a's - Turc Anglais Dictionnaire

a's

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

Sens de "a's" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 150 résultat(s)

Anglais Turc
General
a person´s good qualities n. bir kimsenin iyi özellikleri
a fool's errand n. saçma bir iş
a feather in one's cap n. övünülecek başarı
a roof over one's head n. başını sokacak bir yer
goat's milk cheese made in a skin n. tulumpeyniri
only a hair's breadth n. kılpayı
a curate's egg n. hem iyi hem kötü
lack of a devotion to one´s country or family n. hamiyetsizlik
a specialist in one's field n. alanında uzman
a good night's sleep n. iyi geceler öpücüğü
a five minute's walk n. beş dakikalık yürüyüş
a chip on one's shoulder n. kavgaya hazır olma
a chip on one's shoulder n. öfkesi burnunda olma
a roof over one's head n. başını sokacak bir dam
a bird's-eye view n. kuşbakışı
a week's warning n. bir haftalık mühlet
a week's warning n. bir haftalık vade
a bird's-eye view n. üstünkörü bakış
a bird's-eye view n. şöyle bir bakış
a bird's-eye view n. kuş bakışı
a bird's-eye view n. şöylesine bir değinme
a reader's letter n. bir okuyucu mektubu
a month's work n. bir aylık bir iş
a card with a child's picture on it n. üzerinde çocuk resmi olan bir kart
a woman's husband's brother's wife n. elti
a butt's length n. ateş edilen yer ile hedef arasındaki normal mesafe
a year's mind n. ölümden bir yıl sonraki anma töreni
have a good run for one's money v. bir işte uzun süre başarılı olmak
have a bee in one's bonnet v. aklını takmak
make a rod for one's own back v. kaşınmak
one's heart skips a beat v. kalbi yerinden çıkmak
have a dog's chance v. eşek şansı olmak
receive a recompense for one's work v. emeğinin karşılığını almak
set a price on someone's head v. aranılan bir kimsenin kellesine fiyat biçmek
give someone a piece of one's mind v. birine verip veriştirmek
have a bee in one's bonnet about something v. kafaya takmak
be a shadow of one's former self v. epeyce çökmüş olmak
be a shadow of one's former self v. eski halinden çok düşmüş olmak
know a place like the palm of one's hand v. avucunun içi gibi bilmek
be a shadow of one's former self v. epeyce çaptan düşmüş olmak
have a bee in one's bonnet about something v. aklını takmak
give a piece of one's mind v. ağzına geleni söylemek
have a bee in one's bonnet v. kafaya takmak
leave a bad taste in one's mouth v. kötü izlenim bırakmak
lead a dog's life v. dünya zindan olmak
(for an idea) to find a niche in one's mind v. aklında yer etmek
have a chip on one's shoulder v. çok alıngan olmak
take a load off one's mind v. endişesini gidermek
lead a dog's life v. sürünmek
not to touch a hair of someone's head v. kılına dokunmamak
put a spoke in somebody's wheel v. engel olmak
nurse a viper in one's bosom v. koynunda yılan beslemek
go at a snail's pace v. kağnı gibi gitmek
lead somebody a dog's life v. dünyayı zindan etmek
have a lot on one's plate v. çok fazla işi olmak
not to have a dog's chance v. hiç şansı olmamak
exert one's strength when bearing a child or defecating v. ıkınmak
have a lump in one's throat v. boğazı düğümlenmek
get a rise in one's salary v. maaşına zam almak
wait for a dead man's shoes v. miras beklemek
have a bee in one's bonnet about something v. kafasını takmak
scratch a living and pay one's bills v. geçim derdine düşmek
live in a world of one's own v. kendi dünyasında yaşamak
have a good head on one's shoulders v. aklı başında biri olmak
have a chip an one's shoulder v. meydan okumak
lead someone a dog’s life v. hayatını zindan etmek
lose by a hair's breadth v. kıl payı kaybetmek
have a lot on one's plate v. bitirilmeyi bekleyen çok sayıda görevi olmak
have one's photo taken with someone (a celebrity etc) v. resim çekilmek
have a bee in one's bonnet v. kafasını takmak
give one a tickle in one's throat v. gıcıklamak
have a good head on one's shoulders v. sağduyu sahibi olmak
have a special place in one's heart v. birinin kalbinde özel bir yere sahip olmak
have a tickle in one's throat v. birinin boğazı gıcıklanmak
raise one's glass in a toast v. kadeh kaldırmak
put a price on somebody's head v. başına ödül koymak
be a thorn in one's flesh v. içine dert olmak
lead somebody a dog's life v. süründürmek
have a tickle in one's throat v. gıcık duymak
keep something in a corner of one's mind v. aklının bir köşesinde bulundurmak
be in a world of one's own v. kendi dünyasında yaşamak
one's heart skips a beat v. kalbi küt küt atmak
lead a dog's life v. çok sıkıntı çekmek
observe a minute’s silence v. bir dakikalık saygı duruşunda bulunmak
give one a tickle in one's throat v. gıcık vermek
receive a recompense for one's work v. emeklerinin karşılığını almak
have a good head on one's shoulders v. çok zeki olmak
do one's share of a task v. görevini yerine getirmek
keep something in a corner of one's mind v. aklının bir köşesinde tutmak
become a part of one's store of ideas v. aklında yer etmek
have a special place in one's life v. hayatında özel bir yere sahip olmak
wear one's hair in a bun v. saçını topuz yapmak
get a lump in one's throat v. üzüntüden boğazı düğümlenmek
not to have a moment's peace v. dirlik yüzü görmemek
not to have a moment's peace v. rahata kavuşamamak
have a crick in one's neck v. boynu tutulmak
expunge someone's name from a register v. kaydını silmek
make a payment to someone’s bank account v. birinin hesabına ödeme çıkarmak
have a gun on one's possession v. silah bulundurmak
acquire (a country's) citizenship v. uyruğuna girmek
take (a country's) citizenship v. uyruğuna girmek
feel a pang of sorrow in one's heart for someone else v. cız etmek
put all of one's efforts in a job v. canla başla çalışmak
feel a pang of sorrow in one's heart for someone else v. içi cız etmek
not give a minute's peace v. kene gibi yapışmak
treat (somebody) in a way that's intended v. nabzına göre (şerbet vermek)
feel a pang of sorrow in one's heart for someone else v. yüreği cız etmek
be unable to get one's tongue around a word v. dili dönmemek
acquire (a certain country's) citizenship v. vatandaşlığa geçmek
acquire (a certain country's) citizenship v. vatandaşlığına geçmek
take (a certain country's) citizenship v. vatandaşlığına geçmek
take (a certain country's) citizenship v. vatandaşlığa geçmek
take a strong interest in one's guests v. misafirlerine pervane olmak
show a strong interest in one's guests v. misafirlerine pervane olmak
(a certain thing) slip one's mind v. akıldan çıkmak
(a certain thing) slip one's mind v. aklından çıkmak
be a slave to one's desires v. (birinin) isteklerinin kölesi/tutsağı olmak
set one's hands to a task v. işe el atmak
shave (one's beard) a second time v. perdah etmek
shave (one's beard) a second time v. perdah vurmak
put one's thumbprint on (a document) (in lieu of a signature) v. parmak basmak
have a chip on one's shoulder v. kavgaya hazır olmak
have a chip on one's shoulder v. kavgacı olmak
have a chip on one's shoulder v. öfkesi burnunda olmak
enrol/enroll one's child in a school v. çocuğunu okula kaydettirmek
enrol/enroll one's child in a school v. okula kaydettirmek
enrol/enroll one's child in a school v. okula yazdırmak
enrol/enroll one's child in a school v. çocuğu okula yazdırmak
enrol/enroll one's child in a school v. çocuğunu okula yazdırmak
enrol/enroll one's child in a school v. çocuğu okula kaydettirmek
hide one's light under a bushel v. kendini belli etmemek
hide one's light under a bushel v. yeteneğini gizlemek
hide one's light under a bushel v. tevazu sahibi olmak
hide one's light under a bushel v. kendini göstermemek
be a millstone about one's neck v. ayak bağı olmak
(not) harm a hair of somebody's head v. birinin kılına bile dokunmamak
be a millstone round one's neck v. ayak bağı olmak
hide one's light under a bushel v. karda yürüyüp izini belli etmemek
hide one's light under a bushel v. rengini belli etmemek
put out a cigarette on somebody's flesh v. üzerinde sigara söndürmek
give someone a piece of one's mind v. ağzının payını vermek
make a rod for one's own back v. başını belaya sokacak işler yapmak
use someone as a cat's paw v. birini maşa olarak kullanmak
stop defending one's opinion in a debate v. savunulan iddadan vazgeçmek
have designs on a family's honour v. namusuna göz dikmek
have (strong) desire to defile a family's honour v. namusuna göz dikmek
enter a stranger's car v. bir yabancının arabasına binmek
take a sip of one's tea v. çayından bir yudum almak
take a sip of one's coffee v. kahvesinden bir yudum almak
have a mind of one's own v. kendi düşüncesine sahip olmak

Sens de "a's" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 1 résultat(s)

Turc Anglais
General
darü's-sına'a ottoman factory n.