go out - Turc Anglais Dictionnaire
Historique

go out

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


Sens de "go out" dans le Dictionnaire Turc-Anglais : 23 résultat(s)

Anglais Turc
Common Usage
go out v. çıkmak
General
go out v. eğlenmek için dışarı çıkıp insanlarla buluşmak
go out v. kesilmek
go out v. dışarıya çıkmak
go out v. modası geçmek
go out v. dışarı çıkmak
go out v. yollanmak (mektup koli vb)
go out v. kalkmak
go out v. istifa etmek
go out v. gönderilmek
go out v. sönmek
go out v. flört etmek
go out v. demode olmak
go out v. çekilmek
go out v. sokağa çıkmak
go out v. dışarı gitmek
go out v. geçmek
go out v. grev yapmak
go out v. çekilmek (deniz)
go out v. (ışık) sönmek
go out v. (ateş) sönmek
Idioms
go out v. demode olmak
go out modası geçmek

Sens de "go out" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 209 résultat(s)

Anglais Turc
Common Usage
go out for a walk v. yürüyüşe çıkmak
General
go out of order v. arızalanmak
go out with v. ile flört etmek
go out with v. ile gezmek
go out of tune v. akordu bozulmak
go out hunting v. avlanmak
go out fishing v. balığa çıkmak
go out with v. flört etmek
go out of date v. modası geçmek
go out of sight v. gözden kaybolmak
go out of one's mind v. keçileri kaçırmak
go out in public v. adam içine çıkmak
go out of one's mind v. aklını oynatmak
go out of one's mind v. aklını kaçırmak
go out with v. ile çıkmak
go out of order v. arıza meydana gelmek
go out of v. dışına çıkmak
go out of order v. arıza vermek
go out with v. ile dışarı çık
go all out v. canını dişine takmak
go out of one's possession v. elden çıkmak
go out of the frame v. çerçeve dışına çıkmak
go out of existence v. ölmek
go out of existence v. tarih sahnesinden silinmek
go out of existence v. varoluşu sonlanmak
go out of shower v. duştan çıkmak
go out of the harbour v. limandan çıkış yapmak
go out on a limb v. birisi için riske girmek
go out to the garden v. bahçeye çıkmak
go out through the door v. kapıdan geçmek
go out of control v. kontrol dışına çıkmak
go out through the door v. kapıdan çıkmak
go out at night v. gece dışarı çıkmak
go out of use v. kullanımdan kalkmak
go out for dinner v. yemeğe çıkmak
go out for lunch v. yemeğe çıkmak
go out to eat v. yemeğe çıkmak
go out from the country v. ülkeden çıkış yapmak
go out from the country v. ülkeden çıkmak
go out to tender v. ihale edilmek
go out to tender v. ihaleye çıkmak
go out at night v. gece sokağa çıkmak
go out alone v. yalnız dışarı çıkmak
go out of business v. (biriyle) iş yapmamak
go out of business v. kepenk kapamak
go out of favour v. rağbetini kaybetmek
go out in public v. toplum içine çıkmak
go out in public v. insan içine çıkmak
go out of town v. şehir dışına gitmek
go in and out v. girip-çıkmak
go out at nights v. geceleri çıkmak
go out of town v. şehir dışına çıkmak
go out at nights v. gece çıkmak
go out for fresh air v. temiz hava almaya çıkmak
go out for fresh air v. temiz havaya çıkmak
go out of the room v. odadan çıkmak
go out of fashion v. modası geçmek
go out with someone v. birisiyle çıkmak
(for lights) to go out v. ışıklar gitmek
(for lights) to go out v. (elektrikler) kesilmek
(for lights) to go out v. ışıklar kesilmek
know where to go to find out v. sorunun cevabını nerede bulacağını bilmek
go out of business v. kepenk kapatmak
go out of business v. kepenk indirmek
go out the car v. arabandan inmek
go out for a run v. koşuya çıkmak
(one's) internet to go out v. interneti gitmek
go out on patrol v. devriyeye çıkmak
go out to patrol v. devriyeye çıkmak
(power) go out v. (elektrik) kesilmek
be/go out on the town v. şehre eğlenmeye gitmek
go out and enjoy yourself v. çıkıp eğlenmek
go out rambling v. uzun bir yürüyüşe çıkmak
go out with friends v. arkadaşlarla çıkmak
go out of the house v. evden dışarı çıkmak
go out on the balcony v. balkona çıkmak
Phrasals
go out together v. birlikte/beraber çıkmak
go all out v. elden gelen her şeyi yapmak
go all out v. her yolu denemek
Colloquial
go in one ear and out the other v. bir kulağından girip öteki kulağından çıkmak
go out with a bang v. harika/muhteşem bir biçimde sonlandırmak
go out! expr. dışarı çık!
radio to go out telsiz bozulmak
sorry i can't go out tonight kusura bakma bu gece çıkamam
Idioms
go out and have fun v. alzarse la bata (colombia)
go out with the boys v. erkek gecesi yapmak
go out with the boys v. bizim çocuklarla buluşmak/dışarı çıkmak
go out of someone's mind v. aklından çıkmak
go out of one's mind v. aklını kaybetmek
go out on the razzle v. alem yapmak
go out on the town v. alem yapmak
go out on a spree v. alem yapmak
go out on the tiles v. alemlere/ortamlara akmak
go out like a light v. ansızın bilincini yitirmek
go out like a light v. ansızın kendini kaybetmek
go out like a light v. ansızın komaya girmek
go in at one ear and out at the other v. bir kulağından girip öbür kulağından çıkmak
go out of your way to do something v. başkalarını rahat ettirmek için fazladan çaba harcamak
go in one ear and out the other v. bir kulağından girip öbür kulağından çıkmak
go out on a limb v. başını derde sokmak
go out of focus v. bulanık görmek
go out like a light v. birden uykuya dalmak
go out of focus v. bulanık resim vermek
have heart go out to v. birisine karşı sevgi/şefkat duymak
go out on a high note v. başarıyla bitirmek
go out in search of v. bir şeyi aramaya/bulmaya çıkmak
go in at one ear and out at the other v. bir kulağından girip öbüründen çıkmak
go out of style v. demode olmak
go out of hand v. çığırından çıkmak
go out to work v. çalışma hayatına başlamak
go out of action v. çalışmamak
go out of one's mind v. delirmek ya da sıkılmak
go out of fashion v. demode olmak
go out of view v. görüş açısının dışında kalmak
go out on the town v. felekten bir gece çalmak
go out of view v. görüş açısının dışına çıkmak
go out of view v. görememek
go out on a spree v. felekten bir gece çalmak
go out on strike v. grev yapmak
go all out (for) v. elinden geleni yapmak
go out on strike v. greve gitmek
go out of practice v. hamlamak
go all out v. elinden geleni yapmak
go out of sight v. görüş açısının dışında kalmak
go out of sight v. görüş açısının dışına çıkmak
go out of service v. hizmet dışı kalmak
go out of sight v. görememek
go out of action v. hizmet dışı kalmak
go out of date v. eskimek
go out on the town v. içip eğlenmek
go out on a high note v. iyi biçimde bitirmek
go out of business v. iflas etmek
go out on a spree v. içip eğlenmek
go out of business v. işi kesmek
go out to work v. işe başlamak
go all out tüm yolları denemek
go out on a limb kolu kanadı kırılmak
go out of the frying-pan into the fire yağmurdan kaçıp doluya tutulmak
go out of fashion modası geçmek
go out of earshot (birinin) duyamayacağı bir yere gitmek
go out of one's depth zorlanmak
go out of play oyun alanının dışına atmak
go out on a limb riski göze almak
go out of business (ticaretten) çekilmek
go out of play oyun dışı kalmak
go out on a limb riske girmek
go out of date modası geçmek
go out of someone's mind unutmak
go out of one's depth zor ya da anlaşılmaz bir işle karşılaşmak
go out of business ticareti kesmek
go out of business kepenk indirmek
go out like a light uykuya dalmak
go out like a light uyuyakalmak
go out of one's way zahmete girmek
go out of one's way zahmet etmek
go out of one's way zahmete katlanmak
go out of the frying pan into the fire yağmurdan kaçarken doluya tutulmak
go out of the frying pan and into the fire yağmurdan kaçarken doluya tutulmak
go out of your way to do something zahmete girmek
go out for a spin (bisikletle/arabayla) gezmeye çıkmak
go out for a spin (bisikletle/arabayla) çıkıp gezmek
go out of style modası geçmek
go out the window yok olmak
go out of the window yok olmak
have one's heart go out to someone kalbi birisi için çarpmak
have one's heart go out to someone (başı dertte olan) birisi için sempati duymak
have one's heart go out to someone kalbi birisiyle olmak
go out with the horse and carriage modası geçmek
go out with the buggy whip modası geçmek
go out with the horse and buggy modası geçmek
go out-of-bounds sahayı sınırlayan çizgilerin dışına çıkmak
go out on a high note layıkıyla bitirmek
Speaking
would you like to go out with me tonight? expr. bu gece benimle çıkar mısın?
would you like to go out with me tonight? expr. bu gece benimle çıkar mısın?
we can go out tonight expr. bu gece dışarı çıkabiliriz
would you like to go out with? me this evening expr. bu akşam benimle çıkar mısın?
will you go out with me? expr. benimle çıkar mısın?
we should go out and celebrate expr. dışarı çıkıp bunu kutlamalıyız
can I go out? expr. dışarı çıkabilir miyim?
don't go out on the balcony in bare feet expr. çıplak ayakla balkona çıkmayın
yesterday we couldn't go out because it rained expr. dün dışarı çıkamadık çünkü yağmur yağdı
would you like to go out? expr. dışarı çıkmak ister misin?
don't go out on the balcony in bare feet expr. çıplak ayakla balkona çıkma
you can go out expr. çıkabilirsin
you need to go out more often expr. dışarıya daha sık çıkmalısın
you can go out expr. çıkabilirsiniz
I have to go out expr. çıkmalıyım
out you go! expr. haydi çık!
don't go out on the balcony in bare feet yalınayak balkona çıkma/çıkmayın
don't let anybody go in or out kimsenin girip çıkmasına izin verme
go out of town şehir dışına çıkmak
she asked me to go out with her onunla dışarı çıkmamı istedi
does he look like the kind of person i'd go out with? sence o çıkmak isteyeceğim türden birisi mi?
sorry i can't go out tonight özür dilerim bu gece çıkamam
Slang
go out of one's head v. çılgına dönmek
go out of one's head v. deliye dönmek
go out of one´s mind kafayı sıyırmak
go out of one´s mind kafayı çizmek
go out of one's head şalterleri atmak
go out of one's head şalteri atmak
go out of one's skull sarhoş olmak
Trade/Economic
go out of business v. faaliyetine son vermek
go out of business v. işi kapatmak
go out of business v. iş hayatından çıkmak
go out to tender v. ihaleye çıkmak
go out of business ticaretten çekilmek
Gastronomy
go out shopping v. çarşıya çıkmak
Football
go out for a match maça çıkmak
(ball) to go out of bounds over the sidelines top sahayı sınırlayan çizgileri geçmek