artırmak - Turc Anglais Dictionnaire
Historique

artırmak



Sens de "artırmak" dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 75 résultat(s)

Turc Anglais
Common Usage
artırmak enhance v.
artırmak raise v.
artırmak increase v.
General
artırmak gain v.
artırmak fade up v.
artırmak exalt v.
artırmak aggrandize v.
artırmak improve v.
artırmak deepen v.
artırmak put up v.
artırmak boom v.
artırmak raise v.
artırmak up v.
artırmak put away v.
artırmak bump up v.
artırmak send up v.
artırmak augment v.
artırmak redouble v.
artırmak run up v.
artırmak whip up v.
artırmak economize v.
artırmak swell v.
artırmak swell out v.
artırmak redound to v.
artırmak push up v.
artırmak heighten v.
artırmak put on v.
artırmak step up v.
artırmak eke out v.
artırmak screw up v.
artırmak outbid v.
artırmak advance v.
artırmak boost v.
artırmak hike v.
artırmak strengthen v.
artırmak compound v.
artırmak overbid v.
artırmak run v.
artırmak bid up v.
artırmak save v.
artırmak eke v.
artırmak amplify v.
artırmak upgrade v.
artırmak add v.
artırmak swell up v.
artırmak multiply v.
artırmak escalate v.
artırmak scale up v.
artırmak build up v.
artırmak work up v.
artırmak increase v.
artırmak redound v.
artırmak grege v.
artırmak develop v.
artırmak extend v.
artırmak build-up v.
artırmak built-up v.
artırmak intensify v.
artırmak mark up v.
artırmak economise v.
artırmak aggrandise v.
artırmak add to v.
artırmak adjute [obsolete] v.
artırmak reinforce v.
Phrasals
artırmak set off
Trade/Economic
artırmak increase
artırmak escalate
artırmak put on
artırmak inflate
artırmak enhance
artırmak outbid
artırmak augment
artırmak bid up
Law
artırmak enlarge
Tobacco
artırmak enchance

Sens de "artırmak" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 177 résultat(s)

Turc Anglais
Common Usage
değerini artırmak appreciate v.
General
yardımı artırmak help grow v.
artırmak (keyif/öfke vb) give an edge to v.
artırmak (heves/gayret vb'ni) whet v.
fiyatını artırmak mark something up v.
yaşam kalitesini artırmak improve the quality of life v.
gücünü artırmak make more powerful v.
yaşam kalitesini artırmak enhance the quality of living v.
kirayı çok artırmak rack v.
kuvvetini artırmak boost v.
artırmak (fiyat) boost v.
yaşam kalitesini artırmak improve one's quality of life v.
belirli bir miktar artırmak put something on v.
artırmak (düştükten sonra fiyatları) rally v.
fiyat artırmak bid v.
artırmak (belirli bir şey yaparak) supplement by v.
açık artırmada fiyat artırmak bid v.
yaşam kalitesini artırmak increase the quality of life v.
gücünü artırmak amplify v.
fiyatını artırmak mark up v.
artırmak (belirli bir şeyle) supplement with v.
artırmak (değer, fiyat vb'ni) enhance v.
yaşam kalitesini artırmak enhance the quality of life v.
bir şey yapmakla yetersiz bir şeyi artırmak eke out v.
gücünü artırmak step up v.
gücünü artırmak soup up v.
değerini artırmak enrich v.
isteğini artırmak whet v.
artırmak (kötü durumdaki bir şeyi) exacerbate v.
yaşam kalitesini artırmak raise quality of life v.
yaşam kalitesini artırmak increase the quality of living v.
artırmak (fiyat) put up v.
satış aşamasında evin fiyatını artırmak gazump v.
süratini artırmak accelerate v.
süratini artırmak quicken v.
süratini artırmak expedite v.
süratini artırmak hurry something up v.
süratini artırmak speed something up v.
süratini artırmak precipitate v.
sayıyı artırmak increase the number v.
sayısını artırmak increase the number of v.
performansını artırmak enhance one's performance v.
performansını artırmak improve one's performance v.
etkinliğini artırmak increase one's efficiency v.
etkinliğini artırmak improve one's efficiency v.
kapasite artırmak increase the capacity v.
etkinliğini artırmak enhance one's efficiency v.
etkinliğini artırmak boost one's efficiency v.
etkinliğini artırmak maximize one's efficiency v.
kaliteyi artırmak raise the quality v.
kaliteyi artırmak enhance the quality v.
kaliteyi artırmak improve the quality v.
maliyet artırmak push up the cost v.
maliyet artırmak increase the cost v.
pay artırmak increase share v.
hızını artırmak rev v.
turizmi artırmak increase the tourism v.
turizmi artırmak boost the tourism v.
maliyeti artırmak increase the cost v.
maliyeti artırmak push up the cost v.
motivasyon artırmak increase motivation v.
motivasyon artırmak strengthen motivation v.
motivasyon artırmak improve motivation v.
fiyatı artırmak mark up the price v.
fiyatı artırmak increase the price v.
aşama aşama artırmak gradually increase v.
tempoyu artırmak raise the tempo v.
tempoyu artırmak increase the tempo v.
tempoyu artırmak step up the tempo v.
üretimi artırmak step up the production v.
üretimi artırmak increase the production v.
üretimi artırmak boost the production v.
(sesi) artırmak amplify v.
değerini artırmak enhance v.
yoğunluğunu artırmak increase in intensity v.
yoğunluğunu artırmak grow in intensity v.
artırmak (düştükten sonra) (fiyatları) rally v.
(fiyat) artırmak put up v.
gerginliği artırmak heighten the tension v.
gerilimi artırmak heighten the tension v.
gerilimi artırmak increase the tension v.
gerginliği artırmak increase the tension v.
suçu artırmak breed the crime v.
suçu artırmak breed crime v.
gelir artırmak increase income v.
gelir artırmak increase revenue v.
pratiği artırmak improve the practice v.
acıyı artırmak increase the pain v.
tüketimi artırmak increase the consumption v.
istihdam olanaklarını artırmak enhance/increase the employment opportunities v.
katkısını artırmak increase one's contribution v.
birinin üzerindeki baskıyı artırmak increase the pressure on someone v.
satışları dört milyondan altı milyona artırmak increase sales from four million to six million dollars v.
sakatlık riskini artırmak increase the risk of injury v.
eğitimde kaliteyi artırmak increase quality in education v.
'ın refahını artırmak improve the lot of v.
tempoyu artırmak speed up the tempo v.
için baskıyı artırmak/yoğunlaştırmak step up pressure for v.
şaraptaki alkol oranını şeker ilave ederek artırmak chaptalize v.
şaraptaki alkol oranını şeker ilave ederek artırmak chaptalise v.
iştahını artırmak increase one's appetite v.
üzerindeki baskıyı artırmak increase the pressure on v.
bilgi ve tecrübesini artırmak enhance one's knowledge and experience v.
farkındalığı artırmak expand awareness v.
bir kuşun uçuş gücünü artırmak için kanat veya kuyruğuna tüy eklemek imp v.
değerini artırmak ( çek, para havalesi vb.) raise v.
kuvvetini artırmak reenforce v.
etkisini artırmak reenforce v.
etkisini artırmak re-enforce v.
yeniden artırmak re-escalate v.
yeniden artırmak reincrease v.
etkisini artırmak needle v.
kavramın inandırıcılığını artırmak amacıyla bilimsel dilin yanlış biçimde kullanılması fruitloopery n.
etkiyi artırmak için aynı kelimenin ardarda gelen iki cümlenin başında tekrarlanması anaphorically adv.
Phrasals
(rüzgarla/fırtınayla) şiddetini artırmak/(dalga vb) azgınlaşmak whip something up
(rüzgarla/fırtınayla) şiddetini artırmak/(dalga vb) azgınlaşmak whip up something
Idioms
dişinden tırnağından artırmak pinch and save
dişinden tırnağından artırmak pinch and scrape
aradaki farkı artırmak gain on
kalitesini artırmak raise the ante
kalitesini artırmak up the ante
(arabanın) aniden hızını artırmak put one's foot to the floor
birinin üzerindeki baskıyı artırmak put the heat on somebody
birinin üzerindeki baskıyı artırmak turn the heat up on someone
birinin üzerindeki baskıyı artırmak turn up the heat on someone
yavaş yavaş artırmak/yükseltmek jack up something
yavaş yavaş artırmak/yükseltmek jack something up
tempoyu artırmak pick up the pace
bir şeyin fiyatını yükseltmek/değerini artırmak put something at a premium
üzerindeki baskıyı artırmak put the screws on somebody
üzerindeki denetimleri artırmak put the screws on somebody
üzerindeki baskıyı artırmak tighten the screws on somebody
üzerindeki denetimleri artırmak tighten the screws on somebody
Slang
piyasadaki değerini artırmak için hisse senedi satın alan kimse ramper n.
enerjiyi artırmak toast it up
gerilimi artırmak smoke on the horizon
Trade/Economic
piyasadaki fiyatını yükselterek ardındaki şirketin değerini artırmak amacıyla (menkul kıymet) satın almak ramp v.
reklama karşı ilgiyi artırmak için eklenen yapay kısım veya bu amaçla kullanılan araçlar gimmick
emre yazılı bir senedin devredilebilirliğini artırmak amacıyla üçüncü bir kimsenin ona imza koyması accommodation endorsement
ekonomik güçlük dönemlerinde bazı nakit akımlarının giriş olasılığını artırmak düşüncesi ile çok uluslu şirketin yabancı ülke şubelerinden ana merkeze yapılan nakit akımlarını lisans ücretleri farklı bölümlere ayırmak unbundling
fiyatı artırmak boost
ülkenin ihracatını artırmak için eximbank kanalıyla doğrudan yabancı alıcılara açılan kredi buyer's credit
fiyat artırmak bid
fiyat artırmak mark up
sermayeyi artırmak rise capital
müzayedede artırmak overbid
fiyat artırmak overbid
prestij artırmak amacıyla yapılan reklam prestige advertising
fazla fiyat artırmak overbid
vergileri artırmak raise the duties
fiyatı artırmak run up
istihdam olanaklarını artırmak enhance the employment opportunities
istihdam olanaklarını artırmak increase the employment opportunities
Law
sahtecilik yaparak bir çekin değerini artırmak raise a check
Politics
vergilerden gelen geliri artırmak için kullanılan devlet tekeli regie n.
Media
tirajını artırmak boost one’s circulation
tirajını artırmak increase one’s circulation
Telecom
kalitesini artırmak upgrade
Textile
bileşime plastik özelliklerini artırmak amacıyla eklenen madde plastisizer
Dyeing
çözücü ekleyerek (boyanın) viskozitesini artırmak reduce v.
Automotive
otomobil sistemlerinde çıkış basıncını artırmak ve harcanan çabayı azaltmak üzere kullanılan eleman booster
fazla ivmelenme sırasında fren bandına etki eden basıncı artırmak üzere tasarlanan valf compensator valve
Railway
demiryolu sistemlerinin verimliliğini artırmak için önerilen sürücüsüz tren nopo n.
Marine
kargo yükleme taşıma verimini artırmak için sağlanan imkanlar facilities to promote cargo handling efficiency
Optics
lensin odak uzunluğunu artırmak için kullanılan cihaz teleconverter n.
Gastronomy
(içki yapımında) alkol oranını artırmak needle v.
Chemistry
aktivitesini artırmak activate v.
Breeding
hayvanın vücudunda emilimi artırmak için hayvan yemindeki iz elementlerin amino asitlere bağlanması işlemi chelation n.
Geography
(akıntının) aşındırıcı gücünü artırmak rejuvenate v.
Military
radar algılama menzilini artırmak amacıyla korunan kuvveten uzak bir yere yerleştirilen gemi, uçak veya araç radar picket
Sport
kaslardaki karbonhidrat rezervini artırmak için nişastalı gıdalarla beslenmek carbo-load v.
sürat artırmak increase the speed
hız artırmak speed up
Wagering
artırmak (poker bahis) raise v.
bahisçilerin kazanma şansını artırmak için kullandıkları methodlar system
bahsin değerini artırmak için gücü daha az olan takıma verilen avantaj spread
Ornithology
ılık vücut neminin buharlaşmasını artırmak için kuşların boğaz kaslarını sıkıp ve titreşirmesi gular fluttering