what ... for - Turco Inglés Diccionario

what ... for

Significados de "what ... for" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
General
give somebody what for v. yuvasını yapmak
sell something for twice what he/she paid for it v. aldığının/ödediğinin iki katına satmak
blame someone for what happened v. olanlardan dolayı birini suçlamak
Phrasals
recognize (someone or something) for what (someone or something) is v. (birinin/bir şeyin) iç yüzünü/gerçekte ne olduğunu fark etmek
Phrases
for what purpose? expr. hangi amaçla?
what's that look for? expr. niye öyle bakıyorsun?
be careful what you wish for expr. ne arzu ettiğine dikkat et
beware what you wish for expr. ne arzu ettiğine dikkat et
for what it is worth expr. işine yarar mı bilmiyorum ama
(be) careful what you wish for(, (because) you just might get it) expr. eksik dilek dileme
(be) careful what you wish for(, (because) you just might get it) expr. ne dilediğin konusunda dikkatli ol (bakarsın gerçek olur)
(be) careful what you wish for(, (because) you just might get it) expr. dikkatli dilek dile (bakarsın gerçek olur)
(be) careful what you wish for(, (because) you just might get it) expr. ne dilediğine dikkat et (bakarsın gerçek olur)
for what it is expr. olduğu haliyle
Proverb
what's sauce for the goose is sauce for the gander kadın için iyi olan eşi için de iyidir
what's good for the goose is good for the gander kadın için iyi olan eşi için de iyidir
don't put off for tomorrow what you can do today bugünün işini yarına bırakma
you get what you pay for ne kadar ekmek o kadar köfte
you get what you pay for ne kadar köfte o kadar ekmek
what's good for the goose is good for the gander sen yaparsan ben de yaparım
what's sauce for the goose is sauce for the gander senin/benim için iyi/geçerli/yeterli olan benim/senin için de iyidir/geçerlidir/yeterlidir
what's sauce for the goose is sauce for the gander sen yaparsan ben de yaparım
what's good for the goose is good for the gander senin/benim için iyi/geçerli/yeterli olan benim/senin için de iyidir/geçerlidir/yeterlidir
Colloquial
consider what's best for someone v. birinin iyiliğini düşünmek
get what for [uk] v. sert/ağır bir şekilde cezalandırılmak
get what for [uk] v. gününü görmek
get what for [uk] v. çok fena azar işitmek
get what for [uk] v. çok fena fırça yemek
get (the) what for v. fırçayı yemek
get (the) what for v. zılgıtı yemek
get (the) what for v. ağzının payını almak
get (the) what for v. azar işitmek
know what's good for you v. kendi iyiliğini istemek
know what's good for you v. başını belaya sokmak istememek
know what's good for you v. kendi iyiliğini düşünmek
know what's good for you v. kendin için neyin iyi olduğunu bilmek
know what's good for you v. başına bir şey gelmesini istememek
know what's good for you v. neye ihtiyacın olduğunu bilmek
know what's good for you v. beladan uzak durmak istemek
see something for what it is v. bir şeyin iç yüzünü görmek
see somebody for what they are v. birinin gerçek yüzünü görmek
see something for what it is v. bir şeyin gerçek yüzünü görmek
see somebody for what they are v. birinin iç yüzünü görmek
for what purpose expr. ne amaçla
none of us knows what lies in store for us tomorrow expr. yarın bizi neyin beklediğini hiçbirimiz bilemeyiz
none of us knows what waits for us tomorrow expr. yarın bizi neyin beklediğini hiçbirimiz bilemeyiz
for what it is worth expr. ne olursa olsun
for what it is worth expr. ne pahasına olursa olsun
then what do you need me for? expr. peki o halde bana neden ihtiyacın var?
but for what? expr. ama ne için?
but what for? expr. ama ne için?
what's on tap for today? expr. televizyonda/sinemada ne oynuyor?
for what it's worth expr. artık ne kadar yararı olursa
for what it's worth expr. işine yarar mı bilmiyorum ama
turn down for what expr. neden durayım ki?
turn down for what expr. neden yapmayayım ki?
turn down for what expr. eğlenceye/partiye devam
turn down for what expr. durmak yok
turn down for what expr. neden yapmayacakmışım ki?
fwiw (for what it's worth) expr. işine yarar mı bilmem ama
fwiw (for what it's worth) expr. bir şey fark ettirir mi bilmem ama
fwiw (for what it's worth) expr. seni ilgilendirir mi bilmem ama
fwiw (for what it's worth) expr. artık ne yararı varsa
fwiw (for what it's worth) expr. bir şey ifade eder mi bilmem ama
fwiw (for what it's worth) expr. bir faydası var mı bilmem ama
fwiw (for what it's worth) expr. bir anlam ifade eder mi bilmem ama
what do you know (for sure)? expr. ne haber
what do you know (for sure)? expr. ne var ne yok?
what do you know (for sure)? expr. nasılsın, iyi misin?
what do you know (for sure)? expr. ne iş?
what do you know (for sure)? expr. ne yapıyorsun?
what do you know (for sure)? expr. n'aber?
what do you know (for sure)? expr. nasılsın?
what do you know (for sure)? expr. ne haber?
what for? expr. ne amaçla?
be careful what you wish for(, it might (just) come true expr. eksik dilek dileme
be careful what you wish for(, it might (just) come true expr. ne dilediğine/istediğine dikkat et (bakarsın gerçek olur)
be careful what you wish for(, it might (just) come true expr. dikkatli dilek dile (bakarsın gerçek olur)
be careful what you wish for(, it might (just) come true expr. ne dilediğin konusunda dikkatli ol (bakarsın gerçek olur)
watch what you wish for(, (because) you just might get it) expr. eksik dilek dileme
watch what you wish for(, (because) you just might get it) expr. ne arzu ettiğine/dilediğine dikkat et
watch what you wish for(, (because) you just might get it) expr. ne dilediğin konusunda dikkatli ol (bakarsın gerçek olur)
watch what you wish for(, (because) you just might get it) expr. ne dilediğine dikkat et (bakarsın gerçek olur)
watch what you wish for(, (because) you just might get it) expr. dikkatli dilek dile (bakarsın gerçek olur)
what can I do you for? expr. senin için ne yapabilirim?
what are we waiting for? expr. neyi bekliyoruz?
what is (one) waiting for? expr. (biri) ne bekliyor?
what do you do for (something)? expr. (bir şeye) ulaşmak/erişmek için ne yapıyorsun/yapıyorsunuz?
what do you do for (something)? expr. (bir şey) için ne yapıyorsun/yapıyorsunuz?
what are we waiting for? expr. ne bekliyoruz?
what are we waiting for? expr. neden bekliyoruz?
what can I do you for? expr. sizin için ne yapabilirim?
what can I do you for? expr. sana/size nasıl yardımcı olabilirim?
what is (one) waiting for? expr. (biri) neden/neyi bekliyor?
what do you do for (something)? expr. (bir şeyi) başarmak için ne yapıyorsun/yapıyorsunuz?
what are we waiting for? expr. daha ne bekliyoruz?
what is (one) waiting for? expr. (biri) ne duruyor?
what is (one) waiting for? expr. (biri) daha ne bekliyor?
what do you do for (something)? expr. (bir şeyi) elde etmek için ne yapıyorsun/yapıyorsunuz?
what's in it for (one)? expr. (birine) ne faydası var?
what's in it for (one)? expr. bundan (birinin) çıkarı ne olacak?
ygwypf (you get what you pay for) expr. ne kadar ekmek o kadar köfte
Idioms
what for n. gününü gösterme
what for n. fırça
what for n. ceza
what for n. paylama
what for n. sert/ağır konuşma
what for n. sert uyarı
what for n. canına okuma
what for n. azar
give someone what for v. canına okumak
see someone for what one is v. birinin gerçekte nasıl biri olduğunu anlamak
see someone for what one really is v. birinin gerçekte nasıl biri olduğunu anlamak
see someone for what one really is v. birinin gerçek yüzünü görmek
see someone for what one is v. birinin gerçek yüzünü görmek
recognize something for what it is v. bir şeyin iç yüzünü/gerçekte ne olduğunu fark etmek
recognize one for what one is v. bir şeyin iç yüzünü/gerçekte ne olduğunu fark etmek
give someone what for v. birini cezalandırmak
give someone what for v. birini çok fena haşlamak
give someone what for v. birine çok fena fırça çekmek
give someone what for v. birinin burnundan getirmek
give someone what for v. birini çok fena azarlamak/paylamak
give someone what for v. birine çok fena giydirmek
give someone what for v. birine gününü göstermek
give someone what for v. birine ceza vermek
give someone what for v. birine çok fena çıkışmak
give someone what for v. birini cezalandırmak
give someone what for v. birinin çok fena canına okumak
give (one) (the) what for v. (birini) cezalandırmak
give (one) (the) what for v. (birinin) canına okumak
give (one) (the) what for v. (birine) ceza vermek
give (one) (the) what for v. (birine) çok fena giydirmek
give (one) (the) what for v. (birine) çok fena fırça çekmek
give (one) (the) what for v. (birine) çok fena çıkışmak
give (one) (the) what for v. (birini) çok fena haşlamak
give (one) (the) what for v. (birine) gününü göstermek
give (one) (the) what for v. (birinin) burnundan getirmek
give (one) (the) what for v. (birini) çok fena azarlamak/paylamak
give somebody what for v. birinin burnundan getirmek
get what for [uk] v. fena halde fırça yemek
get what for [uk] v. canına okunmak
give somebody what for [uk] v. birinin canına okumak
give somebody what for v. birini çok fena haşlamak
give somebody what for [uk] v. birine gününü göstermek
give somebody what for [uk] v. birine çok fena fırça çekmek
get what for [uk] v. gününü görmek
give somebody what for [uk] v. birini çok fena haşlamak
give somebody what for v. birine gününü göstermek
give somebody what for [uk] v. birinin burnundan getirmek
get what for [uk] v. burnundan gelmek

Significados de "what ... for" con otros términos en diccionario inglés turco: 1 resultado(s)

Turco Inglés
Phrases
wiifm (what's in it for me) bundan benim çıkarım ne expr.