sıfır - Turc Anglais Dictionnaire
Historique

sıfır



Sens de "sıfır" dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 34 résultat(s)

Turc Anglais
Common Usage
sıfır zero n.
General
sıfır zilch n.
sıfır cypher n.
sıfır nothing n.
sıfır ought n.
sıfır o n.
sıfır nought n.
sıfır aught n.
sıfır goose egg n.
sıfır cipher n.
sıfır nil n.
sıfır naught n.
sıfır null n.
sıfır 0 n.
sıfır oh n.
sıfır scratch n.
sıfır zero adj.
sıfır fire-new adj.
Colloquial
sıfır jack squat n.
sıfır zip n.
sıfır beans n.
sıfır new off the irons [obsolete] adj.
sıfır nothin expr.
Trade/Economic
sıfır zero tariff n.
Technical
sıfır zero n.
sıfır naught n.
sıfır nil n.
Computer
sıfır null n.
sıfır null character n.
Linguistics
sıfır zero n.
Tennis
sıfır love n.
Slang
sıfır bagel n.
sıfır zippo n.
sıfır damn-all [uk] n.

Sens de "sıfır" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 500 résultat(s)

Turc Anglais
General
milyon (altı sıfır) meg n.
yazının sıfır derecesi zero n.
solda sıfır cipher n.
sıfır noktası zero n.
soldan sıfır böleni left divisor of zero n.
sıfır toplamlı oyun zero sum game n.
alef sıfır aleph null n.
solda sıfır nonentity n.
solda sıfır fry n.
alef sıfır aleph zero n.
toplamı sıfır olan oyun zero sum game n.
sıfır yaka crew neck n.
elektriksel sıfır electrical zero n.
sıfır yüklü ve sıfır kütleli temel parçacık neutrino n.
nerdeyse sıfır şans buckley's chance n.
sıfır nüfus artışı zero population growth n.
sıfır değer zero value n.
sıfır noktası zero point n.
sıfır hata zero error n.
sıfır tabanlı bütçeleme zero-base budgeting n.
sıfır noktasından doğuş zero-point emergence n.
sıfır toplam zero-sum n.
sıfır sonuç zero-sum n.
öndeki sıfır leading zero n.
sıfır noktası null point n.
sıfır beden rail thin n.
sıfır beden size zero n.
sıfır beden size 0 n.
sıfır beden stick thin n.
sıfır tolerans ilkesi zero tolerance principle n.
bir sıfır one-nil n.
sıfır araba new car n.
sıfır derecenin altı below freezing n.
solda sıfır nobody n.
sıfır olma nullness n.
sıfır araba kokusu new car smell n.
sıfır noktası epicenter n.
sıfır noktası epicentre n.
atmosfer buharının sıfır derecenin altında yoğunlaşması ile soğuk yüzeyin ufak buz kristalleri ile kaplanması rind n.
aletin sıfır noktasındaki kademeli değişim drift n.
sıfır puan duck [uk] n.
solda sıfır scrat [dialect] n.
(göstergede) sıfır zero n.
sıfır (derece) zero n.
sıfır doldurmak zerofill v.
sıfır doldurmak zeroise v.
sıfır almak score zero on the exam v.
sıfır almak receive zero on the exam v.
sıfır çekmek score zero on the exam v.
sıfır çekmek receive zero on the exam v.
sınavda sıfır çekmek receive zero on the exam v.
paradan/liradan altı sıfır atmak remove/omit 6 zeros from currency/tl v.
sıfır derecenin altına düşmek freeze v.
denize sıfır beachfront adj.
denize sıfır seafront adj.
yepyeni/sıfır brand-new adj.
sahile sıfır beachside adj.
denize sıfır beachside adj.
okyanusa sıfır oceanfront adj.
sıfır yer çekimi ile ilgili agravic adj.
sıfır noktası ile ilgili epicentral adj.
sıfır noktasına ait epicentral adj.
Colloquial
solda sıfır kimse jackstraw n.
sıfır puan nul points n.
solda sıfır kimse bit-player n.
bir sıfır önde başlamak a head start v.
solda sıfır kalmak be pale in comparison v.
(bir şeyde) birini/bir şeyi solda sıfır bırakmak have it (all) over someone or something (in something) v.
'-i solda sıfır bırakmak have it over v.
bir oyunda sıfır çekmiş skunked adj.
sıfır kilometre new off the irons [obsolete] adj.
Idioms
sıfır çekme a goose egg n.
sıfır şans ghost of a chance n.
şansı sıfır olma not a chinaman's chance n.
elde var sıfır a wash n.
elde var sıfır batting zero n.
sıfır tolerans zero tolerance n.
sıfır puan a goose egg n.
koca bir sıfır a goose egg n.
sıfır puan goose egg n.
koca bir sıfır goose egg n.
sıfır puan goose egg n.
koca bir sıfır goose egg n.
sıfır puan goose egg n.
koca bir sıfır goose egg n.
sıfır puan goose egg n.
koca bir sıfır goose egg n.
(birine karşı) bir sıfır önde başlama a head start (on/over somebody) n.
bir sıfır önde başlangıç a running start n.
sıfır toplamlı oyun a zero-sum game n.
neredeyse sıfır şans buckley's n.
neredeyse sıfır şans buckley's and nunn n.
neredeyse sıfır ihtimal buckley's and nunn n.
neredeyse sıfır şans buckley's and nunn's n.
neredeyse sıfır ihtimal buckley's and nunn's n.
solda sıfır bırakmak blow the doors off (something) v.
solda sıfır bırakmak blow the doors off v.
yanında solda sıfır kalmak pale by comparison (with something) v.
yanında solda sıfır kalmak pale in comparison (with something) v.
sıfıra sıfır elde var sıfır olmak come up dry v.
solda sıfır mere fleabite expr.
kendine yapılanlar düşünülünce kendi yaptıkları solda sıfır kalan more sinned against than sinning expr.
Trade/Economic
arz esnekliğinin sıfır olması perfect inelasticity of supply n.
amerika'da solomon brothers tarafından sıfır kuponlu bonolar şeklinde yeniden ihraç olunan bir amerikan hazine bonosu türü cat n.
ekonomik kazançların sıfır olması zero economic profits n.
portföy yatırımlarındaki azalma notu (sıfır ağrılık) underweight n.
sıfır hata tekniği poka-yoke n.
sıfır tabanlı bütçeleme zero base budgetting n.
sıfır oranlı ithalat vergisi zero rate of import duty n.
sıfır faiz politikası zero interest policy n.
sıfır veya negatif işareti taşıyan bir dizi değişme run n.
sıfır tabanlı üretim zero based production n.
sıfır temelli bütçeleme zero-base budgeting n.
sıfır kar noktası breakeven point n.
sıfır toplamlı oyun zero-sum game n.
sıfır bazlı bütçe zero-based budget n.
sıfır stok just-in-time production n.
sıfır bakiyeli hesap zero balance account n.
sıfır fon açığı zero funds gap n.
sıfır bakiye zero balance n.
sıfır tabanlı bütçeler zero-based budgets n.
sıfır esneklik zero elasticity n.
sıfır toplamlı rekabet zero-sum competition n.
sıfır esaslı bütçe zero-based budget n.
sıfır taşımacılık maliyeti zero transport cost n.
sıfır kuponlu tahviller zero coupon bonds n.
sıfır vergi oranı zero rate of duty n.
sıfır kuponlu tahvil zero bond n.
sıfır gümrük tarifesi zero tariff n.
sıfır büyüme zero growth n.
sıfır bazlı bütçe zero based budget n.
sıfır hata politikası zero-defect policy n.
sıfır stoklu üretim just-in-time production n.
sıfır değer ağırlıklı poisson modeli zero-inflated poisson model n.
sıfır kuponlu tahvil zero-coupon bond n.
sıfır toplamlı oyun zero-sum game n.
talep esnekliğinin sıfır olması perfect inelasticity of demand n.
yapıldığı maddenin değeri sıfır veya çok düşük olan para token money n.
sıfır kuponlu tahvil zero coupon security n.
sıfır kuponlu tahvil zero-coupon security n.
sıfır kuponlu tahvil zero-coupon security n.
sıfır süreli sözleşme zero-hours contract n.
mallar için kdv'nin sıfır olarak belirlenmesi süreci zero-rating n.
malların katma değer vergisini için belirlenen sıfır oranı zero-rating n.
sıfır nüfus artışı zpg (zero population growth) n.
sıfır bakiyeye kadar ödeme yapılması zorunlu olmayan kredi kartı hesabı revolving charge account n.
sıfır faizli zero-interest adj.
sıfır kuponlu (tahvil) zero-coupon adj.
sıfır oranlı (vergi) zero-rated adj.
Law
sıfır tabanlı 0-levelled adj.
sıfır tabanlı zero based adj.
Politics
komşularla sıfır sorun zero problem with neighbours n.
komşularla sıfır sorun politikası policy of zero problems with the neighbours n.
sıfır noktası (ikiz kulelerin bulunduğu yer) ground zero n.
sıfır hoşgörü politikası zero tolerance policy n.
sıfır sorun politikası zero problem policy n.
sıfır opsiyon zero option n.
sıfır seçeneği zero option n.
Industry
sıfır stoklu üretim just-in-time n.
Technical
ölçüm aracında okunan sıfır değeri null n.
arzu edilen yer sıfır noktası desired ground zero n.
bire sıfır oranı one-to-zero ratio n.
gerçek yer sıfır noktası actual ground zero n.
ikili tabanda sıfır binary zero n.
kayan sıfır floating zero n.
kuvartz kristal birimi parametrelerinin bir şebekede sıfır faz tekniği ile ölçülmesi measurement of quartz crystal unit parameters by zero phase technique in a pi-network n.
mekanik sıfır mechanical zero n.
mutlak sıfır noktası zero n.
mutlak sıfır noktası absolute zero n.
mutlak sıfır absolute zero n.
onaltılı sayı sisteminde sıfır null character n.
onaltılı sistemde sıfır null character n.
öncül sıfır leading zero n.
ölçme aygıtının sıfır hatası zero error of a measuring instrument n.
saltık sıfır absolute zero n.
salt sıfır absolute zero n.
sıfır basınç regülatörü zero pressure governor n.
sıfır faz tekniği zero phase technique n.
sıfır ayarı zero adjustment n.
sıfır durumu naught state n.
sıfır direnç zero resistance n.
sıfır düzey adres zero-level address n.
sıfır kodlarını yok etme zero code suppression n.
sıfır voltaj zero voltage n.
sıfır gerilim zero voltage n.
sıfır/eşit basınç regülatörü zero/proportional regulator n.
sıfır yerçekimi zero gravity n.
sıfır durumu zero state n.
sıfır yuvar 0-sphere n.
sıfır-toplamlı oyun zero sum game n.
sıfır potansiyeli zero potential n.
sıfır basınç ayarlayıcısı zero governor n.
sıfır yük zero load n.
sıfır göstergesi null instrument n.
sıfır kayması zero shift n.
sıfır konumu zero position n.
sıfır yerçekimi aleti zero-g device n.
sıfır yöntemi zero method n.
sıfır noktası ayarı zero adjustment n.
sıfır polarlama zero bias n.
sıfır inikliği zero suppression n.
sıfır çıktı işareti zero output signal n.
sıfır noktası enerjisi zero point energy n.
sıfır kompresyonu zero compression n.
sıfır silme zero suppression n.
sıfır dairesi null circle n.
sıfır değer zero value n.
sıfır seviyesi zero level n.
sıfır boşluk zero clearance n.
sıfır elektrik noktası isoelectric point n.
sıfır genişlik birleşirici zero width joiner n.
sıfır adres komutu zero-address instruction n.
sıfır sıkışımı zero compression n.
sıfır alan salımı zero-field emission n.
sıfır genlik zero amplitude n.
sıfır emisyon teknolojisi zero emission technology n.
sıfır akımlı amplifikatör null-balance amplifier n.
sıfır net akı yöntemi no net flux method n.
sıfır yer çekimi zero gravity n.
sıfır toplam zero-sum n.
sıfır pergeli drop pen n.
sıfır noktası zero point n.
sıfır kutup çiziti pole zero plot n.
sıfır moment zero moment n.
sıfır çıktı zero output n.
sıfır yöntemi null method of measurement n.
sıfır oktan zero octane n.
sıfır alan emisyonu zero-field emission n.
sıfır nokta antropisi zero-point entropy n.
sıfır durumu zero condition n.
sıfır akımı zero current n.
sıfır ortalamalı zero mean n.
sıfır noktası erki zero point energy n.
sıfır düzeyi zero level n.
sıfır karbonsuzlaşma zero decarburization n.
sıfır genişlik ayırıcı zero width non-joiner n.
sıfır erkeli termonükleer aygıt zero energy thermonuclear apparatus n.
sıfır hatası zero error n.
sıfır dengeli köprü null balance bridge n.
sıfır bölgesi neutral zone n.
sıfır bitini araya sokma zero bit insertion n.
sıfır yük hattı zero stockline n.
sıfır toplamsız oyun non-zero-sum game n.
sıfır boşluk ayarlayıcısının bilya tutucusu ball retainer n.
sıfır güç düzeyi zero power level n.
sıfır sonuç göstergesi equal-zero indicator n.
sıfır düzenli tepkime zero order reaction n.
sıfır ayarı zerosetting n.
sıfır potansiyel ground potential n.
sıfır klerans zero clearance n.
sıfır bozukluk zero defect n.
sıfır-bir kararı hard decision n.
sıfır erişimli bellek zero-access storage n.
sıfır genişlik zero amplitude n.
sıfır aşırılığı zero excess n.
sıfır gösterici nil pointer n.
sıfır makaslama zero shear n.
sıfır noktası sapması zero drift n.
sıfır-toplamsız oyun non-zero sum game n.
sıfır stoklu üretim just in time production n.
sıfır sonuç zero-sum n.
sıfır girişimi zero beat n.
sıfır saati zero hour n.
sıfır yüksekliği zero elevation n.
sıfır nipel close nipple n.
sıfır emisyonlu taşıt zero emission vehicle n.
sıfır konumlaması zero synchronization n.
sıfır hata zero error n.
yer sıfır noktası point zero n.
sıfır net enerji tüketimine sahip bina zed (zero energy development) n.
bir çalışma bandının sıfır çizgisinden zıt yönlerde ilerleyen iki kısmi seriden her biri branch n.
sıfır olmak vanish v.
sıfır doldurmak zero fill v.
sıfır değerlikli zero valent adj.
sıfır durumda neutral adj.
sıfır boyutlu zero-dimensional adj.
Computer
basamak sıfır digit zero n.
eğik çizgili sıfır slashed zero n.
kayan sıfır floating zero n.
mekanik sıfır mechanical zero n.
öndeki sıfır leading zero n.
önce gelen sıfır leading zero n.
sıfır göstergesi null indicator n.
sıfır kodunu yok etme zero code suppression n.
sıfır gösterme zero suppress n.
sıfır aşırılığı excess zeros n.
sıfır-kutup çiziti pole-zero plot n.
sıfır gösterimi zero picture n.
sıfır boşluk zero space n.
sıfır durumu naught state n.
sıfır bölgesi neutral zone n.
sıfır kutup çiziti pole zero plot n.
sıfır saat saldırısı zero-hour attack n.
sıfır çıktı işareti zero output signal n.
sıfır gösterici nil pointer n.
sıfır durumu zero condition n.
sıfır çıktı zero output n.
sıfır değerleri zero values n.
sıfır kompresyonu zero compression n.
sıfır-toplamsız oyun non-zero sum game n.
sıfır sıkışımı zero compression n.
sıfır noktası null point n.
sıfır toplamlı hata balanced error n.
sıfır gün saldırısı zero-day attack n.
sıfır gün koruması zero-day protection n.
sıfır bitini araya sokma zero-bit insertion n.
sıfır-bir kararı hard decision n.
sıfır doldurma zerofill n.
sıfır durumu zero state n.
sıfır silme zero suppression n.
sıfır inikliği zero suppression n.
tarihlerde baştaki sıfır leading zeros in dates n.
vga sıfır bekleme zamanlı ram vga zero ws ram n.
sıfır-gün 0-day n.
elektronik mantık devresinde bir ile sıfır arasında gösterilen gerilim düzeyi logic level n.
sıfır doldurmak zero fill v.
onaltılı sayı sisteminde sıfır null expr.
on altılı sayı sisteminde sıfır null expr.
önde gösterilecek sıfır display leading zeroes expr.
sıfır olmasına olanak sağla allow zero expr.
sıfır bastır zero suppress expr.
vga sıfır bekleme zamanlı rom vga zero ws rom expr.
Informatics
iki kişilik sıfır toplamlı oyun two-person zero-sum game n.
kayan sıfır floating zero n.
öndeki sıfır leading zero n.
sıfır konumu zero position n.
sıfır toplamsız oyun non-zero sum game n.
sıfır girdili tepki zero-input response n.
sıfır biti sokuşturma zero-bit insertion n.
sıfır kodunu yok etme zero code suppression n.
sıfır adresli komut zero-address instruction n.
sıfır yerçekimi weightlessness n.
sıfır matris zero matrix n.
sıfır noktası null point n.
sıfır doldurmak zeroise v.
sıfır kusurlu zero defect adj.
Telecom
sıfır seviyeli kod çözücü zero level decoder n.
sıfır vuruş zero beat n.
sıfır güç düzeyi zero power level n.
sıfır sıkıştırma zero compression n.
sıfır bitin ilave edilmesi zero-bit insertion n.
sıfır dağılımlı dalga boyu zero-dispersion wavelength n.
sıfır seviye adresi zero level address n.
sıfır iletim seviye noktası zero transmission level point n.
sıfır kümesi zero set n.
sıfır baytlı zaman dilimi değiş tokuşu zero byte time slot interchange n.
sıfır dağılımlı eğim zero dispersion slope n.
sıfır kodlarını yok etme zero code suppression n.
Electric
elektriksel sıfır electrical zero n.
sıfır yöntemi zero method n.
sıfır direnç zero resistance n.
sıfır gerilim zero potential n.
sıfır potansiyel ground potential n.
sıfır potansiyeli zero potential n.
sıfır yöntemi null method n.
sıfır göstergesi null indicator n.
sıfır gizilgüç zero potential n.
Mechanic
takıldığı kapı duvara sıfır açıyla açılabilecek şekilde tasarlanmış menteşe turnover hinge n.
Radio
minimum veya sıfır sinyal alındığında radyo alıcısının durumu null n.
Textile
sıfır yaka o neck n.
sıfır yaka crew neckline n.
Construction
sıfır daire newly-built flat n.
sıfır ışıma etkisi altında under zero impressed irradiance n.
tavana sıfır montaj flush with ceiling n.
Automotive
ileri teknolojili kısmen sıfır emisyonlu araç advanced technology partial zero emission vehicle n.
kısmen sıfır emisyonlu araç partial zero emission vehicle n.
mutlak basınç ölçeğinde sıfır değer zero absolute pressure n.
mutlak sıfır absolute zero n.
sıfır direksiyon kayıklığı zero offset steering n.
sıfır emisyonla katedilen yol zero emission vmt n.
sıfır emisyonlu araç zero emission vehicle n.
sıfır emisyonlu motosiklet zero emission motorcycle n.
sıfır emisyonlu otobüs zero emission bus n.
sıfır boşluk zero lash n.
sıfır emisyonlu araç zero emission vehicle (zev) n.
sıfır emisyonlu zero-emission adj.
Aeronautic
elektriksel sıfır electrical null n.
elektriksel sıfır konumu electrical null position n.
sıfır tabu sapma hattı agonic line n.
sıfır meridyen hattı date line n.
sıfır mod a zero mode a n.
uçak yerdeyken pervanesinin sıfır derece açıyla dönmesi discing n.
normal pozisyonda az veya sıfır itme kuvvetiyle alçalmak (uçak) glide v.
hava aracındaki yolcuyu sıfır yükseklik ve sıfır hızda fırlatabilen zero-zero adj.
Medical
odiyometrik cihazların kalibrasyonu için referans sıfır reference zero for the calibration of audiometric equipment n.
sıfır derece kinetiği zero order kinetics n.
Psychology
fizyolojik sıfır physiological zero n.
mutlak sıfır absolute zero n.
sıfır nüfus artışı zero population growth n.
sıfır hipotezi null hypothesis n.
sıfır sıralı korelasyon zero-order correlation n.
Food Engineering
mutlak sıfır absolute zero n.
sıfır sönümlü zero damped adj.
Math
kare matrisin karakteristik denklemini sıfır yapan değerlerin her biri characteristic root of a square matrix n.
sıfır uzayı tabanındaki eleman sayısı nullity n.
alef sıfır aleph-nought n.
alef sıfır aleph null n.
alef sıfır aleph zero n.
alef sıfır aleph-null n.
sağ sıfır böleni right zero divisor n.
sağ sıfır uzayı right null space n.
sıfır güçlü nilpotent n.
sıfır uzayı null space n.
sıfır fonksiyonu zero function n.
sıfır ve üstü pozitif zero plus n.
sıfır vektörü zero vector n.
sıfır güçlü öbek nilpotent group n.
sıfır güçlü işleç nilpotent operator n.
sıfır açısı zero angle n.
sıfır matrisi null matrix n.
sıfır vektörü null vector n.
sıfır böleni zero divisor n.
sıfır hipotez null hypothesis n.
sol sıfır böleni left zero divisor n.
sıfır dizisi null sequence n.
sıfır öğe zero element n.
sıfır sayısı zero number n.
sıfır hipotez önem testi null hypothesis significance test n.
sıfır güçlü dizey nilpotent matrix n.
sıfır kuvvetli matris nilpotent matrix n.
sol sıfır uzayı left null space n.
sıfır güçlü öğe nilpotent element n.
sıfır yöneyi null vector n.
soldan sıfır böleni left divisor of zero n.
belirli değerler için sıfır bölü sıfır değeri alan kesir vanishing fraction n.
sıfır çarpan kuralı null factor law n.
kendisi ile toplanınca sıfır değerini veren sayı opposite n.
reel kısmı sıfır olan karmaşık sayı imaginary number n.
bazı terimlerini katsayısı sıfır olan denklem incomplete equation n.
ilk köşegeni ile buna bitişik iki köşegeni hariç tüm elemanları sıfır olan determinant continuant n.
koordinat sisteminde sıfır noktası origin n.
sıfır dahil pozitif tamsayılarla ilgili natural adj.
sıfır olmayan nonvanishing adj.
hiçbir elemanı olmayan veya sıfır büyüklükteki kümeye ait veya ilgili null adj.
limiti sıfır olan (seri) null adj.
tüm elemanları sıfır olan (matris) null adj.
sıfır dışı nonzero adj.
sıfır kuvvetli nilpotent adj.
Geometry
yarıçapı sıfır olan null adj.
Statistics
sıfır toplamlı oyun zero sum game n.
sıfır olmayan hipotez non-null hypothesis n.
sıfır hipotezi null hypothesis n.
sıfır sonuç nil return n.
sıfır önsavı null hypothesis n.
sıfır haricinde ortalaması olan noncentral adj.
doğru olan bir sıfır hipotezini reddetme minimum olasılığı olmayan biased adj.
Physics
dalga veya periyodik sistemde sıfır genliğe sahip nokta veya bölge node n.
bilinmeyen bir miktarın, aynı türden bilinen bir miktar ile karşılaştırılarak, detektörün sıfır değeri vermesiyle eşitliğin doğrulandığı ölçüm metodu null method n.
saltık sıfır dağıntısı zero-point entropy n.
saltık sıfır erkesi zero-point energy n.
sıfır vuru zero beat n.
sıfır dizisi zero sequence n.
sıfır noktası enerjisi zero-point energy n.
sıfır konsantrasyon zero-concentration n.
sıfır yer çekimi zero gravity n.
sıfır noktası entropisi zero-point entropy n.
sıfır çizgisi zero line n.
sıfır-güçlü reaktör zero-power reactor n.
sıfır batman zero beat n.
sıfır yerçekimi zero gravity n.
sıfır zamanda salınan veya titreyen bir cismin yer değiştirmesi epoch n.
sıfır parçacığı z0 n.
1'in ardına sonsuz sıfır yazılarak elde edilen varsayımsal büyüklük googolplex n.
sıfır dereceye yakın sıcaklıklarda üstün iletkenlik supraconductivity n.
ölçekte sıfır noktası ile ilişkili zero point adj.
sıcaklıkta mutlak sıfır noktası ile ilişkili zero point adj.
potansiyel farkı sıfır olan isoelectric adj.
atmosfer basıncında sıfır değerini veren ölçüm aleti ile yapılmış (basınç ölçümü) gauge adj.
Chemistry
sıfır ayarı zero adjustment n.
sıfır aralığı zero gap n.
periyodik tabloda sıfır grubunu oluşturan elementler helium group n.
sıfır değerli zero valent adj.
sıfır değerli null valent adj.
Biology
çok az veya sıfır ara formun olduğu kesikli varyasyon discontinuous variation n.
çok az veya sıfır ara formun olduğu kesikli varyasyonlar discontinuous variations n.
Biochemistry
sıfır kan grubunu gösteren sembol o n.
molekülün net yükünün sıfır olduğu nokta isoelectric point n.
Marine Biology
günlük sıfır sınır daily limit 0 n.
sıfır isim nomen nullum n.
Astronomy
sıfır meridyen prime meridian n.
sıfır yaş anakol yıldızları zams ( zero-age main sequence) n.
Agriculture
sıfır toprak işleme zero-tillage n.
sıfır toprak işleme no-till n.
Social Sciences
sıfır kurumlaşma zero institution n.
Linguistics
sıfır biçimbirim zero-morpheme n.
sıfır (biçimbirim) zero adj.
(kökenbilimde) sıfır ile dönüşümlü olarak birbirini takip eden movable adj.
sıfır morfem ile dönüşümlü olan moveable adj.
Environment
sıfır güçlü reactor zero power reactor n.
sıfır atık zero waste n.
sıfır atık yönetimi zero waste management n.
Geography
rakım sıfır olan deniz seviyesi mean sea level (msl) n.
sıfır noktası ground zero n.
nehir yüzeyinin sıfır noktasına yüksekliği stage n.
Meteorology
mutlak sıfır absolute zero n.
sıfır görüş whiteout n.
sıfır sıfır zerp zerp n.
görüş sıfır zero-zero interj.
Military
nükleer silahın sıfır noktasına planlanan atılma saati time on target n.
satıh sıfır noktası surface zero n.