you call - Turco Inglés Diccionario

you call

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

Significados de "you call" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
Phrases
as you call it expr. senin deyiminle
what do you call it expr. adını unuttuğum o kadın/adam/şey
what do you call it expr. adı neydi
what do you call it expr. ne diyorsunuz ona, işte o
what do you call it expr. adını unuttum şimdi, hani …, işte o
Colloquial
why'd you call so early? expr. böyle erkenden aramanın nedeni ne?
give me a call if you're interested expr. ilgilenirseniz beni arayın
can I have (one) call you? expr. (sonra) sizi arasa olur mu?
can I have (one) call you? expr. (sonra) sizi arayabilir mi?
could I have someone call you? expr. (sonra) sizi arayabilir mi?
could I have someone call you? expr. (sonra) sizi arasa olur mu?
what do you call it expr. adı neydi
what do you call it expr. adını unuttum şimdi
what do you call it expr. işte o, ne diyorsunuz ona
what do you call it expr. her ne karın ağrısıysa
what do you call it expr. hani şu …
what do you call it expr. işte o, adını unuttuğum şu kadın/adam/şey
what do you call it expr. her ne zıkkımsa
could I have call you? expr. size dönsün mü?
could I have call you? expr. sizi aratayım mı?
could I have call you? expr. (sonra) sizi arayabilir mi?
could I have call you? expr. (sonra) sizi arasa olur mu?
could I have call you? expr. sizi arasın mı?
what-d'you-call-him/-her/-it/-them expr. her ne karın ağrısıysa
what-d'you-call-him/-her/-it/-them expr. her ne zıkkımsa
Speaking
I will call you n. ararım seni
the woman that you call your mother n. annen olacak o kadın
the woman that you call your mother n. annen olacak kadın
call it what you want expr. ne derseniz deyin
there is a call for you expr. size telefon var
I will call you expr. seni arayacağım
I will call you expr. seni çağıracağım
whom did you call expr. kimi aradınız
I want you to call me expr. beni aramanı istiyorum
I was about to call you expr. ben de tam seni arayacaktım
I was about to call you expr. ben de seni aramak üzereydim
I was about to call you expr. ben de tam seni arıyordum
you can call me by my name expr. bana siz yerine sen diye hitap edebilirsin
you can call me by my name expr. bana siz yerine sen diyebilirsin
you can call me by my name expr. bana adımla hitap edebilirsin
he/she will call you expr. o seni arayacak
I will call you later expr. seni sonra ararım
could I call you? expr. seni arayabilir miyim?
could I call you? expr. seni sonra arayabilir miyim?
call me when you get there expr. oraya vardığında/ulaştığında beni ara
I'll give you a call expr. sana telefon açacağım
I'll give you a call expr. (telefonla) seni arayacağım
why didn't you call? expr. neden aramadın?
I'll call you tonight expr. bu gece seni ararım
don't call us we'll call you expr. siz bizi aramayın biz sizi ararız
if you change your mind call me expr. eğer fikrini değiştirirsen beni ara
call me if you need anything expr. eğer bir şeye ihtiyacınız olursa beni arayın
I'm sorry to call you so early expr. seni bu kadar erken aradığım için özür dilerim
did you just call me? expr. beni siz mi aradınız?
I told you not to call my husband expr. sana kocamı arama demiştim
can I call you back? expr. seni daha sonra arayabilir miyim?
call us if you need us expr. bize ihtiyaç duyarsanız aramanız yeterli
can you call me a cab? expr. bana bir taksi çağırır mısın?
you should call me anytime expr. beni ne zaman istersen arayabilirsin
I'll call you expr. seni arayacağım
I'll call you right back expr. seni hemen ararım
I told you not to call me expr. sana beni aramamanı söylemiştim
I waited for you to call expr. senin aramanı bekledim
call me the minute you get to town expr. şehre geldiğin an beni ara
do you mind if I call you? expr. size böyle hitap edebilir miyim?
do you mind if I call you? expr. sana böyle hitap edebilir miyim?
I'll call you later expr. seni sonra ararım
I'll give you a call tonight expr. seni bu gece ararım
is that what they call art where you come from? expr. senin geldiğin yerde buna sanat mı deniyor?
is that what they call humor where you come from? expr. senin geldiğin yerde buna espri mi deniyor?
I'll call you tomorrow expr. yarın seni ararım
the woman that you call your wife expr. o karın olacak kadın
the man that you call your father expr. baban olacak herif
that low-lying/good-for-nothing/piece of worthless junk/shit whom you call your husband/father/mother/wife expr. o karın/baban/annen/kocan olacak herif/kadın
the man that you call your husband expr. o kocan olacak adam
the woman that you call your mother expr. o annen olacak kadın
the man that you call your father expr. o baban olacak herif
the man that you call your husband expr. kocan olacak adam
the woman that you call your wife expr. karın olacak kadın
the woman that you call your wife expr. karın olacak o kadın
the man that you call your husband expr. kocan olacak o adam
can you call me a cab? expr. bana bir taksi çağırabilir misiniz?
call me the minute you arrive expr. varır varmaz beni ara
I'll call you later expr. seni daha sonra arayacağım
the man that you call your father expr. baban olacak o herif
there's a call for you expr. senin için bir telefon var
could I call you back? expr. sizi sonra arasam olur mu?
what do you want me to call you? expr. size nasıl hitap etmemi istersiniz?
what do you want me to call you? expr. sana nasıl hitap etmemi istersin?
I'll call you from the hotel expr. seni otelden ararım
I will call you again soon expr. sizi sonra tekrar arayacağım
what time do you call this? expr. saatin kaç olduğunu sanıyorsun?
can you keep this box until I call for it next week? expr. haftaya arayana kadar bu kutuyu saklar mısın?
I promise that I'll never call you expr. seni asla aramayacağıma söz veriyorum
I won't call you expr. seni aramayacağım
I won't call you expr. seni çağırmayacağım
thank you for taking my call expr. telefonuma cevap verdiğiniz için teşekkür ederim
I waited three hours for you to call me expr. üç saat beni aramanı bekledim
did you call the police? expr. polisi aradınız mı?
did you call the police? expr. polisi aradın mı?
can you ask him to call me? expr. beni aramasını söyler misin?
can you call it? expr. telefonumu çaldırır mısın?
you can call me any time expr. beni istediğin zaman arayabilirsin
why didn't you call me back? expr. beni neden geri aramadın?
call me if you need anything expr. bir şeye ihtiyacın olursa beni ara
who did you call? expr. kimi aradın?
I will call you the day after tomorrow expr. seni yarından sonraki gün arayacağım
can you call me a cab? expr. taksi çağırır mısın bana?
can you call me a taxi? expr. bana taksi çağırır mısın?
can you call me a cab? expr. bana taksi çağırır mısın?
can you call me a cab? expr. bana taksi çağırır mısınız?
can you call me a taxi? expr. taksi çağırır mısın bana?
can you call me a taxi? expr. bana taksi çağırır mısınız?
we will call you expr. arayacağız sizi
we will call you expr. sizi arayacağız
I'll give you a call expr. seni arayacağım
did you call anybody? expr. kimseyi aradın mı?
did you call your father? expr. babanı aradın mı?
can I call you by your first name? expr. size isminizle hitap edebilir miyim?
can I call you by your first name? expr. size adınızla hitap edebilir miyim?
can I call you by your first name? expr. size sen diyebilir miyim?
can I call you by your first name? expr. sana adınla hitap edebilir miyim?
can I call you by your first name? expr. sana isminle hitap edebilir miyim?
you can call me on my cell phone expr. beni cep telefonumdan arayabilirsiniz
you can call me on my cell phone expr. beni cep telefonumdan arayabilirsin
you can call me on my cell phone expr. bana cep telefonumdan ulaşabilirsiniz
you can call me on my cell phone expr. bana cep telefonumdan ulaşabilirsin
I'll call you when i get in expr. vardığımda seni seni ararım
did he call you this morning? expr. sana bu sabah telefon açtı mı?
did she call you this morning? expr. seni bu sabah telefonla aradı mı?
did she call you this morning? expr. sana bu sabah telefon açtı mı?
did she call you this morning? expr. size bu sabah telefon açtı mı?
did he call you this morning? expr. seni bu sabah telefonla aradı mı?
did she call you this morning? expr. sizi bu sabah telefonla aradı mı?
did he call you this morning? expr. size bu sabah telefon açtı mı?
did he call you this morning? expr. sizi bu sabah telefonla aradı mı?
I will call you later expr. ben seni sonra ararım
she will give you a call expr. o seni arayacak
I will give you a call expr. seni arayacağım
call me, I will help you expr. beni arayın yardımcı olurum
can you keep this box until I call for it next week? expr. haftaya isteyene kadar bu kutuyu saklar mısın?
can l call you later? expr. seni sonra arayabilir miyim?
I didn't call you expr. seni aramadım
you can call me day or night expr. beni gece gündüz arayabilirsiniz
you can call me day or night expr. beni gece gündüz arayabilirsin
can I have (one) call you? expr. (birisi) sizi arasın mı?
can I have (one) call you? expr. (birisi) size dönsün mü?
could I have someone call you? expr. sizi aratayım mı?
could I have someone call you? expr. (birisi) size dönsün mü?
could I have someone call you? expr. (birisi) sizi arasın mı?