stick in - Turc Anglais Dictionnaire
Historique

stick in

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


Sens de "stick in" dans le Dictionnaire Turc-Anglais : 7 résultat(s)

Anglais Turc
General
stick in v. sokuvermek
stick in v. sokmak
stick in v. saplamak
stick in v. saplanmak
stick in v. batırmak
stick in v. -e dikmek
stick in v. -e dikine saplamak

Sens de "stick in" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 98 résultat(s)

Anglais Turc
General
stick with in v. sıkışıp kalmak (bir yerde)
stick in one's gizzard v. ağırına gitmek
stick with in v. saplanıp kalmak (çamur kum vb'ne)
stick in one's throat v. boğazında kalmak
stick in one's gizzard v. gücüne gitmek
stick in (one's) mind v. akla takılmak
stick in one's gizzard v. kursağında kalmak
stick in (one's) mind and bother v. akla takılmak
be caught in a cleft stick v. açmaza düşmek
be caught in a cleft stick v. açmaza girmek
be caught in a cleft stick v. açmaza sürüklemek
be caught in a cleft stick v. açmaza getirmek
stick in the mind v. akılda kalmak
stick in one's mind v. aklında yer etmek
stick in one's mind v. zihninde yer etmek
stick in one's mind v. belleğine kazımak
stick in one's mind v. belleğine almak
stick in through v. -den içeri uzatmak
stick in through v. -den içeri sokmak
stick in through v. -den içeri uzanmak
stick in through v. -den içeri girmek
stick a knife in v. bıçak saplamak
stick a knife in v. bıçaklamak
stick a knife in v. bıçak batırmak
stick in the ground v. yere saplanmak
stick in the ground v. zemine saplanmak
stick in the mud n. uyuşuk
Colloquial
stick that in your pipe and smoke it ister inan ister inanma
stick that in your pipe and smoke it üzerinde düşün ve kabul edersen et
stick a gun in someone’s face yüzüne silah doğrultmak
Idioms
be caught in a cleft stick açmaza düşmek
be caught in a cleft stick çıkmaza düşmek
have one's words stick in one's throat boğazı düğümlenmek
have one's words stick in one's throat nutku tutulmak
not have a stick in this world dikili ağacı olmamak
stick in one's gizzard içi elvermemek
stick in one's craw içi elvermemek
stick in one's craw çileden çıkarmak
stick in someone's throat içine sinmemek
stick-in-the-mud uyuşuk
stick-in-the-mud ağırkanlı kişi
stick-in-the-mud örümcek kafalı
stick-in-the-mud gerici
stick-in-the-mud uyuşuk tip
stick-in-the-mud ağırkanlı
stick-in-the-mud mıymıntı
be in a cleft stick iki arada bir derede kalmak
stick in one's oar her işe maydanoz olmak
stick in one's oar burnunu sokmak
stick in one's oar hariçten gazel okumak
stick that in your pipe and smoke it bunu sineye çekmek zorundasın
stick that in your pipe and smoke it bunu kabul edip çeneni kapasan iyi olur
stick one's nose up in the air kibirli davranmak
stick one's nose up in the air burnu havada olmak
stick one's nose up in the air kendini beğenmiş olmak
have one's words stick in one's throat boğazında düğümlenmek
in a cleft stick zor durumda
in a cleft stick açmazda
in a cleft stick çıkmazda
come in for some stick eleştiri almak
come in for some stick eleştirilmek
come in for some stick eleştiri oklarının hedefi haline gelmek
come in for some stick yoğun eleştirilere maruz kalmak
come in for a lot of stick eleştirilmek
come in for a lot of stick eleştiri almak
come in for a lot of stick yoğun eleştirilere maruz kalmak
come in for a lot of stick eleştiri oklarının hedefi haline gelmek
stick one's foot in one's mouth çam devirmek
stick one's foot in one's mouth pot kırmak
stick one's foot in one's mouth gaf yapmak
come in for a lot of stick ağır/yoğun biçimde eleştirilmek
stick in one's gullet/throat içine sinmemek
have someone's words stick in one's craw (sözleri) rahatsız etmek/keyfini kaçırmak
stick one's head in the sand sorunları görmezden gelmek
stick one's head in the sand başını kuma gömmek
stick the knife in aşağılamak
stick the knife in yerin dibine batırmak
stick one's nose in to something (başkasının işine) burnunu sokmak
stick one's nose in (where it's not wanted) (birinin işine) burnunu sokmak
put in/stick in your two penn'orth (sorulmadan) görüşünü açıklamak
stick in your two penn'orth (sorulmadan) görüşünü açıklamak
put in/stick in your two penn'orth konuşmaya dalmak
stick in your two penn'orth konuşmaya dalmak
put in/stick in your two penn'orth (konuşmaya/konuya) maydanoz olmak
stick in your two penn'orth (konuşmaya/konuya) maydanoz olmak
have one's words stick in one's throat kelimeler boğazında düğümlenmek
stick one's oar in hariçten gazel okumak
stick one's oar in bir işe salça/maydanoz olmak
stick one's oar in burnunu sokmak
stick one's head in a noose kendini tehlikeli bir duruma sokmak
stick one's head in a noose kendi sonunu hazırlamak
Speaking
don't stick your nose into/in my business işime burnunu sokma!
don't stick your nose in other people's business başkalarının işine burnunu sokma
don't stick your nose in other people's business başka insanların işine burnunu sokma
Slang
stick a bullet in one's head birinin kafasına kurşun sıkmak
stick a fork in it bitmiş
stick a fork in it yapıldığı ya da tamamlandığı düşünülmüş
British Slang
better than a poke in the eye with a blunt stick daha kötü olabilirdi