ölmek - Turc Anglais Dictionnaire
Historique

ölmek



Sens de "ölmek" dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 118 résultat(s)

Turc Anglais
Common Usage
ölmek die v.
General
ölmek die v.
ölmek peg out v.
ölmek decease v.
ölmek hand in one's checks v.
ölmek conk v.
ölmek go west v.
ölmek go to one's glory v.
ölmek cut up v.
ölmek end v.
ölmek cash in v.
ölmek return to dust v.
ölmek toe v.
ölmek pass v.
ölmek expire v.
ölmek rest v.
ölmek breathe one's last v.
ölmek pop off v.
ölmek go v.
ölmek pip v.
ölmek pay one's debt to nature v.
ölmek pass away v.
ölmek go hence v.
ölmek snuff it v.
ölmek belly up v.
ölmek depart v.
ölmek succumb v.
ölmek pip out v.
ölmek pass in v.
ölmek fall v.
ölmek give up the ghost v.
ölmek gasp one's life out v.
ölmek hand in one's chips v.
ölmek go the way of all flesh v.
ölmek exit v.
ölmek kick off v.
ölmek perish v.
ölmek croak v.
ölmek go belly up v.
ölmek cross the styx v.
ölmek bite the dust v.
ölmek choke v.
ölmek pass out v.
ölmek gather v.
ölmek go out of existence v.
ölmek fail v.
ölmek finish v.
ölmek pass on v.
ölmek warble v.
ölmek depart this life v.
ölmek absquatulate v.
Phrasals
ölmek pop off to
ölmek pass over
ölmek be no more
ölmek pass on
ölmek kick in
Colloquial
ölmek push up the daisies
ölmek go for a burton
ölmek bite the dust
ölmek go to one's last home
ölmek bite the big one
Idioms
ölmek be food for worms
ölmek shuffle off this mortal coil
ölmek bite the dust
ölmek pass in one's chips
ölmek give up the ghost
ölmek go west
ölmek snuff it
ölmek croak
ölmek buy the farm
ölmek pop off
ölmek conk
ölmek choke
ölmek kick the bucket
ölmek drop dead
ölmek go to the happy hunting grounds
ölmek pay the debt of nature
ölmek join the great majority
ölmek go over to the great majority
ölmek have one's name inscribed in the book of life
ölmek meet one's death
ölmek meet one's end
ölmek get one's ticket punched
ölmek expire
ölmek give-up the ghost
ölmek go to one's reward
ölmek go to one's just reward
ölmek answer the call
ölmek go on to a better land
ölmek breathe one's last
ölmek call in one's chips
ölmek cash in one's chips
ölmek be gathered to one's fathers
ölmek pop one's clogs
ölmek meet one's maker
ölmek curl up and die
ölmek be pushing up the daisies
Slang
ölmek go to kingdom come
ölmek flatline
ölmek beam up
ölmek go belly up
ölmek turn belly up
ölmek buy the big one
ölmek take the long count
ölmek take the count
ölmek crap out
ölmek turf
ölmek fall off one's perch
ölmek buy it
ölmek peg out
ölmek tap out
ölmek dirt nap
Archaic
ölmek decede
British Slang
ölmek cark it
ölmek kark it
ölmek peg-it
ölmek pop one's clogs
ölmek snuff-it

Sens de "ölmek" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 268 résultat(s)

Turc Anglais
Common Usage
açlıktan ölmek starve v.
General
birer birer ölmek die off v.
acından ölmek starve v.
boğularak ölmek (dumandan/havasızlıktan) smother v.
yorgunluktan ölmek be exhausted v.
açlıktan ölmek starve v.
kalpten ölmek die of heart attack v.
acından ölmek starve to death v.
acından ölmek be very hungry v.
uykusuzluktan ölmek die of sleeplessness v.
birer birer ölmek die out v.
teker teker ölmek die off v.
vurulup ölmek kiss the dust v.
eceliyle ölmek die a natural death v.
önce ölmek predecease v.
açlıktan ölmek die of starvation v.
sıkıntıdan ölmek die v.
açlıktan ölmek be famishing v.
çalışırken ölmek die one's boots v.
gülmekten ölmek fall about laughing v.
düşüp ölmek drop dead v.
fücceten ölmek die in a sudden death v.
direnemeyip ölmek (hastalığa) succumb v.
hiç beklenmedik bir anda ölmek die unexpectedly v.
birer birer ölmek become extinct v.
gülmekten ölmek die laughing v.
kahrından ölmek die of grief v.
ölmek üzere olmak be at the point of death v.
açlıktan ölmek famish v.
açlıktan ölmek starve to death v.
düşüp ölmek bite the dust v.
birinden önce ölmek predecease v.
vasiyetsiz ölmek die intestate v.
kollarında ölmek die in one's arms v.
acından ölmek fall in poverty v.
acından ölmek be extremely poor v.
yanarak ölmek burn to death v.
donarak ölmek freeze to death v.
kan kaybından ölmek bleed to death v.
zamansız ölmek die untimely v.
erken ölmek die early v.
aniden ölmek die suddenly v.
doğum esnasında ölmek die in in infancy v.
huzurlu ölmek die peacefully v.
genç ölmek die young v.
aniden ölmek die a natural sudden v.
genç yaşta ölmek die young v.
doğum esnasında ölmek die in childbirth v.
doğarken ölmek die in in infancy v.
doğarken ölmek die in childbirth v.
doğumda ölmek die in childbirth v.
doğururken ölmek die in childbirth v.
doğum sırasında ölmek die in childbirth v.
kan kaybından ölmek die of blood loss v.
canlı canlı ölmek be buried alive v.
üzüntüsünden ölmek die from one's grief v.
acısından ölmek die from one's grief v.
sıkıntıdan ölmek be bored to death v.
eceliyle ölmek die a natural sudden v.
genç yaşta ölmek die prematurely v.
erken ölmek die prematurely v.
kaza sonucu ölmek die accidentally v.
kaza sonucu ölmek die in an accident v.
kahrından ölmek die of a broken heart v.
meraktan ölmek worry oneself to death v.
pisi pisine ölmek die in vain v.
uğruna ölmek die for v.
elektrik akımıyla ölmek electrocute v.
çocuk yapamadan ölmek die without issue v.
çocuk yapamadan ölmek die childless v.
çocuğu olmadan ölmek die without issue v.
çocuksuz ölmek die without issue v.
çocuğu olmadan ölmek die childless v.
çocuksuz ölmek die childless v.
maganda kurşunuyla ölmek be killed by a stray bullet v.
kan kaybından ölmek bleed to dead v.
eceliyle ölmek die in one's bed v.
yatağında ölmek die in one's bed v.
birinden önce ölmek die before v.
daha önce ölmek predecease v.
birinden önce ölmek die earlier than v.
daha önce ölmek die before v.
önce ölmek die earlier than v.
daha önce ölmek die earlier than v.
ambulans beklerken ölmek die waiting for an ambulance v.
ambulans beklerken ölmek die while waiting for an ambulance v.
kaza mahallinde ölmek die at the scene of the accident v.
olay yerinde ölmek die at the scene v.
ameliyat masasında ölmek die on the operating table v.
kederden ölmek die from grief v.
kederden ölmek die off grief v.
birden ölmek die suddenly v.
aniden ölmek die a sudden death v.
birden ölmek die a sudden death v.
havasızlıktan ölmek suffocate v.
havasızlıktan ölmek be asphyxiated v.
havasızlıktan ölmek die from lack of air or oxygen v.
kalpten ölmek die of a heart attack v.
olay mahallinde ölmek die at the scene v.
ölmek istemek want to die v.
bir kaza ya da hastalık nedeniyle ölmek die of something v.
kurşun yaralarından ölmek die as a result of one's gunshot wounds v.
boğularak ölmek choke to death v.
havasız kalarak ölmek choke to death v.
dizanteriden ölmek die of dysentery v.
önce ölmek die before v.
kazada ölmek die in an accident v.
ülkesi için ölmek die for his country v.
-den ölmek die of something v.
kan kaybından ölmek die from the loss of blood v.
-den ölmek die from something v.
ülkesi uğruna ölmek die for his country v.
araba kazasında ölmek die in an automobile accident v.
birinin sorumluluğunda iken ölmek die on someone v.
kollarında ölmek die in one’s arms v.
kazadan önce ölmek die before the accident v.
bilim adına ölmek die in the name of science v.
sırlarıyla ölmek die with one’s secrets v.
çok önceden ölmek die a long time ago v.
savaş alanında onurlu bir şekilde ölmek die in the war field with honour v.
hastanede ölmek die in the hospital v.
uykusunda ölmek die in one's sleep v.
saygın bir şekilde ölmek die with respect v.
acil serviste ölmek die in the er v.
onurluca ölmek die in dignity v.
uçak kazasında ölmek die in a plane crash v.
açlıktan ölmek die of hunger v.
akciğer kanserinden ölmek die of lung cancer v.
kahraman olarak ölmek die a hero v.
kahraman olarak ölmek die as a hero v.
susuzluktan ölmek be dying of thirst v.
susuzluktan ölmek die of thirst v.
doğal nedenlerle ölmek die of natural causes v.
eceliyle ölmek die of natural causes v.
her gün birazcık daha ölmek die a little bit every day v.
duymak için ölmek be dying to hear v.
sıcaktan ölmek die from the heat v.
onurlu bir şekilde ölmek die with dignity v.
onurlu bir şekilde ölmek die with honor v.
şanlı bir şekilde ölmek die with glory v.
açlıktan ölmek affamish [obsolete] v.
ölmek üzere kimse goner n.
ölmek üzere olan bir kişinin ettiği dua dying prayer n.
ölmek üzere moribund adj.
ölmek üzere olan moribund adj.
ölmek üzere at one's last gasp adv.
ölmek üzere iken at the point of death adv.
ölmek üzere iken in extremis adv.
Phrasals
(fide) yağmur/çok sulama sonrası ölmek damp off
asılarak ölmek die by hanging
(yangında/fırtınada vb) ölmek perish in something
-den ölmek die of
Phrases
ölmek var dönmek yok in it win it
Proverb
utançla yaşamaktansa onurla ölmek daha iyidir better die with honour than live with shame
Colloquial
ölmek üzere about to die
kaza sonucu ölmek die with one's boots on
işinin başında ölmek die with one's boots on
çizmeleri ayağında ölmek die with one's boots on
korkudan ölmek be scared stiff
asılarak ölmek die of throat trouble
kollarında ölmek die in one’s arms
aniden ölmek drop dead
açlıktan ölmek be starving to death
bir anda ölmek up and died
ağır yaraları sebebiyle ölmek succumb to one’s injuries
acından ölmek be famished
Idioms
ölmek üzere at death's door
ölmek üzere on the brink of the grave
ölmek üzere olmak have one foot in the grave
patır patır ölmek drop like flies
öl dediği yerde ölmek be at the beck and call of someone
ölmek üzere far gone
boynuzlanarak ölmek gore to death
bir şey için ölmek be dying to do
bir şey için ölmek be dying for
ezilerek ölmek crush to death
ömrünün baharında ölmek not make old bones
genç yaşta ölmek not make old bones
yaşlanmadan ölmek not make old bones
ölmek üzere olmak be on one's last legs
hoş olmayan bir şekilde ölmek come to a sticky end
kötü bir şekilde ölmek come to a sticky end
hoş olmayan bir şekilde ölmek meet a sticky end
kötü bir şekilde ölmek meet a sticky end
korkak gibi ölmek die a coward's death
ödlekçe ölmek die a coward's death
sıkıntıdan ölmek die of boredom
ameliyat masasında ölmek be boxed on the table
meraktan ölmek die from curiosity
meraktan ölmek die of curiosity
birden ölmek drop in one's tracks
aniden ölmek drop in one's tracks
kederinden ölmek die of a broken heart
üzüntüsünden ölmek die of a broken heart
savaşta ölmek die in one's boots
görev başında ölmek die in one's boots
ölmek üzere olan hayvan crow bait
birisinden daha önce ölmek go on before someone
şoför mahallinde ölmek die behind the wheel
direksiyonda ölmek die behind the wheel
direksiyon başında ölmek die behind the wheel
ölmek üzere olan kimse a candidate for a pair of wings
genç ölmek come to an untimely end
erken ölmek come to an untimely end
eceli ile ölmek die a natural death (us)
eceli ile ölmek die a death (brit)
(ölmek üzere olan) birisinin hayatından umudu kesmek give someone up for dead
ilgisizlikten ölmek/solmak wither on the vine
utancından ölmek istemek want to curl up and die
ilgisizlikten ölmek/solmak die on the vine
patır patır ölmek be dropping like flies
meraktan ölmek be worried sick
ölmek/bitmek üzere olmak head for the last roundup
(hemen) oracıkta (anında) ölmek /can vermek be killed outright
gülmekten ölmek laugh one's head off
sebepsiz yere ölmek die for no reason
bir hiç uğruna ölmek die for nothing
sebepsiz yere ölmek die for nothing
ölmek üzere not long for this world
soğuktan ölmek die from the cold
soğuktan ölmek die of the cold
soğuktan ölmek perish from the cold
düşerek/düşme (neticesinde) ölmek plunge to an untimely end
düşerek/düşme (neticesinde) ölmek plunge to one's death
bin kere ölmek die a thousand deaths
bin defa ölmek die a thousand deaths
heyecandan ölmek get the jitters
gülmekten ölmek split one's sides
gül gül ölmek split one's sides
gülmekten ölmek fall about
gül gül ölmek fall about
gülmekten ölmek crack up
gül gül ölmek crack up
gülmekten ölmek be in stitches
gül gül ölmek be in stitches
gülmekten ölmek be rolling in the aisles
gül gül ölmek be rolling in the aisles
gülmekten ölmek laugh fit to bust
gül gül ölmek laugh fit to bust
Speaking
ölmek istiyorum i want to die
ölmek var dönmek yok we have burnt our boats
ölmek güzeldir it's good to die
ölmek istemiyorum i don't want to die
soğuktan ölmek üzereydi he was nearly dead from cold
bu sona ermeden daha kaç kişi ölmek zorunda? how many more people have to die before this is over?
ölmek istemiyorum i don't want to die
Slang
bir anda ölmek up and died
Trade/Economic
açlıktan ölmek starve
Technical
elektrik çarpması sonrası ölmek electrocute
Medical
vurgun yiyerek ölmek die of bends
vurgundan ölmek die of bends
(doku) ölmek necrotise
(doku) ölmek necrotize
kalp krizi geçirerek ölmek die from heart attack
kalp krizinden ölmek die from heart attack
kalp krizi geçirerek ölmek die of heart attack
kalp krizinden ölmek die of heart attack
aşırıdozdan ölmek die of overdose
aşırıdozdan ölmek die from overdose
aşırı dozdan ölmek die from overdose
aşırı dozdan ölmek die of overdose
tedavi sırasında ölmek die during treatment
solunum yetmezliğinden ölmek die of respiratory failure
solunum yetmezliği nedeniyle ölmek die of respiratory failure
ameliyat sonrası erken dönemde ölmek die in the early postoperative period
acil serviste ölmek die in the emergency department
Military
savaşırken ölmek fall in battle
Ottoman Turkish
fücceten ölmek die a sudden death