olanaksız - Turc Anglais Dictionnaire
Historique

olanaksız



Sens de "olanaksız" dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 10 résultat(s)

Turc Anglais
Common Usage
olanaksız impossible adj.
General
olanaksız absurd adj.
olanaksız out of the question adj.
olanaksız out adj.
olanaksız unfeasible adj.
olanaksız unthinkable adj.
Phrasals
olanaksız no go
Idioms
olanaksız out of the question
Technical
olanaksız unable
olanaksız impossible

Sens de "olanaksız" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 23 résultat(s)

Turc Anglais
General
olanaksız olmak be out of question v.
olanaksız şeyi bulmaya çalışmak look for a needle in a haystack v.
tedavisi olanaksız hastalar hastanesi hospice n.
gerçekleşmesi olanaksız düş pie n.
tamiri olanaksız olma irreparableness n.
yapılması olanaksız iş tall order n.
evlilik birliğinin tamiri olanaksız bir şekilde yıkılması irremediable breakdown of the marriage n.
evlilik birliğinin tamiri olanaksız bir şekilde ortadan kalkması irremediable breakdown of the marriage n.
tedavisi olanaksız irremediable adj.
tarifi olanaksız nameless adj.
ayırt edilmesi olanaksız indistinguishable adj.
olanaksız biçimde impossible adj.
uzlaşması olanaksız intransigent adj.
telafisi olanaksız irreparable adj.
yaşaması olanaksız unviable adj.
ayarı olanaksız nonadjustable adj.
giderilmesi olanaksız şekilde irradicably adv.
Colloquial
gerçekleşmesi olanaksız şey long odds
Idioms
anlaşılması olanaksız a closed book
Speaking
kaçmak olanaksız no way out
Trade/Economic
ödenmesi olanaksız borç unrecoverable debt
tahsili olanaksız irrecoverable
geriye dönüşü olanaksız without recourse