artırmak - Turc Anglais Dictionnaire
Historique

artırmak



Sens de "artırmak" dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 83 résultat(s)

Turc Anglais
Common Usage
artırmak enhance v.
artırmak raise v.
artırmak increase v.
General
artırmak gain v.
artırmak strengthen v.
artırmak fade up v.
artırmak exalt v.
artırmak aggrandize v.
artırmak improve v.
artırmak deepen v.
artırmak put up v.
artırmak boom v.
artırmak raise v.
artırmak up v.
artırmak put away v.
artırmak bump up v.
artırmak send up v.
artırmak augment v.
artırmak redouble v.
artırmak run up v.
artırmak whip up v.
artırmak economize v.
artırmak swell v.
artırmak swell out v.
artırmak redound to v.
artırmak push up v.
artırmak heighten v.
artırmak put on v.
artırmak step up v.
artırmak eke out v.
artırmak screw up v.
artırmak outbid v.
artırmak boost v.
artırmak run v.
artırmak bid up v.
artırmak save v.
artırmak eke v.
artırmak amplify v.
artırmak compound v.
artırmak overbid v.
artırmak upgrade v.
artırmak add v.
artırmak build up v.
artırmak advance v.
artırmak swell up v.
artırmak hike v.
artırmak multiply v.
artırmak escalate v.
artırmak scale up v.
artırmak work up v.
artırmak increase v.
artırmak redound v.
artırmak grege v.
artırmak develop v.
artırmak extend v.
artırmak build-up v.
artırmak built-up v.
artırmak intensify v.
artırmak mark up v.
artırmak economise v.
artırmak aggrandise v.
artırmak add to v.
artırmak adjute [obsolete] v.
artırmak reinforce v.
artırmak arayse [obsolete] v.
artırmak araise [obsolete] v.
artırmak eche [obsolete] v.
Phrasals
artırmak crack on v.
artırmak run up v.
artırmak cast up v.
artırmak set off v.
artırmak feed into (something) v.
artırmak crank up v.
Trade/Economic
artırmak escalate v.
artırmak put on v.
artırmak outbid v.
artırmak bid up v.
artırmak enhance v.
artırmak augment v.
artırmak increase v.
artırmak inflate v.
Law
artırmak enlarge v.
Tobacco
artırmak enchance v.

Sens de "artırmak" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 240 résultat(s)

Turc Anglais
Common Usage
değerini artırmak appreciate v.
General
yaşam kalitesini artırmak improve the quality of life v.
gücünü artırmak make more powerful v.
yaşam kalitesini artırmak enhance the quality of living v.
kirayı çok artırmak rack v.
gücünü artırmak soup up v.
artırmak (keyif/öfke vb) give an edge to v.
artırmak (heves/gayret vb'ni) whet v.
fiyatını artırmak mark something up v.
yardımı artırmak help grow v.
kuvvetini artırmak boost v.
artırmak (fiyat) boost v.
yaşam kalitesini artırmak improve one's quality of life v.
belirli bir miktar artırmak put something on v.
artırmak (düştükten sonra fiyatları) rally v.
gücünü artırmak step up v.
artırmak (kötü durumdaki bir şeyi) exacerbate v.
yaşam kalitesini artırmak raise quality of life v.
değerini artırmak enrich v.
isteğini artırmak whet v.
artırmak (değer, fiyat vb'ni) enhance v.
yaşam kalitesini artırmak increase the quality of living v.
artırmak (belirli bir şeyle) supplement with v.
yaşam kalitesini artırmak enhance the quality of life v.
bir şey yapmakla yetersiz bir şeyi artırmak eke out v.
fiyat artırmak bid v.
artırmak (belirli bir şey yaparak) supplement by v.
açık artırmada fiyat artırmak bid v.
yaşam kalitesini artırmak increase the quality of life v.
gücünü artırmak amplify v.
fiyatını artırmak mark up v.
artırmak (fiyat) put up v.
satış aşamasında evin fiyatını artırmak gazump v.
süratini artırmak expedite v.
süratini artırmak hurry something up v.
süratini artırmak quicken v.
süratini artırmak accelerate v.
süratini artırmak precipitate v.
süratini artırmak speed something up v.
sayısını artırmak increase the number of v.
sayıyı artırmak increase the number v.
etkinliğini artırmak improve one's efficiency v.
performansını artırmak enhance one's performance v.
kapasite artırmak increase the capacity v.
etkinliğini artırmak enhance one's efficiency v.
etkinliğini artırmak boost one's efficiency v.
performansını artırmak improve one's performance v.
etkinliğini artırmak increase one's efficiency v.
etkinliğini artırmak maximize one's efficiency v.
kaliteyi artırmak improve the quality v.
kaliteyi artırmak raise the quality v.
kaliteyi artırmak enhance the quality v.
maliyet artırmak push up the cost v.
maliyet artırmak increase the cost v.
pay artırmak increase share v.
hızını artırmak rev v.
turizmi artırmak boost the tourism v.
turizmi artırmak increase the tourism v.
maliyeti artırmak increase the cost v.
maliyeti artırmak push up the cost v.
motivasyon artırmak strengthen motivation v.
motivasyon artırmak increase motivation v.
motivasyon artırmak improve motivation v.
fiyatı artırmak mark up the price v.
fiyatı artırmak increase the price v.
aşama aşama artırmak gradually increase v.
tempoyu artırmak raise the tempo v.
tempoyu artırmak increase the tempo v.
tempoyu artırmak step up the tempo v.
üretimi artırmak boost the production v.
üretimi artırmak step up the production v.
üretimi artırmak increase the production v.
(sesi) artırmak amplify v.
değerini artırmak enhance v.
yoğunluğunu artırmak grow in intensity v.
yoğunluğunu artırmak increase in intensity v.
artırmak (düştükten sonra) (fiyatları) rally v.
(fiyat) artırmak put up v.
gerilimi artırmak heighten the tension v.
gerilimi artırmak increase the tension v.
gerginliği artırmak heighten the tension v.
gerginliği artırmak increase the tension v.
suçu artırmak breed the crime v.
suçu artırmak breed crime v.
gelir artırmak increase revenue v.
gelir artırmak increase income v.
pratiği artırmak improve the practice v.
acıyı artırmak increase the pain v.
tüketimi artırmak increase the consumption v.
istihdam olanaklarını artırmak enhance/increase the employment opportunities v.
katkısını artırmak increase one's contribution v.
birinin üzerindeki baskıyı artırmak increase the pressure on someone v.
satışları dört milyondan altı milyona artırmak increase sales from four million to six million dollars v.
sakatlık riskini artırmak increase the risk of injury v.
eğitimde kaliteyi artırmak increase quality in education v.
'ın refahını artırmak improve the lot of v.
tempoyu artırmak speed up the tempo v.
için baskıyı artırmak/yoğunlaştırmak step up pressure for v.
şaraptaki alkol oranını şeker ilave ederek artırmak chaptalize v.
şaraptaki alkol oranını şeker ilave ederek artırmak chaptalise v.
iştahını artırmak increase one's appetite v.
üzerindeki baskıyı artırmak increase the pressure on v.
bilgi ve tecrübesini artırmak enhance one's knowledge and experience v.
farkındalığı artırmak expand awareness v.
bir kuşun uçuş gücünü artırmak için kanat veya kuyruğuna tüy eklemek imp v.
değerini artırmak ( çek, para havalesi vb.) raise v.
kuvvetini artırmak reenforce v.
etkisini artırmak reenforce v.
etkisini artırmak re-enforce v.
yeniden artırmak re-escalate v.
yeniden artırmak reincrease v.
etkisini artırmak needle v.
talebi artırmak stimulate the demand v.
yeni hisse senedi çıkararak bir şirketin sermaye stokunu artırmak water stock v.
besin içeriğini artırmak enrich v.
portföyü artırmak increase the portfolio v.
besin değerini artırmak enrich v.
kavramın inandırıcılığını artırmak amacıyla bilimsel dilin yanlış biçimde kullanılması fruitloopery n.
etkiyi artırmak için aynı kelimenin art arda gelen iki cümlenin başında tekrarlanması anaphorically adv.
Phrasals
miktarını artırmak put up v.
açık artırmada fiyat artırmak bid on v.
(bir sayı) kadar artırmak increment something by something v.
her defasında belli bir sayı kadar artırmak increment something by something v.
(rüzgarla/fırtınayla) şiddetini artırmak/(dalga vb) azgınlaşmak whip something up v.
(rüzgarla/fırtınayla) şiddetini artırmak/(dalga vb) azgınlaşmak whip up something v.
iki kat artırmak double up v.
suyun bulunduğu yeri kazarak suyun seviyesini artırmak dredge up v.
ilgiyi artırmak/yükseltmek drum up v.
(bir şeyden küçük bir kısmını) çıkarmak/artırmak trim (something) from (something else) v.
bir şeyi hızla artırmak drive up v.
ışığı artırmak dim up v.
ışığı artırmak dim something up v.
saygınlığını artırmak raise up v.
sayısını artırmak number in v.
Colloquial
anlaştıktan sonra satış gerçekleşmeden fiyatı artırmak gazumph v.
fiyatta anlaşıp satış yapılmadan önce evin fiyatını artırmak gazumph v.
satış tam gerçekleşmeden önce evin üzerinde anlaşılan fiyatını artırmak gazumph v.
satışta anlaşılıp işlemler tamamlanmadan evin fiyatını artırmak gazumph v.
satış işlemleri sırasında evin fiyatını artırmak gazumph v.
fiyatında anlaştığı evin tam satış işlemlerinden önce fiyatını artırmak gazumph v.
performansını artırmak goose up v.
motorun hızını artırmak gun v.
aniden hızını artırmak gun it v.
Idioms
bir şeyin değerini/etkisin ya da cazibesini artırmak için yalan bilgi yaymak salt the books v.
baskıyı artırmak turn up the pressure v.
baskıyı artırmak turn up the heat v.
olasılıkları artırmak cast/spread your net wide v.
bir şeyin fiyatını yükseltmek/değerini artırmak put something at a premium v.
birinin üzerindeki baskıyı artırmak put the heat on somebody v.
birinin üzerindeki baskıyı artırmak turn the heat up on someone v.
birinin üzerindeki baskıyı artırmak turn up the heat on someone v.
dişinden tırnağından artırmak pinch and save v.
dişinden tırnağından artırmak pinch and scrape v.
kalitesini artırmak raise the ante v.
kalitesini artırmak up the ante v.
tempoyu artırmak pick up the pace v.
üzerindeki denetimleri artırmak tighten the screws on somebody v.
(arabanın) aniden hızını artırmak put one's foot to the floor v.
üzerindeki baskıyı artırmak tighten the screws on somebody v.
yavaş yavaş artırmak/yükseltmek jack something up v.
üzerindeki baskıyı artırmak put the screws on somebody v.
yavaş yavaş artırmak/yükseltmek jack up something v.
üzerindeki denetimleri artırmak put the screws on somebody v.
soğuk yüzünden vücudu sıcaklığını artırmak için ellerini ovuşturmak cuff jonas [obsolete] v.
tedbirleri artırmak haul in (one's) horns v.
birbirinin yaratıcılığını artırmak strike sparks off each other v.
birbirinin yaratıcılığını artırmak strike sparks off each other (or one another) v.
statüsünü artırmak/yükseltmek get face v.
çalışma hızını artırmak get the lead out of (one's) feet v.
fiyatını artırmak/yükseltmek force a price up v.
fiyat artırmak/yükseltmek force a price up v.
fiyatını artırmak/yükseltmek force the price up v.
fiyat artırmak/yükseltmek force the price up v.
gerginliği artırmak/alevlendirmek fuel the fire v.
gerginliği artırmak/alevlendirmek fuel the fires v.
gerginliği artırmak/alevlendirmek fuel the flame v.
gerginliği artırmak/alevlendirmek fuel the flames v.
hızını durmadan artırmak move through the gears v.
hızını sürekli olarak artırmak move through the gears v.
verimliliği/performansı olabildiğince artırmak improve the shining hour [old-fashioned] v.
temposunu artırmak mend (one's) pace [old-fashioned] v.
tempoyu artırmak swing into full gear v.
tempoyu artırmak swing into gear v.
Trade/Economic
piyasadaki fiyatını yükselterek ardındaki şirketin değerini artırmak amacıyla (menkul kıymet) satın almak ramp v.
fiyatı artırmak run up v.
fiyat artırmak bid v.
fiyat artırmak overbid v.
ekonomik güçlük dönemlerinde bazı nakit akımlarının giriş olasılığını artırmak düşüncesi ile çok uluslu şirketin yabancı ülke şubelerinden ana merkeze yapılan nakit akımlarını lisans ücretleri farklı bölümlere ayırmak unbundle v.
fiyat artırmak mark up v.
fiyatı artırmak boost v.
fazla fiyat artırmak overbid v.
istihdam olanaklarını artırmak enhance the employment opportunities v.
istihdam olanaklarını artırmak increase the employment opportunities v.
müzayedede artırmak overbid v.
sermayeyi artırmak rise capital v.
vergileri artırmak raise the duties v.
emre yazılı bir senedin devredilebilirliğini artırmak amacıyla üçüncü bir kimsenin ona imza koyması accommodation endorsement n.
prestij artırmak amacıyla yapılan reklam prestige advertising n.
reklama karşı ilgiyi artırmak için eklenen yapay kısım veya bu amaçla kullanılan araçlar gimmick n.
ülkenin ihracatını artırmak için eximbank kanalıyla doğrudan yabancı alıcılara açılan kredi buyer's credit n.
toplum refahını artırmak için kurulmuş iş adamları ve meslek adamları derneği apex club [australia] n.
Law
sahtecilik yaparak bir çekin değerini artırmak raise a check v.
Politics
vergilerden gelen geliri artırmak için kullanılan devlet tekeli regie n.
Media
tirajını artırmak increase one’s circulation v.
tirajını artırmak boost one’s circulation v.
Technical
okunabilirliği artırmak veya bir özelliği vurgulamak için (haritadaki gereksiz ayrıntıları) değiştirmek veya ortadan kaldırmak generalise v.
okunabilirliği artırmak veya bir özelliği vurgulamak için (haritadaki gereksiz ayrıntıları) değiştirmek veya ortadan kaldırmak generalize v.
Telecom
kalitesini artırmak upgrade v.
Electric
(alternatif akım veya voltajı) trafo kullanarak artırmak veya azaltmak transform v.
Textile
bileşime plastik özelliklerini artırmak amacıyla eklenen madde plastisizer n.
Dyeing
çözücü ekleyerek (boyanın) viskozitesini artırmak reduce v.
Automotive
fazla ivmelenme sırasında fren bandına etki eden basıncı artırmak üzere tasarlanan valf compensator valve n.
otomobil sistemlerinde çıkış basıncını artırmak ve harcanan çabayı azaltmak üzere kullanılan eleman booster n.
Railway
demiryolu sistemlerinin verimliliğini artırmak için önerilen sürücüsüz tren nopo n.
Marine
geminin hızını artırmak freshen the way v.
kargo yükleme taşıma verimini artırmak için sağlanan imkanlar facilities to promote cargo handling efficiency n.
Petrol
benzin üretimini artırmak amacıyla kimyasal katalizörlerin uygulanması thermofor process n.
Psychology
mastürbasyon sırasında hazzı artırmak için kendini oksijensiz bırakma autoerotic asphyxia n.
Optics
lensin odak uzunluğunu artırmak için kullanılan cihaz teleconverter n.
Gastronomy
(içki yapımında) alkol oranını artırmak needle v.
Physics
(bir maddedeki) bir veya daha fazla radyoaktif izotopun miktarını artırmak enrich v.
Chemistry
aktivitesini artırmak activate v.
Agriculture
ıslah yoluyla kalitesini artırmak upgrade v.
Breeding
hayvanın vücudunda emilimi artırmak için hayvan yemindeki iz elementlerin amino asitlere bağlanması işlemi chelation n.
Social Sciences
cinsiyetin önemini artırmak engender v.
Geography
(akıntının) aşındırıcı gücünü artırmak rejuvenate v.
Military
radar algılama menzilini artırmak amacıyla korunan kuvveten uzak bir yere yerleştirilen gemi, uçak veya araç radar picket n.
Sport
kaslardaki karbonhidrat rezervini artırmak için nişastalı gıdalarla beslenmek carbo-load v.
hız artırmak speed up v.
sürat artırmak increase the speed v.
Card
peyi artırmak kick v.
Wagering
artırmak (poker bahis) raise v.
bahsin değerini artırmak için gücü daha az olan takıma verilen avantaj spread n.
bahisçilerin kazanma şansını artırmak için kullandıkları yöntemler system n.
Music
(majörü veya tam aralığı) yarım ton artırmak augment v.
Ornithology
ılık vücut neminin buharlaşmasını artırmak için kuşların boğaz kaslarını sıkıp ve titreşirmesi gular fluttering n.
Slang
enerjiyi artırmak toast it up v.
gerilimi artırmak smoke on the horizon v.
gücünü artırmak için modifiye etmek/değişiklik yapmak hop up v.
piyasadaki değerini artırmak için hisse senedi satın alan kimse ramper n.