mind something - Turco Inglés Diccionario

mind something

Significados de "mind something" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
General
keep something in a corner of one's mind v. aklının bir köşesinde tutmak
(something) to never cross (one's) mind v. aklının ucundan geçmemek
set one's mind on something v. kafasına koymak
keep something in a corner of one's mind v. aklının bir köşesinde bulundurmak
put something out of one's mind v. aklından çıkarmak
bring (something) to mind v. çağrıştırmak
keep something in one's mind v. aklından çıkarmamak
let something prey on one's mind v. dert etmek
call something to mind v. birine bir şeyi hatırlatmak
put something in someone's mind v. bir şeyi birinin aklına koymak
bear something in mind v. akılda tutmak
keep something in mind v. akılda tutmak
set one's mind on doing something v. kafaya koymak
set one's mind on doing something v. kafasına koymak
set one's mind on something v. kafaya koymak
Phrases
with (something or someone) in mind expr. (birini/bir şeyi) göz önünde bulundurarak
with something in mind expr. aklında bir şeyle
with something in mind expr. bir şey için
with (something or someone) in mind expr. (birini/bir şeyi) düşünerek
with something in mind expr. bir şeyi göz önünde bulundurarak
with (something or someone) in mind expr. (biri/bir şey) düşünüldüğünde
with something in mind expr. bir şeyi düşünerek
with (something or someone) in mind expr. (birini/bir şeyi) hesaba katarak
with something in mind expr. bir nedenle
Colloquial
have it in mind to do something v. bir şey yapmak aklında olmak
have it in mind to do something v. bir şey yapmayı düşünmek
have it in mind to do something v. bir şey yapmaya niyeti olmak
no one in his/her/their right mind would (do something) expr. (bir şeyi yapmak) akıllı işi değil
no one in his/her/their right mind would (do something) expr. aklı başında olan hiç kimse (bir şeyi yapmaz)
if you have a mind to (do something) expr. eğer (bir şeyi) yapmak) istiyorsan
if you have a mind to (do something) expr. eğer (bir şeyi yapmak) niyetindeysen
if you have a mind to (do something) expr. eğer (bir şeyi yapmaya) niyetliysen
if you have a mind to (do something) expr. eğer (bir şeyi yapma) niyetin varsa
I wouldn't mind (something) expr. (bir şeyi) isterim/isterdim
I wouldn't mind (something) expr. (bir şey) fena olmaz/olmazdı
I wouldn't mind (something) expr. (bir şey) iyi/güzel olur/olurdu
I wouldn't mind (something) expr. (bir şeye) hayır demem/demezdim
if you've a mind to do something expr. eğer bir şeyi kafana koyduysan
if you've a mind to do something expr. eğer bir şeyi gerçekten yapmak istiyorsan
never (you) mind (something) expr. sen (bir şeyi) düşünme
never (you) mind (something) expr. sen (bir şeyi) boş ver
never (you) mind (something) expr. sen (bir şeye) aldırma
never (you) mind (something) expr. sen (bir şeyi) dert etme
never (you) mind (something) expr. sen (bir konuda) endişelenme
Idioms
take someone's mind off something v. aklından çıkarmak
put one's mind to something v. aklına koymak
have a good mind to do something v. bir şeye meyilli olmak
have a good mind to do something v. bir şey yapmayı aklına koymak
put one's mind to something v. kendini bir işe adamak
put one's mind to something v. aklını bir işe vermek
put something in the back of one's mind v. bir şeyi aklının bir köşesine yazmak
have half a mind to do something v. yapmaya niyet etmek
get one's mind around something v. jeton düşmek
get one's mind around something v. anlamaya başlamak
put something out of one's mind v. bir şeyi aklından çıkarmak
get something out of one's mind v. bir şeyi aklından çıkarmak
have something on one's mind v. aklında bir şey olmak
have something on one's mind v. kafasına bir şey takmak
have something on one's mind v. kafasına bir şey koymak
have the presence of mind to do something v. soğukkanlı düşünebilmek
have the presence of mind to do something v. soğukkanlı düşünmek
have the presence of mind to do something v. soğukkanlı olmak
have something in the back of someone's mind v. aklının bir köşesinde bulundurmak
have something at the back of someone's mind v. aklının köşesinde bulundurmak
put something in the back of someone's mind v. aklının bir köşesine yazmak
keep something in the back of someone's mind v. aklının bir köşesinde bulundurmak
put something at the back of someone's mind v. aklının köşesine yerleştirmek
keep something at the back of someone's mind v. aklının köşesinde bulundurmak
have something at the back of someone's mind v. aklının bir köşesinde bulundurmak
put something in the back of someone's mind v. aklının köşesine yerleştirmek
keep something in the back of someone's mind v. aklının köşesinde bulundurmak
keep something at the back of someone's mind v. aklının bir köşesinde bulundurmak
put something at the back of someone's mind v. aklının bir köşesine yazmak
have something in the back of someone's mind v. aklının köşesinde bulundurmak
recall something to mind v. anımsatmak
recall something to mind v. akla getirmek
put one's mind to something v. kafaya koymak
set one's mind to something v. kafaya koymak
be of one mind about something v. aynı fikirde olmak
be of one mind about something v. hemfikir olmak
be of a single mind about something v. hemfikir olmak
be of one mind about something v. aynı düşünmek
be of a single mind about something v. aynı fikirde olmak
be of a single mind about something v. aynı düşünmek
of a mind to do (something) v. (bir şeyi yapma) niyetinde olmak
have a mind to do (something) v. (bir şeyi yapma) niyetinde olmak
put someone in mind of something v. birine bir şeyi anımsatmak
bring something to the mind of someone v. birine bir şeyi anımsatmak/hatırlatmak
turn something over in one's mind v. iyice düşünmek
turn something over in one's mind v. ölçüp biçmek
have something on one's mind v. kafasını kurcalamak
close (one's) mind (to) (something) v. açık kapı bırakmamak
close (one's) mind (to) (something) v. (bir düşünceyi, görüşü) hiç dikkate almamak
close (one's) mind (to) (something) v. dikkate almamak
close your mind (to something) v. açık kapı bırakmamak
close your mind (to something) v. dikkate almamak
close your mind (to something) v. kendini (bir düşünceye, fikre) kapatmak
close (one's) mind (to) (something) v. görmezden gelmeye çalışmak
close (one's) mind (to) (something) v. kendini (bir düşünceye, fikre) kapatmak
close your mind (to something) v. enseyi karartmak
close your mind (to something) v. görmezden gelmeye çalışmak
close your mind (to something) v. kendini bir fikre kapatmak
close your mind (to something) v. (bir düşünceyi, görüşü) hiç dikkate almamak
close (one's) mind (to) (something) v. enseyi karartmak
close (one's) mind (to) (something) v. kendini bir fikre kapatmak
push (something) to the back of (one's) mind v. (bir şeyi) aklının bir köşesine itmek
push (something) to the back of (one's) mind v. (bir şeyi) aklının köşesinden bile geçirmemek
push (something) to the back of (one's) mind v. (bir şeyi) aklından çıkarmak
push (something) to the back of (one's) mind v. (bir şeye) takılmamak
go over (something) in (one's) mind v. (bir şeyi) düşünüp anlamaya çalışmak
go over (something) in (one's) mind v. (bir şeyi) düşünmek
go over something in your mind v. başına gelen bir şeyi dikkatlice düşünmek
go over (something) in (one's) mind v. (bir şeyi) zihninde evirip çevirmek
go over (something) in (one's) mind v. (bir şeye) anlam vermeye çalışmak
go over something in your mind v. başına gelen bir şeyi ayrıntılı bir şekilde düşünmek
open (one's) mind (to something) v. zihnini (bir şeye) açmak
open (one's) mind (to something) v. (bir şeyi) düşünmeye açık olmak
be out of (one's) mind with (something) v. (bir şeyden) aklını kaçırmak
be out of (one's) mind with (something) v. (bir şeyden) çıldırmak
be out of (one's) mind with (something) v. (bir şeyden) kafayı yemek
be out of (one's) mind with (something) v. (bir şeyden) ölmek/patlamak
bear (someone or something) in mind v. (birini/bir şeyi) unutmamak
bear (someone or something) in mind v. (birini/bir şeyi) hatırlamak
bear (someone or something) in mind v. (birini/bir şeyi) hesaba katmak
bear (someone or something) in mind v. (birini/bir şeyi) dikkate almak
bear (someone or something) in mind v. (birini/bir şeyi) aklında tutmak
bear (someone or something) in mind v. (birini/bir şeyi) aklında bulundurmak
bear (someone or something) in mind v. (birini/bir şeyi) göz önünde bulundurmak
keep someone or something in mind (for someone or something) v. birini/bir şeyi (biri/bir şey için) hesaba katmak
keep someone or something in mind (for someone or something) v. birini/bir şeyi (biri/bir şey için) aklında bulundurmak
keep someone or something in mind (for someone or something) v. birini/bir şeyi (biri/bir şey için) dikkate almak
keep someone or something in mind (for someone or something) v. birini/bir şeyi (biri/bir şey için) aklında tutmak
keep someone or something in mind (for someone or something) v. birini/bir şeyi (biri/bir şey için) göz önünde bulundurmak
cast your mind back to something v. zihninde geçmişteki bir şeye gitmek
cast your mind back to something v. bir şeyi anımsamaya/hatırlamaya çalışmak
cast your mind back to something v. geçmişteki bir şeyi aklına getirmek
cast your mind back to something v. geçmişteki bir şeyi anımsamak/düşünmek
get (someone or something) out of (one's) mind v. (birini/bir şeyi) aklından atmak/çıkarmak
get (someone or something) out of (one's) mind v. (birini/bir şeyi) kafasından çıkarmak
get (someone or something) out of (one's) mind v. (birini/bir şeyi) zihninden atmak/çıkarmak
give (one's) mind to (something) v. (bir şeye) aklını/kafasını vermek
give (one's) mind to (something) v. (bir şeye) canla başla uğraşmak
give (one's) mind to (something) v. (bir şeye) kendini vermek
give (one's) mind to (something) v. (bir şeye) tüm dikkatini vermek
give your mind to something v. bir şeye kafanı/aklını vermek
go out of (one's) mind with (something) v. (bir şeyden) delirmek
go out of (one's) mind with (something) v. (bir şeyden) kafayı yemek
go out of (one's) mind with (something) v. (bir şeyden) aklını oynatmak/yitirmek
have (one's) mind on (something) v. kafasına (bir şey) takmak
have (one's) mind on (something) v. kafasına (bir şey) koymak