be down on - Turc Anglais Dictionnaire
Historique

be down on

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


Sens de "be down on" dans le Dictionnaire Turc-Anglais : 4 résultat(s)

Anglais Turc
General
be down on v. -e karşı olmak
Colloquial
be down on v. bir fikri veya davranışı onaylamamak
be down on v. bir fikre veya davranışa karşı çıkmak
Idioms
be down on v. garez bağlamak

Sens de "be down on" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 48 résultat(s)

Anglais Turc
General
be down on somebody v. karşı olmak
be down on somebody v. kancayı takmak
be down on one's luck v. talihi yüz çevirmek
be down on one's uppers v. müşkül duruma düşmek
Colloquial
be down on one’s luck v. kör talihi olmak
be down on one’s luck v. bahtı kara olmak
be down on one’s luck v. şansı kötü gitmek
be down on one’s luck v. şanssız olmak
be down on one’s luck v. şansı kötü olmak
be down on (someone or something) v. (birine/bir şeye) karşı olmak
be down on (someone or something) v. (birine/bir şeye) karşı olumsuz hisleri olmak
be down on (someone or something) v. (birine/bir şeye) eleştirel yaklaşmak
be down on (someone or something) v. (birine/bir şeye) garezi olmak
be down on (someone or something) v. (birini/bir şeyi) onaylamamak
Idioms
be down on one's luck v. kötü gününde olmak
be down on one's luck v. şanssız bir dönem yaşamak
be down on one's luck v. (belirli bir dönem) talihi yaver gitmemek
be down on one's luck v. şanssız olmak
be down on one's luck v. şansı kötü gitmek
be down a notch on one's belt v. bir beden küçülmek
be down on your uppers (british old-fashioned) v. darda olmak
be down on your uppers (british old-fashioned) v. sıkıntıya düşmek
be (down) on (one's) uppers v. uyarıcı ilaçların etkisinde olmak
be (down) on (one's) uppers v. haplanmak
be (down) on (one's) uppers v. parası kalmamak
be (down) on (one's) uppers v. meteliksiz kalmak
be (down) on (one's) uppers v. uyarıcı ilaç almış olmak
be down on (one) like a ton of bricks v. (birinin) tepesine gülle gibi inmek
be down on (one) like a ton of bricks v. (birinin) tepesine balyoz gibi inmek
be down on somebody like a ton of ˈbricks v. (birini) fena halde haşlamak
be down on somebody like a ton of ˈbricks v. (birine) bir güzel giydirmek
be down on (one) like a ton of bricks v. (birini) eşekten düşmüşe çevirmek
be down on somebody like a ton of ˈbricks v. (birine) bir ton fırça çekmek/atmak
be down on somebody like a ton of ˈbricks v. (birini) fena halde paylamak
be down on (one) like a ton of bricks v. (birini) bir güzel benzetmek
be down on somebody like a ton of ˈbricks v. (birine) bir ton laf söylemek
be down on somebody like a ton of ˈbricks v. (birini) fena halde azarlamak
be (down) on (one's) uppers [uk] v. parasız olmak
be (down) on (one's) uppers [uk] v. el elde baş başta kalmak
be down on your luck v. maddi durumu kötüleşmiş olmak
be down on your luck v. parasal yönden şanssız bir dönemde olmak
be/come down on somebody like a ton of ˈbricks v. birine bir ton laf söylemek
be/come down on somebody like a ton of ˈbricks v. birine bir ton fırça çekmek/atmak
be/come down on somebody like a ton of ˈbricks v. birine bir araba laf söylemek
be/come down on somebody like a ton of ˈbricks v. öfkeyle birinin üstüne gitmek/yürümek
be/come down on somebody like a ton of ˈbricks v. birini fena halde azarlamak/paylamak
be/come down on somebody like a ton of ˈbricks v. birine bir güzel giydirmek
be/come down on somebody like a ton of ˈbricks v. birini yerden yere vurmak