düzeltmek - Turc Anglais Dictionnaire
Historique

düzeltmek



Sens de "düzeltmek" dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 132 résultat(s)

Turc Anglais
Common Usage
düzeltmek fix v.
düzeltmek straighten v.
düzeltmek correct v.
düzeltmek rectify v.
General
düzeltmek range v.
düzeltmek edit v.
düzeltmek reorganize v.
düzeltmek meliorate v.
düzeltmek grade v.
düzeltmek true v.
düzeltmek set right v.
düzeltmek put right v.
düzeltmek doctor v.
düzeltmek coordinate v.
düzeltmek set aright v.
düzeltmek make v.
düzeltmek flat v.
düzeltmek emend v.
düzeltmek heal v.
düzeltmek touch v.
düzeltmek repair v.
düzeltmek mend v.
düzeltmek clean up v.
düzeltmek dub v.
düzeltmek amend v.
düzeltmek smoothen v.
düzeltmek smooth over v.
düzeltmek even v.
düzeltmek planish v.
düzeltmek slick v.
düzeltmek plumb v.
düzeltmek plane v.
düzeltmek polish v.
düzeltmek straighten out v.
düzeltmek smooth out v.
düzeltmek ameliorate v.
düzeltmek retouch v.
düzeltmek try out v.
düzeltmek unclutter v.
düzeltmek level off v.
düzeltmek trim v.
düzeltmek justify v.
düzeltmek square v.
düzeltmek improve v.
düzeltmek refine v.
düzeltmek put v.
düzeltmek pick up v.
düzeltmek unscramble v.
düzeltmek smooth away v.
düzeltmek reform v.
düzeltmek better v.
düzeltmek smooth down v.
düzeltmek polish up v.
düzeltmek put in order v.
düzeltmek arrange v.
düzeltmek tidy up v.
düzeltmek regenerate v.
düzeltmek refit v.
düzeltmek remedy v.
düzeltmek haul up v.
düzeltmek sort something out v.
düzeltmek level out v.
düzeltmek grade up v.
düzeltmek reclaim v.
düzeltmek calibrate v.
düzeltmek tidy v.
düzeltmek adjust v.
düzeltmek clear up v.
düzeltmek regulate v.
düzeltmek redress v.
düzeltmek rehabilitate v.
düzeltmek right v.
düzeltmek restore v.
düzeltmek retrieve v.
düzeltmek do v.
düzeltmek face-lift v.
düzeltmek co-ordinate v.
düzeltmek castigate v.
düzeltmek correct v.
düzeltmek level v.
düzeltmek rough down v.
düzeltmek neaten v.
düzeltmek reorganise v.
düzeltmek fettle v.
düzeltmek respecify v.
düzeltmek order v.
düzeltmek reduce v.
düzeltmek make up v.
düzeltmek read v.
düzeltmek redub v.
düzeltmek remedy v.
düzeltmek tosh [scottish] v.
düzeltmek unbend v.
düzeltmek unbow v.
düzeltmek equalize v.
düzeltmek equalise v.
düzeltmek even v.
düzeltmek unrumple v.
düzeltmek zap v.
Phrasals
düzeltmek redd up [midwestern us] v.
düzeltmek take up v.
düzeltmek clean up v.
düzeltmek square up v.
düzeltmek pull something together v.
Colloquial
düzeltmek rehab v.
düzeltmek put right v.
Idioms
düzeltmek make right v.
düzeltmek patch someone up v.
düzeltmek put straight v.
Trade/Economic
düzeltmek adjust v.
düzeltmek settle v.
Law
düzeltmek settle v.
düzeltmek amend v.
düzeltmek correct v.
düzeltmek array v.
düzeltmek alter v.
düzeltmek adjust v.
Technical
düzeltmek unbend v.
düzeltmek right v.
düzeltmek level v.
düzeltmek straighten v.
düzeltmek correct v.
düzeltmek smooth v.
düzeltmek debug v.
düzeltmek redress v.
düzeltmek revise v.
düzeltmek rectify v.
Computer
düzeltmek proofread v.
düzeltmek debug v.
Aeronautic
düzeltmek retrieve v.
düzeltmek calibrate v.
Literature
düzeltmek red-pencil v.

Sens de "düzeltmek" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 238 résultat(s)

Turc Anglais
Common Usage
tırmıkla düzeltmek rake v.
yazım hatalarını bulup düzeltmek proofread v.
General
malayla düzeltmek trowel v.
bir plan veya sistemdeki ufak tefek pürüzleri düzeltmek work out the kinks v.
saçını başını düzeltmek preen oneself v.
provaları düzeltmek proofread v.
rüzgara göre düzeltmek (yelkeni) trim v.
birinin yanlış bilgisini düzeltmek set someone right v.
yüzünü yontup düzeltmek (taşın) face v.
saçını başını düzeltmek gussy up v.
gagasıyla tüylerini düzeltmek preen v.
tüylerini düzeltmek (kuş) plume v.
gaga ile düzeltmek preen v.
üstünü başını düzeltmek tidy oneself up v.
ahlakını düzeltmek moralize v.
rende ile düzeltmek plane v.
zımpara ile düzeltmek sand v.
moralini düzeltmek cheer somebody up v.
saçını başını özenle düzeltmek preen oneself v.
yeniden düzeltmek retrieve v.
tüylerini düzeltmek preen v.
birini düzeltmek set someone right v.
gözden geçirerek düzeltmek (metni) revise v.
bir metni düzeltmek emendating v.
bir şeyi düzeltmek set something right v.
üstünü başını düzeltmek smarten v.
yanlışlarını düzeltmek (bir metnin) emend v.
keserek düzeltmek trim v.
saçını başını özenle düzeltmek preen v.
gagasıyla düzeltmek (kuş tüylerini) preen v.
yeniden düzeltmek rearrange v.
ses tonunu düzeltmek adjust the tone v.
kesip düzeltmek trim v.
tekrar düzeltmek readjust v.
saçlarını düzeltmek do one's hair v.
sadece gereken yerlere boya vurarak bir şeyin görünümünü düzeltmek touch something up v.
anlaşma maddesini düzeltmek amend a clause in the contract v.
değişiklik yapmak (yanlışı düzeltmek vb) make amends v.
durumu düzeltmek get better v.
durumu düzeltmek (one's financial position) improve v.
saçını düzeltmek tidy one's hair v.
saçlarını düzeltmek tidy one's hair v.
hatayı düzeltmek put right the mistake v.
hatayı düzeltmek correct the mistake v.
hata düzeltmek correct a mistake v.
hatayı düzeltmek rectify the mistake v.
kusur düzeltmek put right a mistake v.
kusur düzeltmek rectify a mistake v.
kusur düzeltmek correct a mistake v.
karar düzeltmek correct the decision v.
zımparayla düzeltmek grind v.
zımparayla düzeltmek sandpaper v.
zımparayla düzeltmek rub v.
zımparayla düzeltmek paper v.
zımparayla düzeltmek sand v.
zımparayla düzeltmek rub with emery v.
zımparayla düzeltmek emery v.
yanlışlığı düzeltmek rectify the mistake v.
yanlışlığı düzeltmek put right the mistake v.
yanlışlığı düzeltmek correct the mistake v.
yeniden düzeltmek redispose v.
eteğini düzeltmek smooth (down) one's skirt v.
gözden geçirip düzeltmek revise v.
yatağını düzeltmek make the bed v.
(bir yazının yanlışlarını) düzeltmek emend v.
etrafı şöyle bir düzeltmek give something the once-over v.
ile arayı düzeltmek make up with v.
bir yanlışlığı düzeltmek correct a mistake v.
yanlış anlamayı düzeltmek correct a misunderstanding v.
çekül ile düzeltmek plumb v.
planya ile düzeltmek plane v.
(çekülle) düzeltmek plumb v.
yeniden düzeltmek readjust v.
imajını düzeltmek improve one's image v.
arayı düzeltmek make one's peace v.
bir hatayı düzeltmek make good v.
yapılan hatayı düzeltmek reverse the damage done v.
işleri düzeltmek make things right v.
hataları düzeltmek correct the mistakes v.
yanlışları düzeltmek correct the mistakes v.
yatak düzeltmek make up a bed v.
bir metni düzeltmek edit v.
bir metni düzeltmek redact v.
bir şeyi düzeltmek/halletmek have something settled v.
üstünü başını düzeltmek spruce oneself up v.
enflasyona göre düzeltmek/düzeltme yapmak adjust for inflation v.
ahlakını düzeltmek moralise v.
mutfağı toparlamak/düzeltmek tidy up the kitchen v.
fazla düzeltmek over-correct v.
gramer hatası düzeltmek correct a grammar mistake v.
gramer hatası düzeltmek correct a grammatical mistake v.
sorunu düzeltmek fix an issue v.
durmunu tekrar düzeltmek reorient v.
gözden geçirerek düzeltmek recognize [obsolete] v.
gözden geçirerek düzeltmek recognise [obsolete] v.
yanlışlarını düzeltmek rectify [obsolete] v.
yanlışı düzeltmek redress v.
tahmini düzeltmek re-estimate v.
şeklini düzeltmek refashion v.
(yazının, belgenin vb.) yanlışlarını düzeltmek reform v.
yeniden düzeltmek regear v.
tekrar düzeltmek rejigger v.
yeniden düzeltmek remodify v.
yeniden ahlakını düzeltmek remoralize v.
yeniden ahlakını düzeltmek remoralise v.
başparmakla düzeltmek thumb v.
kırışmış bir şeyi düzeltmek uncrumple v.
altını keserek düzeltmek underbear [obsolete] v.
(metnin) yanlışlarını düzeltmek emendate v.
yanlışlarını düzeltmek emendate v.
moralini düzeltmek undumpish [obsolete] v.
kart destesini masaya/sıraya hafifçe vurup kenarını düzeltmek jog v.
(kalite, renk, tat) düzeltmek enrich v.
çatık kaşlarını düzeltmek unknit [rare] v.
(kıvrılmış bir şeyi) düzeltmek unpleat v.
moralini düzeltmek unsadden v.
(eğrilmiş bir şeyi) düzeltmek unspin v.
(eğri bir şeyi) düzeltmek unwarp v.
(bükülmüş şeyi) düzeltmek unwarp v.
sallantıdaki bir ilişkiyi düzeltmek için yapılan çocuk band-aid baby n.
Phrasals
bir şeyi düzeltmek/düzene koymak tidy up something v.
bir şeyi düzeltmek/düzene koymak slick something up v.
birini düzeltmek shape someone up v.
bir şeyi düzeltmek/düzenlemek spiff something up v.
durumlarını düzeltmek level up v.
(odayı vb) düzeltmek make something tidy v.
(odayı vb) düzeltmek put something into order v.
pat pat vurarak düzeltmek/düzleştirmek pat down v.
ıslatıp düzeltmek/düzleştirmek wet down v.
ıslatıp düzeltmek/düzleştirmek wet someone or something down v.
(birinin başka biriyle, eski sevgilisiyle) tekrar arasını düzeltmek drive (one) back to (someone) v.
birinin başka biriyle (eski sevgilisi, annesi, babası) arasını düzeltmek drive someone back to someone v.
kısaltarak düzenlemek/düzeltmek edit something out of something v.
kısaltarak düzenlemek/düzeltmek edit something out v.
(bir şeyi başka bir şeyi/başka bir şeyin parçalarını kullanarak) onarmak/düzeltmek reconstruct (something) from (something else) v.
sürterek düzeltmek grind away v.
bir şeyi törpüleyerek düzeltmek grind something down v.
(birinin/bir şeyin içinde bulunduğu bir durumu) düzeltmek raise (someone or something) out of (some state) v.
durumunu düzeltmek raise up v.
ile arayı bulmak/düzeltmek square with v.
ile anlaşmazlığı düzeltmek/çözmek square with v.
biriyle arayı bulmak/düzeltmek square with someone v.
biriyle anlaşmazlığı düzeltmek square with someone v.
ile durumu düzeltmek square with v.
Proverb
kötü bir işi elden geldiğince düzeltmek make the best of a bad job
Idioms
bir farklılığı düzeltmek pick a crow v.
saçını başını düzeltmek run a brush through (one's) hair v.
kendi ayakları üstünde durarak durumunu düzeltmek/iyileştirmek drag (oneself) up by (one's) (own) bootstraps v.
kendi ayakları üstünde durarak durumunu düzeltmek/iyileştirmek pull yourself up by your own bootstraps v.
kendi ayakları üstünde durarak durumunu düzeltmek/iyileştirmek drag yourself up by your own bootstraps v.
bir iki yanlışını düzeltmek tell (someone) a thing or two (about someone or something) v.
birini düzeltmek/hatasını gidermek tell (someone) a thing or two (about someone or something) v.
birini düzeltmek/hatasını gidermek tell someone a thing or two v.
birini düzeltmek/hatasını gidermek teach someone a thing or two v.
biriyle arayı düzeltmek fix something with someone v.
bir şeyi düzeltmek/halletmek have something cinched v.
bir yeri toparlamak/düzeltmek get/make something straight v.
biri ile olan ilişkilerini düzeltmek mend the fences with someone v.
bir şeyi yahut karmaşık bir durumu düzeltmek set something straight v.
birinin yanlışını sert bir şekilde düzeltmek tell them where the dog died v.
bir şeyi düzeltmek put something straight v.
durumu düzeltmek make it right v.
imajını düzeltmek improve one's looks v.
ilişkilerini düzeltmek mend one's fences v.
moralini düzeltmek lift someone's spirit v.
moralini düzeltmek bring back to life v.
problemleri çözerek durumu düzeltmek work things out v.
(görünümü/imajı) baştan aşağı elden geçirip düzeltmek make someone over v.
yanlışı düzeltmek make it right v.
(görünümü/imajı) baştan aşağı elden geçirip düzeltmek do someone over v.
ütüyle düzeltmek iron out v.
dişini tırnağına takarak durumu düzeltmek drag (oneself) up by (one's) (own) bootstraps v.
dişini tırnağına takarak durumunu düzeltmek drag/pull yourself up by your (own) bootstraps v.
kendi ayakları üstünde durarak durumunu düzeltmek drag/pull yourself up by your (own) bootstraps v.
kendi tırnaklarıyla kazıyarak durumunu düzeltmek drag/pull yourself up by your (own) bootstraps v.
yüz ifadesini düzeltmek rearrange someone's face v.
anlaşılmaması için yüz ifadesini düzeltmek rearrange someone's face v.
(sosyal, politik, finansal) durumunu düzeltmek get on in the world v.
arayı düzeltmek get square with (one) v.
anlaşmazlığı düzeltmek get square with (one) v.
(çentiği, çıkıntıyı) çekiçle döverek düzeltmek hammer away at (something) v.
bir şeyin dış görünüşünü iyileştirmek/düzeltmek give something a facelift v.
birini düzeltmek put straight v.
birinin davranışını, inancını, yaklaşımını düzeltmek put straight v.
kendini düzeltmek put straight v.
kendi yaklaşımını, davranışını, zihniyetini düzeltmek put straight v.
birini (bir konuda/bir şey hakkında) düzeltmek put somebody straight (about/on something) v.
(birinin (bir konuda) yanlış anladığı unsurları düzeltmek put somebody straight (about/on something) v.
birini (bir konuda/bir şey hakkında) düzeltmek set somebody straight (about/on something) v.
(birinin (bir konuda) yanlış anladığı unsurları düzeltmek set somebody straight (about/on something) v.
(birinin) davranışlarını korkutarak düzeltmek scare (someone) straight v.
ütüyle (bir şeyin) kırışıklıklarını açmak/düzeltmek iron out the wrinkles (of/in something) v.
ütüyle (bir şeyin) kırışıklıklarını açmak/düzeltmek iron the wrinkles out (of/in something) v.
ütüyle (bir şeydeki) kırışıklıkları açmak/düzeltmek iron the wrinkles out (of/in something) v.
bir hatayı düzeltmek için asla geç değildir It is never too late to mend expr.
(bir şeyleri) düzeltmek için hiçbir zaman çok geç değildir It is never too late to mend expr.
Formal
yeniden düzeltmek reamend v.
Trade/Economic
likidite durumunu düzeltmek to rebuild liquidity v.
tekrar inceleyip düzeltmek revise v.
Law
(nisfet mahkemesinde) resmi belgedeki hatayı tarafların niyeti doğrultusunda düzeltmek reform v.
bir kararı düzeltmek rectify a decision v.
kararı düzeltmek revise the decision v.
(nisfet mahkemesinde) resmi belgedeki hatayı tarafların niyeti doğrultusunda düzeltmek reformation n.
Politics
bir durumu düzeltmek remedy a situation v.
Media
bir yazıyı kontrol edip düzeltmek copyread v.
bir yazıyı kontrol edip düzeltmek subedit v.
bir yazıyı kontrol edip düzeltmek copyedit v.
Technical
(çubuk, boru, vb.) iki merdanenin üstünden, üçüncünün altından geçirerek düzeltmek reel v.
ayarını düzeltmek calibrate v.
eğe ile düzeltmek file v.
hasarlı kanadı düzeltmek align a damaged blade v.
tekrar kazanmak veya düzeltmek retrieve v.
törpü ile düzeltmek rasp v.
optik cihazlarda ters yüz edilmiş görüntüleri düzeltmek için kullanılan dik açılı bir prizma erecting prism n.
tersyüz edilmiş görüntüleri düzeltmek için kullanılan dik açılı bir prizma erecting prism n.
ters yüz edilmiş görüntüleri düzeltmek için kullanılan dik açılı bir prizma erecting prism n.
Textile
aplike yaparak (bir süsü) düzeltmek appliqué v.
Construction
(yontma taşı) yeniden düzeltmek regrate v.
beton dökülen yerde bir kalas veya metalden bir düzleştirici ile harcın yüzeyini düzeltmek float finish v.
Aeronautic
uçağı düzeltmek flatten out v.
Marine
yelkenleri düzeltmek set the sails v.
Medical
(kırık/çıkık) düzeltmek adjust v.
durumunu düzeltmek (kan, organ vb) tonify v.
dişeti dokusunu şekil düzeltmek amacıyla fizyolojik olarak düzeltme gingivoplasty n.
sakatlığı düzeltmek için kemik kırma ameliyatı osteoclasis n.
Optics
prizmaları ışığın renk sapmasını düzeltmek için kullanan optik cihaz teinoscope n.
Agriculture
tırmık veya benzeri bir aletle düzeltmek rake n.
Tobacco
tütüne koku ve tad vermek veya bazı özelliklerini düzeltmek amacıyla kullanılan maddeler additive n.
Literature
gözden geçirerek düzeltmek (metni, kitabı vb.) recense v.
gözden geçirerek düzeltmek red-pencil v.
kırmızı kalemle düzeltmek red-pencil v.
Military
nişangahı düzeltmek adjust v.
Sport
tutuş şeklini düzeltmek correct the grip v.
Printery
(metni vb.) düzeltmek redo v.
Archaic
hatalarını düzeltmek emend v.
Engineering
(bozuk dijital sinyalleri) yeniden biçimlendirmek/düzeltmek regenerate v.
Slang
düzeltmek (hatayı/sorunu) unfuck v.
saçını başını düzeltmek level one’s locks v.