i'd - Turc Anglais Dictionnaire

i'd

Sens de "i'd" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 150 résultat(s)

Anglais Turc
General
without wishing to boast i'd like to say that adv. ayıptır söylemesi
Phrases
I'd like to point out that expr. belirtmek isterim ki
I'd like to state that expr. belirtmek isterim ki
I'd like to take this opportunity to thank all of you expr. bu vesileyle hepinize teşekkür ederim
If I knew you were coming, I'd have baked a cake expr. geleceğini bilseydim bir kek yapardım
If I knew you were coming, I'd have baked a cake expr. ne güzel sürpriz anlamında, beklenmedik birinin gelişiyle duyulan heyecanı anlatan bir söz
If I knew you were coming, I'd have baked a cake expr. geleceğini bilseydim börekler açardım sana
Proverb
I'd rather face a firing squad than do this bunu yapacağıma kurşuna dizilmeyi tercih ederim
Colloquial
for two pins I'd expr. elime geçse
for two pins i'd expr. elimde olsa
I’d stake my life expr. kalıbımı basarım
(I'd be) happy to (do something) expr. (bir şeyi yapmaktan) memnuniyet/mutluluk duymak
(I'd be) happy to (do something) expr. (bir şeyi yapmak) istemek
(I'd be) happy to (do something) expr. (bir şeyi) memnuniyetle/seve seve (yapmak)
I could tell you but then I’d have to kill you expr. (şaka yollu) söylerim/söylerdim ama sonra seni öldürmem gerekir
I could tell you but then I’d have to kill you expr. söyleyemem, yoksa seni öldürmem gerekir
I could tell you, but then I'd have to kill you expr. (şaka yollu) söylerim/söylerdim ama sonra seni öldürmem gerekir
I could tell you, but then I'd have to kill you expr. söyleyemem, yoksa seni öldürmem gerekir
I could tell you but then I’d have to kill you expr. (şaka yollu) söylerim/söylerdim ama sonra seni öldürmem gerek
I could tell you, but then I'd have to kill you expr. (şaka yollu) söylerim/söylerdim ama sonra seni öldürmem gerek
I'd (just) as soon (as) do something expr. (bir şey yapmayı) yeğlerim
I'd (just) as soon (as) do something expr. (bir şey) yerine (başka bir şey yapmayı) tercih ederim
I'd (just) as soon (as) do something expr. en iyisi (bir şeyi yapmam) olmak
I'd (just) as soon (as) do something expr. (bir şeyi yapmam) daha iyi olmak
I'd (just) as soon (as) do something expr. (bir şeyi yapsam) daha iyi olmak
I'd (just) as soon (as) do something expr. (bir şey yapmaktansa başka bir şey yapmayı) tercih ederim
I'd (just) as soon (as) do something expr. (bir şey yapmayı) tercih ederim
I'd say expr. bana göre
I'd say expr. bana göre
I'd say expr. fikrimce
I'd say expr. benim fikrime göre
I'd say expr. bana kalırsa
I'd say expr. kanımca
I'd say expr. bence
I'd lay a wager that expr. eminim ki
I'd lay a wager that expr. kesin
I'd lay a wager that expr. iddiasına varım ki
I'd lay a wager that expr. bahse girerim ki
I wish I'd said that expr. keşke bunu ben söyleseydim
I'd like a word with you expr. seninle/sizinle biraz konuşabilir miyim?
I'd as soon do expr. (...) yapmam daha iyi olur
ictybtihtky (I could tell you, but then I'd have to kill you) expr. (şaka yollu) söylerim/söylerdim ama sonra seni öldürmem gerekir
I'd bet money expr. her bahsine varım
I'd like you to meet expr. ile tanışmanı istiyorum
I'd like you to meet expr. ile tanıştırmak istiyorum
I'd bet money (on something) expr. (üzerine) her bahsine varım
Idioms
I'd just as leave do something expr. böyle yapmayı tercih ederim
i'd just as leave do something expr. şöyle yapsam daha iyi (olacak)
I wish you'd called first expr. keşke daha önce (gelmeden) arasaydın
If I knew you were coming, I'd have baked a cake expr. a nerden çıktınız siz
If I knew you were coming, I'd have baked a cake expr. geleceğini bilseydim kek yapardım
If I knew you were coming, I'd have baked a cake expr. nerden çıktın sen
If I knew you were coming, I'd have baked a cake expr. seni gördüğüme çok şaşırdım
I'd rather face a firing squad than do expr. (bir şey) yapacağıma kurşuna dizilmeyi tercih ederim
I'd rather face a firing squad than (do something) expr. (… yapacağıma) kurşuna dizilmeyi tercih ederim
Speaking
I'd sooner die! expr. ölmeyi tercih ederim!
I'd rather not go expr. gitmemeyi tercih ederim
I'd rather not go expr. bana kalsa gitmem
I'd be honored expr. onur duyarım
I'd just as soon stay here expr. burada kalmayı tercih ederim
what I'd give for.. expr. ..için neler vermezdim
I'd like to know you expr. seni tanımak isterim
I'd like you to know that expr. bilmeni isterim ki
I'd better get on my horse expr. ayrılsam iyi olur
I'd better get moving expr. ayrılsam iyi olur
I'd better get on my horse expr. kalksam iyi olur
I'd better get moving expr. kalksam iyi olur
I'd better get moving expr. gitsem iyi olur
I'd better get on my horse expr. gitsem iyi olur
I'd better be going expr. gitsem iyi olur
I'd better be off expr. kalksam/ayrılsam iyi olur
I'd better hit the road expr. gitme zamanım geldi
I'd better hit the road expr. yola koyulma zamanım geldi
I'd better hit the road expr. ayrılma zamanım geldi
I'd like to get to know you better expr. sizi yakından tanımak istiyorum
I'd like to have a word with you expr. konuşabilir miyiz?
I'd have given anything expr. neler vermezdim
I'd do it myself expr. kendim yapardım
I'd like to believe that expr. buna ben de inanmak istiyorum
I'd have given anything expr. keşke
I thought i'd lost this expr. onu kaybettiğimi sanıyordum
I know what i'd do expr. ne yapacağımı biliyorum
if it were me i'd listen to him expr. yerinde olsam onu dinlerdim
I was hoping i'd see you here tonight expr. bu gece seni burada göreceğimi umuyordum
I'd go home instead expr. eve gitmeyi tercih ederim
I knew I'd find you here expr. seni burada bulacağımı biliyordum
if I were you I'd listen expr. yerinde olsam dinlerdim
I'd rather hear it from you expr. senden dinlemeyi tercih ederim
if anything ever happened to you I'd never forgive myself expr. başına bir şey gelecek olursa kendimi asla affetmem
I never thought I'd see you again expr. seni bir daha göreceğimi hiç sanmıyordum
I'd better go expr. gitsem iyi olacak
I thought i'd say hi expr. merhaba diyeyim dedim
I'd be very careful if i were you expr. yerinde olsam çok dikkatli olurdum
I'd rather be lucky than good expr. iyi olmaktansa şanslı olmayı yeğlerim
d'you know what i mean? expr. bilmem anlatabildim mi?
I'd better get ready expr. ben hazırlanayım en iyisi
I'd love to expr. çok isterim
I'd like the same expr. ben de aynısından alayım
I'd hate to disappoint you expr. seni hayal kırıklığına uğratmak istemem
I'd like to be alone expr. yalnız kalmak istiyorum
I'd have sworn it was you expr. senin olduğuna yemin edebilirdim
I'd rather not explain on the phone expr. bunu telefonda söylememeyi tercih ederim
I'd like that expr. seve seve
there's something i'd like to show you expr. sana göstermek istediğim bir şey var
never thought I'd see you here expr. seni burada göreceğim aklımın ucundan geçmezdi
I never thought I'd see you here expr. senin burada olacağın aklımın ucundan geçmezdi
I never thought I'd see you here expr. seni burada göreceğim aklımın ucundan geçmezdi
never thought I'd see you here expr. senin burada olacağın aklımın ucundan geçmezdi
I'd bet money on it expr. son derece eminim
I'd bet money on it expr. her bahse varım
I'd bet money on it expr. kalıbımı basarım
I'd bet money on it expr. her bahsine varım
I'd like you to meet him expr. (birilerini tanıştırırken) onunla tanışmanı istiyorum
I'd like for you to meet her expr. (birilerini tanıştırırken) onunla tanışmanı istiyorum
I'd like to speak to someone in charge expr. bir yetkiliyle görüşmek istiyorum
I'd like you to meet her expr. (birilerini tanıştırırken) onunla tanışmanı istiyorum
I'd like for you to meet him expr. (birilerini tanıştırırken) onunla tanışmanı istiyorum
I wish I'd said that first expr. keşke bunu ilk ben söyleseydim
does he look like the kind of person i'd go out with? expr. sence o çıkmak isteyeceğim türden birisi mi?
I'd quite like to keep it that way expr. (bir davranış/alışkanlık) böyle devam etsin istiyorum
you know what I'd better be getting home expr. aslında eve gitsem daha iyi olur
I'd rather die on my feet than die on my knees expr. dizlerimin üstünde ölmektense ayaklarımın üstüne ölmeyi tercih ederim
I'd rather die on my feet than die on my knees expr. diz çöküp ölmektense ayakta ölmeyi tercih ederim.
I'd expect nothing less from you expr. senden de başka türlüsü beklenemez zaten
I'd rather go there than sit here all evening expr. bütün akşam burada oturacağıma oraya gitmeyi tercih ederim
I'd like to see your face expr. yüzünü görmek istiyorum
I bet you'd like one of these expr. eminim bunlardan biri hoşuna giderdi
I'd do anything to get her back expr. onu geri almak için her şeyi yaparım
I was hoping you'd be here expr. burada olmanı umuyordum
I never thought I'd miss you as much as I do expr. seni bu kadar özleyeceğim asla aklıma gelmezdi
I'd rather not say expr. söylememeyi tercih ederim
I'd appreciate it if we just pretend that this never happened expr. bu hiç yaşanmamış gibi davranırsak çok memnun olurum
I was hoping you'd say that expr. ben de böyle demeni umuyordum
I'd love to report it expr. bunu haber yapmak istiyorum
I never thought I'd be happy to see you expr. seni gördüğüme sevineceğim hiç aklıma gelmezdi
I never thought I'd be happy to see you expr. sizi gördüğüme sevineceğim hiç aklıma gelmezdi
I'm sure they'd all agree expr. eminim hepsi kabul ederdi
I'm bored I'd like to do something different expr. sıkıldım farklı bir şey yapmak istiyorum
I'd drop by expr. uğrayacaktım
I'd be glad to help you expr. size yardımcı olmaktan mutluluk duyarım
I'd be glad to help you expr. size yardımcı olmaktan memnuniyet duyarım
I'd be glad to help you expr. size memnuniyetle yardım ederim
I'd like to help you expr. sana yardım etmek isterim
I thought you'd never ask expr. hiç sormayacaksın sandım
there is a point I'd like to raise here expr. burada değinmek istediğim bir nokta var
I'd be happy to see you there expr. seni orada görmekten mutluluk duyarım
I never thought I'd see you here! expr. seni burada göreceğimi tahmin etmezdim
I never thought I'd see you here! expr. sizi burada göreceğimi tahmin etmezdim
I'd like (to have) a word with you? expr. seninle/sizinle özel olarak konuşabilir miyiz?
I'd like (to have) a word with you? expr. seninle/sizinle hızlıca bir şey konuşabilir miyiz?

Sens de "i'd" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 1 résultat(s)

Turc Anglais
Politics
franklin d. roosevelt'i destekleyen rooseveltian n.