my time - Turco Inglés Diccionario

my time

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

Significados de "my time" con otros términos en diccionario inglés turco: 46 resultado(s)

Inglés Turco
General
at my time of life adv. benim yaşımda
in my spare time adv. boş zamanlarımda
in my free time adv. boş zamanlarımda
Colloquial
for the first time in my life expr. hayatımda ilk defa
for the first time in my life expr. hayatımda ilk kez
for the first time in my life expr. ömrümde ilk kez
having the time of my life expr. hayatımın en güzel dönemini geçiriyorum
having the time of my life expr. hayatımın en güzel zamanlarını/anlarını yaşıyorum
Idioms
I don't have time to catch my breath expr. kafamı kaşıyacak vaktim yok
in my copious free time expr. bir ara (bakarız)
at my time of life expr. benim yaşımda
in my copious free time expr. zaten çok bol olan boş zamanında (kinayeli bir ifade)
in my copious free time expr. bir ara
Speaking
I don't have time to catch my breath expr. başımı kaşıyacak vaktim yok
I don't have time to catch my breath expr. çok meşgulüm
I don't have time to catch my breath expr. nefes alacak vaktim yok
I don't have time to catch my breath expr. çok yoğunum
this time it wasn't my fault expr. bu sefer benim hatam değildi
don't waste my time expr. zamanımı boşa harcama
I haven't talked about my feelings for a long time expr. duygularım hakkında uzun zamandır konuşmadım
I'm having the time of my life expr. hayatımın en güzel zamanlarını/ anlarını geçiriyorum/yaşıyorum
I'm having the time of my life expr. hayatımın en güzel dönemini geçiriyorum
this is my time off expr. mesai saati dışındayım
this is my time off expr. mesai saatim dışındayım
you're wasting my time expr. zamanımı alıyorsun
you're just wasting my time expr. zamanımı alıyorsun
you're just wasting my time expr. zamanımı harcıyorsun
you're just wasting my time expr. vaktimi harcıyorsun
you're wasting my time expr. vaktimi harcıyorsun
you're wasting my time expr. zamanımı harcıyorsun
this is my first time in istanbul expr. bu istanbul'a ilk gelişim
it's my time of the month expr. regl olmuşum
it's my time of the month expr. günümdeyim
it's my time of the month expr. reglim
I read books in my free time expr. boş zamanımda kitap okurum
I read books in my free time expr. boş zamanlarımda kitap okurum
I read books in my spare time expr. boş zamanımda kitap okurum
I read books in my spare time expr. boş zamanlarımda kitap okurum
I want to spend time with my family expr. ailem ile vakit geçirmek istiyorum
I want to spend time with my family expr. ailemle vakit geçirmek istiyorum
I spent time with my friends expr. arkadaşlarımla vakit geçirdim
I like to read novels in my free time expr. boş zamanlarımda roman okumayı severim
I like to read gripping novels in my spare time expr. boş zamanlarımda sürükleyici roman okumayı severim
I like to read novels in my spare time expr. boş zamanlarımda roman okumayı severim
I like to read gripping novels in my free time expr. boş zamanlarımda sürükleyici roman okumayı severim
why are you giving me a hard time about my tattoos and earring? expr. niye uğraşıyorsun benim dövmemle küpemle?