muhafaza - Turco Inglés Diccionario
Historia

muhafaza



Significados de "muhafaza" en diccionario inglés turco : 40 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
muhafaza conservation n.
General
muhafaza maintenance n.
muhafaza covering n.
muhafaza conservation n.
muhafaza reservation n.
muhafaza safeguard n.
muhafaza upkeep n.
muhafaza asylum n.
muhafaza retention n.
muhafaza repository n.
muhafaza incasement n.
muhafaza shelter n.
muhafaza care n.
muhafaza guarding n.
muhafaza tabernacle n.
muhafaza protection n.
muhafaza preservation n.
muhafaza custody n.
muhafaza keeping n.
muhafaza jacket n.
muhafaza container n.
muhafaza receptacle n.
muhafaza receipt [obsolete] n.
Trade/Economic
muhafaza custody n.
Law
muhafaza conduct n.
Politics
muhafaza maintenance n.
Technical
muhafaza cover n.
muhafaza case n.
muhafaza jacket n.
muhafaza casing n.
muhafaza housing n.
Automotive
muhafaza housing n.
muhafaza casing n.
muhafaza housing n.
muhafaza shell n.
Aeronautic
muhafaza pod n.
Food Engineering
muhafaza preservation n.
Biochemistry
muhafaza housing n.
Tobacco
muhafaza guard n.
Environment
muhafaza vessel n.

Significados de "muhafaza" con otros términos en diccionario inglés turco: 254 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
muhafaza etmek preserve v.
muhafaza etmek conserve v.
General
muhafaza etmek retain v.
muhafaza etmemek unkeep v.
itidalini muhafaza etmek keep one's temper v.
muhafaza etmek store v.
muhafaza etmek uphold v.
muhafaza etmek hold v.
muhafaza etmek protect v.
muhafaza altına almak protect v.
uzun süreliğine muhafaza altında tutmak mothball v.
muhafaza etmek save v.
muhafaza altına almak bulwark v.
garajda muhafaza etmek garage v.
gemiyi kullanımdan çıkarıp tekrar kullanılıncaya kadar muhafaza altına almak mothball v.
muhafaza altına almak guard v.
tuz ile muhafaza etmek salta v.
muhafaza etmek conserve v.
muhafaza etmek take care of v.
standartı muhafaza etmek maintain the standard v.
soğukkanlılığını muhafaza etmek keep one's shirt v.
soğukkanlılığını muhafaza etmek keep one's hair v.
muhafaza etmek maintain v.
buzdolabında muhafaza etmek store in a refrigerator v.
yerini muhafaza etmek maintain v.
muhafaza etmek observe v.
muhafaza etmek cherish v.
muhafaza edilebilirlik savingness n.
muhafaza yeri storage bin n.
muhafaza etme embowering n.
tapınakta muhafaza etme enshrinement n.
muhafaza eden savoir n.
başıboş hayvanların muhafaza edildiği yer pound n.
tapınakta muhafaza etme enshrining n.
muhafaza borusunun indirilmesi running casing n.
satılacak veya kesilecek hayvanların geçici olarak muhafaza edildiği yer stockyard n.
yangın makinelerinin muhafaza edildiği yer fire station n.
muhafaza edilebilirlik preservability n.
yiyeceklerin muhafaza edildiği parmaklıklı raf flake n.
tuz muhafaza etmek için olan bir kutu saltbox n.
et ve balığın odun dumanına maruz bırakılarak muhafaza edildiği yer smokehouse n.
muhafaza etme keeping n.
sahil muhafaza coast guards n.
gümrük muhafaza gemisi revenue cutter n.
(evrak vb) muhafaza etme keeping n.
muhafaza eden keeper n.
mülkiyeti muhafaza arrestment n.
su geçirmez muhafaza waterproof housing n.
siloda muhafaza edilen yem ensilage n.
garajda muhafaza edilen garaged adj.
muhafaza edilmiş embowered adj.
tapınak içinde muhafaza edilen templed adj.
muhafaza edilebilir saveable adj.
muhafaza edilebilir savable adj.
iyi muhafaza edilmiş well-preserved adj.
muhafaza eden conservant adj.
muhafaza ederek unthreateningly adv.
allah muhafaza god forbid interj.
allah muhafaza heavens no! interj.
allah muhafaza god forbid! interj.
Phrasals
muhafaza etmek hold out [obsolete] v.
muhafaza etmek put up v.
(bir şeyi) korunaklı bir şeyin içinde muhafaza etmek enclose (something) (with)in (something) v.
bir yerde tutulmak/muhafaza edilmek go in v.
Phrases
buzdolabında muhafaza edin keep refrigerated expr.
birinci vazifen, türk istiklalini, türk cumhuriyetini, ilelebet, muhafaza ve müdafaa etmektir your first duty is forever to preserve and to defend the turkish independence and the turkish republic expr.
soğuk ve kuru bir yerde muhafaza edin keep in a cool and dry place expr.
soğuk muhafaza edin keep refrigerated expr.
Colloquial
muhafaza etmek hang onto v.
soğukkanlılığını muhafaza etmek keep a level head v.
allah muhafaza god forfend expr.
Idioms
itidalini muhafaza etmek hold one's temper v.
soğukkanlılığını muhafaza etmek have a level head v.
Slang
muhafaza kabı growler n.
Trade/Economic
ihraç edilmek üzere muhafaza etmek reserve for issuance v.
bir malı sadece temlik amacıyla muhafaza eden yediemin bare trustee n.
esham muhafaza hesabı custodian account n.
esham muhafaza hesabı custody account n.
fiyatları muhafaza price maintenance n.
gümrük muhafaza memuru customs enforcement officer n.
gümrük muhafaza memuru customshouse guard n.
gümrük ve muhafaza memuru customs and enforcement officer n.
gümrük muhafaza customs enforcement n.
kasa muhafaza ücreti safe custody charges n.
muhafaza konşimentosu custody bill of lading n.
muhafaza tedbirleri protective measures n.
muhafaza süresi retention period n.
mevduat sahipleri ve mallarla değerleri konsinye muhafaza edenler depositors and consignors of goods and values n.
muhafaza hizmeti sağlama custodianship n.
menkul kıymetleri muhafaza eden kuruluş custodian n.
satılan malların teslimi ambalajlama muhafaza ve sevk gibi satış hizmetleri handling services n.
senet muhafaza hesabı custody account n.
sendika üyeliğini muhafaza etme maintenance of membership n.
senet muhafaza hesabı custodian account n.
tahvilat muhafaza hesabı custodian account n.
tahvilat muhafaza hesabı custody account n.
Law
adli muhafaza altına alınmak be taken into the custody of the law v.
muhafaza etmek retain v.
muhafaza etmek keep v.
kanunsuz muhafaza etmek detain v.
borcu muhafaza etmek için başkasının mülkü üzerindeki hak lien n.
kayıtların muhafaza edilmesi ve korunması maintenance and preservation of records n.
muhafaza hakkı right of retention n.
muhafaza amacı güden sözleşme contract for conservation n.
mülkiyeti muhafaza sözleşmesi reservation of title n.
mülkiyeti muhafaza kaydı reservation/retention of title clause n.
mülkiyeti muhafaza kaydı retention of title n.
mülkiyeti muhafaza mukavelesi pact to reserve ownership n.
muhafaza tedbirleri measures of conservation n.
muhafaza masrafı cost of maintenance n.
muhafaza masrafları upkeeping expenses n.
Politics
abd göçmenlik ve gümrük muhafaza u.s. immigration and customs enforcement (i.c.e) n.
abd gümrük ve sınır muhafaza birimi us customs and border protection n.
çocukların muhafaza altına alınmasına ilişkin kararların infazı ve tanınmasına ve çocukların muhafaza altına alınmasının telafisine dair avrupa sözleşmesi european convention on recognition and enforcement of decisions concerning custody of children and on restoration of custody of children n.
muhafaza etme retention n.
Institutes
gümrükler muhafaza genel müdürlüğü directorate general of customs enforcement n.
gümrükler muhafaza genel müdürlüğü directorate general of customs enforcement n.
Technical
mevcut durumu muhafaza etmek hold v.
kaynama noktasının altında muhafaza etmek simmer v.
mevcut durumu muhafaza etmek maintain v.
muhafaza etmek secure v.
muhafaza etmek keep v.
muhafaza etmek preserve v.
muhafaza etmek conserve v.
basınçlı suya karşı muhafaza protection against water pressure n.
dış muhafaza outer casing n.
düz muhafaza flat guard n.
dişli muhafaza kutusu gear housing n.
dişli muhafaza kutusu kiti gear housing kit n.
dolu muhafaza (buhar kazanları için söylenir) wet storage n.
dişli muhafaza kutusu boşluğu gear housing material n.
dişli muhafaza kutusu kapağı gear housing cover n.
direksiyon muhafaza steering panel n.
dona karşı muhafaza protection against freezing n.
erozyona karşı muhafaza protection against erosion n.
görünümünü muhafaza etme appearance retention n.
kılavuz muhafaza guide casing n.
koruyucu muhafaza kiti safety cabinet kit n.
krank mili çevresindeki metal muhafaza crankcase n.
koruyucu muhafaza protecting casing n.
kutu-muhafaza housing n.
kontrplak muhafaza plywood sleeve n.
muhafaza kutusu protection box n.
muhafaza kavraması mantle grip n.
muhafaza kapağı bonnet n.
muhafaza boruları casing tubes n.
muhafaza kazığı guard stake n.
muhafaza/taşıma araçları means of containment n.
muhafaza plakası guard plate n.
muhafaza kilidi mantle glass n.
muhafaza parçası casing part n.
muhafaza korkuluğu guard rail n.
muhafaza kapağı protection cover n.
metal mahfaza/muhafaza metal housing n.
muhafaza borusu ortalayıcısı casing centralizer n.
muhafaza etme protection n.
muhafaza borulu sondaj deliği cased bore hole n.
muhafaza kutusu container n.
muhafaza takviyesi shield plate n.
muhafaza borusu regulator cover n.
muhafaza yapısı protection structure n.
muhafaza plakası casing plate n.
muhafaza ünitesi casing unit n.
muhafaza edici protector n.
muhafaza yapısı protective structure n.
muhafaza pulu felt washer n.
muhafaza mobilyası storage furniture n.
neme karşı muhafaza protection against moisture n.
otomatik bagaj muhafaza yeri automatic baggage locker n.
oyulmaya karşı muhafaza protection against scour n.
poliüretan ısı izolasyonu ve polietilen dış muhafaza polyurethane thermal insulation and outer casing of polyethylene n.
polietilen dış muhafaza outer casing of polyethylene n.
rafta muhafaza in rack storage n.
sahil muhafaza coast guard n.
soğuk muhafaza cold storage n.
soğuk havada muhafaza edilen yük refrigerated cargo n.
sürgülü muhafaza slide casing n.
telleri muhafaza eden boru conduit n.
veri muhafaza odası data room n.
volant muhafaza bell housing n.
yarım muhafaza casing half n.
yangın güvenliği muhafaza kabini fire safety storage cabinet n.
muhafaza edici protective adj.
muhafaza edilmiş protected adj.
Telecom
kablo muhafaza borusu cable protection pipe n.
Mechanic
torna tezgahında kurşun vida dişlilerini koruyan muhafaza apron n.
Construction
polietilen dış muhafaza outer casing of polyethylene n.
Woodworking
muhafaza ormanı protection forest n.
Furniture
büro muhafaza mobilyası office storage furniture n.
muhafaza mobilyası storage furniture n.
Automotive
ara muhafaza intermediate housing n.
ayna muhafaza trimi mirror cover trim n.
boya muhafaza odası paint storage room n.
debriyaj muhafaza kapağı clutch cover n.
havalandırmasız muhafaza non-ventilated enclosure n.
kauçuk muhafaza convoluted rubber gaiter n.
kayan muhafaza sliding capsule n.
motor kablo donanımı muhafaza borusu engine wiring loom n.
muhafaza örtüsü storage net n.
muhafaza şaşısı case ground n.
muhafaza ömrü storage life n.
muhafaza kutusu storage box n.
muhafaza ve contalar housing and seals n.
pinyon rulman muhafaza şimi pinion bearing cage shims n.
pinyon mlman muhafaza şimi pinion bearing cage shims n.
plastik muhafaza plastic cover n.
rulmanlar ve muhafaza bearings and housings n.
radyatör monte/muhafaza radiator mounting/retention n.
spiral muhafaza spiral casing n.
triger kayışı muhafaza kapağı timing belt cover n.
volan ve kavrama mekanizmasını çevreleyen dökme demir veya alüminyumdan yapılmış muhafaza clutch housing n.
yağ muhafaza halkası oil thrower n.
vites kolu muhafaza ünitesi selector housing assembly n.
Traffic
kasaba veya kent tarafından muhafaza edilen otoyol township road n.
Aeronautic
mevcut durumu muhafaza etmek hold v.
muhafaza içine yerleştirme encapsulation n.
otomatik bagaj muhafaza yeri automatic baggage locker n.
Marine
(gemiyi) bağlayıp muhafaza etmek lash down v.
çelik muhafaza tipli yapılar steel jacket-type structure n.
taranan çamurlu suyun dağılmasını engelleyen muhafaza slurry shield n.
Petrol
delme petrol kuyusunda yüzeye çıkmayan muhafaza liner n.
Medical
muhafaza etmek conserve v.
çocukların erişemeyeceği bir yerde muhafaza ediniz keep out of reach of children n.
çocukların erişemeyeceği şekilde muhafaza ediniz keep out of reach of children n.
çocukların erişemeyeceği yerlerde muhafaza ediniz keep out of reach of children n.
iyi koşullarda muhafaza edilmemiş deniz mahsüllerinden meydana gelen besin zehirlenmesi scombroid n.
Food Engineering
dondurulmuş gıda muhafaza dolabı frozen food storage cabinet n.
soğutarak muhafaza edilmiş ve kurutulmuş freeze-dried adj.
Gastronomy
pişmiş yemekleri vakumlu poşetlere koyup tükeninceye kadar muhafaza tekniği sous vides n.
Physics
elektrik enerjini muhafaza eden ve daha sonra açığa çıkaran transparan malzeme electrofluor n.
Biology
alkolde muhafaza edilen biyolojik numune alcoholic n.
Astronomy
kişinin soğuk bir kabinde vücudu muhafaza edilerek hiç yaşlanmadan uyutulması cryogenic sleep n.
kişinin soğuk bir kabinde vücudu muhafaza edilerek hiç yaşlanmadan uyutulması cryosleep n.
Breeding
sığırları muhafaza etmek için inşa edilmiş bina neathouse n.
Environment
çok amaçlı metal muhafaza kabı multi-purpose canister n.
muhafaza kazanı containment vessel n.
muhafaza yapısı containment structure n.
tabaka kazık muhafaza sheet pile revetment n.
taşınabilir muhafaza container n.
Military
belirtilen irtifalarda görerek uçuş şartlarını muhafaza edin ve trafik ayırımını kendiniz yapın maintain own separation and vmc n.
durum muhafaza kodu condition reservation code n.
evrak muhafaza süresi disposal standard n.
izinsiz ortada görünmeyenin geri getirilişindeki muhafaza masrafı guard's expense in returning absentee n.
kayıt muhafaza süresi disposal standard n.
muhafaza kabı container n.
muhafaza edilen diğer harp ihtiyat malzemeleri ihtiyacı other war reserve material requirement protectable n.
muhabere ile ilgili gizli dokümanları muhafaza eden ve mali teftişini yapan ünite subaccount n.
muhafaza edilebilen harp yedeği malzeme ihtiyacı war reserve materiel requirement protectable n.
muhafaza personeli custodial personnel n.
muhafaza terk durumu caretaker status n.
pist istikametini muhafaza edin maintain runway heading n.
refakat muhafaza sistemi escort system n.
su üstünde muhafaza wet storage n.
Hunting
muhafaza edilen önleme tekniği sustained lead n.