pay (someone) - Turco Inglés Diccionario

pay (someone)

Significados de "pay (someone)" con otros términos en diccionario inglés turco: 99 resultado(s)

Inglés Turco
General
pay someone off v. birine maaşını verip işine son vermek
pay someone back v. birine olan borcu ödemek
pay someone a compliment v. birine iltifat etmek
pay someone off v. birine rüşvet vermek
pay someone off v. birine ücretini verip işine son vermek
pay off (someone) v. birine ücretini verip işine son vermek
pay someone a visit v. birini ziyaret etmek
pay someone a call v. birini ziyaret etmek
pay someone back v. birine karşılıkta bulunmak (güzel bir şeye karşı)
pay someone back v. intikam almak (kötülük yapan birinden)
pay one's respects to someone v. saygılarını sunmak
pay someone back v. hakkından gelmek (kötülük yapan birinin)
pay someone the damage v. hasarı tazmin etmek
agree to pay someone’s salary and expenses v. maaşını ve harcamalarını ödemeyi kabul etmek
Phrasals
pay someone back v. ödeşmek (kötülük yapan biriyle)
Idioms
pay someone in his own coin v. misillemede bulunmak
pay someone back in one’s own coin v. kendi silahıyla vurmak
pay someone back in one’s own coin v. misilleme yapmak
pay a call on someone v. birisini görmeye gitmek
pay a call on someone v. birisini ziyaret etmek
pay someone compliment v. birisine kompliman yapmak
pay someone compliment v. birisine iltifat etmek
pay someone a left-handed compliment v. iltifat edermiş gibi görünüp eleştirmek
pay someone a backhanded compliment v. iltifat edermiş gibi görünüp eleştirmek
pay court to someone v. riayet ve hürmet etmek
pay court to someone v. saygı ve bağlılık sunmak
pay court to someone v. sadakatini göstermek
pay someone pound of flesh v. diyet ödemek
pay someone pound of flesh v. diyetini ödemek
pay someone a visit v. birini ziyaret etmek
pay a visit to someone v. birini ziyaret etmek
pay a visit to someone v. (birine) ziyarette bulunmak
pay someone a visit v. (birine) ziyarette bulunmak
pay someone compliment v. birine iltifatta bulunmak
pay a courtesy call on someone v. birine nezaket ziyaretinde bulunmak
pay for a treat for someone v. birine (yemek vb) ısmarlamak
pay someone's way v. birinin geliş veya gidiş masrafını karşılamak
not pay someone any mind [us] v. birini kafaya takmamak
not pay someone any mind [us] v. birine kulak asmamak
not pay someone any mind [us] v. birini ciddiye almamak
not pay someone any mind [us] v. birini sallamamak
not pay someone any mind [us] v. birini umursamamak
not pay someone any mind [us] v. birini önemsememek
be in the pay of (someone or something) v. (biri veya bir yer için) gizliden iş yapmak
be in the pay of (someone or something) v. (birine veya bir yere) el altından iş yapmak
be in the pay of (someone or something) v. (birinden veya bir yerden de) ücret almak
pay (someone) peanuts v. (birine) en düşük değerden ödeme yapmak
pay (someone) peanuts v. (birine) cüzi bir para ödemek
pay (someone) peanuts v. (birine) asgari bir ücret ödemek
pay (someone) peanuts v. (birine) çok az bir para ödemek
pay heed to someone v. sözünü dinlemek
pay heed to someone v. dinleyip uymak/uyum sağlamak
pay in someone's own coin v. kendi silahıyla vurmak
pay (someone) under the table v. (birine) el altından ödeme yapmak
pay a call on (someone or something) v. (birine/bir şeye) uğramak
pay a call on (someone or something) v. (birini/bir şeyi) görmeye gitmek
pay (someone or something) a visit v. (birine/bir şeye) ziyarette bulunmak
pay tribute to (someone or something) v. (birine/bir şeye) karşı takdir nişanesi göstermek
pay homage (to someone or something) v. (birine/bir şeye) öykünmek
pay (someone or something) a visit v. (birini/bir şeyi) ziyaret etmek
pay someone back in their own coin [old-fashioned] v. birinden intikam almak
pay in someone's own coin v. intikam almak
pay (someone) on the nail [uk] v. (birine) peşin ödemek
pay someone back in their own coin [old-fashioned] v. birine aynı şekilde karşılık vermek
pay a call to (someone or something) v. (birini/bir şeyi) ziyaret etmek
pay homage (to someone or something) v. (birini/bir şeyi) onurlandırmak
pay homage (to someone or something) v. (birine/bir şeye) saygılarını/hürmetini/bağlılığını sunmak
pay homage (to someone or something) v. (birine/bir şeye) tapmak
pay homage (to someone or something) v. (birine/bir şeye) saygı gösterisinde bulunmak
pay tribute to (someone or something) v. (birine/bir şeye) hayranlığını bildirmek
pay a compliment to (someone or something) v. (birine/bir şeye) iltifat etmek
pay attention (to someone or something) v. (birine/bir şeye) aldırış etmek
pay someone back in their own coin [old-fashioned] v. birine misilleme yapmak
pay a call to (someone or something) v. (birine/bir şeye) uğramak
pay tribute to (someone or something) v. (birini/bir şeyi) saygıyla selamlamak
pay (someone or something) a compliment v. (birine/bir şeye) iltifat etmek
pay attention (to someone or something) v. (birini/bir şeyi) önemsememek
pay attention (to someone or something) v. (biriyle/bir şeyle) ilgilenmek
pay (someone) on the nail [uk] v. (birine) peşin ödeme yapmak
pay tribute to (someone or something) v. (birini/bir şeyi) övmek
pay a compliment to (someone or something) v. (birine/bir şeye) kompliman yapmak
pay (someone) under the table v. (birine) açıktan ödeme yapmak
pay someone back in their own coin [old-fashioned] v. birini kendi silahıyla vurmak
pay a call to (someone or something) v. (birini/bir şeyi) görmeye gitmek
pay (someone or something) a call v. (birini/bir şeyi) ziyaret etmek
pay tribute to (someone or something) v. (birine/bir şeye) saygı göstermek
pay (someone or something) a compliment v. (birine/bir şeye) kompliman yapmak
pay attention (to someone or something) v. (birine/bir şeye) dikkat etmek
pay homage (to someone or something) v. (birine/bir şeye) hayranlığını/beğenisini sunmak
pay in someone's own coin v. aynı şekilde karşılık vermek
pay homage (to someone or something) v. (birini/bir şeyi) taklit etmek
pay tribute to (someone or something) v. (birine/bir şeye) hürmet etmek
pay (someone or something) a call v. (birine/bir şeye) uğramak
pay a call on (someone or something) v. (birini/bir şeyi) ziyaret etmek
pay homage (to someone or something) v. (birine/bir şeye) biat etmek
pay homage (to someone or something) v. (birini/bir şeyi) kopya etmek
pay attention (to someone or something) v. (birine/bir şeye) karşı uyanık olmak
pay in someone's own coin v. misilleme yapmak
Law
be sentenced to pay indemnification to someone v. tazminata mahkum olmak