karşı çıkmak - Turc Anglais Dictionnaire
Historique

karşı çıkmak



Sens de "karşı çıkmak" dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 59 résultat(s)

Turc Anglais
Common Usage
karşı çıkmak challenge v.
karşı çıkmak object v.
General
karşı çıkmak interpose v.
karşı çıkmak run counter to v.
karşı çıkmak set against v.
karşı çıkmak oppose v.
karşı çıkmak object to v.
karşı çıkmak protest v.
karşı çıkmak antagonise v.
karşı çıkmak disaffirm v.
karşı çıkmak deprecate v.
karşı çıkmak stand up to v.
karşı çıkmak antagonize v.
karşı çıkmak mind v.
karşı çıkmak object v.
karşı çıkmak go against v.
karşı çıkmak face v.
karşı çıkmak protest against v.
karşı çıkmak kick against v.
karşı çıkmak be faced with v.
karşı çıkmak argue against something v.
karşı çıkmak except v.
karşı çıkmak go counter to v.
karşı çıkmak resist v.
karşı çıkmak thwart v.
karşı çıkmak contravene v.
karşı çıkmak frown upon v.
karşı çıkmak frown on v.
karşı çıkmak demur v.
karşı çıkmak remonstrate v.
karşı çıkmak expostulate v.
karşı çıkmak rise against v.
karşı çıkmak counter v.
karşı çıkmak contradict v.
karşı çıkmak turn against v.
karşı çıkmak repugnate v.
karşı çıkmak say no v.
karşı çıkmak affront [obsolete] v.
karşı çıkmak naysay v.
karşı çıkmak nayt [obsolete] v.
karşı çıkmak traverse v.
karşı çıkmak balk v.
karşı çıkmak kick v.
Phrasals
karşı çıkmak put in v.
karşı çıkmak heave at v.
Idioms
karşı çıkmak take issue v.
karşı çıkmak lift the hand against v.
karşı çıkmak fly in the teeth of someone v.
karşı çıkmak take issue with v.
karşı çıkmak come out against v.
karşı çıkmak argue against v.
karşı çıkmak set one's face against v.
karşı çıkmak kick against the pricks v.
karşı çıkmak take exception to v.
karşı çıkmak fly in the face of someone v.
Archaic
karşı çıkmak transverse v.
Slang
karşı çıkmak kick up a stink v.
karşı çıkmak kick up a row v.
karşı çıkmak kick up a fuss v.

Sens de "karşı çıkmak" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 41 résultat(s)

Turc Anglais
General
otoriteye karşı çıkmak kick against the pricks v.
öneri yerine, öneriyi yapan kişi tartışma konusu edilerek iddialara karşı çıkmak argumentum ad hominem v.
ısrarlı biçimde karşı çıkmak set one's face against v.
kanuna karşı çıkmak contravene the law v.
kanuna karşı çıkmak oppose the law v.
-e karşı çıkmak/durmak be in opposition to v.
yeniden karşı çıkmak re-challenge v.
karşı çıkmak/durmak kick v.
Phrasals
(bir şeye) söz ve eylemleriyle karşı çıkmak clamor against (something) v.
görüşüne, sözüne vs. karşı çıkmak challenge (one) on (something) v.
görüşüne, sözüne karşı çıkmak challenge someone on something v.
(birine veya bir şeye) karşı çıkmak protest about (someone or something) v.
(birine veya bir şeye) karşı çıkmak and protest against (someone or something) v.
(birine bir konuda) karşı çıkmak remonstrate about (someone or something) (with one) v.
nedenlerini sıralayarak/söyleyerek bir şeye karşı çıkmak reason against something v.
mantıklı bir şekilde karşı çıkmak reason against something v.
-e karşı çıkmak come up against v.
karşı çıkmak/koymak push back v.
Colloquial
bir fikre veya davranışa karşı çıkmak be down v.
bir fikre veya davranışa karşı çıkmak be down on v.
kurulu düzene karşı çıkmak stick it to the man v.
otoriteye karşı çıkmak stick it to the man v.
Idioms
şiddetle karşı çıkmak fly in the face of v.
statükoya karşı çıkmak challenge the status quo v.
bir şeye karşı çıkmak have one's heart set against something v.
bir şeye karşı çıkmak have one's heart dead set against something v.
değişime karşı çıkmak sit pat v.
değişime karşı çıkmak stand pat v.
gücünün yettiğince karşı çıkmak cry out against v.
şiddetle karşı çıkmak fly in the teeth of v.
sürekli şikayet etmek/karşı çıkmak play merry hell about v.
şiddetle karşı çıkmak fly in the face of v.
şiddetle karşı çıkmak argue against v.
şiddetle karşı çıkmak set one's face against v.
şiddetle karşı çıkmak throw up your hands/arms in despair v.
şiddetle karşı çıkmak throw up your hands/arms in horror v.
boş yere karşı çıkmak bark at the moon v.
boş yere karşı çıkmak bay at the moon v.
boş yere karşı çıkmak howl at the moon v.
birine/bir şeye karşı çıkmak take somebody/something to the mat [us] v.
Law
mahkeme kararına karşı çıkmak abjudicate v.