kanuni müeyyideye maruz kalan kimse cessor
Industry
ısıya maruz kalan endüstri çalışanları industrial workers exposed to heat
Technical
ışıma ısısına maruz kalan malzeme donanımlarının değerlendirilmesi evaluation of materials assemblies exposed to source of radiant heat
mekanik titreşim ve şoka maruz kalan insanın değerlendirilmesi evaluation of human exposure to mechanical vibration and shock
yangına maruz kalan elektroteknik mamuller electrotechnical products exposed to fire
aşırı sıcak veya soğuk çevrelere maruz kalan bireyler individuals exposed to extreme hot or cold environments
radyo frekans elektromanyetik alanlara maruz kalan ölçme measurement exposed to radio-frequency electromagnetic fields
Textile
kuru ısıya maruz kalan kumaşlar fabrics exposed to dry heat
Construction
yangına maruz kalan yapılar structures exposed to fire
Marine
rüzgara maruz kalan taraf weather side
rüzgara maruz kalan taraf windward side
rüzgara maruz kalan taraf weatherboard
Medical
maruz kalan çalışan exposed worker
Psychology
şiddete maruz kalan kadın sendromu battered women's syndrome
şiddete maruz kalan eş sendromu battered spouse syndrome
şiddete maruz kalan kadın sendromu battered women syndrome
Food Engineering
tatlı veya tuzlu sulara maruz kalan pirinç brass exposed to fresh or saline waters
Physics
elektronlar veya diğer parçacıklar tarafından bombardımana veya ışınlamaya maruz kalan madde target n.
Biology
erken dökülmeye maruz kalan caducous adj.
Environment
görevleri icabı radyasyona maruz kalan personel occupationally exposed personnel
Geography
yağmur ve rüzgara maruz kalan rainswept adj.
Military
ticari gemilerin tehlikeye maruz kalan sulardan daha güvenli yerlere alınması evacuation of dangerously exposed waters
Theatre
william shakespeare'in kral lear isimli oyununun iki kızının ihanetine uğrayan ve zalim davranışlarına maruz kalan kahramanı king lear