başlamak - Turc Anglais Dictionnaire
Historique

başlamak



Sens de "başlamak" dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 72 résultat(s)

Turc Anglais
Common Usage
başlamak begin v.
başlamak start v.
başlamak commence v.
General
başlamak embark upon v.
başlamak knuckle down v.
başlamak come on v.
başlamak take v.
başlamak inaugurate v.
başlamak lay down v.
başlamak launch into v.
başlamak start off v.
başlamak set out v.
başlamak launch out v.
başlamak proceed to v.
başlamak strike up v.
başlamak lead v.
başlamak get to v.
başlamak get start v.
başlamak launch out into v.
başlamak open v.
başlamak rise v.
başlamak cut along v.
başlamak fall v.
başlamak lead off v.
başlamak fall to v.
başlamak get v.
başlamak kick off v.
başlamak go v.
başlamak come v.
başlamak go off v.
başlamak enter upon v.
başlamak get going v.
başlamak auspicate v.
başlamak set in v.
başlamak launch v.
başlamak get down to v.
başlamak set to v.
başlamak introduce v.
başlamak enter v.
başlamak enter into v.
başlamak strike in v.
başlamak enter on v.
başlamak knuckle down to v.
başlamak set v.
başlamak go about v.
başlamak approach v.
başlamak take up v.
başlamak set up v.
başlamak set about v.
başlamak start in v.
başlamak go ahead v.
başlamak get started v.
başlamak originate v.
başlamak undertake v.
başlamak make a beginning v.
başlamak initiate v.
başlamak incept v.
Phrasals
başlamak go ahead
başlamak set about
başlamak start on
başlamak make a start on
başlamak lead off
Idioms
başlamak get a move on
başlamak get rolling
Slang
başlamak tee off v.
başlamak set about
başlamak have at it
Law
başlamak embark on
Technical
başlamak commence
başlamak proceed
başlamak set up
başlamak start

Sens de "başlamak" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 500 résultat(s)

Turc Anglais
Common Usage
yeniden başlamak restart v.
General
yanmaya başlamak start burning v.
bir şey başka bir şeyden farksız olmaya başlamak shade off into v.
biçimlenmeye başlamak take shape v.
işe başlamak get to work v.
daha hızlı yürümeye başlamak put your best foot forward v.
yeniden başlamak turn over a new leaf v.
yeni bir şişe şaraba başlamak start on a new bottle of wine v.
başlamak (bir şeyi yapmaya) take to v.
hemen (bir şeyi anlatmaya) başlamak plunge into v.
(bir yarışta) hareket çizgisinden koşuya başlamak start from scratch v.
dinmeye başlamak (fırtına/rüzgar/yağmur) subside v.
tanımaya başlamak become familiar v.
çalışmaya başlamak go on v.
birden ağlamaya başlamak burst into tears v.
hükmetmeye başlamak take charge v.
perhize başlamak go on a diet v.
hoşlanmaya başlamak take a liking to v.
görünmeye başlamak come into sight v.
yazmaya başlamak put pen to paper v.
kullanıma başlamak start using v.
açlık grevine başlamak go on a hunger strike v.
cidden yapmaya başlamak (bir işi) settle down to v.
çalışmaya başlamak (aygıt) go on v.
birden başlamak burst out v.
görüşmeye başlamak open up v.
kullanılmaya başlamak come into play v.
işletmeye başlamak tap v.
dikkatle dinlemeye başlamak prick up one's ears v.
yapmaya başlamak take up v.
başlanması gereken zamandan önce başlamak jump the gun v.
yaşlı gözükmeye başlamak begin to seem older v.
fenalıklar geçirmeye veya o zamana kadar gizli tuttuğu her şeyi ifşa etmeye başlamak go to pieces v.
kullanıma başlamak begin to use v.
daha önce savunduğunun tersini savunmaya başlamak reverse oneself on v.
bir işle uğraşmaya başlamak turn one's hand to v.
hoşlanmaya başlamak take a fancy to v.
kovalamaya başlamak take out after v.
konuşmaya başlamak launch forth v.
araba kaymaya başlamak go into a skid v.
gelişmeye başlamak germinate v.
başlamak (bir iş) get off the ground v.
eski sevgiliyle yeniden ilişkiye başlamak rebooty v.
oyuna başlamak play ball v.
oynamaya başlamak start playing v.
başlamak (savaş/yangın) break out v.
faaliyetlerini gizli olarak sürdürmeye başlamak go underground v.
işler kötüye gitmeye başlamak take a turn for the worse v.
kullanıma başlamak commence using v.
gayretle çalışmaya başlamak put one's shoulder to the wheel v.
artmaya başlamak (fiyatlar) rally v.
önsöz ile başlamak preface v.
yeniden başlamak begin afresh v.
çok erken başlamak jump the gun v.
orkestra vb bir parça çalmaya başlamak strike up a tune v.
esas şeklini almaya başlamak take shape v.
bir işe başlamak go about a task v.
yorulmaya başlamak begin to flag v.
işe başlamak start to work v.
çalışmaya başlamak get to work v.
zamanla birinin hoşuna gitmeye başlamak grow on someone v.
yükselmeye başlamak firm v.
hoşlanmaya başlamak take to v.
hiddetten bağırıp çağırıp tepinmeye başlamak fly into a tantrum v.
durumu kötüye gitmeye başlamak take a turn for the worse v.
kullanmaya başlamak tap v.
faaliyete başlamak go into action v.
aptal gibi davranmaya başlamak act a fool v.
yeniden başlamak resurge v.
birden ağlamaya başlamak burst out crying v.
içeriden başlamak indent v.
durgunlaşmaya başlamak (dalgalı deniz) subside v.
yeni bir hayata başlamak turn over a new leaf v.
sohbet etmeye başlamak strike up a conversation v.
gayretle bir işe başlamak whale in and v.
uçmaya başlamak take flight v.
yapmaya başlamak take on v.
bir şey başka bir şeyden farksız olmaya başlamak shade into v.
uçmaya başlamak take wing v.
yorulmaya başlamak flag v.
kovalamaya başlamak give chase v.
akmaya başlamak spring a leak v.
yeniden başlamak make a new start v.
gelişmeye başlamak bud v.
çarpışmaya başlamak join battle v.
çekilmeye başlamak (selle gelen sular) subside v.
bir işle uğraşmaya başlamak turn a hand to v.
tekrar uygulamaya başlamak revive v.
bir olay karşısında kendini tutamayıp ağlamaya başlamak go to pieces v.
olarak çalışmaya başlamak start out as v.
yanmaya başlamak (ışıklar/kalorifer) go on v.
resmi olarak göreve başlamak take office v.
hokey oyununa başlamak bully off v.
kullanılmaya başlamak come into use v.
çökmeye başlamak buckle v.
bir şeye başlamak set about v.
herkesin dikkatini çekmeye başlamak come into prominence v.
bir şeyin çizgileri belli olmaya başlamak take shape v.
kalkıp bir şeyler yapmaya başlamak stir oneself v.
çalmaya başlamak go off v.
önceden verilen bir kararla ilgili tereddüt etmeye başlamak have second thoughts about v.
spor aktivitesine başlamak take up v.
esmeye başlamak (rüzgar) spring up v.
söylemeye başlamak pipe up v.
dövüşmeye başlamak come to grips with v.
müsamaha etmekten vazgeçip sert davranmaya başlamak crack down on v.
görünmeye başlamak dawn v.
sıfırdan başlamak go back to square one v.
belirli bir işe başlamak got one's hand in v.
belirli bir işe başlamak get one's hand in v.
belirli bir işe başlamak got one's hands on v.
belirli bir işe başlamak get one's hands on v.
çalmaya başlamak strike up v.
çalmaya başlamak (müzisyenler) sound off v.
söylemeye başlamak strike up v.
bebeğe katı mama vermeye başlamak start a baby on solid food v.
bir işe başlamak go into business v.
bir işe başlamak start a business v.
haberleşmeye başlamak enter into correspondence v.
bir şeye tekrar başlamak start something over v.
birden bir şeye başlamak break into v.
kararmaya başlamak (gün vb) gloam v.
çalışmaya başlamak take up v.
başından başlamak start from the beginning v.
işe yeni başlamak just start working v.
işe yeni başlamak start working recently v.
çalışmalara başlamak begin studies v.
çalışmalara başlamak start works v.
çalışmalara başlamak begin works v.
çalışmalara başlamak start studies v.
tereddüt etmeye başlamak have second thoughts (about) v.
düşünmeye başlamak start thinking v.
aynı anda söze başlamak intercede with v.
meslek hayatına başlamak go into profession v.
meslek hayatına başlamak enter profession v.
kariyerine başlamak launch one's career v.
kariyerine başlamak embark on one's career v.
kariyerine başlamak begin one's career v.
kariyerine başlamak start one's career v.
yeni bir hayata başlamak start a new life v.
kariyerine başlamak start out on one's career v.
yıkanmaya başlamak start to bathe v.
canlanmaya başlamak come alive v.
canlanmaya başlamak become lively v.
yaygınlaşmaya başlamak become common v.
anlamlı gelmeye başlamak fall into place v.
anlamlı gelmeye başlamak begin to make sense v.
yaygınlaşmaya başlamak become popular v.
bir şeyle ilgilenmeye başlamak come to grip with v.
diyete başlamak go on a diet v.
rejime başlamak go on a diet v.
diyete başlamak start a diet v.
acıkmaya başlamak feel hungry v.
alışmaya başlamak grow accustomed to v.
tedaviye başlamak start treatment v.
belirmeye başlamak become apparent v.
belirmeye başlamak be coming out v.
belirmeye başlamak become visible v.
endişelenmeye başlamak begin to worry v.
kariyere başlamak begin a career v.
boşanma işlemlerine başlamak start the legal divorce process v.
boşanma işlemlerine başlamak start divorce proceedings v.
hizmete başlamak commence service v.
sigaraya başlamak start smoking v.
hizmete başlamak start service v.
yeni bir işe başlamak enter upon a new career v.
üniversiteye başlamak come up v.
sigaraya yeniden başlamak take up smoking v.
operasyona başlamak start the operation v.
birden başlamak break out v.
işe başlamak clock in v.
yeniden kullanmaya başlamak resume v.
(bir işe vb) başlamak get down v.
görünmeye başlamak develop v.
(eski sevgiliyle vb) yeniden görüşmeye başlamak redate v.
(eski sevgiliyle vb) yeniden görüşmeye başlamak hook up with an old flame v.
birden -e başlamak burst into v.
-e yeniden başlamak resume v.
ile başlamak start with v.
-e ile başlamak preface v.
(satır) içerden başlamak indent v.
ile uğraşmaya başlamak get to grips with v.
iş konuşmasına başlamak get down to business v.
umursamamaya başlamak get past caring v.
ana iş konusunu görüşmeye başlamak get down to business v.
üzerinde çalışmaya başlamak get to work (on) v.
ile savaşmaya başlamak get to grips with v.
çalışmaya başlamak get to work (on) v.
yine başlamak pick up v.
göreve başlamak enter upon an office v.
yeniden başlamak resume v.
(futbol) maça başlamak kick off v.
(eski sevgiliyle vb) yeniden görüşmeye başlamak date again v.
işe başlamak set work v.
-den başlamak originate in v.
işe veya söze başlamak launch fort v.
işe başlamak launch out v.
(bir şeye) başlamak be off to v.
(anlaşma) başlamak be in hand v.
bir işe başlamak go in business v.
örgüye başlamak cast off v.
örgüye başlamak cast on v.
örgüye başlamak cast upon v.
var olmaya başlamak come into being v.
var olmaya başlamak come into existence v.
var olmaya başlamak come to life v.
göreve başlamak come into office v.
anlamını bulmaya başlamak fall into place v.
antrenmanlara başlamak start training v.
idmanlara başlamak start training v.
silbaştan başlamak start over v.
baştan başlamak start over v.
yayın hayatına başlamak begin one's broadcasting life v.
sıkıcı olmaya başlamak become boring v.
sipariş işlemine başlamak proceed with an order v.
okula başlamak start the school v.
okula başlamak start school v.
yolculuğa başlamak set off on v.
sıkıcı olmaya başlamak get boring v.
sıkıntı vermeye başlamak become annoying v.
ile başlamak begin with v.
çalışmaya başlamak start to work v.
çalışmaya başlamak start to study v.
ilgilenmeye başlamak become concerned v.
başlamak (bir yolculuğa vb.) get underway v.
bilinmeye/tanınmaya başlamak come to be known v.
ağlamaya başlamak break into tears v.
bir göreve başlamak take up a position v.
eğitim kursuna başlamak start the training course v.
kursa başlamak start the training course v.
bir yolculuğa başlamak begin a journey v.
bir seyahate başlamak begin a journey v.
spora başlamak start the gym v.
olarak bilinmeye başlamak become known as v.
olmaya başlamak start to become v.
önemli bir halk sağlığı sorunu olmaya başlamak become a serious health concern v.
resmi olarak (göreve/işe) başlamak inaugurate v.
resmen başlamak inaugurate v.
bir şey yaparak başlamak begin by doing something v.
diyalize başlamak start dialysis v.
kemoterapiye başlamak start chemotherapy v.
sıcaklık 20 derecelere (22-23) düşmeye başlamak begin to drop into the low 20s v.
birini birdenbire (telefonla) aramaya başlamak start calling someone out of the clear blue v.
görevine beklenenden bir hafta önce başlamak take up one’s post a week earlier than expected v.
ateş etmeye başlamak start shooting v.
ciddileşmeye başlamak become serious v.
eski sevgiliyle yeniden görüşmeye başlamak start seeing his/her ex again v.
eski sevgilisi ile yeniden görüşmeye başlamak start seeing his/her ex again v.
fikre ısınmaya başlamak be getting so into the idea v.
inanmaya başlamak come to believe v.
dans etmeye başlamak start dancing v.
hatırlamaya başlamak start to remember v.
günlük tutmaya başlamak start keeping a diary v.
aktif göreve başlamak begin active duty v.
yeniden başlamak recommence v.
biriyle aynı evde yaşamaya başlamak move in with someone v.
(biriyle) çıkmaya başlamak begin to date v.
bir yerden başlamak start from somewhere v.
hızlı başlamak jump-start v.
(belli bir konuyu) görüşmeye/müzakere etmeye başlamak come on to something v.
geç başlamak start late v.
erken başlamak start early v.
derse başlamak start the lesson v.
anlamaya başlamak start to understand v.
anlamaya başlamak begin to understand v.
beraber yaşamaya başlamak move in with someone v.
anlamaya başlamak come to understand v.
anlamaya/fark etmeye başlamak come to realize v.
öğretmenliğe başlamak start teaching v.
acıkmaya başlamak start to get hungry v.
güne başlamak start the day v.
çalışmaya başlamak begin to work v.
rejime başlamak start a diet v.
inşaata başlamak begin the construction v.
inşaata başlamak start the construction v.
işlemlere başlamak start/initiate the transactions v.
(tarihinde) başlamak commence on v.
hazırlanmaya başlamak start to get ready v.
yorulmaya başlamak start to get tired v.
yorulmaya başlamak begin to get tired v.
gözlük takmaya başlamak start wearing glasses v.
kabul görmeye başlamak come to gain acceptance v.
birşeye ilgi duymaya başlamak grow fond of v.
yüzmeye başlamak start swimming v.
profesyonel olarak yapmaya başlamak go professional v.
sıkılmaya başlamak start getting bored v.
birine karşı olmaya başlamak take against v.
hoşlanmamaya başlamak take against v.
aşınmaya başlamak (yol yüzeyi) ravel v.
yeniden yapmaya başlamak re-assume v.
yeniden başlamak re-begin v.
kızgınlıkla başlamak rear v.
kızgınlıkla başlamak rear back v.
tepki göstererek başlamak rear back v.
Phrasals
uygulanmaya başlamak come into effect
kavramaya başlamak be dawn on
anlamaya başlamak be dawn on
işe başlamak lead off
yüksek sesle şarkı söylemeye başlamak pipe up
bir işe başlamak set about
şevkle başlamak launch into
konuşmaya başlamak fire away
sonuç vermeye başlamak kick in
bir şeye başlamak hit something off
yeniden uyuşturucuya başlamak kick back
bir şeye (seyahat/yolculuk) başlamak launch out on
bir şeye girmek/girişmek/başlamak lead in
(maça/oyuna) bir şey ile başlamak lead with something
(maça/oyuna) biriyle başlamak lead with someone
bir kimse ile birlikte başlatılmış olmak/başlamak originate with someone
konuşmaya başlamak pipe up with something
(yolculuğa vb) -den başlamak start off from
ile başlamak begin with
ile başlamak preface with
ile başlamak start with
(söyleyerek/yaparak vb) başlamak preface by
(söyleyerek/yaparak vb) başlamak start by
(söyleyerek/yaparak vb) başlamak begin by
olarak başlamak start as
(bir çalışmaya vb) biri ile başlamak start out with someone
(bir çalışmaya vb) biri ile başlamak start (off) with someone
(biri/bir şey ile) uğraşmaya başlamak start in on someone or something
(şevkle) bir şeye dalmak/başlamak wade in
(şevkle) bir şeye dalmak/başlamak wade into something
(şevkle) bir şeye dalmak/başlamak wade in (to something)
yapması gereken işi yapmaya başlamak get with it
yayılmaya başlamak (düşünce/fikir) seep into (somewhere)
bir şeye ısınmaya başlamak get into something
bir şeyi sevmeye başlamak get into something
moda olmaya başlamak catch on
tutmaya başlamak catch on
birisiyle ilişki yaşamaya başlamak hook up with
rastlantı eseri başlamak stumble into
bir şeyi yapmaya tesadüfen başlamak fall into something
Phrases
koşmaya başlamak break into a run
Proverb
başlamak bitirmenin yarısıdır well begun is half done
yükselmek için mutlaka öncelikle en alttan başlamak gerekir he who would climb the ladder must begin at the bottom
başlamak bitirmenin yarısıdır a journey of 100 miles begins with one step
başlamak bitirmenin yarısıdır a journey of a thousand miles begins with a single step
Colloquial
hevesle başlamak kick-starting
dansa başlamak take the floor
ateş etmeye başlamak let fly
ateş etmeye başlamak let drive
işe başlamak be in business
rekabete başlamak enter the lists
bir sıfır önde başlamak a head start
daha avantajlı başlamak a head start
avantajlı başlamak a head start
diğerlerinden daha iyi başlamak a head start
kavga etmeye başlamak join battle
birisine yakın durmaya başlamak make approaches to somebody
kullanmaya başlamak call into play
kullanmaya başlamak set into motion
çalıştırmaya başlamak set into motion
çalıştırmaya başlamak call into play
çalıştırmaya başlamak bring into play
kullanmaya başlamak bring into play
şansı yüzüne gülmeye başlamak one's lucky number comes up
başlamak üzere about to start
ağlamaya başlamak start crying
anlamaya başlamak light dawns
başlamak bitirmenin yarısıdır beginning is half done
tekrardan terapiye başlamak start therapy again
ayrıntılar üzerinde çalışmaya başlamak start working out the details
cesedi şimdiden çürümeye başlamak one's body's already decompose
yasal/meşru bir hayat sürmek/sürmeye başlamak go legit
Idioms
hiçten başlamak start from scratch v.
işe sıfırdan başlamak start from scratch v.
sıfırdan başlamak start over from scratch v.
oyunculuk kariyerine başlamak go on the stage v.
savaş için kullanılan parayı halkın refahı için kullanmaya başlamak beat swords into ploughshares
başlamak bitirmenin yarısıdır a good beginning is half the battle
durumu iyiye gitmeye başlamak take a turn for the better
savaş için kullanılan parayı halkın refahı için kullanmaya başlamak turn swords into ploughshares
bir ilişki ya da projeye başlamak için yanlış bir başlangıç yapmak get off on the wrong foot
bir işe ısınmaya başlamak get up steam
sıfırdan başlamak start at the bottom of the ladder
sıfırdan başlamak start from scratch
baştan başlamak go back to square one
(eski sevgiliyle vb) yeniden görüşmeye başlamak hook up with an old flame
düzenli yaşamaya başlamak make good
kolları sıvayıp işe başlamak go about
uygulamaya başlamak get off the ground
çalışma hayatına başlamak go out to work
işe başlamak go out to work
şevkle çalışmaya başlamak get one's finger out
şevkle çalışmaya başlamak pull one's finger out
ansızın gülmeye başlamak break into
(işe vb) başlamak enter into
kıkırdamaya başlamak break into
yakından ilgilenmeye başlamak engage with
sonuç vermeye başlamak come to fruition
bir işe en başından başlamak come in on the ground floor
sezona başlamak come into season
kavga başlamak come to blows
daha kötü bir yaşam sürmeye başlamak come down in the world
her şeye yeniden başlamak turn over a new leaf
sil baştan başlamak turn over a new leaf
sinirlenmeye başlamak rise up in arms
sil baştan başlamak go back to the drawing board
işe en başından başlamak start from scratch
en başından başlamak go back to the drawing board
tanımaya başlamak hip to someone or something
önde başlamak have a head start
güne dinç başlamak hit the ground running
sinirlenmeye başlamak get up on one's hind legs
ailesinden ayrılıp kendi başına yaşamaya başlamak go flatting
kötüleşmeye başlamak take a turn for the worse
kötü olmaya başlamak take a turn for the worse
başarısız olmaya başlamak fray around the edges
etkinliğini yitirmeye başlamak fray around the edges
etkinliğini yitirmeye başlamak fray at the edges
başarısız olmaya başlamak fray at the edges
kaldığı (bıraktığı) yerden devam etmek(yeniden başlamak) pick up where someone leave off
kontrolü kaybetmeye başlamak lose one's grasp on
güne keyifsiz başlamak get out of the wrong side of the bed
tekrar ayakları üzerinde durmaya başlamak regain one's feet
(ciddi olarak) düşünmeye başlamak put on one's thinking cap
anlamaya başlamak get one's mind around something
güne kötü başlamak get off on the wrong foot
bir şeye hazırlık yapmadan başlamak jump in at the deep end
kötü başlamak get off to a bad start
kötü başlamak get off on the wrong foot
kötü başlamak be off on the wrong foot
kötü başlamak be off to a bad start
sıfırdan başlamak bake something from scratch
en baştan başlamak start something from scratch
sıfırdan başlamak do something from scratch
sıfırdan başlamak make something from scratch
en baştan başlamak bake something from scratch
en baştan başlamak do something from scratch
en baştan başlamak start from scratch
en baştan başlamak make something from scratch
sıfırdan başlamak start something from scratch
büyük bir heyecanla başlamak start off with a bang
büyük bir heyecanla başlamak start with a bang
büyük bir şevkle başlamak start off with a bang
büyük bir şevkle başlamak start with a bang
endişelenmeye başlamak run scared
korkmaya başlamak run scared
anlamaya başlamak begin to see the light
bir şeye iyi başlamak get off to a good start
bir şeye iyi başlamak get off on the right foot
çalmaya/söylemeye başlamak/başlatmak strike up the band
ağlamaya başlamak break into tears
ağlamaya başlamak break out into tears
ağlamaya başlamak break in tears
ağlamaya başlamak break out in tears
dört nala koşmaya başlamak break into a gallop
sinirlenmeye başlamak do a slow burn
göreve tekrar başlamak/dönmek be back in the saddle
görünmeye başlamak burst into sight
başlanması gereken zamandan önce başlamak jump the gun
başlanması gereken zamandan önce başlamak beat the gun
düşünmeye başlamak put one's thinking cap on
(av vb) sezonu başlamak/açılmak come into season
görünmeye başlamak come into view
büyük bir şevkle başlamak come on like gangbusters
büyük bir şevkle başlamak come on strong
sohbet etmeye başlamak open a conversation
bir şeyin bedelinin/maliyetinin ne olduğunu anlamaya başlamak count the cost
sohbet etmeye başlamak strike up a conversation
ilgisini çekmeye başlamak take somebody's fancy
içkiye yeniden başlamak fall off the wagon
anlamlı gelmeye başlamak fall in place
kendini kaybedip ağlamaya başlamak fall in a heap
alkole yeniden başlamak get off the wagon
ilgisini çekmeye başlamak tickle somebody's fancy
içkiye yeniden başlamak get off the wagon
alkole yeniden başlamak fall off the wagon
(fiziksel anlamda) gelişmeye başlamak flesh out
çok iyi başlamak be off to a flying start
çok iyi başlamak get off to a flying start
(konuşmaya/yolculuğa) başlamak set forth on something
(konuşmaya/yolculuğa) başlamak launch forth on something
(konuşmaya/yolculuğa) başlamak launch forth upon something
cesaret edip bir işe başlamak venture forth
(belli bir süre içki içmedikten sonra) tekrar içki içmeye başlamak fall off the wagon
bir şirkette en alt kademeden çalışmaya başlamak get a leg in the door
bir şirkette en alt kademeden çalışmaya başlamak get one's get a foot in the door
bir şirkette en alt kademeden çalışmaya başlamak get a foot in the door
bir işe girişmek/başlamak get started on something
(etkili/verimli olarak) çalışmaya başlamak get into gear
(etkili/verimli olarak) çalışmaya başlamak get in gear
biriyle çıkmaya başlamak get something going with someone
arasında/aralarında bir şeyler olmaya başlamak get something going with someone
birine karşı soğumaya başlamak grow cool towards someone
birine karşı mesafeli/soğuk davranmaya başlamak grow cool towards someone
faaliyete başlamak go live
canla-başla başlamak/yapmak get one's teeth in
canla-başla başlamak/yapmak sink one's teeth in
canla-başla başlamak/yapmak sink one's teeth into something
canla-başla başlamak/yapmak get one's teeth into something
bir şeye ilgi duymaya başlamak groove on something
görünmeye başlamak heave into sight
anlamaya başlamak get hip to
anlamaya başlamak be hip to
anlamaya başlamak become hip to
her şeye yeniden başlamak start all over again
bıraktığı yerden başlamak take up where one left off